PORTAKALLI KAPKEK ( CUPCAKE )

Malzemeler
  1. 2 adet yumurta
  2. 1 su bardağından bir parmak eksik şeker
  3. Yarım su bardağı sıvı yağ
  4. Yarım su bardağı süt
  5. Yarım su bardağı portakal suyu
  6. 2. 5 su bardağı un
  7. 1 paket vanilya
  8. 1 paket kabartma tozu
  9. 1 tane portakal kabuğu
Yapılışı

Öneri: Portakal kabuklarının beyaz kısımlarını ayırınız. Yoksa keke acı tat verecektir. Keklerin kabarması için fırından çıkarma süresi gelene denk fırın kapağını açmayınız.

Kekin üzerini istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz. 

  1. Yumurta ve şekeri, şeker eriyinceye kadar çırpın.
  2. Şeker eridikten sonra süt ,sıvı yağ ve portakal suyu eklenerek çırpılmaya devam edin.
  3. Elenerek karıştırılmış un, vanilya, ve kabartma tozu eklenir ve iyice çırpılır.
  4. Suyunu sıktığımız portakalın kabukları blenderdan geçiriyoruz (isteğe bağlı olarak rendeleyebilir veya küçük parçalar halinde doğrayabilirsiniz.) ve kekin içine koyarak çırpıyoruz.
  5. Küçük kalıplara paylaştırılır ve 180 derecede 25_30 dakika kadar pişirilir. Pişime durumuna kürdan yardımıyla bakabilirsiniz.

Sevdiklerinizi Mutlu Etmeye  Ne Dersiniz ?Harf Pastası Yapımı…

Bence bir insan sevdiklerine bir hediye yada bir sürpriz yapmak istiyorsa kendi çabasıyla,emeğiyle karşındakine ne kadar değerli olduğunu hissettirecek mutlu olacağı anlamlı bir sürprizler yapmalıdır.Harf pastası da onlardan biri olabilir diye düşünüyorum. Çünkü bunu yapmış biri olarak söylüyorum.Sevdiklerinizin adının baş harfini doğum günün de yaparak onları çok mutlu edeceğinize emin olabilirsiniz.Şimdi sizlere yapmış olduğum pastanın tarifini paylaşmak isterim.

 

Malzemeler;

Pandispanyası için;

  • 8 yumurta
  • 1. 5 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1 su bardağı un
  • Yarım su bardağı nişasta
  • 2 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu

harf pastası ile ilgili görsel sonucu

Krema için;

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı un
  • Hazır pasta kreması(toz olanlardan)
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • Süsleme işini istediğiniz gibi yapabilirsiniz

Yapılışı;

Pandispanyanızın keki için yumurtaların sarılarını ve beyazlarını ayırın .Her ikisine de şekeri eşit miktarda paylaştırın. ( toplamda 1. 5 su bardağı olacak) beyazlarını iyice köpük köpük olana kadar çırpın. (içerisine çimdik tuz da atarsanız işiniz kolaylaşır)Yumurta aklarınız kaseyi ters çevirdiğinizde dökülmüyorsa olmuş demektir.Sıra geldi yumurta sarılarına onu da eşit miktarda paylaştırmış olduğunuz şekerle iyice çırpın minimum 4-5 dakika daha sonra içerisine ılık suyu dökün ve tekrar çırpın.1-2 dakika çarptıktan sonra tüm katı malzemeleri eleyerek karışıma ekleyip 1-2 dakika daha çırpın .Çırpma işlemini bitirdikten sonra yumurta beyazını spatula yardımıyla hazırladığınız karışıma 2-3 seferde olacak şekilde ekleyin ve spatula ile kabarık dokusunu bozmadan bir birine karıştırın.Kekinizi altına yağlı kağıt serdiğiniz kek kalıbınıza boşaltın.200 derece önceden ısıtılmış Fırında alt üst ayarda önce 15 dakika boyunca 200 derece de daha sonra 20-25 dakika 150 derece de pişirin.Kekiniz piştikten sonra bir gece bekletebilirsiniz daha güzel oluyor.Kek soğuduğunda hangi harf ve rakamı istiyorsanız bir kağıt üzerine harfinizin kalıbını çıkarın  ve kekinizi üzerine koyarak  o şekilde bıçakla kesin. (şekil vermeden önce kekinizi kaç katlı istiyorsanız o kadar parçaya ayırın ben iki katlı yaptım)Kestiğiniz şekle Islatmak için bir kase de bir kaşık şekeri suyla eriterek ıslattıktan sonra kremayı sıkın yada krem şanti sürün.Ben genelde  krem şantiyi sürüyorum.Diğer kek parçasını üzerine ekleyin onun da üzerine kremayı sıkın yada krem şantiyi sürerek bir gece buzdolabında bekletmemiz çok daha iyi olacaktır.Ertesi gün isteğe göre o şekilde süslenir isteğe göre çikolata sosu üzerine dökülerek krem şantinin bir kısmıyla süsleyerek sürprizimi yapabliliriz. (Görseller bana aittir)

