Seyahat Sağlık Sigortası Nedir?

Uçak bileti, araba kiralama, otel seçimi, valiz hazırlama… Seyahatiniz için yapmanız gereken her şeyi yaptınız, yani yolculuk öncesinde ve esnasında ihtiyacınız olabilecek her şeyi planladınız. Peki, yolculuğunuzun olası aksiliklerden etkilenmemesi ve seyahatinizde kendinizi güvence altına alabilmeniz için ne yapmanız gerektiğini düşündünüz mü? Size etkili bir tavsiyemiz var: Seyahat sağlık sigortası yaptırın ve problemsiz bir yolculuğun keyfini sürün.

Seyahat Sağlık Sigortası Nedir?

Seyahat sağlık sigortası denildiği zaman akla, genellikle yurt dışı vize başvurusu öncesinde yaptırılması zorunlu olan sigorta türü geliyor. Aslında seyahat sigortası yaptırmak sadece bir yasal mecburiyet değil, seyahat sırasında sigortalı bireyleri güvence altına alan değerli bir sigorta çeşididir. “Seyahat sigortası ne demek?” sorusunun cevabı tam olarak burada gizli! Seyahat sigortası, hastalık ya da kaza sebebi ile meydana gelen acil sağlık problemlerini teminat altına alan bir sigortadır.

Anılar biriktirmek için heyecanlandığınız günlerde, hayatın gerçeklerinden olan acil sağlık problemleri ile karşılaşma ihtimali aklınıza gelmeyebilir. Elbette yolculuğa hep en eğlenceli anları tatma isteği ile çıkılır. Ancak maalesef tam da o en keyifli yolculuk diliminde bir sağlık sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumda yani tedavi ihtiyacınız doğunca seyahat sağlık sigortası sahibi olarak yapmanız gereken tek şey iyileşmek için bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve bütçeniz etkilenmeden sağlığınıza kavuşmanın rahatlığını yaşamak olur. Ayrıca sadece yurt dışı seyahatinizde değil, yurt içi yolculuklarda da faydalanabilirsiniz. Seyahat sigortası genel şartları ve teminatları ise sigorta türüne göre belirlenir.

Seyahat sigortası teminatlarını, seyahatinize bağlı olarak seçeceğiniz sigorta türü belirler. Yolculuğunuz yurt içine mi yurt dışına mı olacak ya da yolculuk amacınız nedir gibi soruların cevapları sizi ihtiyacınız olan seyahat sigortası türüne götürebilir.

Seyahat Sağlık Sigortası Ne Kadar?

Seyahat sağlık sigortası fiyatları; seyahat edeceğiniz bölge (yurt içi, Schengen Bölgesi ya da tüm dünya), poliçenizin geçerli olacağı gün sayısı ve poliçenizde belirtilen teminatlar, limitler dâhilinde belirlenir.

Seyahat Sigortası Nasıl Yapılır?

Seyahat sigortasının ne kadar olduğu ise seçeceğiniz sigorta türünün limitlerine bağlı olarak değişir. İhtiyacınız olan sigorta türünü seçtikten sonra profesyonel acentelerimiz size fiyat bilgisini iletmekten memnuniyet duyacaktır. Sağlıklı ve güvenli yolculuklar dileriz!

Bosanki jezik

Šta je putno zdravstveno osiguranje? Putno osiguranje je osiguranje koje osigurava hitne zdravstvene probleme uzrokovane bolešću ili nezgodom. Putovanje je uvijek sa željom da se dožive najzabavniji trenuci. Nažalost, na tom najprijatnijem putovanju možda ćete naići na zdravstveni problem. U takvoj situaciji, kada se pojave vaše potrebe za liječenjem, sve što morate učiniti kao nosiocu putnog zdravstvenog osiguranja je zatražiti zdravstvenu ustanovu kako biste se oporavili bez utjecaja na vaš budžet. Takođe možete imati koristi ne samo kada putujete u inostranstvo, već i na putovanja u vlastitoj zemlji. Možete imati privatno putno osiguranje za sve vrste putovanja. Svoje putno zdravstveno osiguranje možete zaključiti posjetom ovlaštenim zastupnicima osiguranja. Iznos putnog osiguranja varira ovisno o vrsti osiguranja koje odaberete. 

Su içme alışkanlığı nasıl kazanılır?

Sağlıklı olmanın başlıca temellerinden biri bol bol su tüketmektir. Kahveye ve çaya verdiğimiz değeri maalesef vücudumuz için daha fazla gerekli olan suya vermiyoruz, hatta farklı içecekleri su yerine koyup fazla tükettiğimiz bile oluyor fakat ne içerseniz için suyun yeri vücudumuzda çok ayrı ve vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bir besindir.

Su İçmenin Faydaları?

