Bir Erkeğin Sizden Hoşlandığını Nasıl Anlarsın

Bir erkeğin size ilgisi olduğunu ya da sizi sevdiğinizi anlamanız bazen güçleşebilir. Bazı erkekler sevdiklerini çok çabuk belli etseler bile bazıları ise karakterinden dolayı bunu çok güç belli eder ve içine atarlar. Çabuk belli eden kişilerin size karşı ilgisi olduğunu çok kolay anlayabilirsiniz. Size sürekli olarak hediyeler alır, sürekli olarak sizinle iletişim kurup buluşmak ister ya da daha fazla ilgi çekmek için birçok yolu deneyecektir. Peki, ama sevdiğini belli etmekte güçlük çeken erkeklerin size olan ilgilerini nasıl anlarsınız ?

Sürekli Olarak Gözlerini Kaçıran Erkeğin Sizden Hoşlanma İhtimali Var Mıdır?

Sizinle iletişim halindeyken konuşmakta güçlük çeken ve hatta gözlerinize bakmakta zorlanan erkek kesinlikle sizden hoşlanıyor demektir.

Sürekli Olarak Güler Yüzlü Olmaya Çalışması ve Etrafına İyi Davranışlar Sergilemesi Sizden Hoşlandığınız Göstergesi Midir?

Bir yerde buluştuğunuzda eğer erkek size girişte kapınızı açma ya da önce sizin oturmanızı bekleme gibi hareketler sergilemekte ise mutlaka size karşı boş değildir demektir. Özellikle buluşma anında etraftaki herkese iyi olmaya çalışıyorsa bu ihtimal biraz daha da artış gösterecektir.  Her fırsatta el temasında bulunma isteği kesinlikle sizden hoşlandığının garantisi demektir.

Hoşlanan Erkek Sürekli Olarak Sizi Dinler

Sizden hoşlanan erkek iyi bir dinleyicidir. Yani sizin konuşmalarınızı dikkatli bir şekilde dinler. Saatlerce konuşmuş olsanız bile sizi dinlemekten asla bıkmazlar. Sadece buluşma anında değil telefonda bile sürekli olarak sizinle konuşması sizden bir hayli hoşlandığının yüzde yüz garantisidir.

İlgi Çekmeye Çalışması Sizden Hoşlandığı Anlamına Gelir Mi?

Bazı erkekler sürekli olarak ilgi çekmek için fazla çaba harcarlar. Size yakın çevrenize oldukça fazla ilgi gösterirler. Sizin sevdiğiniz yemeği sevdiğini dile getirmekle kalmayıp sürekli sizin içtiğiniz şeyleri içerler. Espiri yaparak sizi sürekli olarak güldürmeye çalışmaları da sizden ne kadar hoşlandığının bir belirtisidir.

Bu 10 Cümleyi Duyuyorsanız Ayrılık Çanları Çalıyor

Erkekler ilişkilerde zaman zaman boğulurlar ve ilişkiden biraz uzaklaşmak için bahaneler bulurlar. Bu bahaneler çok geçerli olmasa da inatla onların arkasına sığınırlar. Kendi içlerinde yaşadıkları belirsizliklerle sizi yıpratırlar. Buyrun bu 10 cümleye bakalım sizde partnerinizin anlamsız çıkışlarının ne demek olduğunun farkına varın.

İşte erkeklerin ayrılık için arkasına sığındığı 10 cümle:

Haber: Erkeklerin ayrılıkta arkasına sığındığı 10 cümle

1. Seninle hayata aynı pencereden bakamıyoruz.

2.Sana layık olmadığımı düşünüyorum. Bunu gözden geçirmelisin.

3.Beni çok boğduğunu farkında mısın?

4.Tenlerin uyuşmadığını düşünüyorum.

5.Kabul ediyorum sorun bende. Ailevi sorunlarım var.

6.İlişkiye biraz ara vermek ister misin?

7.Benden çok daha iyilerine layıksın.

8.Arkadaş olmak çok daha iyi olur bence.

9. Maddi sorunlarla boğuşmak beni yordu.

10. Evlilik bana uzak, özgür birisiyim.

Tükenmiş İlişkinizi 5 İşaretle Anlayabilirsiniz

Partneriniz de ve sizde görülen bazı davranışlar ilişkinizin tükenmişliğini ortaya koyuyor. Siz ne kadar “hayır, öyle değil” deseniz de tükenmiş bir ilişki kendini belli ediyor.

