Çocuğunuza Bağırmaktan Alıkoyacak Taktikler!

Karşı karşıya olduğunuz durum ne olursa olsun, kendinizi kaybedip bağırmaya başlamadan önce uygulayabileceğiniz basit taktiklerden biri işinize yarayabilir.

Ara vermeyin
Ara verin önerisine alternatif, ikiniz de sakinleşene ve sorunu çözene kadar çocuğunuzu bırakmamaktır.

Sinema ve Dijital Medya bölümü Diloy Gülün'ü ağırladı | İzmir ...

Gülün
Çocuğunuzun tuhaflıkları sizi ya güldürecek ya da deli edecektir. Gülmeyi tercih edin, daha uzun yaşarsınız.

Uzaklaşın
Bazen en iyi eylem planı, proaktif bir şekilde kötü davranış ile başa çıkabilecek duruma gelene kadar, uzaklaşmaktır.

Öfkesini kontrol edemeyen çocukların anne ve babalarına pratik ve ...

Ona kadar sayın
Kulağa saçma gelebilir ama kalp atışını yavaşlattığı ve daha sağlıklı düşünmeye yaradığı ispatlanmıştır.

Egzersiz yapın
Koşmaya gidin, yoga sınıfına kaydolun ya da bir egzersiz videosu açıp karşısına geçin. Hareket etmek endorfin salgılamanıza yardımcı olur.

Çocuklara bağırmamak için pozitif yaklaşımlar

Dinleyin
Cezalandırmadan önce, hikayeyi bir de onun tarafından dinlemeyi ihmal etmeyin. Söyleyecekleri sizi yumuşatabilir.

Sağlıklı bir yaşam için burnunuzdan nefes alın - Sayfa 2 - Sağlık ...

Nefes alın
Ciğerlerinizi oksijenle doldurun ve derin derin soluyun. Beyne giden oksijen daha sakin ve net düşünmenizi sağlayacaktır.

Pas geçin
Sakinleşene kadar durumu eşinize ya da bakıcıya havale edin.

Sorun
Çocuğunuza rahatsız olduğunuz davranışı ile ilgili sorular sorun. Gelecekte daha uygun davranması için bir yol olup olmadığını sorgulayın.

Evinize temizlikçi çağırmadan önce yapmanız gerekenler! | Elmaelma

Temizlik yapın
Yerleri süpürmek, camları silmek, çamaşır yıkamak size kötü bir günde başarı hissi verebilir.

Dışarı çıkın
Temiz hava size de çocuğunuza da iyi gelir. Tempolu bir yürüyüş kötü bir günü güzel kılabilir.

Uzman Psikolog Hilal Çercel çocuklarda empati becerisinin ...

Kendinizi çocuğunuzun yerine koyun
Empati sahibi olun ve olayları çocuğunuzun bakış açısından görmeye çalışın. O da kötü bir anında olabilir.

Bağ kurun

Aile bireylerinin hepsinin aynı anda hoşuna gidebilecek aktivitelerde bulunun.

Sorumlu olanın kim olduğunu unutmayın
Siz ebeveynsiniz ve sorumluluk sizde. Çocuğunuzun davranışlarının bunu etkilemesine izin vermemeli, kendinize hakim olmalısınız.

Çocuğunuzu Ona Bağırmadan da Eğitebilirsiniz www.normalisgood.net ...

Bir arkadaşınızı arayın
Bazen ebeveynlik dışında bir şey yapmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir arkadaşınızı arayın ve plan yapın.

Beyin fırtınası çözümler
Aynı konularda savaş verip durmayın. Tekrarlayan problemler için çözümler bulmaya odaklanın.

Bağırmayan Anne Baba Olmak Mümkün | İyi Hisset

 

 

 

 

 

Elon Musk’ın Annesi Ebeveynlik Tecrübelerini Paylaşıyor..

Gümüş rengi saçları, düzgün fiziği ve yaşına göre oldukça gergin duran cildi ile dikkatleri üzerine çeken 69 yaşındaki Maye Musk, SpaceX’in kurucusu ve Tesla’nın CEO’su Elon Musk’ın annesi.

Kadınların her yaşta güzel olduğunu vurgulayan 3 çocuk annesi. Diyetetik ve beslenme alanında iki yüksek lisans derecesi olan Maye, yıllar boyunca beslenme uzmanı olarak çalışmış.

Yenilikçi girişimleri ile dünyayı kendine hayran bırakan Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın hayatı, bu anlamda hiç kuşkusuz tam bir başarı hikayesi.

Ve bu başarının en önemli sebeplerinden biri, Elon Musk’ı ve bugün kendilerine ait şirketleri olan iki kardeşini yetiştiren Maye Musk.

Maye Musk'tan Kişisel Markaşlaşmanın İpuçları!

 Çocuklarını bekar ve çalışan bir anne olarak büyüten Maye Musk, A Woman Makes a Plan (Plan Yapan Bir Kadın) isimli yeni kitabında çalışarak bu kadar başarılı çocuklar yetiştirmeyi nasıl başardığını anlatıyor.

Model Maye Musk Discusses New Book of Life Lessons, 'A Woman Makes ...

Kitapta Elon, Kimbal ve Tosca Musk’ı yetiştirirken en çok nelerden faydalandığını anlatan Maye Musk, tam zamanlı çalışan bir anne olmaktan asla vicdan azabı duymadığını da söylüyor.

“Başka seçeceğim yoktu. Çocuklarıma bakmak en büyük önceliğimdi. Başımızın üzerinde bir çatımız ve soframızda yemek olsun diye çok çalışmak zorundaydım.”

Elon Musk'ın annesi Maye Musk, tatil için Bodrum'da

Maye Musk kitabında disiplin konusuna da değiniyor. Cezanın hiç verimli bir yöntem olmadığını söyleyen Maye, alternatif yollara başvurduğunu anlatıyor.