Su içmenin vücudumuz için sayısız faydaları bulunmaktadır. Metabolizmayı hızlandırır, toksinlerden arınmamızı sağlar, Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır, Besinlerin kolayca sindirilmesinde etkilidir. Vücut susuz kaldığında yağ depolamaya eğilimlidir, Düzenli ve yeterli su içimi yağ yakımını kolaylaştırır. stresi azaltır, ağzınızı temizler, kokuyu engeller, bazı durumlarda baş ağrısını dindirir, reflü ve gastrit gibi hastalıklarla savaşır, böbrek taşı riskini azaltır. Cildimizin nemlenmesini sağlar, enerji verir. Yapılan araştırmalarda, uyumadan önce bir bardak su içen bireylerin kalp krizi riskinin azaldığı görülmüştür.

Günde ne kadar su tüketilmeli?

Günde 8-9 bardak veya 2-2,5 litre su tüketmenin vücudun su ihtiyacını karşıladığının bilindiğini ancak, bu ihtiyacın kişinin kilosuna ve fiziksel aktivitesi ile mevsim koşullarına göre değişkenlik gösterebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Gümürdülü, “İdeal su tüketimi vücut ağırlığının 0.033 ile çarpımı ile bulunur. Örnek vermek gerekirse; 50 kg x 0.033 = 1,6 litredir” dedi. Bir ayrıntı da vardır ki her şeyin fazlası zarardır. Su bile ayarında tüketilmelidir!

Kalorisi ve kafeini olmayan tek içecek sudur. Soda ve ayranın dışında çay, kahve ve meyve suyu gibi içeceklerin de gün içerisinde alınması gereken sıvı miktarının bir kısmını oluşturduğunu fakat yine de bu tarz sıvıların tüketiminin sudan fazla olmaması gerekmektedir.

Su içme alışkanlığı nasıl kazanılır?

Güne Bir Bardak Ilık Su İle Başlayın!

Sabah uyandığımızda içeceğimiz bir bardak su, toksinlerden arınmamızı sağlayarak atık maddeleri vücudumuzdan atmamızı sağlıyor ve metabolizmamız kuvvetleniyor. Su içerek hem ruhen hem de bedenen yeni güne hazırlık aşamasına sağlıklı bir şekilde geçiş yapabiliyoruz. Suyun faydaları metabolizmamızla sınırlı değil, cilt için de en büyük şifa. Cildin esnekliği ve gerginliğini dengede tutarak kırışıklık oluşumunu engelliyor, canlılık katıyor. Aslında yapmanız gereken, yatağınızda başucunuza koyacağınız bir bardak suyu içmek kadar basit.

Kendine Güzel Bir Su Şişesi Hediye Et ve Hedef belirle!

Su içmeyi eğlenceli hale getirin. Su içmeye alışık birisinin evinde, iş yerinde, arabasında ve yaşam alanlarının tamamında su kapları (bardak, matara, sürahi, şişe vs.) bolca bulunur. Bu sayede hem ihtiyaç duyduğunuzda rahatlıkla su içmeyi hatırlar ve dışarı çıktığınızda da bu kapları kullanabilirsiniz.
Kendinize bir su şişesi hediye edin ve içinizden şu sözü söyleyin; “Bu su şişesini, şu saate kadar bitireceğim.” Yani demek istediğimiz, kendinize hedef belirleyerek sıvı tüketiminizi gerçekleştirin. Su şişesindeki su, gün boyunca çantanızın bir köşesinde kalmasın ya da çalışma masanızın bir köşesinden size bakmasın. Bir anda değil, küçük aralarla içmeye gayret gösterin.

Su İçmeyi Hatırlatıcı Uygulamalar Keşfet!

Sizlere istikrarlı bir şekilde su içmenizi hatırlatacak mükemmel bir teknik, Hatırlatıcı uygulamalar. Gün içinde su içmeyi ihmal ediyorsanız Teknolojiyi kullanın. Bu konuda size fazlasıyla yardımcı olacaktır. Telefonunuza yükleyeceğiniz uygulamalar düzenli aralıklarla su içme vaktinizin geldiğini hatırlatmada yardımcı olacaktır. Bunun için birkaç farklı uygulama deneyerek sizin için en uygun olanı seçin. İçtiğiniz su miktarını da kaydederek gün sonunda ne kadar su tükettiğinizi hesaplayın. Somut bir şekilde tükettiğiniz miktarı görmek sizin daha çok harekete geçirecek, ihtiyacınız olan miktarı tamamlamanız için motive edecektir. Bir diğer hatırlatıcı da renkli post-it’ler olabilir. Bilgisayarınıza, çalışma alanınızın bir köşesine yapıştıracağınız post-it’ler de klasik bir yöntemle hatırlatıcılık yapabilir.

Meyveli Su!

Su ile ilgili ortak şikayetlerden biri de suyun tadını beğenmemekten kaynaklanıyor. Su tatsız geldikçe de soda, çay, meyve suyu gibi içeceklere yönelim ne yazık ki artıyor. Suyun yerini başka herhangi bir sıvı tutmaz ve su kadar da yararlı olmaz. Vücudun su ihtiyacını diğer içeceklerden sağlayamazsınız fakat içtiğiniz su tatsız geliyorsa, hafif tadını değiştirerek su tüketebilirsiniz. Bunlardan biri de; limonlu su, çilekli su, portakallı su, ya da fresh bir tat isterseniz nane veya fesleğen ekleyebilirsiniz.