Evde Tam Kıvamında Pandispanya Hazırlamanın Püf Noktaları

 

Evde öyle mis gibi, çatlamayan ama kabaran güzel bir pandispanya yapmak çok ama kolay aslında. Üstelik çok da ekonomik.

Tabii bunun için birkaç küçük detaya dikkat etmeliyiz… Şu püf noktalarında olduğu gibi…

  • Pandispanyanın olmazsa olmazı su desek? Eminim ki ilginç gelmiştir ama kek hamurunu hazırlarken, kullanılan ılık su mükemmel sonuca ulaşmamızda büyük önem taşıyor. Yumurta ve şekeri iyice çırptıktan sonra ölçümüze göre ılık su ekleyip, en az 5 dakika mikser ile yüksek ayarda çırpmalıyız.
  • Kek hamuru sadece yumurta, şeker, un, su, vanilya ve kabartma tozu ve tercihe göre kakao kullanarak hazırlanmalı.
  • Süt ve yağ kullanılmamalı.
  • Kalın bir hamur olmamalı.
  • Kalıba koyduktan sonra, birkaç kez sallayıp ya da tezgaha vurarak mutlak havası alınmalı.
  • 170 derece fırında yavaş olarak pişirilmeli.
  • İyice soğumadan kesilmemeli.

Bu ipuçlarını göz önüne alırsak, şahane pastaların, tam kıvamında pandispanyaları kolayca yapabiliriz.

 

Ev Yapımı Doğum Günü Pastası: Kalpli Pasta

Pasta yapmayı sevmeyen yoktur heralde.. Ben yapamam demeyin.Sevdiklerinize kendi ellerinizle, emek vererek yapıcağınız pasta;  onlar için daha değerli olucaktır. Bu Tarifi bizzat  ben kendi ablamın doğum gününde yaptım ve sizlerle paylaşmak istedim.Tüm ayrıntılarıyla işte tarif…

Bir önceki yazımda evde tam kıvamında pandispanya hazrlamayı tüm püf noktalarıyla tarifini verdim. Orada bakıp pandispanyanızı hazırlayabilirsinz.

Ben yapamam, zamanım yok, pratik olsun diyosanız; marketlerde bulunan hazır keklerle de yapabilirsiniz.

Malzemeler:

-Pandispanya yada hazır kek

-1 paket Krem Şanti

-1 paket çikolata sosu

-1 paket Süt

-Çilek,muz

Yapılışı:

Bir bardak süte krem şantiyi döküp iyice çırpıyoruz. Buzdolabına koyuyoruz. Çikolata sosumumuzu da yapıyoruz. Keke kalp şeklini vermek için kalıp çıkarıyoruz.Evinizde kalp şekli olabilir onu kulllanabilirsiniz yada bir kağıda istediğiniz büyüklükte çizip kalıp çıkarabilirsiniz. Ben evde kalpli bir kutu vardı onun kapağını kullandım; sizde de varsa kullanabilirsiniz.Kalp şeklini verdikten sonra; kekin tek katını şekerli suyla iyice ıslatıyoruz. Sonra kram şantiyle sürüyoruz ve üstüne ince ince dilimlediğimiz muzu koyup damla çikolatalar serpiyoruz.Bu isteğe bağlı; başka bir meyve de koyabilirsiniz.Koyduktan sonra tekrar kremşantiyle kapatıp üstüne kalp şeklini verdikten sonra kalan parçaları toz haline getirip üstüne döküyoruz.Üstüne bu sefer sıcak çikolatadan koyup kaplıyoruz.Kekin öteki parçasını şekerli suyla iyice ıslatıyoruz sonra üstüne kapatıyoruz.Daha sonra üstünü etrafını iyice krem şantiyle kapatıyoruz ve bir gece buzdolabında bekletiyoruz.Beklettikten sonra üzerini etrafını çikolata sosu sürüp iyice güzel bir şekilde spatulayla kaplıyoruz.Tekrardan buzdolabına koyuyoruz.2 yada 3 saat beklettikten sonra çıkarıp istediğimiz şekilde  çilekle süslüyoruz.İsterseniz kremşantiyle de süsleyebilirsiniz.Bu kadar kolay… Afiyet olsun..

”Sevdikleriniz için emek verin…”

Ham Kakaonun Şaşırtan Yönleri ve Kakaonun Faydaları…

Sevgili okurlarım çikolatanın ham maddesi, keklerin ve tatlıların vazgeçilmez lezzeti kakaoyu ne kadar tanıyoruz?

Kakao; sadece kokusuyla bile mutuluk hormonu salgılamaya yardımcıdır. Bunun yanı sıra;

  • Damarlarda rahatlama sağlayarak kalbi rahatlatıyor.
  • Vücuda direnç katarak kanserden koruyor.
  • Kalsiyum sayesinde kemikleri diri tutmaya ve yenilemeye yardımcı oluyor.
  • Damar ve kalp için çalışması vesilesiyle, yüksek tansiyonu dengeleyerek, vücudu rahatlatıyor.
  • Potasyum taşıdığı için, stresten uzaklaştırıyor.
  • Bitki çaylarına oranla 3 kat antioksidan etki sağlıyor.
  • Bağışıklık sistemine destek sağlıyor.
  • Tuzun vücutta tutulmamasını sağlıyor, emilimini engelliyor ve bu sayede böbrekleri rahatlatıyor.

Kakao ve çikolata tüketimini karıştırmamak gerekiyor

Tabi ki her şey gibi, kakaonun fazla tüketimi de oldukça zararlıdır. Özellikle, yukarıda belirtilenleri çikolata üzerinden değerlendirmemelisiniz. Çikolata, başlı başına dikkat dağınıklığı ve endorfine yardımcı bir maddedir. İçerisinde şeker bulunduğu için uzmanlar tarafından, ancak günlük kakao tüketiminin 3’te 1’inin tüketilmesi gerektiğini savunuyor. Yani ortalama 10 gr çikolata..

Kakaoyu nasıl tüketebiliriz?

– Kakao, çay gibi demlenebilir.

1 bardak suyun içerisine 1 yemek kaşığı kakao koyarak tüketebilirsiniz.

– Süt ile içilebilir.

1 bardak süt içine 1 yemek kaşığı kakao ve bal eklenerek tüketilebilir.

– Toz halde yenebilir.

Bir tabak içerisine 1 yemek kaşığı kakaoyu alıp, vakit geçirirken aralarda yavaş yavaş yiyebilirsiniz. Bu sayede emilimi daha hızlı olacaktır.

YUMUŞACIK PORTAKALLI KEK

MALZEMELER
3 Adet Yumurta
3 Kahve Fincanı Sıvı Yağ
1 Şişe Maden Suyu
1 Yemek Kaşığı Limon Suyu
1 Yemek Kaşığı Portakal Kabuğu Rendesi
3 Yemek Kaşığı Portakal Suyu
1 Paket Kabartma Tozu
1,5 Paket Vanilya
9 Kahve Fincanı Un
6 Kahve Fincanı Şeker
YAPIMI
Tavsiye: Tüm malzemelerin oda sıcaklığında olmasına özen gösterin. Kuru malzemeleri kek harcına spatula yardımıyla karıştırarak yedirin. Fırınınızın performansına göre pişirme süresi artıp azalabilir.
  • Derin bir kabın içerisine yumurtaları kırın ve üzerine toz şeker ekleyerek güzelce çırpın.
  • Portakal kabuğu ve vanilyayı güzelce ovun.
  • Çırptığınız yumurta ve şekerin üzerine maden suyu, limon suyu, portakal suyu ve sıvı yağı ekleyerek güzelce karıştırın.
  • Ardından kuru malzemeleri eleyerek üzerine ilave edin ve spatula yardımıyla çırpmadan güzelce karıştırın.
  • Elde ettiğiniz kek harcını yağlanmış unlanmış bir kek kalıba aktarın ve önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 30-35 dakika kadar pişirin. Çıkarıp oda sıcaklığında dinlendirdikten sonra servis edin.

Fırınsız ve Miksersiz Tencerede Pişen Yumuşacık Kek Tarifi

Evde henüz mikser, fırın mı yok? Ya da bozuldu mu? Öğrenci evindesiniz ama canınız şöyle yumuşacık bir kek mi çekiyor? Artık kek pişirmek için hayatımızı kolaylaştıran teknolojik aletlere gerek yok! Öyle bir kek yaptık ki bundan sonra fırın ve mikser olsa dahi bu yöntemle yapmak isteyeceksiniz! Çünkü kekimiz tencerede buharla pişiyor ve yumuşacık, sünger gibi bastırıp tekrar aynı şekli alıyor! Üstelik neredeyse 5 güne kadar bayatlamadan ilk günki gibi taze kalıyor!

Malzemeler

Hamuru İçin:

  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı süt
  • 2 su bardağı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilin
  • 1 paket kabartma tozu

Üzeri İçin:

  • 70 gram beyaz kuvertür çikolata (benmari usulü eritilmiş)
  • 70 gram sütlü kuvertür çikolata (benmari usulü eritilmiş)

 Yapılışı:

  1. Geniş bir karıştırma kabında yumurta ve şekeri çırpma teliyle iyice çırpın. Bu noktada şeker ve yumurtanın birleşmesi oldukça önemli. Karışımın iyice köpürdüğüne ve renginin açıldığına emin olun.
  2. Yumurta ve şekeri çırptıktan sonra sıvı yağ ve sütü de ekleyip tekrar karıştırın.
  3. Un, kakao, kabartma tozu ve vanilini eleyerek ekleyin ve pürüzsüz bir karışım olana kadar çırpın.
  4. Yağlanmış kek kalıbınıza hazırladığınız kek harcını dökün.
  5. Kek kalıbının sığabileceği geniş bir tencerede yaklaşık 4,5 bardak suyu kaynatın ve keki koymadan önce altını kısın.
  6. Kek kalıbını tencerenin içerisine yerleştirin, üzerine temiz bir bez örtün ve kapağını kapatıp kısık ateşte 45 dakika pişirin.
  7. 45 dakika sonunda bir kürdan yardımıyla kekinizi kontrol edin. Pişmemişse kontrollü olarak pişirmeye devam edin.
  8. Kekiniz piştikten sonra üzerine eritilmiş çikolata döküp sevdiklerinizle afiyetle tüketin!

Mis Gibi Kokan Bir Lezzet: Portakal Şekerlemeli Kek

Evi saran kokusuyla, mis gibi bir lezzet; tarif etmem imkansız. Portakal şekerlemeli kek hem görüntüsüyle iştah açacak, hem lezzetiyle herkesi büyüleyecek, hem de farklı kek tarifleri arayanları mutlu edecek.

Malzemeler

Kek için:

  • 110 gram tereyağı(Hindistan cevizi yağı veya istenilen herhangi bir yağla da yapılabilir.)
  • 3/4 su bardağı şeker(150 gram)
  • 2 adet yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1 adet portakal kabuğu rendesi
  • 1/2 adet portakalın suyu
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tutam tuz
  • 1 su bardağı butter milk(Eğer bulamazsanız 1 su bardağı süte 1 yemek kaşığı limon suyu veya sirke ekleyerek elde edebilirsiniz.)

Portakal şekerlemesi için:

  • 2 adet kan portakalı(veya normal portakal)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı su
  • 1/2 tatlı kaşığı limon suyu

Yapılışı

Portakal şekerlemesi için:

  1. Portakalları ince ince dilimleyin. Derin ve büyük bir tencereye toz şeker ve suyu alın karıştırın. Ocağa alın kaynamaya başlayınca üzerine dilimlenmiş portakalları ekleyin.(Üst üste gelebilir problem değil.)
  2. Ocağı kısık ateşe düşürüp bu şekilde 35-40 dakika kaynatın. Bu sürenin sonunda portakalları tek tek şekerli suları süzdürerek yağlı kağıda dizin ve soğuması için kenara alın.
  3. Tencerede kalan portakallı şerbete limon suyunu ekleyip soğuyan kekin üzerine sürüm.

Kek için:

  1. Bir kapta unu kabartma tozu ve tuz ile çırpın.
  2. Büyük bir kapta oda sıcaklığındaki tereyağıyla toz şekeri karıştırın ve ardından tek tek yumurtaları ilave edin.
  3. Vanilya, portakal kabuğu ve suyunu ilave edin ve iyice birleşinceye kadar karıştırın.
  4. Ardından unlu karışımı ve buttermilk’i (veya süt limon karışımını) tamamen karışıncaya kadar sırayla ekleyin. (Biraz unlu karışım biraz süt şeklinde yani;))
  5. Ardından uygun bir kelepçeli kek kalıbına koyarak 175 derecelik ısıtılmış fırında pişirin.(Yaklaşık 35 dakika pişiyor ama siz yinede kürdan testi yaparak emin olun.)
  6. Fırından çıktıktan sonra soğuyunca üzerine portakal şekerlemesini hazırladığınız tenceredeki kalan portakallı şurubu bir fırça yardımıyla iyice sürün.
  7. Daha sonra 45 dakika beklemiş ve sertleşmiş olan portakal şekerlemelerini önce ikiye sonra dörde olacak olacak şekilde kekinizin üzerine tıpkı fotoğraftaki gibi dizin. İyice soğuyunca dilimleyerek servis yapın.

Servis Önerisi

Keserken zorlanmamak ve kekin şeklini bozmamak için portakallı kısmı yağlı bir makasla kesebilirsiniz.

Kekin Sönmemesi İçin Ne Yapılır?

Bir kekten en büyük beklentimiz nedir? Elbette içinin yumuşacık olması ve kocaman kabarması. Aynı zamanda da içinin tam kıvamında pişmesi ve lezzetinin muhteşem olması. Bu amaçlarla başlarız kek tariflerini hazırlamaya. Kekimiz fırında kabardıkça bizim de mutluluğumuz artar. Ancak o da ne? Fırında enfes bir şekilde kabaran, kabarmaya doyamayan o güzelim kekler, fırından alınca sönüp, tüm kabarıklıkları gidebiliyor. İçleri istediğiniz gibi pişmemiş de olabiliyor.

Peki ama kek fırından aldıktan sonra neden sönüyor? Kekin kabardıktan sonra sönmemesi için neler yapmalı dersiniz? Buyursunlar, tüm püf noktaları ve nedenleri karşınızda.

Kekin sönmemesi için ne yapılır?

Keki fırından aldıktan sonra çökmemesi için, kek tarifini uygularken dikkat etmeniz gereken önemli püf noktaları var. Öncelikle kek tarifini hazırlamaya başlamadan önce mutlaka fırınınızı tarifte belirtilen derecede ısıtmaya başlayın. Soğuk fırında kek pişirmeye çalıştığınızda kekin sönmesi gibi durumla karşılaşabilirsiniz. Mutlaka kullanacağınız tüm malzemelerin oda sıcaklığında kullanılmasına dikkat edin. Özellikle sıvıların çok soğuk kullanılması kekin sönmesine neden olabilir.

Kekin içinin pişip pişmediğini anlayabilmek için içerisine çatal ya da bıçak batırıldığında kekin sönmesine neden olabilirsiniz. Bu nedenle kürdan testi uygulamanızı öneririz. Kek pişerken sık sık kapağını açmayın ve ısı değişikliği nedeniyle kekinizi söndürmeyin.

Kekiniz fırında tam kıvamında kabardıktan sonra çıkar çıkmaz sönüyorsa bir diğer sebebi de ısı değişimi olabilir. Kekinizi fırından almadan önce fırının kapağını hafif aralayın. Fırını kapatın ve ısının yavaş yavaş değişmesini sağlayın. Kek piştikten sonra bir süre kekinizi fırında bırakın. Sonra alıp oda sıcaklığında dinlendirin. Dinlenmeden kesip servis etmeyin, kendini toparlamasına zaman verin. Kek pişirirken bu püf noktalarına mutlaka dikkat edin. Afiyetler olsun.

Diyet Yapanlar Dikkat”Doğal ekmek kilo aldırmaz”

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdülkadir Ömer, “Doğal undan yapılan ekmek fiziksel ve zihinsel sağlığı destekler, mide, bağırsak hastalıklarını önler, diyabet ve kolesterolün kontrolüne yardımcı olur” dedi.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Abdülkadir Ömer kamuoyuna ekmekle ilgili yansıyan tartışmalara cevap verdi. Prof. Dr. Abdülkadir Ömer, “Katkısız undan yapılan doğal ekmek sağlığa faydalıdır. Doğal ekmek tüketimi toplum içinde özendirilmelidir” açıklamasını yaptı.