Maye, çocuklarını asla azarlamadığını ya da onlara birer bebek gibi davranmadığını aksine kendi kararlarını kendilerinin almalarına izin verdiğini ve çocuklarına güvenilebilir birer yetişkin gibi davrandığını dile getiriyor.

Bu da, bugün birer yetişkin olan çocuklarının nasıl bu kadar bağımsız düşünebilen bireyler olduğunu açıklıyor muhtemelen.

Küçük yaşlardan itibaren çocuklarına ekstra sorumluluklar veren ve kararlarını kendilerinin almalarını sağlayan Maye, çocuklarına kendilerine bakabilen insanlar olabilmeyi öğretttiğini anlatıyor.

Maye Musk kimdir? - HTHayat

“Çocukları sorumluluk alma gerçeğinden korumamıza gerek yok. Çocuklarım yaşamak için çok çalışmak zorunda olduğumu görmekten büyük fayda gördüler.”

Maye Musk’a göre başarılı çocuklar yetiştirmenin anahtarı özgüven. Ona göre özgüven kazanmak ise doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak ve kararlarının sorumluluğunu almaktan geçiyor.

 

Kitap okumak mı televizyon seyretmek mi?

Çoğunluk kitap okumanın daha önemli olduğunu savunur, bir kısım ise bunu gereksiz bulur. Peki okumak ve izlemek beynimizi nasıl etkiliyor? İşte yanıtı…

Kitap Okumak ve Televizyon İzlemek Beynimizi Farklı Şekillerde Nasıl Etkiliyor?

Kitap Okumak Vs. Televizyon İzlemek - İlkokul Yayınları | Akıl ve ...

Kitap okumanın iyi, televizyon izlemenin ise kötü olduğu algısı mevcut. Gününüzü kıvrılıp kitap okuyarak geçirdiğinizde entelektüel kabul edilirsiniz, ancak tüm gün en sevdiğiniz diziyi izlerseniz miskin oluverirsiniz.

Şeker yemenin dişinizi çürütmesi veya güneşlenmenin cildinize zarar vermesi gibi, kitap okumanın iyi bir şey olduğu gerçeği de herkes tarafından bilinir. Kitaplar bilgimizi artırır ve düşünmemizi sağlar. Öte yandan, televizyon izlemek beyin hücrelerini öldürür.

Türkiye'de Günde 1 Dakika Kitap Okunuyor

Ama neden? Televizyon izlemek neden kitap okumak kadar eğitici olamıyor? Örneğin, Game of Thrones dizisini izlemek “zekanızı düşürürken” serinin kitaplarını okumak tam tersi etkiyi nasıl yapıyor?  

Sonuçta, her türden kitap mevcut. Bazıları iyi, bazılarıysa kötü yazılmış. Bu durum diziler için de geçerli. Kitapları iyi, televizyonu kötü olarak sınıflandırmak bu kadar kolay mı?

Kitap Konulu Karikatürler (#1)

Kitaplar ve televizyon hakkında araştırmalar ne diyor?

2013 yılında Japonya’daki Tohoku Üniversitesi’nde bir araştırma yapıldı. Hiraki Takeuchi önderliğindeki çalışma ekibi, televizyonun 276 çocuğun beyinleri üzerindeki etkileri ile televizyon izleyerek geçen süreyi ve bunun sahip olduğu uzun vadeli etkileri inceledi.

Araştırmacı Takeuchi, çocuklar ne kadar çok televizyon izlerlerse beyinlerinin aşırı uyarılma ve saldırganlıkla ilgili bölümlerinin de o kadar kalınlaştığını keşfetti. Ayrıca, frontal lobun kalınlaştığı da görüldü ki bunun sözel akıl yürütme becerisine zarar verdiği biliniyor.

 

Çocukların televizyon izleme süreleri  arttıkça sözel testlerinin sonuçları da aynı oranda düştü. Beyindeki bu negatif etkiler çocuğun yaşı, cinsiyeti ve ekonomik durumundan bağımsız olarak gerçekleşti.

Caner Taslaman Hakkındaki Düşünceleriniz | Storia

Aynı yıl başka bir çalışmada roman okumanın beyin üzerindeki etkileri araştırıldı. Emory Üniversitesi’nden Gregory Burns ve meslektaşları manyetik rezonans (MR) sonuçlarına dayanarak okumanın etkilerini öncesi ve sonrası olarak görmek istediler.

Üniversite öğrencilerinden, Robert Harris’in İtalya’daki Vezüv Yanardağı patlaması konulu gerilim romanı Pompei‘i okumaları istendi. Bu kitabın seçilmesinin sebebi güçlü bir anlatıma sahip olması ve gerçek olaylara dayanan etkileyici bir konuyu işlemesiydi.

Romanı okuduktan sonra, öğrencilerin beyinlerinde dil ile ilgili bölümlerdeki bağlantılar arttı. Beynin duyusal motor bölgesinde de hareketlenme meydana geldi, bu da okuyucuların kitaptaki karakterlere benzer hisler yaşadığını gösteriyordu.

Bunların yanı sıra kitap okumanın uzun vadeli etkileri de mevcut. Okumak, beyninizi uyarır ve yaşlı insanlarda bilişsel zayıflamayı erteler. Araştırmalar, televizyon izlemenin Alzheimer için bir risk faktörü oluşturmasına karşın düzenli kitap okuyan yaşlı kişilerde Alzheimer görülme ihtimalinin iki buçuk kat azaldığını buldu.

Sussex Üniversitesi araştırmacılarına göre altı dakika kitap okumak stres seviyelerini yüzde 68 oranında azaltabilir. Okumak bu konuda, müzik dinlemek (yüzde 61), çay ya da kahve içmek (yüzde 54) ve yürüyüş yapmak (yüzde 42) gibi diğer tüm rahatlatıcı aktiviteleri geride bırakıyor.

Çocukluğumuzun En Meşhur İddiası Bir Yalandı! Yakından Televizyon ...