Haber: Tükenmiş ilişkinin 5 işareti

Çiftlerin birbirlerine karşı gösterdiği umursamaz, beğenmez ve isteksiz davranışlar ilişkinin tükenmişliğini ortaya koyuyor. Siz de partnerinizle beraberken davranışlarınızı gözden geçirerek ilişkinizin tükenip tükenmediğini anlayabilirsiniz.

1.VURDUMDUYMAZLIK

Çiftlerin birbirlerine karşı umursamaz tavırları belirli bir boyuta kadar normaldir ancak bu durum devamlı hale gelmiş ve çiftler birbirlerine karşı vurdumduymaz tavırlar sergiliyorsa bu durum ilişkinin tükendiğini gösterir.

2.BİTMEYEN ÖFKE

Partneriniz yaptığınız her şeye öfkeleniyor ve size karşı hep agresifse bu durum ilişkiyi sarsacaktır. Bir de sebepsiz küsmeler eklenmişse tükenmişlik kendini iyice belirginleştirmiş demektir.

3.KISKANÇLIK KRİZLERİ

Kıskançlık yüzünden bitip tükenmek bilmeyen tartışmalar yaşanıyorsa, cep telefonunuzu devamlı araştırıyor ve sizi adım adım takip ediyorsa, güven duygusu kalmamış ve ilişkiniz zedelenmiş demektir. Bu ve benzeri davranışlar ilişkinizin tükendiğini gösteren işaretlerdir.

4.KÜSÜP BARIŞMALAR

“Artık buraya kadar” deyip ilişkiyi bitirmek ve ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi devam etmek ilişkinin tükenme noktasına geldiğinin göstergesidir. Bu durumu alışkanlık haline getirmiş ve durmadan küsüp barışıyorsanız ilişkinizin tükendiğini bilmelisiniz.

5.BEĞENMEZLİK

Tarzınız, giyiminiz, tercihleriniz ve saç şekliniz gibi birçok konuda partneriniz size şikayette bulunuyor ve sizi beğenmiyorsa, saçınızı kestirdiğinizde bunu fark etmiyorsa ilişkinizi çoktan tükenmiş demektir.

Sevgiyi Açıkça Gösteren 4 Davranış

Journal of Social and Personal Relationships dergisinde yayınlanan bir çalışma sevgiyi gösteren 4 davranışı ortaya koydu.

Haber: Sevgiyi açıkça gösteren 4 davranış

Saeideh Heshmati ve Zita Oravecz tarafından yapılan araştırmada bazı davranışların herkeste aynı etkiyi oluşturduğu ve sevilme hissi uyandırdığı açıklandı. Bu dört davranış aslında o kadar basit ve kolay ki ve insan bazen en ihtiyacı olduğu anlarda tek bir sarılma ile binlerce hediyeden sürprizden daha mutlu olur.

SEVİLDİĞİNİ HİSSETTİREN HİSLER

Hayatın içinde olan ama fark etmediğiniz bazı davranışlar, sevginin açıkça ifadesi olabilir. Farkında olmadan sizin de karşılaştığınız bu durumları tespit eden araştırmacılar, çarpıcı sonuçları ortaya koydu. İşte sevginin işareti 4 davranış:

1. Birisinin alenen “Seni seviyorum” demesi

2. Evcil hayvanların sahibini gördüğünde mutlu olması

3. Sıkıntılı anlarda yardım edilmesi

4. Bir çocuğun gelip sarılması

 

Düğün Öncesi Nişan Attıran Olaylar Mı?

Birbirinizi çok seviyorsunuz evlenmek istediniz geldiler istediler ya da istedin tuzlu kahveyi yaptın ya da içtin. Peki bu kadarla bitiyor mu? Tabii ki hayır  daha bunun evi var, mobilyası var, gelinliği var, damatlığı var, düğünü var en önemli kayınvalideleri var..