Ekmeğin tarih boyunca tüm toplumların temel gıdası olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer, “Ülkemizde, doğal, ucuz, kolay ulaşılabilir olması nedenleriyle günlük tüketilen karbonhidratlar arasında en ön sırada gelir. 2017 verilerine göre, Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama ekmek tüketimi 150 kilogramdır. Normal diyette, karbonhidratlar günlük kalorinin yarısını oluşturur. Ekmek, toplumumuzda temel karbonhidrat gereksinimini karşılar. Toplumumuzda ekmek yendiğinde daha kolay doyulacağı yönünde bir inanış var. Organik, kimyasal maddelere maruz kalmamış ve genetiği değiştirilmemiş tahıllardan elde edilmiş doğal undan yapılmış ekmek tüketimi ile daha kolay doyulacağı söylenebilir. Bahsedilen nedenlerden dolayı ekmeksiz beslenme planı ülkemiz koşullarında toplumun büyük kesimi tarafından kabul görmeyecektir.” şeklinde konuştu.

Kolestrolü Düşürüyor

Ekmeğin, içerdiği karbonhidrat yanında protein, lif, mineraller (kalsiyum, fosfor) ve vitaminler (B1, B6) yönünden de zengin bir gıda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Abdülkadir Ömer, “Bu açıdan doğal ekmek, zihinsel ve fiziksel sağlığın korunmasını sağlar. Lif alımıyla mide ve bağırsak sağlığının korunması, kabızlığın önlenmesi için ciddi bir destek sağlar. Bunun yanı sıra şeker hastalarının kan şekerinin daha yavaş yükselmesine ve kan şekeri ve kolesterol kontrolüne de yardımcı olur.” dedi.

“Sağlığa Uygun Ekmek, Doğal Undan Yapılmış Ekmektir”

Ekmek tüketimindeki en önemli noktanın doğal ekmek tüketimi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ömer sözlerine şöyle devam etti: “Sağlığa uygun ekmek doğal undan yapılmış örneğin buğday, çavdar, yulaf gibi tam tahıl ekmeği için geçerlidir. Kimyasal yöntemlerle beyazlatılmış undan yapılmış ekmeğin lif değeri ve besleyiciliği daha farklı olabilir. Dolayısıyla doğal ekmek tüketimi toplum içinde özendirilmelidir.”

“Kek Ve Galetadan Uzak Durun”

Doğal ekmeğin değil, rafine un, şeker ve yüksek miktarda şeker içeren gıdaların zararlı olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer, “Rafine undan üretilmiş ve yüksek miktarda eklenmiş yağ ve şeker içeren pasta, çikolata, kek, poğaça, açma, galeta gibi diğer karbonhidratlı gıdalar tehlikeli. Bu gıdalar yüksek kalorileri nedeniyle başta şişmanlık başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olur.” bilgisini verdi.

Kim Ne Kadar Tüketmeli?

Günlük ekmek tüketiminin kişinin fiziksel aktivitesine, yaşına, cinsiyetine ve sağlık durumuna bağlı olduğunu bildiren Prof. Dr. Ömer, “Genç bir inşaat işçisi ile kilolu masa başı çalışanı veya ileri yaşlardaki bir şeker hastasının ekmek tüketimi tabii ki farklı olacaktır. Eğer önemli bir rahatsızlığımız yoksa doğal ekmeklerden her öğünde ihtiyacımız kadar ekmek tüketmemizde sakınca yoktur. Ancak diyabet, kalp, obezite ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların varlığında ekmek tüketimi her öğünde bir dilim ile sınırlandırılabilir.” ifadelerini kullandı.

Glutenli Mi Glutensiz Mi?

Prof. Dr. Ömer, son dönemde tartışılan diğer iki başlık olan ekşi maya ve glüten konularına ilişkin elde edilen son bilimsel verileri de paylaştı: “Ekşi mayanın, ekmek yapımında kullanılmasıyla probiyotik özelliklerinin artabileceği, sindirimin daha kolay olacağı ve içeriğindeki vitamin ve minerallerin kana geçişinin daha iyi olacağı bilimsel olarak kanıtlandı. Öte yandan, glütensiz beslenmenin glüten hassasiyeti olmayan kişilere faydalı olacağına dair yeterli bilimsel veri yok. Doğal üretilen ve içine şeker, glikoz şurubu veya glüten eklenmemiş bir ekmeğin normal insanlarda glüten hassasiyetini arttırdığına dair herhangi bir bulguya da rastlanmadı. Buradaki sorun, doğal olmayan koşullarla üretilmiş undan yapılan ekmeğe dışarıdan eklenen glütenin ortaya çıkarabileceği sorunlardır.”