Bu aktivitelerin üzerimizde farklı etkilere sahip olmasının sebebi ne?

Bu bilgilerden yola çıkarak, televizyona kıyasla kitap okumanın oldukça iyi bir aktivite gibi göründüğünü söyleyebiliriz. Sinirleri yatıştırdığını, dil ve akıl yürütme becerilerini geliştirdiğini ve hatta biz yaşlandıkça beynimizi uyarmaya devam ettiğini görüyoruz. Öte yandan televizyon tam tersi etkilere sahip.

Ancak durumun neden böyle olduğundan hala bahsetmedik.

İlk olarak, yeni yürümeye başlayan ve okul öncesi çocukların iki farklı durumda anneleriyle nasıl etkileşime geçtiklerini inceleyen bir araştırmayla başlayalım. Birinde beraber kitap okurken diğerinde televizyon izlediler.

Sonuçlar, televizyon izlemenin anne ile çocuk arasında düşük oranda ve kalitede iletişime yol açtığını gösteriyor. Eğitici bir televizyon programı sırasında anneler çocuklarına yalnızca birkaç yorum yaptılar ve bu yorumlar da çocukların söyledikleriyle alakasızdı.

Diğer yandan, beraber kitap okumak iletişim seviyesini ve kalitesini artırdı. Annelerin çocuklarına soru sorma, onların fikirlerine ve sorularına cevap verme ve kavramları daha detaylıca açıklama ihtimalleri daha yüksekti.

Anne ve çocuk arasındaki iletişimden de öte, sorun kitabın ya da televizyon programının ne kadar kaliteli olduğu değil. Görünen o ki, aradaki farklılığa sebep olan şey bu aktivitelerin doğaları.

Televizyon, sizin pasif olacağınız bir şekilde tasarlanmıştır. İstediğiniz programı açtıktan sonra geriye yaslanabilir ve hiç çaba sarf etmeden olayların gelişimini izleyebilirsiniz. Bu şekilde, olup bitenler üzerine düşünme ihtimaliniz azalır.

Televizyon ayrıca, fikirleri ve karakterleri yüzeysel bir şekilde sunar. Dizilerin olayları ayrıntılı olarak betimleme ve açıklama lüksü yoktur, çünkü seyirciyi görsel olarak eğlendirmekle yükümlüdürler. Televizyon programları, insanlar kanalı değiştirmesin diye hızlı olmak zorundadır.  

Öte yandan kitaplar, eğlencenin ve öğrenmenin daha proaktif bir türüdür. Okuyucunun söylenenler üzerine yoğunlaşması ve kitaptaki fikirler üzerine düşünmesi gerekir. Okurken, boşlukları doldurmak için hayal gücümüzü kullanmaya zorlanırız.

Kitaplar aynı zamanda, her şeyi daha detaylıca açıklayabilme avantajına sahip. Televizyon programları çoğunlukla karakterler arası diyaloglardan oluşurken, kitaplar, okuyucuları sahnelerin ve karakterlerin düşüncelerinin içine sokabilir ve okuyucunun yorum yapmasına olanak sağlar.

Kitap okumanın faydalarını incelediğimize göre, okumanın hayatımızın bir parçası haline gelmesini nasıl sağlarız?

Kitap Okuma Köşesi Dekorasyonu Nasıl Yapılır? 2020 - DEKORCENNETİ.COM

 

Ortamınızı değiştirin

Eğer televizyona “yapışık” bir halde yaşıyorsanız, bunun büyük bir sorumlusu içinde bulunduğunuz ortamdır. Çevrenizi televizyon hakkında konuşan insanlarla doldurursanız, televizyon izleme ihtimaliniz de artar. Kumanda sürekli yakınınızda duruyorsa televizyon izlemek daha kolay hale gelir. Eve girer girmez televizyonu açarsınız bu bir alışkanlığa dönüşür.

Peki televizyon izlemekten, kendinizi geliştirmeye yardımcı olacak bir kitap okumaya nasıl geçiş yaparsınız?

Bu alışkanlığınızdan kurtulmak için yapmanız gereken ilk şey ortamınızı değiştirmek. Uzun süre aynı ortamda bulunmak sizi sürekli aynı şeyleri yapmaya teşvik eder. Ancak, yepyeni bir ortama girdiğinizde alışkanlıklarınızı da bir kenara bırakabilirsiniz.

Örneğin, farklı bir yere seyahat ettiğinizde oraya uyum sağlamanız ve farklı alışkanlıklar edinmeniz gerekir. Çünkü, başka bir yaşam tarzına maruz kalmış olursunuz ve günlük aktiviteleriniz de büyük ölçüde değişir. Yeni bir çevredeyken, televizyon izleme alışkanlığınız günde beş saatten sıfıra inebilir kolayca.

Yeni bir yere taşınmak mümkün olmasa da, rutininize kısa bir süreliğine ara verebilirsiniz. Mola vermek ve seyahat etmek günlük hayata dair farklı bir bakış açısına sahip olmanızı sağlar ve sizi yeni rutinler geliştirmeye zorlar. Böylece, eve döndüğünüzde taze bir başlangıç yapabilirsiniz.

Ortamınızdan uzaklaşmayı, mevcut alanınızı yeniden düzenleyerek de gerçekleştirebilirsiniz. Ofis ve eğlence ortamınızı, verimli aktivitelerle uğraşmanızı daha kolay hale getirecek şekilde düzenlemenizi öneririm.

Doğru Kitap Seçimi - Ebeveyn Rehberi | Gökkuşağı Koleji

 

Doğru kitaplar seçin

Yapabileceğiniz bir sonraki şey, zamanınıza en çok değeceğini düşündüğünüz kitapları seçmek. E-kitap ile basılı kitap arasında seçim yapmanız gerekiyorsa, ikincisini seçin.

