Boş sokaklar nefes aldırıyor!

 

Kısa zamanda dünya gündemine oturan corona virüs salgını hepimizi tedirgin eden bir konu. Türkiye’de yeni yeni görülmeye başlasa da dünya genelinde ciddi sayılara ulaşan vakaların çokluğu gözümüzü korkutmaya yetiyor. İnsanoğlu bir toz zerresi karşısında acizliğini ve çaresizliğini ilan ediyor. Yaşamak için nefes alırken, yaşamımızı ya da yaşamları sonlandırdığımızı fark etmiyoruz.

 

 

Devlet bazında alınan tedbirler hızla uygulamaya konuluyor. Toplumsal alanların kullanımları kısıtlanıyor. İhtiyaç doğrultusunda dışarı çıkılması, kalabalık ortamlardan uzak durulması tembihleniyor. Online eğitime geçiş yapılırken, home office başlatan firmaların sayısı artıyor. Peki bu süreçte bize ne yapmak düşüyor?

Masum bir insanı öldürmek ”insanlığı öldürmek” anlamına geliyorsa, bir insanın hayatını kurtarmak ”insanlığı kurtarmak” anlamına gelmez mi?

Biz oturduğumuz yerden nasıl mı hayat kurtarırız? -Tam olarak oturarak! Özellikle yurt dışından gelen vatandaşlarımızın hem kendi hem de sevdiklerinin sağlığı için en az on dört gün toplumdan izole bir şekilde yaşamlarına devam etmeleri çok önemli bir husustur. Kendimiz için gösterilmesini beklediğimiz hassasiyeti, bizim de başkaları için göstermemiz gerekir.

Duyguların bu kadar aktif olduğu bir dönemde sakin kalmak herkes için kolay olmamakla beraber panik halinin kimseye bir faydası olmadığını unutmamalıyız.

 

Her zaman birlik ve beraberliğimiz için sokaklara döküldük, meydanlarda toplandık. Hep bir varoluş, kendimizi gösterme, sesimizi duyurma çabası içerisinde olduk. Çünkü şartlar onu gerektiriyordu ve biz tarihin çeşitli dönemlerinde bu birlikteliğin hakkını vererek yeni nesillere örnek olduk. Nerede ihtiyaç varsa orada olup, varlığımızla üzerimize düşen vazifeyi yerine getirdik. Yeri geldi cephede savaştık, yeri geldi cephe arkasında sargı sardık. Bazen yürüyerek, bazen oturarak tepkimizi belli ettik.

Bugün ülkemizin ve dünyamızın daha sağlıklı bir yer olması için yokluğumuza, sevdiklerimizin ise güvende olmak için bizlerden uzak kalmaya ihtiyaçları var. Yoklukta bir araya gelmek daha önce gündeme gelmemiş bir durum olduğundan bu konuda biraz tecrübesiziz. Ancak bu necip millet hangi şartlar altında bir araya gelmemiş ki şimdi de yoklukta bir araya gelemesin?

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir