Korona Virüs Günlerinde Kadınlar İçin ‘Şiddetten Korunma Kılavuzu’

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, corona virüsü salgını nedeniyle evlerinde kalan kadınlar için ‘Şiddetten Korunma Kılavuzu’ yayımladı. Platform tarafından yapılan açıklamada “Şiddet ya da şiddet tehlikesi altındaki her kadının yanındayız” denildi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), kadınlarla dayanışma içinde olacaklarını duyurdu ve onlar için ‘Şiddetten Korunma Kılavuzu’ yayımladı. Bu süreçte de kadınlarla dayanışma içinde olacaklarını duyuran platform, kadınların yaşam ve diğer hakları için yetkililerin neler yapması gerektiğine ilişkin de bilgilendirici girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. Açıklamada, “Mücadelemiz için yeni yollar keşfedeceğiz. Corona virüs günlerinde de kadınlar asla yalnız yürümeyecek” ifadeleri yer aldı.

KILAVUZ DA NELER VAR

Yayımlanan kılavuzda, ‘Kadınlar için Ev’in anlamı’, ‘Kadınlar için corona virüs pandemisi nedir?’, ‘Kurumlar için corona virüs günlerinde kadınlar için yapılması gereken acil durum planı’, ‘Kadınlar için corona virüs günlerinde şiddet karşısında haklar ve öneriler’, ‘6284 İnfografiği’, ‘İhbar ve destek hatları’ başlıkları altında bilgilere yer verildi.

‘Kadınlar asla yalnız yürümeyecek’

Açıklamada, “Mücadelemiz için yeni yollar keşfedeceğiz. Corona virüs günlerinde de kadınlar asla yalnız yürümeyecek. Bu kılavuzu salgınla ilgili önlemlerden daha çok şiddet görme yönünde etkilenen tüm kadınlar için hazırladık” dendi.

Yayımlanan kılavuzda, ‘Kadınlar için ‘Ev’in anlamı’, ‘Kadınlar için corona virüs pandemisi nedir?’, ‘Kurumlar için corona virüs günlerinde kadınlar için yapılması gereken acil durum planı’‘Kadınlar için corona virüs günlerinde şiddet karşısında haklar ve öneriler’, ‘6284 İnfografiği’, ‘İhbar ve destek hatları’ başlıkları altında bilgilere yer verildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ETKİN OLARAK UYGULANMALI’

Corona virüsü salgını günlerinde kadınlar için yapılması gereken acil durum planı kapsamında, 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu’ ve ‘İstanbul Sözleşmesi’nin etkin uygulanması gerektiğini aktaran platform, bu iki maddeyle ilgili kamu spotu, canlı yayın ve eğitimler düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

KCDP ayrıca yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı: ‘Çağrı ve destek hatları 7/24 ulaşılabilir olmalı ve yaygınlaştırılmalı’‘Kadınlar için de şikayet ve başvuru mekanizmaları dijital ortamda oluşturulmalı’‘Şiddetle ilgili üçüncü kişilerin ihbarı titizlikle ele alınmalı’‘Sığınma evleri koronavirüs tedbirlerine uygun olmalı ve ihtiyaç halinde şuan kullanılmayan mekanlar kadınların güvenli barınma hakkı için kullanıma açılmalı’‘Yargı ve infaz da aksama olmamalı, tüm gelişmelerle ilgili kadınlara bilgi verilmeli’‘Ev içerisinde eşitlikçi ve kolektif emek teşvik edilmeli’‘İşyerlerinde çalışanlar ücretli izne çıkarılmalı, işten çıkarmalar yasaklanmalı’‘Kayıt dışı çalışan ve göçmen kadınlar için ayrı destek mekanizmaları olmalı.’

‘Hakkını ararken yalnız değilsin’

Acil başvuru mekanizmaları başta olmak üzere, kadınların acil durumlarda üçüncü kişilerden destek alabileceğini açıklayan platform, şu önerileri sıraladı: ‘Şiddet oluştuğunda belgelemelisiniz’‘Uzaklaştırma kararı aldırabilirsiniz’‘Sığınma talebinde bulunabilirsiniz’‘Olası failin silahına el konulmasını sağlayabilirsiniz’‘Maddi yardım talebinde bulunabilirsiniz’‘6284 sayılı yasadan yararlanmak istediğinizi söyleyin.’

Açıklamada şu açıklanan öneriler arasında “Evden çıkamadığımız günlerde birbirimizle dayanışmalıyız. Hakkını ararken yalnız değilsin” maddeleri yer alıyor.

KILAVUZ İÇİN TIKLAYIN

Koronavirüsü yenen Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feyiz tedavisini anlattı.

Korona pozitif olmasının ardından tedavi görerek hastalığı yenen Prof. Dr. Feyiz, 12 Mart gecesi yüksek ateş, aşırı üşüme ve titreme semptomlarıyla başlayan koronavirüs ile mücadele sürecini anlattı.

Yeni tip koronavirüs teşhisi konulmasının ardından gördüğü tedaviyle hastalığı yenen Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz, 12 Mart gecesi yüksek ateş, aşırı üşüme ve titreme semptomlarıyla başlayan koronavirüs ile mücadele sürecinde yaşadıklarını anlattı.

Virüsü nasıl aldığını bilmediğini söyleyen Feyiz, “Sizin de bildiğiniz gibi Kadir Has Üniversitesinin rektörüyüm ve gün içinde üniversitede veya dışarıda çok sayıda görüşmeler ve toplantılar yapıyorum. Görüştüğüm kişilerin geçmiş seyahat bilgilerini bilmenin imkanı yok, o nedenle virüsün nereden geldiğini tespit etmek çok zor. Bende belirtiler ani başladı. Uzun bir sürece yayılan bir seyir göstermedi. Belirtiler başlayana kadar gayet iyiydim.” ifadelerini kullandı.

“Hafife alınmaması gereken bir durum olduğunu biliyordum”

Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz, hastalığın 12 Mart gecesi yüksek ateş, aşırı üşüme ve titreme başladığını ve grip rutininin böyle olmadığı için koranavirüsten şüphelendiğini ve bunu da eşi ile paylaştığını söyledi.

“Bundan başka ilk belirtiler sonrası, ikinci gün bacaklarımda korkunç kas ağrıları başladı. Kaslarımın içinden gelen baharat acısı gibi. Tüm belirtilerden sonra, 13 Mart Cuma günü hastaneye gittim. Benim rutin grip hastalığıma hiç benzemiyordu. Zaten kaç gündür bu virüsün yaratabileceği belirtileri konusunda yeterince bilinçlendirilmiştik. İlk belirtilerle bende virüs olduğunu tahmin ettim. O gün hastanede test aldım ve verilen ilaçlarla eve gönderildim.

Kendimi karantinaya almam istendi ve çatı katına yerleştim. Test sonucunu beklerken ilk tedaviye başladık. Tabii ki ilk duyduğunuzda içiniz burkuluyor ve dünyada yaşanan gelişmeleri anbean takip ettiğim için durumun ciddiyetinin farkındaydım. Hafife alınmaması gereken bir durum olduğunu biliyordum. Ancak, dünyadaki tüm deneyimler, pozitif test sonucu konmuş tüm hastaların yüzde 80’inin bu hastalığı hafif atlattığını gösteriyor. Sonrasında iyi beslenen, haftada 2-3 kez sporunu yapan, hiçbir kronik hastalığı olmayan biri olarak, ben de bu yüzde 80’lik grubun içine girer ve bu işi atlatırım diye düşündüm.”

“Oğlumda hala belirti yok”

Yapılan ilk muayeneden sonra evinde karantina süreci başlattığını, bir sonraki gün eşinde de yüksek ateş, baş ağrısı ve hafif nefes darlığı başladığını, oğlunda ise hiçbir belirti olmadığını ifade eden Feyiz, “Oğlumda hala belirti yok. Rutin alınan tedbirler gereği yapılan test sonrası oğlumda olduğu da anlaşıldı.” dedi.

Prof. Dr. Feyiz, eşinin de şu anda sağlığına kavuştuğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O da hastalığı hafif geçirenlerden oldu. Ancak arada sırada astım krizleri oluyor. Oğlum da aynı şekilde sorunsuz ve belirtisiz bir şekilde karantina altında. Her ihtimale karşı sosyal mesafemizi korumaya devam ediyoruz. Oğlum bir başka evde karantinada. Ben ve eşim beraber başka bir evde 2 haftalık karantina dönemimizi tamamlamayı bekliyoruz. Sağlıklı beslenmeye devam ediyoruz. Bol meyve tüketiyoruz ve düzenli uyuyarak vücudumuzun güçlenmesini sağlıyoruz.”

“Bu dönemde sağlık emekçilerinin hakkını ödeyemeyiz”

Kimsenin kendi başına ilaç kullanmaması gerektiğini söylüyor Dr. Feyiz. “Kendi tedavi sürecime bakarak, koronavirüse yakalananların kendi başlarına ilaç almaya kalkmamaları gerekiyor. Kullanılan ilaçlar son derece ağır ve doktor gözetiminde kullanılması gereken ilaçlar. Bilinçsizce kullanılması durumunda tedavi yerine insanları ölüme götürebilecek özellikleri var.” ifadelerini kullandı.

Feyiz, hastanede uygulanan tedaviye içinse şunları söylüyor.

“Tüm verilen ilaçlarla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmek için her gün serum ile B ve C vitamini takviyesi aldım. Sonrasında da taburcu olana kadar diğer tedaviler devam etti. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tüm çalışanlarına, özellikle temizlik personeline, hemşirelere çok teşekkür ediyorum. Tedavimizi ve takibimi yapan doktorlarımın hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Bu dönemde sağlık emekçilerinin hakkını ödeyemeyiz.”

“Tüm önlemlerimizi alıp moralimizi yüksek tutmalıyız”

Prof. Dr. Feyiz, toplumun bu süreci evlerinde geçirmesi gerektiğini dile getirerek, “Ben herkese yuvalarında kalmaları için seslenmek istiyorum. Ev değil, yuva diye düşünün, sevdiklerimizle orayı yuva yapan tüm güzel değerlerin hatırına lütfen dışarı çıkmayın. Evde hapis oldum diye düşünmeyin, sevdiklerimle yuvamdayım diye düşünün.” dedi.