İşte, basılı kitapların daha iyi olmasının birkaç sebebi:

  1. Basılı kitap okuyucularının okudukları içeriği hatırlamaları e-kitap okuyucularına oranla daha kolay. Geleneksel kitaplar, sayfaları çevirdikçe okuyuculara ilerleme duygusu vermekle birlikte bilgiyi öğrenmenin anahtarı olan konsantrasyonu da sağlıyor.
  2. Basılı kitap daha iyi uyumanıza gerçekten yardım ederken, e-okuyucu ekranlarıdan gelen ışık uyku düzeninizi bozabilir.
  3. E-okuyucular gibi elektronik cihazlar yüksek stres ve depresyon seviyeleri ile bağlantılı. Buna karşın geleneksel kitaplar stresi azaltmaya yardımcı oluyor.

Gün içinde kitap okumaya vakit ayıramayacağınızdan endişeleniyorsanız, bunu sabah ya da akşam yapmayı deneyin. Ben uyumadan önce yarım saatimi kitap okumaya ayırıyorum. Çok uzun bir süre sayılmaz, ama uyumadan önce rahatlamama yardım ediyor. Gün içinde bir şeyi beklemem gerekir ya da boş vaktim olursa diye genelde yanımda kitap taşıyorum. İyi bir kitabı okumanın stresimi azalttığını ve bana kendimi geliştirmek için yeni fikirler verdiğini keşfettim.

Kitaplar size okulda zorunlu olarak kitap okumanız gereken dönemleri hatıratıyorsa, ilginizi çeken konularla ilgili kitaplar seçmeye özen gösterin. Televizyonun, okumanın kişisel gelişiminize yaptığı katkının yerini tutamayacağını göreceksiniz.

Kaynak: www.egitimpedia.com

Çocuk Gelişimi Üstüne Yazılmış Harika Kitaplar…

En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın gelişimine olumlu yönde katkı sağlayacak birbirinden harika kitaplar yer almaktadır. İşte, çocuk sahibi okurlarımızın, çocuklarının gelişimlerinde katkı sağlayacak kitaplar hakkında bilgi sahibi olması için har

Çocuk gelişimi konusunda ne yapacağı ve nasıl yapacağı konusunda tereddütte düşen ebeveynler ile ilk defa çocuk sahibi olanlar genellikle bu konuda doğru ve bilimsel kaynak bulmakta zorluk çekmektedirler. Yerli ve yabancı bu konunun uzmanı olan profesyoneller tarafından yazılmış olan ve en çok okunan kitaplar şu şekilde sıralanmaktadır:

1. Geliştiren Anne Baba (Doğan Cüceloğlu)

Bu konunun kaynaklarından olan Cüceloğlu, bu kitabı yazarken kendisine çocuk sahibi olan ebeveynlerden gelen mektupları değerlendirerek işe başlamış ve özellikle ebeveynlerin çocuk gelişimi konusundaki korkularının giderilmesini anlatmaktadır.


2. Çocuklar İçin Beş Sevgi Dili (Gary Chapman ve Dr. Ross Campbell)

Kitapta son günlerde popüler olan çocuk ağlayınca hemen kucağınıza almayın düşüncesini tamamen dışlamakta ve her türlü gelişim için dokunmanın şart olduğu anlatılmakta. Özellikle fiziksel temasın ruhsal iletişimin önemli bir parçası olduğu savunulan kitapta bu konularla ilgili çeşitli örneklemeler de bulunuyor.

3. Gerçekten Beni Duyuyor Musun? (Leyla Navaro)

Kitapta özellikle çocuklar ile ebeveynler arasında sıklıkla yaşanan problemlerin nasıl çözülmesi gerektiği anlatılmaktadır. Navaro gerçek olarak yaşanmış hikayeleri de kullanarak çocukların eğitiminde önemli bir yer tutan davranışların nasıl şekillendirilmesi konusunda çok önemli ve uygulanabilir yöntemleri anlatmaktadır.

4. Çocuğunuzu Yanlış Eğitiyorsunuz (Christian Salzman)

Christian Salzman çocuk gelişimini yazdığı kitapta çok farklı bir bakış açısı ile ele alıyor. Özellikle çocukların davranışlarında bulunan sorunların (küfür etme, saygısızlık ve kavga gibi) ebeveynlerin birbirlerine ve özellikle de çocuklarına karşı davranışlardan kaynaklandığını, çarpıcı örnekler vererek açıklamaktadır. Salzman kitabında öncelikle ebeveynlerin eğitilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.


5. İçimizdeki Çocuk (Doğan Cüceloğlu)

Cüceloğlu’nun kaynak olarak kabul edilebilecek bu kitapta da ebeveynlerin davranışları sorgulanmakta. insanların anne ve babalık duygularının yanı sıra içlerinde bulunan çocukların da dışarıya çıkmasına izin verilmesini öneriyor. Yazar, böylece çocukların duygu ve düşüncelerinin daha kolay anlaşılarak daha olumlu tepkilerin verilebileceğini savunmaktadır.


6. Başarıya Götüren Aile (Doğan Cüceloğlu)

Kitapta özellikle sınav dönemindeki çocukların başarılı olabilmesi için ebeveynlerin yapması ve yapmaması gerekenler anlatılmakta. Ebeveynlerin çocuklarını teşvik etmek için yaptıkları yanlış tutum ve davranışların, tam tersine başarıyı nasıl engellediği anlatılmakta ve bu konuda faydalı ip uçları veriliyor.


7. Çocuk Psikolojisi (Prof. Dr. Haluk Yavuzer)

Yavuzer yazmış olduğu kitapta çocukların geçirdiği tüm evreleri, ayrı olarak incelemekte ve her evrede yaşanan davranış bozuklukları ile uyum sorunlarını detaylı olarak ele almaktadır. Kitapta özellikle ebeveynlerin eğitiminin yanı sıra öğretmenlere de çeşitli tavsiyelerde bulunulmaktadır.


8. Çocuklarda Dikkat Eksikliği (Erdinç Güllü)

Kitap çocuklarında dikkat eksikliğini tespit eden ebeveynler için bir çeşit faydalı el kitabı niteliğinde.


9. “Mış Gibi Yetişkinler” (Yetişkin Çocuklar) (Doğan Cüceloğlu)

Kitapta özellikle ebeveynlerin kendi çocukluklarında yaşadıklarını tekrar hatırlaması ve çocuklarına, nasıl davranmaları gerektiğini kendi yaşamları ışığında keşfetmeleri anlatılıyor.


10. Çocukluk Sırrı (Adem Güneş)

 

Güneş, kitabında çocukların başarıları ile değil, kişilik ve karakterleri ile ilgilenmenin, gelişimde oynayacağı rolü anlatıyor.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Eğitimde, İçinde Sevgi Olan Disiplin Önemli”

Çağımızda eğitim sistemindeki anlayışın değiştiğini, içinde korkuyu barındıran değil, sevgiye dayanan bir disiplinin önem kazandığını belirten Psikiyatrist  Prof. Dr. Nevzat Tarhan,“Bu zamanın çocuğunun özgürlük duygusu, özerklik duygusu var.İyi bir öğretmen liderliği varsa öğrenci dersi öğrenir.Çünkü çocuk öğretmenini sevdiği vakit dersi dinler.İçinde korku olan değil, sevgi olan disiplini savunuyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Eğitimde korku değil, içinde sevgi olan disiplin önemli” 3

 
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği “Değerler Psikolojisi ve Güzel İnsan” başlıklı söyleşide ilçede görevli okul müdürleriyle bir araya geldi.

Toplumda teflon adamlar yaygınlaştı

Moderatörlüğünü Gazeteci Şaban Özdemir’in yaptığı söyleşide,

utanma duygusu olmayan kişilerin başkalarına acı çektirmekten, yaptığı kötü şeylerden pişman olmadığını kaydeden

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kişilerin “teflon adam” olarak tanımlandığını söyledi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Teflon kendisi yanmaz ama yakar.

Bu tip  insanlar da acı çektiriyor, zulmediyor, merhametsiz, saygısız ama bundan hiç utanmıyorlar. dedi.

Kötülüğün kaynağında empati yoksunluğu var

 Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:

Kötülükle ilgili yapılan çalışmaların hepsi gösteriyor ki kötülüğün kaynağında empati yoksunluğu var.

Empati yoksunluğu da kişinin yüzünün kızarmaması, karşısındakini anlamamasıyla ilgili.

Şu anda gelişmiş ülkelerdeki cezaevlerindeki çocuklara empati yeteneğini öğretmeden salmıyorlar.

Empati yeteneğini öğrenmezse yine suç işliyor.”

Narsizm Nasıl Aşılır..
Bu tip kişilerin bu çağda arttığını, bunun en büyük nedeninin de narsisizmin yükselmesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

Şu anda Amerika’da en çok satan kitaplardan bir tanesi narsisizm hastalığıyla ilgili.

Normalde dindar olan bir kimsenin narsist olmaması lazım.

Ama enteresan bir şekilde hem dindar olup hem de narsist olan o kadar çok kişi var ki.

Dinin şekilsel kısmı var ama öz kısmı olmayan kişiler bunlar” dedi.

Bütün iyiliklerin kapısını empati açar.

Boşanmaların artmasının sebebi de benmerkezciliktir.

Bu arada narsisizm genel anlamda kötü değildir.

Her insan narsistik doğar.

Çocuklar Narsist Midir?

Freud’un çok güzel bir tespiti var ‘Çocuklar tribal narsistir’ diyor.

Bu ne demek? En bencil varlık çocuktur.

Kendisini dünyanın merkezinde görür.

Herkes ona hizmet etmelidir, sevgisini kendine yatırmıştır.

Bakım veren kişiyi sever. Anne baba da önemli değil burada.

Büyüdükçe insanlığı sever, vatanını sever.

Böylece sevgi dağılımı yapılmış olur” diye konuştu.

İdealist,Realist,Aktivist..
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bir eğitimcinin idealist, realist ve aktivist özelliklerini nasıl aktif tutup koruyabilir?” şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:

Realizm insanın gerçekçi olması.

İdealizm, idealist olması, aktivizm bunları eyleme dönüştürebilmesi.

Hayal gücünün ve idealinin olması çok güzel.

Mevlana’nın pergel metaforu var. ‘İnsan pergel gibi olmalı’ diyor.

Bir ayağı hep hakikatte olacak, bir ayağı hayal dünyasında.

İki ayağı hayalde olursa uçar.

Hayaller olmalı ama gerçek filtresinden geçirilmeli

Hayal ve Gerçek Filtresi..

İnsanların hayalleri olacak ama bunları gerçek filtresinden geçirecek.

İdealist olanlar duygularıyla hareket ederler. Ama duyguları ilk önce akıl süzgecinden geçirmek.

Bir öğrenciyi eğitirken ders çalış demek yerine ders çalışmaya ihtiyaç hissettirmelisiniz.

İnsanı aktive eden iki duygu var.

Merak ve hayret duygusu.

Merak ve hayret duygusunu harekete geçiren eğitimci çocuğa o konuyu öğretir.

Eğitimcilik sadece bir bilim değildir.

Aynı zamanda sanattır.

Otantik mutluluk öğretilmelidir

Tarhan,“Pozitif psikoloji eğitiminde öğretilen kavramlardan bir tanesi budur.

Dünyayı değiştirmek yerine kendimizi değiştirmek.

İkincisi de kişinin küçük şeylerden mutlu olmayı öğrenmesi.

Buna otantik mutluluk deniyor.

Otantik mutluluk saf mutluluk diye geçiyor.

Birinci hedef işini kaliteli yapmak olmalı her zaman için.

“Asıl kanaat, elinde varken kanaat edebilmektir.

Bu da bir yaşam felsefesidir.

Biz kanaatkâr olabilmeyi önce kendimize uygulayacağız.

Sonra gençlere aşılamaya çalışacağız” diye konuştu.

Bütçe yönetimi 10 yaşına kadar öğretilmeli

Çocuklara bütçe yönetimini 10 yaşına kadar öğretmek gerektiğini de vurgulayan Tarhan,

“Zaman da bir kaynaktır.

Para yönetimi nasıl öğreniliyorsa,

zaman yönetimi de öyle öğrenilmeli ve gençlere öğretilmelidir.

Bir insana amaçlı yaşamayı öğretirseniz kanaatli olmayı aslında kendiliğinden öğrenir.

Örneğin alışverişe giden herkesin içinden alma isteği gelir.

O istek geldiğinde kişi ‘Bu benim ihtiyacım mı değil mi?’ sorusunu sormalı.

Kolay elde edilen her zaman kolay harcanır” diye konuştu.

Değerler eğitiminin uygulama içerisinde verilmesinin önemli olduğunu belirten

Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

Eğer çocuklar çözümü kendileri bulurlarsa hayatlarında kalıcı oluyor” dedi.

Duygu yönetimi ailede başlamalı

 Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

“Dünyada şu anda davranışın doğal sorununu yaşatmayan bir kültür var.

Suyu bir çiçeğe fazla verirseniz çürür.  Sevgi de aynı şekilde.

Bu nedenle duygu yönetiminin aileden başlaması gerekiyor.” dedi.

Anne ve babaya farkındalık kazandırmak önemli

Tarhan, şunları söyledi:

Anne ve babaya farkındalık kazandırırsak,

onların ortak dil kullanmasını ve ailenin terapistlerle de ortak dil kullanmasını sağlarsak

çocuk buna hemen uymaya başlıyor.”

Dur-düşün-yap paradigmasını öğretmek gerekiyor
 Tarhan, “Nerede durması gerektiğini öğrenmesi için geleneksel öğretileri alması gerekiyor.

Daha önceleri dini sağlamlık yetiyordu ama artık bilimsel sağlamlık gerekiyor.

Bir çocuğa neden yalan söylememesi gerektiğini,

neden başkasının hakkını yememesi gerektiğini bilimsel gerçekliğiyle anlatırsanız kabul ediyorlar.

İnsan önce yapıyor sonra düşünüyor.” diye konuştu.

İnanç kaynağı bile bilimsel sağlamlıkla anlatılabilir

Eğitimde sevgiye dayalı disiplin gerekiyor

 Prof. Dr. Nevzat Tarhan,

şimdi öğretmenlere çok önemli görevler düştüğünü belirterek şunları söyledi:

“Şu an dünyadaki klasik eğitim anlayışını

değiştiren eski sorulara yeni cevap verme yaklaşımı,

eğitim sisteminde yeni yeni çıkmaya başladı.

Bu zamanın çocuğu artık koyun değil, kaz gibi.

Özgürlük duygusu, özerklik duygusu var.

İyi bir öğretmen liderliği varsa öğrenci dersi öğrenir.

Çünkü çocuk öğretmenini sevdiği vakit dersi dinler.

Öğrenciyle ilgilenmeyen, sevmeyen,

vakit gelsin gideyim diyen gönülsüz öğretmenlik yapanlar

kendini sevdiremiyor haliyle dersi de sevilmiyor.

Onun için değerler eğitiminin önce eğitimciden başlaması gerekiyor.

Baskıyla çocuk yönetirsin eğer çocuk itaatkârsa itaat eder ama pasif bir kişilik olur.

İçinde korku olan değil, sevgi olan disiplini savunuyoruz.

Sevgi ve disiplin dengesi olunca çocuk hayatı öğreniyor sadece anne babanın dediğine değil, yaptıklarına da bakıyor.”

Kaynak: https://nevzattarhan.com/prof-dr-nevzat-tarhan-egitimde-korku-degil-icinde-sevgi-olan-disiplin-onemli.html

Corona virüs önemli gelişme: Antikor testleri

Corona virüs önemli gelişme: Antikor testleri

Corona virüs ile ilgili önemli gelişme! Yakında satışa sunulacak…

Corona virüs önemli gelişme: Antikor testleri

İngiltere’de kişilerin yeni tip corona virüsü (covid-19) hiçbir belirti göstermeden ya da hafif belirtilerle atlatıp atlatmadıklarını öğrenebilmelerini sağlayacak antikor testlerinin yakında internetten satışa sunulacağı bildirildi.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır?

Kardeş çatışmaları çoğu zaman normaldir ve yaşanması beklenir. Peki, bu durumu engellemek mümkün mü? En doğru yaklaşım ne olmalı? Anne ve babanın tutumu ne olmalıdır? 

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

 

 

Çocuklar anne babaların en değerli varlıklarıdır. Onları ellerinden gelen en iyi şekilde yetiştirmek isterler. Eğer birden fazla çocuğunuz varsa, çocuklar arası rekabet kaçınılmazdır. Peki bu durumda çocuklarınıza nasıl davranmalısınız?

Çocuk sahibi olmak her ailenin en temel arzularından biridir. Fakat çocuk sayısı birden fazla  yaşamak isteyen ailelerin kafalarını kurcalayan ilk şeylerden biri kardeşler arasındaki rekabettir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Birçok anne baba kendi kardeş ilişkileri üzerinden çocuklarının ilişkileri üzerine fazlaca kafa yorar. Örneğin kendi kardeş ilişkileri kötü olan bir baba çocuklarının arasındaki ilişki iyi olsun diye çocuklarının ilişkilerinin doğasını düşünmeden gelişigüzel müdahalelerde bulunabilir. Bu durum, ilişkiye kalite getirmeyeceği gibi kopuşun da habercisidir.

Kardeş rekabeti birden fazla çocuğun olduğu her yerde vardır. Bu rekabetin dozajı aileden aileye değişir. Sonuçta rekabet edilen şey o kadar değerlidir ki bazen bu değerli şeyi kazanmak için dozaj artabilir. Ve bu artış kontrol dışında gelişebilir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Peki, bu rekabeti önlemek mümkün olur mu?

Tabi ki hayır! Bu onların gelişimi için gereklidir. Aileyi dışarıdaki sosyal hayat için staj yapılan bir şirket gibi düşünün. Çocuk birlikte yaşamayı, istediğini doğru yollarla almayı, mücadele etmeyi, paylaşmayı, kazanmayı, kaybetmeyi evdeki bu ilişki ağında öğrenir ve büyüdükçe sosyal hayatına taşır.

Peki, bu rekabeti önlemek gerekir mi?

Asla! Burada dikkate alacağımız temel ölçü çocuklarınıza “eşit değil adil davranın!” olmalıdır. ‘‘Eşit değil adil davranmak”kavramı ne demek?

Kardeş ilişkilerinde ihtiyaç ve gereksinimler çocukların yaşlarına, çocuk sayısına, çocuklarla geçirilen zamana, çocukların cinsiyetine, yaşanan duruma göre değişebilir. Bu nedenledir ki her şeyi ortadan ikiye bölmek yani eşit davranmak doğru olmayabilir. Bu süreçte hak ve ihtiyaç temelli düşünerek adaleti sağlamak gerekir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

 

Bu durumu bir örnekle açıklarsak; örneğin sevgi ihtiyacı tüm çocukların ortak ihtiyacıdır. Biz anne babalar çocuklarımıza sevgimizi farklı yollarla gösteririz. Bu noktada aynı sevgiyi iki çocuğumuz için aynı şekilde göstermemize rağmen yani eşit davranmamıza rağmen çocuklarımızdan biri bundan memnun olmayabilir. Burada adil davranmak, öncelikle çocuklarınızın sevgi dilini bilmektir. Bir çocuğunuz dokunsaldır ve sarıp sarmalanarak sevildiğini hissederken diğer çocuğunuz ise daha çok doğru sözel ifadelerle sevildiğini hissedebilir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Bu durumda her şeyi bireyselleştirmek gerekir. Her biri için bireyselleştirilmiş sevgi, disiplin, eleştiri ve övgü yaklaşımına gereksinim vardır.

Çocuklarınızın birbirlerinden farklılıklarını onlara hissettirmeniz gerekir. Bunu yaparken de karşılaştırma ve değerlendirme yapmaksızın doğru yolları kullandığınızda, çocuklar birbirinden farklı bireyler olduğunu anlayacaklardır.

Her bir çocuğunuza ayrı zaman ayırın. Sadece ona özel, onu dinleyebileceğiniz, onu dikkate alabileceğiniz bir zaman dilimi. İhtiyaçları anne ve babası tarafından doğru zamanda, doğru mekânda ve doğru yollarla karşılanmış çocuk, kardeşi ile rekabette her zaman doğru dozajda kalır. Çünkü istediğini aldığından, zarar verici bir mücadeleye ihtiyacı olmaz. Sonraki süreçte birlikte harekete dönük faaliyetler, aile içi ilişkilere kalite kazandırması açısından daha yerinde olur.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Kardeşler arasında geçekleşen her çatışma, kardeş kıskançlığının ürünü değildir.

Ama birçok anne baba böyle durumları kardeş kıskançlığı olarak niteleyebilmektedir.

Doğal olarak bazen anne babalar kardeş kıskançlığını kendi elleri ile yaratabilir ve adını koyabilir. Çocuklar da anne ve babasının çizdiği bu rolü oynayabilir.

Sonuç olarak, çocuklarınızın potansiyellerinin ve gelişim hızlarının farkında olarak,

yaşına ve özelliklerine göre temel ihtiyaçları olan takdir ve onay, sevgi, değerli hissetme gibi ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamalısınız.

Kardeşler arasındaki rekabeti tamamen bitirmeniz mümkün değildir. Sadece bu rekabeti doğru dozajda tutmalısınız.

30 NİSANA KADAR OKULLAR KAPALI

Öğrenciler ‘uzaktan eğitim’ ile ders başı yaptılar

Pazartesi sabah erken saatlerde bilgisayar ve televizyonlar aracılığıyla TRT-EBA TV ve “eba.gov.tr” üzerinden uzaktan eğitim süreci başladı. Ve bir haftanın sonuna doğru gelince veliler okullar ne zaman açılacak merak etmeye başladı.

Milyonlarca öğrenci ve veli, ‘Okulların açılması ertelendi mi, tatil süresi uzatılacak mı?’ sorusuna yanıt ararken konuya yönelik son dakika haberleri peş peşe geldi.

Bilindiği gibi, corona virüsü tedbirleri kapsamında okullarda ara tatil erkene çekilmiş ve pazartesi günü itibarı ile uzaktan eğitime geçilmişti.Bu noktada, okulların durumu oldukça merak ediliyor.
Öğrenciler ve velileri, ‘Okullar ne zaman açılacak, tatil uzayacak mı?’ sorusuna cevap arıyor. Bu karar ise bugünkü Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nda belli olacak.
Başkan Erdoğan, bu konuda Koronavirüs Bilim Toplantısı’nı işaret etmişti. Peki, okullarda tatil süresi uzatıldı mı, ertelendi mi? Okullar ne zaman açılacak? İşte, son dakika bilgileri!

Okullar 30 Nisan’a kadar kapalı kalacak. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası ortak açıklama yaptı. Açıklamada okulların 30 Nisan‘a kadar kapalı kalacağı belirtildi

Sağlık Bakanı Koca ve Milli Eğitim Bakanı Selçuk’tan açıklama

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı. Bakan Koca SARS-CoV-2 virüsüne yakalanan ve yaşları 60’ın üstünde iki hastanın iyileşerek taburcu edildiğini söyledi. Koca 65 yaşında bir hastanın 8 gün yoğun bakım sonrası ve 60 yaşındaki bir başkanın hastanın taburcu edildiğini söyledi. Ayrıca yapılan ortak açıklamada okullara verilen aranın uzatıldığı belirtildi.