1. Kayınvalidenin mobilyaları beğenmemesi ve her şeye karışması

Yok bu olmaz neden varaklı? neden beyaz değil? Ben beğenmedim olmaz çok pahalı çok ucuz ve bir çok sorun… Fikir vermek almak güzel hatta kalp kırmamak için istekleri yerine getirmemekte ama unutmayın o evde siz yaşacaksınız.

Kayınvalidenin mobilyaları beğenmemesi

2. Bilezik sayısı “Kaç Gramlık Bu Bilezik?”

Damat tarafımı kaç tane bilezik alacak?  Biz 5 bilezik taktık hemde 10 gramdan sizinkiler kaç tane takacak gelin hanım…

Bilezik sayısı

3. Düğün mü yoksa nikah mı olsun?

Bir taraf ben oynayacağım ilk kızım ilk oğlum bir tarafta çok masraf annecim…

düğün ile ilgili görsel sonucu

4. Masrafların damat bey ve ailesine kitlenmeye çalışılması

Baldız yüzüğünü unutmayalım lütfen…

damat tarafı ile ilgili görsel sonucu

5.Erkek tarafına fazla yüklenmek

Kızım kirada mı oturacak? Bir kere evleniyorsunuz her şey en iyisi olacak dimi? Süt hakkımı unutmayın adettendir.

damat tarafı ile ilgili görsel sonucu

 6. Ailelerin anlaşamaması ve arada kalmak

Aman ya rab sen yaşatma.

aile kavgası düğün ile ilgili görsel sonucu

  7. Aldatılmak

Asla dönüşü yok affetmeyin a dostlar..

Aldatılmak

 8. Çiftin flört döneminde birbirlerine karşı dürüst olmaması

Nasıl başlarsanız öyle gider o yüzden dürüstlük yoksa bay bay

dürüstlük ilişkşide ile ilgili görsel sonucu

  9. Kıskançlık krizleri

Şimdi hassas konu yani diyeceksiniz ki kendinize “haklı mıyım?” tabiki de cevabınız her zaman “evet” olmalı 🙂 Dozunda kıskançlık iyidir ilişkiye heyecan getirir ama dozunda unutmayın, abartmayın 🙂

kıskançlık mesajları whatsapp ile ilgili görsel sonucu

 10.Tünelin sonunda ışık görememek kendini sorgulamak

” Tüm hayatımı bu insanla geçirmek ister miyim?” sorusuna net bir cevap verememek.

tünelin sonu ile ilgili görsel sonucu

  11.Bencil olmak denge kuramamak

Belki de en büyük problem unutmayın ki hayata artık iki kişi devam edeceksiniz ve ortak kararlar almayı ve kendi isteklerinizde bazen sevdiğiniz için vazgeçmesini bilmelisiniz.

bencil olmak ile ilgili görsel sonucu

  12.Zamanın acımasızca sevdiklerimizi alabileceğini unutmamız

Beklenmedik bir ayrılık

Allah kimseye yaşatmasın.

İlişkinizi Düzelmiyorsa Çözüm: İlişki Terapisti

İlişkiyi düzeltmekten çok, bitirelim algısını nasıl oluşturduk ya da tahammül süremiz neden azaldı? Çift terapisi neden bir ihtiyaç haline geldi?

Çift terapisi veya ilişki terapisi nedir? Ben ilişkimde neredeyim?

Günümüz çiftlerinin en büyük sorunsalı haline gelen “birbirimizi anlamıyoruz” algısı günden güne daha da şiddetleniyor. Bunun yerine “Nasıl daha iyi anlaşabiliriz?” sorusunu kendilerine sormayan çiftlerin, çift terapilerine başvurmasının en büyük ve başlıca nedenlerinden biri de budur.

Artık ilişkimizi düzeltmekten çok, bitirelim algısını nasıl oluşturduk ya da tahammül süremiz neden azaldı? Bunların cevapları arasında birçok dış faktöre bağlı bulunmaktadır. Herkes ideal ilişki aramakta ama buldukları ideal ilişkinin de zamanla yıpranıyor olması çok da önem arz etmemektedir.

Aslında en dikkat çeken kısım da burada değil mi? Tam da bu noktada, neyin yanlış gittiğini fark edebilmek için kişilerin kendi tartışmalarından sıyrılıp bir Aile Danışmanı’na, çift terapisi, ilişki terapisine gitmeyi; destek almayı ve çözüm evresinde üçüncü bir gözün de bakış açısından bakmayı akıl etmeleri de gerekmektedir.

Her ilişki kendi içinde evrilir

Her ilişki ve her çift kendi içinde evrilir ve belli aşamalardan geçer. Bireylerin ilişkilerinde yaşadıkları sorunlardan çok, o sorunların kendilerinde ve karşı tarafta bıraktığı etkiyi de ölçmeleri gerekmektedir.

Bu doğrultuda aile terapisine gittiklerinde, hem kendilerini hem de partnerlerini daha doğru değerlendirmiş olacaklardır. Bir problem yaşanıyorsa bunun çözümü çiftlerden biri tarafından çözülmez, aksine beraber ve birlikte yol almaları gerekmektedir.

Bu nedenle içlerinden bir tanesinin “senin yüzünden, bu senin sorunun” ya da “önce sen çözüm üret” demek gibi bir şansı yoktur. Her iki taraf da kendi düşüncesini ve çözümlerini sıralamalı ve kendisinin olduğu yeri, kendisinin durduğu yeri görmelidir.

Burada olaydan çok, kişilerin birbirlerine verdikleri tepki ve sonucunda ürettikleri çözüm yolları önemlidir. Her problem kendi içinde üzücü ve sorundur ama bu sorunda yapılması gereken; kişilerin kendilerinin bulundukları noktayı bilmeleridir. Siz ilişkinizde kendinizi nerede görmek istiyorsanız işte tam da oradasınızdır.

Biz Rakip Değiliz, Takım Arkadaşıyız Sevgilim!

Günümüz ilişkilerinin en büyük problemlerinden biri partnerin bazı alışkanlıklarını veya davranışlarını zamanla değiştirmeye çalışmaktır. İlk zamanlar çok da önemsenmeyen ayrıntılar gün geçtikçe göze batmaya başlar. İlişkilerin başlangıcında ön planda olan duygusal ve fiziksel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra bireylerin içinde bulunduğu durumlar ve alışkanlıkların zamanla çiftler arasında öfkeye, kavgalara sebep olabiliyot Peki, ne oluyor da ilk zamanlar umursanmayan bu konular daha sonra sorun teşkil etmeye başlıyor?

Seni sevdiğim için değiş!

İlişkinin başında bireyler birbiriyle anlaşma sağlamaya ve iş birliği yapmaya yönelik davranışlar sergilemeye eğilimlidir ancak zamanla bunlar azalır, hatta ciddi bir şekilde olumsuz bir yöne doğru kayar. Yaşanan olayların nedeni çiftlerin karakter özelliklerinin zaman içinde değişmesi değil, algılarının başka alanlara kayması olarak açıklanabilir. İlişkinin başında kişi çoğunlukla partnerinin olumlu özelliklerine odaklanırken, zamanla bunların, zaten olması gereken davranışlar olarak benimsenmesi ile birlikte, dikkatin artık hoşlanılmayan özelliklerini düzeltme yönünde harekete geçilmesi olarak tanımlanabilir.

Yani, o kişiyi yavaş yavaş kafamızda oluşturduğumuz partner kurgusuna dönüştürmeye çabamızdır bu. Hatta bunu meşrulaştırmak adına ‘Senin iyiliğin için’ veya ‘Seni sevdiğim için’ sözlerini sıklıkla kullanır ve hatalarını/zayıf yönlerini dile getirme nedeninin bunlar olduğunu söyleyerek partnerimizi ikna etmeye çalışırız. Ancak ilişkilerde partneri eleştirerek, hor görerek, hatalarını art arda sayarak değişmesini istemek ve bu beklenti içinde ilişkiyi yürütmeye çalışmak neredeyse ilişkiye hiçbir katkısı olmayan bir yaklaşımdır.

Sevgilimiz Rakibimiz Değil, Takım Arkadaşımız

Yargılayıcı davranılmamalı

Partneri değiştirmeye çalışmak geçmişten gelen kaygı ve korkulardan, kendimizi güvende hissetmeyi istemekten, zihnimizdeki doğru partner kurgusundan, geçmişte yaşadığımız deneyimlerden, toplumsal inanç ve kalıplardan, ailemizde yaşanan deneyimlerden, karşımızdakini koruma ve kollama ihtiyacından kaynaklanabiliyor.