13 gün boyunca yaşamını 20 metrekarelik bir odaya sığdırdığına işaret eden Feyiz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Sevdikleriniz yanınızda olmadan ve korona pozitif teşhisi konmuş bir şekilde hiçbir şey yapamadan bekliyorsunuz. Hiç kimse evinde kalmaktan ve sevdikleriyle bir arada vakit geçirebilmekten şikayet etmesin. Söylediklerimi tekrar yeniliyorum. Lütfen sıcak yuvalarımızdan çıkmayın. Özellikle gençlere sesleniyorum. Virüs size gerçekten zarar vermeyebilir ancak siz farkında olmadan virüs taşıyıcısı olabilir ve bunu başkalarına bulaştırabilirsiniz. O nedenle yaşınız ne olursa olsun evinizde kalın ve evinizde de sosyal mesafenizi koruyun. Olabildiğince vücut direncini ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye çalışın. Bol bol spor yapın, sağlıklı beslenin. En önemlisi de bu dönemde yeni şeyler öğrenmeye de devam edin.

En son, lütfen panik olmayalım. Bu hastalığı hem bireysel hem de toplumsal olarak yenmenin en önemli silahı moraldir. Moralimizi yüksek tutabilmenin en güzel yolu, bilimsel verilere bakmaktır. Tekrar ediyorum, bu hastalığa yakalanan hastaların yüzde 80’i hastalığı hafif geçiriyor. Yüzde 20’si de mutlaka ölümle sonuçlanmıyor. Ağır geçirip, iyileşenler de var. O nedenle umudumuzu asla kaybetmeyelim ve moralimizi bozmayalım. Toplum olarak nedense dikkatlerimizi hep en kötü senaryolara veriyoruz. Bu gerekli önlemleri almak için doğru bir yaklaşım. Sonrasında ise tüm önlemlerimizi alıp moralimizi yüksek tutmalıyız. İnsanlığın üzerine mutlaka güneş doğacak ve o güzel günlerde yine hep birlikte yaşamanın tadını çıkaracağız.”

Corona virüse karşı evdeki mikroplar nasıl yok edilir?

Corona virüs tüm dünyayı etkisi altına almasının ve Türkiye’ye girmesinin ardından birçok kişi virüsten korunmanın yollarını araştırmaya başladı. Özellikle uzmanlar hijyen konusuna büyük önem verilmesinin altını çiziyor. Kişisel temizlik dışında, ev temizliğine de özen göstermemiz ve dikkat etmemiz gerekiyor. İlk olarak ev temizliğine başlamadan önce mikropların ve bakterilerin en çok gizlendiği yerleri bilmeniz gerekiyor. Bu yerleri tespit ettikten sonra detaylı temizliğe başlamanız daha kolay olacaktır. Bunun dışında Corona virüse karşı ev temizliğinde en çok çamaşır suyu tercih ediliyor. Ancak çamaşır suyu çok fazla kimyasal içerdiği için birçok kişi kullanmaktan çekiniyor. Sizin için evdeki gizli bakteri taşıyan alanları, virüsleri yok edecek doğal temizlik ürünlerini ve evde doğal çamaşır suyu yapmanız için gerekli olan bilgileri paylaştık. 

Ev temizliği nasıl yapılır? Ev temizliğine nereden başlanır ...

Mikropların ve bakterilerin evde en çok saklandığı yerler

En etkili temizlik yöntemlerini denemeden önce öncelikle evin en çok bakteri ve mikrop biriktirdiği yerleri bilmek gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre evlerin içinde 300’den fazla bakteri bulunuyor. Evde yapılan temizliğe rağmen mikroplar ve bakteriler bazı yerlerde gizlice saklanıyor. Mikroplardan kurtulmak, hastalıklara yakalanmak istemiyorsanız haftada bir defa detaylı temizlik yapmaya özen gösterin. İşte en çok bakteri ve mikrop bulunan alanlar…

Bulaşık süngerleri ve lavabolar

Mutfaklar en çok kullanılan alanlar olduğu için mikropların en fazla olduğu yerlerdir. Yemek artıkları, muftak süngerleri ve mutfak lavaboları en çok bakteri üreten yerlerin başında geliyor. Bulaşık süngerini her gün değiştiremiyorsanız her gün çamaşır suyunda bekletin. Mutfak lavabosunda bulunan yemek artıkları birçok bakteriyi içinde barındırıyor. Tamamen mikrop yuvası olan lavabolar birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Bu yüzden bakterilerin oluşumunu engellemek için mutlaka her gün deterjanla temizlemek gerekiyor.

Çamaşır makinesi 

Çamaşır makinesini evinizdeki en temiz beyaz eşya olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu pek doğru değil. Çünkü kirli çamaşırları makineye her doldurduğunuzda bakteri ve virüsler de çoğalıyor. Çamaşır makinesini temiz tutmanın yolu ise haftada bir kez bir bardak çamaşır suyuyla boş bir şekilde yıkamaktan geçiyor.

Elektronik cihazlar

Elektronik cihazlar da mikropların en çok biriktiği yerlerden biridir. Bu cihazlarla bütün gün iç içeyiz. Tabletler, akıllı telefonlar, bilgisayarlar özellikle televizyon kumandaları… Bunları kullanırken ellerinizin temiz olmasına özen gösterin. Eve gelir gelmez ellerinizi yıkayıp cihazları da temiz bir bezle temizlemeniz gerekir.

Diş fırçası

Diş fırçaları bakterilerin en çok üremeyi sevdiği yerlerden biridir. Islak bırakılan diş fırçaları binlerce mikrop barındırır. Uzman diş fırçasını 3 ayda bir değiştirilmesini gerektiğini söylüyor. Havlular da her gün değiştirilmesi gereken eşyalar arasında.

Trabzanlar ve kapı kolları 

Mikroplar kapı kollarında, korkuluklarda, lambalarda, musluklarda kısacası elle temas edilen her yerde hızla çoğalır. Bu yüzeyleri haftada bir kez sterilize etmeniz gerekir. Ellerimizin dokunduğu her yere de bu mikroplar taşındığı için günde en az iki kez temiz bir bezle kapı kollarını, prizleri silerek oluşacak bakterileri yok edebilirsiniz.

Klozet

Tuvalet kapağı açık bırakılarak sifon çekilirse mikroplar banyonun her yerine yayılır. Kötü mikropları sınırlandırmak için haftalık olarak klozeti temizleyin ve kapağını kapatın.

Evcil hayvan kapları

Evcil havyanlara yemek ve su verilen kaplarında hijyenine dikkat etmeniz gerekiyor. Haftada en az iki defa deterjanlı suyla temizlenmesi gerekiyor. Özellikle peluş oyuncaklar sürekli çocukların elinde olduğu için devamlı olarak yıkanması gerekiyor. Peluş oldukları için çok toz toplayabilir ve üzerinde bakteri barındırabilir.

Televizyon kumandası 

Mikropların var olduğu yerler özellikle herkesin dokunduğu telefon, sehpa, televizyon kumandası gibi sık kullanılan eşyalar. Gün içerisinde bu objeleri dezenfektan mendillerle sık sık temizlemeyi ihmal etmeyin.

Makyaj Malzemeleri

Makyaj malzemeleri koyulan çantalar tam bir mikrop yuvası! Her yere taşınan bu çantaları da olur olmaz her yere koyarız. Mikrop yuvasına dönüşen bu çantaları sabunlu suyla temizlemek gerekiyor.

Evinizi temizlerken hangi doğal ürünleri kullanabilirsiniz? 

Herkes iyi kokan, ellere zarar vermeyen ve aynı zamanda mikropları ve bakterileri evden uzak tutan ürünleri kullanmayı sever. Buradaki karmaşık kısım, bu ürünlerin aynı zamanda çevreye oldukça zararlı olan pek çok kimyasal madde içermesidir. Bunların pek çoğu zehirlidir ve çoğu yavaş yavaş ellerinize zarar verir. Sizin için evdeki bakterileri ve mikropları yok eden kimyasal içermeyen doğal ürünleri paylaştık.

Karbonat

Birçok kişinin bildiği gibi kullandığınız ürünlerin çoğu zehirlidir. Bunların yerine kullanabileceğiniz en iyi seçeneklerden biri de karbonattır. Tencereleri, tavaları ve tabakları yıkayabilirsiniz. Yüzeyleri, fayansları, küvetleri, lavaboları vb. silebilirsiniz. Fırını, mikrodalgayı ve mobilyaları temizleyebilirsiniz.

Elma sirkesi

Doğal elma sirkesini cam, mikrodalga, duşakabin ve makyaj lekeleri için kullanabilirsiniz. Cam için; bir beze bandırılmış bir miktar sirkeyle bardaklarınızdan ve fincanlarınızdan yağları sökebilir ve onları parlatabilirsiniz. Ardından sıcak suyla durulamanız yeterli olacaktır. Mikrodalga fırınları temizlemek için sirke birebirdir. Sirke içeren ufak bir bardağı mikrodalga fırının içerisine yerleştirin ve fırını yaklaşık 4 dakika kadar çalıştırın. Sirkeden çıkan buhar fırının içerisindeki kirleri yok eder. Elma sirkesi ayrıca kıyafetlerinizden makyaj lekelerini çıkarmak için de mükemmel bir kaynaktır. Su ve sirke karışımına bandırılmış bir bezle kıyafetlerinizi hafifçe silmeniz bu sorunu çözer.

Limonun gücü

Limon evinizin pek çok alanında kullanabileceğiniz mükemmel bir kaynaktır. Kkokusu güzeldir, yağ sökücü ve beyazlatıcı özelliğe sahiptir. Ayrıca, limon suyu bakteri öldürücü ve antiseptik özelliklere de sahiptir ve bu nedenle temizlik ürünlerinde sıkça kullanılan bir bileşendir.

Limon beyaz kıyafetlerinizin rengini geri kazanması açısından mükemmel bir üründür. Ne mi yapmanız gerek? Çamaşırları yıkarken yarım fincan limon suyunu çalkalama aşamasında makineye boşatın. İnanılmaz sonuçlara tanık olacaksınız. Bulaşıkları elde veya bulaşık makinesinde yıkarken bunlara birkaç damla limon eklerseniz yağların daha kolay yok edildiğini görürsünüz. Yarım bir limonu buzdolabına koyun ve kötü kokuların nasıl yok olduğunu görün. Limon aynı zamanda mutfaktaki (ahşapta, bezlerde, camlarda, vs.) herhangi bir lekeden kurtulmak için de bire birdir. Az bir miktar suya birkaç damla limon suyu eklerseniz mükemmel bir temizlik maddesi elde edersiniz.

Doğal çamaşır suyu nasıl yapılır? 

Birçok uzmanın Corona virüsü açıklamaları doğrultusunda evdeki mikrobu ve bakterileri yok edecek en etkili yöntemlerden biri de çamaşır suyudur. Ancak çamaşır suyuna alerjisi olanlar ve rahatsızlık duyanlar için ev yapımı çamaşır suyu tarifi paylaşıyoruz. Evde doğal çamaşır suyu yapıp, herhangi bir kimyasala maruz kalmadan, alıştığınız hijyene sağlığınızı riske atmadan ulaşmanız mümkün…

Ev yapımı çamaşır suyu için gerekli olan malzemeler: 

Sprey şişesi, 1 fincan oksijenli su, 1/2 su bardağı beyaz sirke, 1/2 su bardağı su, 1 çorba kaşığı limon suyu ve limon uçucu yağı.

Nasıl yapılır? 

Tüm malzemeleri bir kabın içerisinde karıştırıp, sprey şişesine koyun ve ağzını sıkıca kapatıp karanlık bir alanda muhafaza edin ve en önemlisi koyu renk bir sprey şişesinde muhafaza edin ki ışıkla teması kesilsin.Yaptığınız bu çamaşır suyunun ömrü 1 ay, ölçüleri isteğinize göre orantılı olarak azaltıp çoğaltabilirsiniz.

Nasıl kullanılır? 

Bu ev yapımı çamaşır suyu da önceden kullanmış olduğunuz kimyasal çamaşır suyu gibi yine aynı şekilde kullanabilirsiniz. Mutfak ve banyo lavabolarınıza, duşakabinlerinize, klozetlerinize sıkıp, bekletip, ovalayarak durulayabilirsiniz. Yerleri silerken yine bu ev yapımı çamaşır suyunu hazırlamış olduğunuz yer silme suyunuzun içine 1 kahve fincanı kadar ekleyip, yerleri silebilirsiniz.

Evden Çalışanlar Dikkat! Evde Verimli Ofis Ortamı Yaratmanın İpuçları Nelerdir?

Evden çalışma yani home ofis kavramı önceden özenilen bir durumken, şimdilerde Korona virüs salgını sebebiyle alınan tedbirler kapsamında zorunluluğa dönüştü.

İnsanların çalışma şekli açısından bir dönüm noktası olan bu dönemde ise iş yerlerindeki verimli çalışmayı yakalamak için evdeki çalışma alanları nasıl düzenlenmeli konusu önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Koronavirüs salgını nedeniyle evde çalışmak zorunda kalanların sayısı her geçen gün artmakta. Yeni nesil çalışma yöntemi olarak da adlandırılan bu uygulama ile insanlar işlerini yaşam alanlarından da yönetebiliyor. Bu noktada ise en önemli soru işareti olarak, nasıl verimli çalışma ortamı oluşturabiliriz konusu gündeme geliyor. Peki elinizdeki imkanlarla en etkin ofis ortamını nasıl yaratabiliriz?

ÖNCELİKLE BELİRLİ BİR ALAN BELİRLEYİN

Çalışma ortamı yaratmak için çok çabaya gerek yok aslında. Öncelikle ilk olarak alanı belirlememiz gerekiyor. Çünkü, belirli bir noktada çalıştığımızda ne zaman o çalışma alanına gitsek zihnimizde çalışma komutu oluştuğu için hem daha verimli hem de daha odaklanmış oluruz. Tersi durumda ise dikkat dağınıklığı yaşanabilir. Alanı belirledikten sonra ise konforumuzu elden bırakmayalım. Bu nedenle oturduğunuz sandalyeden, masaya kullandığınız objeler büyük öneme sahip.

KÖTÜ AYDINLATMA ÇALIŞMAYI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR

Gün ışığı alan yerlerde çalışma ortamını konumlandırmakta fayda var. Doğru ışık sizi daha uyanık ve verimli hale getirdiğinden konsantrasyonunuzu bile artırabilirsiniz. Fakat yetersiz aydınlatma, enerjinizi azaltabilir, göz yorgunluğu ve baş ağrısı yapabilir. Bu noktada ise abajurlardan, masa lambalarından yararlanabilirsiniz. Malum şuan evde kalmak zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak sağlığımız için yapabileceğimiz en güzel karar. İşte tam da bu yüzden doğayı çalışma alanınıza getirebilirsiniz. Balkonlarımızda ya da camlarınızın önünde yer alan yeşil bitkileri masanıza taşıyabilirsiniz. Bu size hem görsel anlamda hem de psikolojik anlamda yarar sağlayacaktır. Ayrıca ortamda yeterli miktarda temiz hava olduğuna da dikkat edin.

EVİNİZİN DAR OLMASI YARATICILIK İÇİN ENGEL DEĞİL

Evinizin büyüklüğü küçüklüğü önemli değil, yaratıcılığınızı ortaya çıkararak harika çalışma alanları yaratılabilir. Bir evde ofisteki gibi çalışma için çok fazla alana ihtiyacınız yok. Sadece alanları doğru ve etkin kullanın. Kullanmadığınız çekmeceli dolapları, eşyalarınızı ve dosyalarınızı saklamak için kullanabilirsiniz. Ayrıca evde boş bir saklama kabını ya da şişeyi süsleyerek kalemlik yapabilirsiniz. İğne tahtası veya duvara monte edilmiş panoları kullanabilirsiniz. Ayrıca evlerdeki sehpalardan da yararlanabilirsiniz.

Corona Virüsün Olmadığı Tek Yer!

 Yeni tip corona virüs (Covid-19) Antarktika dışında tüm dünyayı sardı. Başta Asya, Avrupa ve Amerika kıtasını vuran corona virüsün tek vurmadığı kıta olan Antarktika’da sadece 4 bin kişi yaşıyor. Onlar küresel bir kriz haline gelen corona virüsü uzaktan takip ediyorlar.

 

Yeni tip Corona virüs (Covid-19) krizini yaklaşık 4 bin kişi dünyanın çok uzak bir köşesinden takip ediyor. Soğuk havada yaşama şansı daha fazla bulan corona virüsün şu anda tek görülmediği yer Antarktika: Neredeyse tamanı buz ve karla kaplı. Sürekli kış koşullarının yaşandığı bu kıtada yaklaşık 4 bin insan, Çin’de ortaya çıktıktan sonra 6 kıtaya yayılan virüsün nasıl birşey olduğunu uzaktan takip ediyor.

Corona virüsün olmadığı tek yer  Şu anda burada daha güvendeyiz

Amerikan Washington Post gazetesinde yer alan haberde, Antarktika kıtasında araştırma için bulunan İtalyan Alberto Della Rovere, ülkesinde yaşanan felaketi dünyanın bir ucunda endişe ile takip ediyor.

“Şu anda Antarktika dünyanın en güvenli yeri” şeklinde konuşan Rovere, dışarıyla irtibatları olmadığı için corona virüs bulaşma olasılıklarının bulunmadığını belirtiyor. Rovere, corona virüs bulunmamasına rağmen Antarktika’ya sınırlı sayıda giriş ve çıkış yapanların düzenli doktor kontrolünden geçtiğini de ifade ediyor. Antarktika’da birçok ülkenin araştırma ekipleri bulunuyor. ABD’nin araştırma ekibinden yer alan Amundsen-Scott da gönderdiği bir fotoğrafın altına, “Bizim için endişelenmeyin” notunu düştü.

Corona virüsün olmadığı tek yer  Şu anda burada daha güvendeyiz

Şu anda Antarktika kıtasında 28 ülkenin araştırma istasyonları bulunuyor. En büyük istasyon ise ABD’ye ait bulunuyor. Antarktika’nın Ross Ice Shelf bölgesinde bulunan McMurdo İstasyonu’nda bin kişi yaşıyor. Umarız virüs oralara ulaşmaz.

Netflix’ten Şaşırtan İptal Kararı: Messiah İkinci Sezon Olmayacak

Netflix, ilk sezonuyla oldukça iyi tepkiler alan dizisi Messiah‘ı iptal ettiğini açıkladı. İddialara göre bu kararın arkasında, Corona Virüs salgını yatıyor.

Netflix'ten şaşırtan iptal kararı

 

Netflix, ilk sezonuyla büyük beğeni toplayan, otoritelerden de oldukça iyi notlar alan dizisi Messiah‘ı, herkesi şaşırtan bir karar alarak iptal etti. Eğer ilk sezonu seyrettiyseniz ve merakla ikinci sezonu bekliyorsanız, ne yazık ki bu beklentiniz gerçek olmayacak.

Haberi ilk kez duyuran, dizi oyuncularından Wil Traval oldu. Traval, Instagram hesabından yaptığı açıklamada “Bugün çok üzücü bir gün. Netflix’ten, Messiah’ın ikinci sezonunun olmayacağı haberini aldım. Tüm hayranlarımıza, destek ve sundukları sevgi nedeniyle teşekkür etmek istiyorum. Keşke her şey daha farklı olsaydı” dedi.

Variety, iptal kararında, Corona Virüs salgınının da etkili olduğunu iddia ediyor. İddiaya göre Netflix, Dünya üzerinde pek çok farklı ülkede çekilmesi gereken Messiah’ın ikinci sezonunu çekmeyi, büyük bir salgın devam ederken uygun bulmadı.

Kısacası, kayda değer bir izlenme oranı yakalayan Netflix dizisi de, görünüşe göre Corona Virüsü’ne kurban gitmiş durumda. Ama bu kez erteleme değil, kesin bir iptal söz konusu.

Friends Dizisi CoronaVirüsü Engeline Takıldı!

Yılların efsanevi dizisi Friends özellikle 90-2000 yıllarında fenomen hale gelmişti. Komedi tarzındaki Friends dizisinin yeniden çekilmesini hayranları dört gözle bekliyordu. Özel bir bölüm halinde çekilmesine karar verilen Friends dizisi bu kez corona virüsü engeline takıldı.

 

 

Dünyadaki salgın corona virüsü yaşamı tehdit etmeye devam ediyor. Sinema dünyası da diğer sektörler gibi corona virüsünden nasibini alıyor. Friends dizisi de 16 yıl sonra yeniden sevenleriyle buluşacakken corona virüsü salgınından dolayı çekimleri ertelendi.

 

 

Özel bir bölümle ekrana dönecek olan Amerikan komedi dizisi Friends’in çekimleri salgın nedeniyle ertelendi. California’daki Warner Bros. Stüdyosu’nda gelecek hafta çekimleri başlayacak olan dizinin sevenleri bu habere oldukça üzüldü. HBO Max’te yayınlanacak olan dizinin başrollerinde Courteney Cox, Jennifer Aniston, Lisa Kudrow, Matt LeBlanc, Matthew Perry ve David Schwimmer yer alacak. Özel bölüm için çekimlerin ne zaman başlayacağı henüz belli değil.

 

 

 

Corona virüs hakkında merak edilenler !

Evlere kapandığımız şu günlerde corona virüsten nasıl korunacağımızdan hastalığın bulaşıcılığına, corona virüs testinden dezenfektan ve kolonyalara, tuzlu su ile gargara yapılmasından maske ve eldiven kullanımına kadar virüsle ilgili pek çok konu son günlerde gündemimizi oldukça meşgul ediyor. İşte corona virüs ile ilgili merak edilenler !

Corona virüs testi nedir?

Yeni corona virüs için virüsün «RNA» dediğimiz yapısına moleküler yöntemlerle bakılmasını sağlayan testlerdir. Yeni corona virüs testi, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında ve sayısı gün be gün artan belirlenmiş Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılıyor. Testin sonuçlarını almak zaman alıyor. Bu yüzden testi yaptıran kişinin izolasyon kuralları dahilinde test sonuçlarını beklemesi gerekiyor. Yani testi uygulayıp, duruma göre tedavi, takip ama en önemlisi izolasyon yapmak lazım.

 

Peki test nasıl yapılıyor?

Testi yapan kişiler, çok özel şartlarda, özel kişisel koruyucu ekipman giyip, sıkı önlemler altında çalışıyorlar. Burundan ve/veya genizden sürüntü çubuklarıyla örnekler alınarak, bu numuneler kapalı ortamlarda, çok dikkatli bir şekilde taşınarak laboratuvarda teste tabi tutuluyor.

Testin sonuçlanması ne kadar sürüyor?

Test, ilgili hekim karar verdiği andan itibaren 7/24 çalışan referans merkezlerine gönderilir, en erken 36 saat.

Peki bu test kesin tanı koyuyor mu?

Laboratuvar aşamasında çok fazla bileşen var . Testler tamamen kanıta dayalı ve güvenilirdir.

 

Peki bu testi nerelerde yaptırabiliyoruz?

Ateş, öksürük gibi belirtiler olduğunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Testi yaptırmak için hangi belirtilerin olması lazım?

Kişinin eğer şikâyeti varsa, belli bir yaş üzerindeyse veya bilinen bir corona virüs hastası ile teması var ise zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalı.

Corona virüsten şüphe edenler ne yapmalı?

14 gün evde kalmak ve 14 kuralını uygulamak gerekiyor. Öksüren veya ateşi olan birisiyle temasta bulunulduysa veya kişide ateş, öksürük, kırgınlık, nefes almada sıkıntı oluyorsa bir sağlık kuruluşuna gidilmeli. Bütün eşyalarını ayırarak evde, odalarında oturmalılar, ortam ev hapsine dönüştürülmeli. Bu bulaşma zincirinin engellenmesi gerekiyor. Kişinin çevresinde akciğer hastalığı olan, astım, kalp hastalığı, şeker hastalığı veya altta yatan başka hastalıklara sahip olan erişkin ya da çocuk varsa durum daha da risk taşıyor. Kişi iyi olsa da onlarla temas ederek hastalığı ağır geçirmelerine yol açabilir.

İnsanlarla ne kadar mesafede olunmalı?

Toplu taşımalar, sosyal aktiviteler, düğünler, spor müsabakaları gibi birçok etkinlik sosyal mesafe yüzünden iptal edildi. Çok yakın mesafede kısa süre bile bulunulması, el temasları, tokalaşma, sarılma gibi durumlardan kaçınılması gerekiyor.

 

Evde karantinaya nasıl dikkat etmelidir?

Eşyalarının hepsi, temas edilen her şeyin ayrılması gerekiyor. Evin içerisinde çocuklara, eşe bu durumu anlatarak önlemlerin alınması gerekiyor.

Karantina veya izolasyona alınan evde herkes ayrı ayrı odalarda mı kalmalı?

İzolasyona alınması gereken kişinin odadan dışarı çıktığında ya da aile içi temaslarında tıbbi maske takması gerekiyor. Kirlendiğini düşündüğü andan itibaren o maskeyi atıp yenisini takmalı.

 

Eller nasıl yıkanmalı?

Özellikle çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırmak önemli. El yıkamadaki süreye dikkat etmek en önemli ayrıntıdır .

Eldiven corona virüsten korur mu?

Eldiven takmadan önce veya taktıktan sonra da ellerimizi yıkamamız gerekiyor. Sağlık merkezleri dışında, ev ve iş yeri gibi günlük kullanımda su ve sabun ile yıkama tercih edilmeli. Ancak elinize kolonyayı döktükten sonra elinizin her yerini ovuşturup kurutmalısınız.

El dezenfektanları corona virüsten korur mu?

Evet, kolonyada olduğu gibi el dezenfektanları da elimizin her yüzeyini ovuşturup kuruttuğunuzda korur.

Grip aşısı corona virüsten korur mu?

Grip aşısı mevsim başında yapılıyor. Bu aşı gripten korur ancak corona virüsten korumaz. Corona virüs aşısı geliştirildiğinde özellikle risk grubundaki insanların bu aşıyı yaptırmaları çok önemli olacaktır. Yaz mevsiminde corona virüsün azalacağı söyleniyor. Tahminler azalacağı yönünde ancak bu konuda net bir kanıt yok.

Kalabalık toplantı ortamları ve büyük konferanslar iptal edilmeli. Eller ile ağız ve yüze dokunulmaması gerekiyor. En önemlisi de şüpheli biri ile temas varsa veya bir seyahat sonrası ya da bu enfeksiyonu geçirdiğini bildiğimiz birinin yakınlarıyla temas edildiyse başkalarına bulaştırmamak için kendimizi ev izolasyonuna almamız gerekiyor.

Bu dönemde kesinlikle tokalaşmamalı. Ateşi olan ve öksüren kişilerin işe gelmemeleri konusunda gereken uyarılar yapılıyor. El dezenfektanlarının ilgili yerlere yerleştirilmesi de önemli. Tuvalet ve yemekhanelerde temasın çok olacağı bölümlere dikkat edilerek düzenlenmeli. Gerekli durumlarda eldiven ve tıbbi maske kullanılmalı.