Evde Kalana NETFLIX HEDİYE

Gökçeada Belediyesi, evde kalma sözü veren herkese ücretsiz Netflix aboneliği hediye ediyor.

Yeni tip koronavirüs’ün (Kovid-19) Türkiye’de görülmesinin ardından belediyeler vatandaşların evde kalmasını teşvik etmek için yeni kararlar almakta. Bu kapsamda, Çanakkale’ye bağlı Gökçeada Belediyesi de evde kalma sözü verene Netflix aboneliği hediye edileceğini açıkladı.

Kampanyayı Facebook hesabından duyuran Gökçeada Belediyesi Başkanı Ünal Çetin, “Gökçeada Belediyesi olarak Koronavirüs mikrobunun yayılmasının önüne geçilmesi için gerekmedikçe evden çıkılmaması gerektiğini belirtti.

Bu yüzden evde kalma sözü verene Netflix aboneliği hediye ederek sizlere evinizde sinema, dizi, belgesel izleme fırsatı sunuyoruz” şeklinde açıklama yaptı.

Böylece, Gökçeada’da yaşayan herkes ilgili telefon numarasından talep gerçekleştirerek normalde 17,99 TL’den başlayan Netflix aboneliğine ücretsiz olarak ulaşabilecek.

 

Çocuğunuz Kitap Okumuyorsa Ne Yapmalısınız!!

Anaokulun dan beşinci sınıfa kadar olan çocuklarınıza okumaları için uzmanlardan tavsiyeler..

kitap okuma ve çocuk ile ilgili görsel sonucu

 

Anaokulu

Anaokulu çağındaki çocuklar okumayı öğrenirken bazen önemli bir adımlar atlanıyor.

Uzmanlar buna ‘işitsel farkındalık’ diyor.

Bunun anlamı her kelimeyi seslerin oluşturduğu bir kombinasyon olarak öğrenmesi.

Bunu yapın:

Kelimeleri seslere bölerek pratik yaptırın.

Basit bir kaç kelime ile pratik yaptıktan sonra, “kahvaltı” ve “pencere” gibi daha zor kelimeleri deneyin.

Önemli olan şey çocuğunuzun güvenli şekilde kelimenin içindeki sesleri çıkartabilmesi.

kitap okuma ve çocuk ile ilgili görsel sonucu

1. sınıf

Öğretmenler ebeveynlere çocuklarına her akşam birlikte okuma yapması gerektiğini söylüyorlar,

Fakat çocuğunuzla nasıl okumalısınız?

Bunu deneyin:

Çocuğunuzun çok iyi bildiği bir hikayenin kitabını seçip, onu yüksek sesle okumasını sağlayın.

Kafiyeli hikayeler bu konuda çok başarılıdır.

 

kitap okuma ve çocuk ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

2. sınıf

Çocuğunuz muhtemelen pek çok kelimeyi biliyor fakat ancak okuma hızı hikayeden gerçekten keyif almasını hatta okuduğunu anlamasını engelleyebilir.

Çocuğunuzun okuduğunu otomatik olarak anlamasını sağlayıp okuma konusunda bir ileri seviyeye geçmesine nasıl yardım edeceksiniz?

Onun kelime dağarcığını genişletmesini ve böylece gördüğü bir kelimeyi okumasında zorlanmamasını nasıl sağlayabilirsiniz?

Bunu yapın:

İkinci sınıf için uygun kelimeler listesi oluşturun.

Çocuğunuza kelime avı oyunu oynayacağınızı söyleyin.

Onun sevebileceği bir hikayeden okurken yavaşladığı kelimeleri tespit edip onları avlatın.

Çocuğunuzla bu kelimelerle problemi kalmayana dek her gün oynayın.

kitap okuma ve çocuk ile ilgili görsel sonucu

3. sınıf

Bu sınıftaki çocuklar  artık kelimeleri takır takır okumaya başlamışlardır.

Kitaplardan bir şeyler öğrenerek araştırma yapmaya,  yeni şeyler öğrenmeye başlarlar!

Çocuğunuz bu geçişte zorlanıyorsa ne yapabilirsiniz?

Yapılan bir araştırmaya göre çocuğun okuma hızını geliştirmesinde,

kelime hazinesini genişletmesinin,

kelimeleri çözme stratejilerine odaklanmasından daha faydalı olduğunu göstermiştir.

Bunu yapın:

Çocuğunuzun okumayı öğrenmede geri kalmadığından emin olun.

Bu süreçte, uğraşarak okuması gereken yazılar okumasını sağlayın,

onunla kurduğunuz diyaloglarınızda duymadığı veya kullanmadığı kelimeleri

kullanın ve önemli meseleler hakkında konuşun,

dünya işleri, tarih, diğer bir değişle onun ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz konular bulun.

Emin olun ki bu iletişim ciddi bir öğrenme gücü oluşturacaktır.

Bu şekilde duyduğu yeni kelimeleri çözümleme hızı da artacaktır.

kitap okuma ve çocuk ile ilgili görsel sonucu

4. sınıf

Bu yıl çocuklarda okuma isteği bir seviye üste çıkar.

Bu çağdaki çocuklar artık bölümlerden oluşan ve gençleri hedefleyen romanları okumaya başlayabilirler.

Doğru kitaplar ve biraz cesaretlendirmeyle dördüncü sınıf öğrencileri küçük bir bilim adamı olabilir.

Anahtar, çocuğunuza tutkularının peşinden gitmesine yardımcı olmanız.

Bunu deneyin:

Hafta sonu sabahlarını doğru kitabı aramak için harcayın,

Çocuğunuzun onu derinlemesine düşünmeye itecek kitaplara yönlendirmelisiniz.