Bu tarz bir tutum, karşı tarafta savunma ve öfke duygularını tetikleyecektir. Beklentileri mantıklı bir seviyede tutmak ve partnerimize yargılayıcı davranmamak bu noktada çok önemlidir. Bu durumlarda kavga veya tartışma yerine sakin kalabilmek, açık ve net bir şekilde karşılıklı konuşmak faydalı olacaktır. Değişimi isteyenin neden buna ihtiyacı var? Kökünde yatan nedenle yüzleşmek gerekiyor. Bu zamanlarda enerjiyi sorundan ziyade daha beğenilen özelliklere aktarabilirler. Kişiyi ancak olduğu gibi kabule geçtiklerinde bu değişimin gerçekleşeceğinin de farkına varmalılar. Direndiğimiz her ne ise artacağı bilinci de olmalı. Ayrıca o kişi değiştiğinde, ilk zamanlardaki kişi ile aynı olmayacağı için artık beğenmeme ihtimali olacağını da göz önüne almalı.

Sevgilimiz Rakibimiz Değil, Takım Arkadaşımız

 

Evlilik hakkındaki 7 Efsane

Evlilik hakkındaki 7 Efsane

Göz Ardı Etmeniz Gereken Evlilik Efsaneleri

Evlilik hakkında sohbet edildiğinde herkes kendi fikrini söyler hatta birçok insan tavsiyeler verir. Bu kadar çok konuşulan bir konu hakkında söylenen her şey elbette ki doğru olamaz. Evlilikle ilgili söylenen ve aslında hiç de gerçeği yansıtmayan bazı şeyler var. İşte Evlilik hakkındaki 7 efsane 

Çin’de Virüs Nedeniyle Boşanma Başvuruları ve Aile İçi Şiddet Arttı.

Çin’de koronavirüsten dolayı ilan edilen karantina uygulamasının sona erdiği Xi’an kentinde rekor düzeyde boşanma talebi yapıldı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre, Shaanxi eyaletinin başkentinde resmi daireler 1 Mart’ta açıldıktan sonra yoğun bir boşanma dosyasıyla karşı karşıya kaldı.

Çiftlerin boşanma talebiyle yaptığı başvurulardan dolayı ilgili kurumların randevu sisteminin 18 Mart’a kadar dolduğu kaydedildi.

Uzmanlar, boşanma talebinde görülen ani artışı iki gerekçeyle açıklıyor: Yaklaşık iki ay boyunca karantina altında yaşayan çiftler arasında şiddetli geçimsizliğin baş gösterdiği belirtiliyor. Resmi rakamlara göre koronavirüsün (Covid-19) merkez üssü Hubei eyaletinde Şubat 2020’de rapor edilen aile içi şiddet, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 300 artış gösterdi.

Diğer yandan, salgın öncesi boşanmayı planlayan ancak karantinadan dolayı bunu gerçekleştiremeyen çiftlerin de karantina sonrası başvuru yaptığına dikkat çekiliyor.

Yetkililer ayrıca, karantina etkisiyle boşanma kararı alan bazı genç çiftlerin, talepleri onaylandıktan sonra yeniden evlenmek istediklerini vurguluyor.

Peki!Eşinizi Ne Kadar İyi Tanıyorsunuz?

Sevgili okurlarım çok mutlu bir birlikteliğiniz var. Birbiriniz için yaratıldığınızı, asla ayrılamayacağınızı düşünüyorsunuz. Ve bu birlikteliği artık bir adım daha ileriye götürmeye karar verdiniz. Peki, bir ömür hayat arkadaşınız olacak kişiyi yeterince tanıyor musunuz?