 

 

Corona virüsün gripten farkı ne?

Gripte kırgınlık, burun akıntısı gibi bulgular erken başlıyor ve hastalık erken teşhis ediliyor. Corona virüste belirtiler ani başlayan ateş ve kuru öksürük şeklinde ve kötüleşme olacaksa da aniden ağırlaşıyor hastalar. Bulaşma hızını azaltarak, salgını zamana yaymaya çalışmak ve sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamak gerekiyor. Aksi takdirde aşırı yığılmadan sistem iş göremez hale gelebilir.

Türkiye’de koronavirüsü bilgilendirme sitesi açıldı !

Koronavirüs bilgilendirme sitesi Cumhurbaşkanlığı tarafından açıldı.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, koronavirüs bilgilendirme sitesini açtı. “https://corona.cbddo.gov.tr/” adresinden girilen sitede Türkiye’deki son veriler güncel bir şekilde karşımıza çıkıyor.

26 KİŞİ İYİLEŞTİ

Sitede iyileşen vaka sayıları ve ölüm oranı da mevcut. Sitedeki son verilere göre Türkiye’de koronavirüs tespit edilen 3 bin 629 vaka var. 26 kişinin iyileştiği kaydedilirken 75 kişinin de hayatını kaybettiği bilgisi yer alıyor.

Sitede ilk koronavirüs tespitinin 11 Mart’ta yapıldığı belirtilirken ilk ölümün 16 Mart’ta, ilk iyileşmenin ise 25 Mart’ta gerçekleştiği belirtiliyor.

Siteye Türkiye’de ölüm oranı şu an yüzde 2.07. Sitede ayrıca diğer ülkelerle ilgili bilgiler de bulunuyor.

Koronavirüs efsaneleri ve gerçekler

Koronavirüsün belirtileri ve nasıl bulaştığıyla ilgili pekçok bilgi paylaşılıyor. Bu süreçte çok fazla spekülasyon ve yanlış bilgi de hayatımıza girdi. Türk Eczacıları Birliği (TEB) yanlış bilginin halk sağlığına tehdit oluşturabileceğinden yola çıkarak “Koronavirüs Efsaneleri” dosyası hazırladı. İşte koronavirüsle ilgili o efsaneler…

 

Yanlış: Koronavirüsü
 sıcak ve nemli iklimi olan yerlerde bulaşır.
Doğru: Araştırmalara göre koronavirüsünün bulaşmadığı bir alan daha tespit edilemedi.

Yanlış: Soğuk hava ya da kar koronavirüsün yaşamasına müsait değil.
Doğru: Soğuk havanın yeni koronavirüsü ya da diğer hastalıkları önleyebileceğini kanıtlayan herhangi bir bulgu mevcut değildir.


Yanlış:
Sıcak suyla banyosu virüsten korunmayı sağlar.
Doğru: Sıcak suyla banyo yapmak koronavirüsten uzak tutamıyor. Aşırı sıcak su sizi yakabileceği için zarar da verebilir.

 

Yanlış: El kurutma makineleri yeni koronavirüsü öldürmede etkilidir.
Doğru: Maalesef el kurutma makinelerinin koronavirüsü öldürmede etkinliği yok. Kendinizi korumanız için ellerinizi alkol-bazlı temizleyicilerle ovarak ya da su ve sabunla yıkayarak sıklıkla temizlemelisiniz. Ellerinizi temizledikten sonra kağıt havlu ya da sıcak hava üfleyen kurutucular ile iyice kurulamalısınız.

 

Yanlış: Ultraviyole (morötesi) dezenfeksiyon lambası koronavirüsü öldürebilir
Doğru: UV radyasyonu cilt tahrişine yol açabilir. Bu yüzden ellerin ya da cildin diğer bölgelerinin sterilizasyonunda kullanılması tehlikelidir.

Yanlış: Termal tarayıcılar koronavirüs taşıyan herkesi tespit eder.
Doğru: Termal tarayıcılar ateşi yüksek kişileri tespit eder. Ancak virüs bulaşmış fakat ateşi çıkacak kadar hastalanmamış kişileri tespit edemezler.

 

Yanlış: Bütün vücudunuza alkol ya da klor sürmek koronavirüsü öldürür.
Doğru: Bu maddeleri sürmek, gözlerinize ve ağzınıza zarar da verebilir.

 

Yanlış: Burnunuzu düzenli olarak tuzlu su ile yıkamak önlemede yardımcı olur.
Doğru: Hayır. Düzenli olarak burun yıkamanın solunum enfeksiyonlarına engel olduğu kanıtlanmamıştır.

 

Yanlış: Sarımsak koronavirüsü önlemede yardımcı olabilir.
Doğru: Sarımsak bazı antimikrobiyal özelliklere sahip olabilecek sağlıklı bir besindir. Ancak sarımsak yemenin koronavirüse karşı insanları koruduğu kanıtlanmamıştır.

Yanlış: Bu virüs sadece yaşlılara bulaşır.

Doğru: Her yaştan insan virüs kapabilir. Yaşlılar ile kanser, astım, diyabet, kalp hastalıkları gibi tıbbi hastalık geçmişi olanlar, virüsün yol açacağı ağır hastalıklarla daha zor mücadele etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü her yaş grubunun risk altında olduğunu açıkladı.