Çoğu insan bir ruh ikizinin olduğunu ve er ya da geç bir gün birbirlerini bulup bir elmanın iki yarısı gibi tamamlanacaklarına inanırlar. Aşk ve sevgi ile ilgili romanlar okur, filmler izler hayallere dalar gideriz. Ve bu beklentiler ile bir gün biriyle karşılar, onu beklentilerimize beklentilerimizi ona uydurmaya çalışırız da çalışırız. Adeta bir yapbozun parçaları misali yerine oturtmaya çabalarız. Sonunda ne mi olur? Ya oturtamayıp yollarımızı ayırır ya da parçaları tastamam birleştirip yapbozu tamamladığımıza ve inanır ve ‘O’ kişi ile kalan hayatımızı birleştirmeye karar veririz. Her şey mutlu mesut ilerlerken en küçük bir sorunda kafanızda bir soru belirir hemen, “Acaba birbirimizi ne kadar tanıyoruz ve yeterince uyumlu muyuz?” İşte, evlenmeden önce kendinize sormanız gereken 4 soru.

1) İyi Bir Ev Arkadaşı Mıyım?

İyi bir evlilik, her şeyden önce iyi bir ev arkadaşlığını da beraberinde getirir. Rahat bir şekilde kafanızı koltuğunuza yaslayarak “Ben zaten öğrenci evinde kaldım, yurtta neler yaşadım. Bunu da çok rahat yaparım.” diyorsanız, yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü evlilik, beraberinde sorumluluk ve hayata karşı tek bir duruş gerektirir. Bunu sağlamanın en önemli yolu ise, evde mutluluğu garantilemektir. Günümüzde hemen hemen birçok kadın ve erkek çalıştığı için, ev işlerinde ortaklaşa hareket ederek birbirinize yardımcı olmanız gerektiğini unutmayın. Eşine iyi bir ev arkadaşı olamayan, iyi bir hayat arkadaşı olamaz. Cinsiyetçi ve eril bir dile ve bakış açısına sahipseniz, belki de evlilikten uzak durmalısınız.

2) Aile Hayatı Bana Uygun Mu?

Evlenmeye karar verdiyseniz, geri kalan hayatınızın artık önceki hayatınızdan çok farklı olacağını kabullenmişsiniz demektir. Bundan sonraki süreçte, her alanda ve şartta hayata karşı tek kişi değil, aile olarak bir bütün olduğunuzun bilincinde devam etmelisiniz. Bu çoğul ve bütüncül düşünce ile bencil ve tek taraflı düşünme biçiminizi bir kenara bırakıp aile olgusu ve kararlılığı ile hareket etmeniz gerekecektir. Hatta bu aile birliği daha da büyüyüp genişleyebilir ve çocuk yapmaya karar verirseniz, kendinize sormanız gereken bundan çok daha büyük sorular sizin için sırada bekliyor olacaktır. Çocuk sahibi olmaya hazır mısınız? Bu konuda karar vermeli ve kararınızı gözden geçirmelisiniz. Çünkü aile demek, sorumluluklar dahilinde geniş bir olguya sahip olmak demektir.

3) Gerçekten Bir Elmanın İki Yarısı Mıyız?

Çok ani bir şekilde veya uzun süren bir karar sürecinin ardından evlilik kararı almış olabilirsiniz. Ancak hayatı beraber eşiniz ile paylaşmak çok daha farklı olabilir. Öncelikle, karşılıklı oturup evlilikten beklentilerinizi tartışmanız oldukça faydalı olabilir. Hayata bakış açınızda ortak noktalar ve beklentiler sizin daha sağlam bir evlilik temeli oluşturmanızı sağlar. Öte yandan, evlilik uzun süren bir beraberlik yeminidir. Hem kendinizin hem de eşinizin bu yemine sadık kalacağından emin olmalısınız.

4) Hayatın Bütün Zorluklarına Birlikte Göğüs Gerebilecek Miyiz?

Evlenip aile olmaya karar verdiğiniz andan itibaren, hayat boyu birçok problem ile beraber başa çıkmak zorunda kalacağınızı bilmelisiniz. Ailelerin yaşadığı veya yaşayacağı sıkıntılar, geçim derdi ve hayat telaşı derken ummadık sorunlar ile yüzleşmek durumunda kalabilirsiniz. Tüm bu zorlu süreçlerde, eşinizin en büyük destekçisi olarak daima yanında olacağınızdan emin olmalısınız.

Eşinizi tanıma konusunda alanında uzman kişilerden destek almak isterseniz Fenomen Psikoloji’den randevu alarak bu konu ve daha birçok sorunuz hakkında bilgi sahibi olabilir, aklınızdaki soru işaretlerinden kısa sürede kurtulabilirsiniz.