Koronavirüsle Gelen Takıntılar Kalıcı Olabilir Mi?

Koronavirüs salgını ile birlikte temizlik alışkanlıkları değişti. Uzmanlar, bu durumun sağlık ve temizlik açısından endişe eğilimi olan insanların kaygılarını artırabileceğine dikkat çekiyor. Koronavirüs salgını atlatıldıktan sonra bu kişilerde sağlık ve temizlik takıntılarının kalıcı hale gelebileceğini vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NP İSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, Koronavirüs salgınının gündemde olduğu bu günlerde uzmanların temizlik ve hijyen uyarılarının dikkate alındığını söyledi.

Temizlik konusunda daha iyi bilinçlenme gibi pozitif bir etkinin yanı sıra sağlık veya temizlikle ilgili endişe eğilimi olan insanların bir miktar kaygısının artacağını öngörmenin mümkün olduğunu kaydeden Sera Elbaşoğlu, “Salgın sonrasında da endişeye ve takıntılara yatkınlığı olan bu kişilerde temizlik takıntılarının ve hatta sağlıkla ilgili takıntıların görülme olasılığı vardır” dedi.

BİR MİKTAR KAYGI NORMAL VE GEREKLİDİR

Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, bu yöndeki kaygıların ölçülü olmak kaydıyla normal olduğunu belirterek “Hali hazırda küresel çapta yaşanan ve hayati risk oluşturan COVID-19 karşısında ise kişilerin bir miktar kaygılı olması son derece normal ve hatta önlem almak için harekete geçirici bir güç olarak gereklidir. Ancak sürekli olarak bu konuyu düşünmenin veya sürekli haber okumanın yalnızca kaygıyı artırıcı bir davranış olacağı, tedbir alma adına bir fayda vermeyeceğini unutmamak gerekmektedir” dedi.

SOSYAL İZOLASYON VE EL HİJYENİ HAYATİ ÖNLEMLER

Bu dönemde alınan önlemlerle OKB’deki temizlik takıntılarının birbirinden farklı olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Uzmanların ve Sağlık Bakanlığı’nın önerileri olan sosyal izolasyon ile sık el yıkama, duş alma ve nesnelerin temizliği gibi temizlik davranışları kompulsif temizlik ritüelleri değil, hayati önlemlerdir.Bu anlamda OKB’deki temizlik takıntılarının farazi kir ve mikroba karşı alınan önlemler olduklarını akıldan çıkarmamak gerekir. COVID-19 ile ilgili gerçek tehdit sürdüğü müddetçe de uzmanların önerdiği tüm temizlik ve korunma davranışlarının yine önerdikleri şekilde, sürede, sıklıkta ve miktarda yapılması gerekmektedir” dedi.

SALGIN TEHDİDİNDEN SONRA DAVRANIŞLAR NORMALE DÖNECEK

Sera Elbaşoğlu, “Salgının tehdit olmaktan çıktığı noktada ise bu davranışların bir süre sonra, çoğunluk için, kendiliğinden normalleşme göstereceğini öngörmek bir hayli mümkündür. Bu süre ise elbette kişiler arasında farklılık gösterecektir” uyarısında bulundu.

TEMİZLİK TAKINTILARI BU DÖNEMDE ŞİDDETLENEBİLİR

Bu dönemde özellikle temizlik takıntılı kişilerin hastalıkla ilgili semptomlarının artış gösterebileceğini kaydeden Sera Elbaşoğlu, şunları söyledi:

“Psikiyatrik şikayetleri olan kişilerin hemen tümünde olduğu gibi temizlik takıntıları olan obsesif kompulsif bozukluktan mustarip kişiler de psikolojik açıdan daha kırılgan bir halde olma eğilimi gösterirler. Dolayısıyla bu dönemki korku ve endişe ile baş etmeleri güçleşebilir ve hastalık ile ilgili semptomları artış gösterebilir. OKB’nin temel özelliği olan temizlik ve yıkama kompulsiyonları ise bulaşıcı pandemik tehdit ile kolayca şiddetlenebilir. Ayrıca depresyon oranları da artabilir. Uyku sorunları, fobi benzeri davranışlar, panik benzeri semptomlara yol açabilir.”

KAYGILARI ARTIRMAMAK İÇİN YETERLİ DÜZEYDE BİLGİ

Temizlik takıntısı olan kişilerin bu dönemde konunun uzmanlarına kulak vermeleri gerektiğini belirten Sera Elbaşoğlu, “Yetkili kamu kuruluşlarının ve konunun uzmanı olan tıp doktorlarının önerdiği temizlik ve alınması gereken tedbirleri dinleyip bunları uygulamaları, içlerinden daha fazlasını yapmaya dair baskı hissetseler bile yapmamaları gereklidir. Bu konu ile ilgili yeterli düzeyde bilgi edinmek önemlidir ancak sürekli okumak, video izlemek gibi uğraşılar içerisinde girmek diğer insanlarda olduğu gibi kaygıyı artıracak ve takıntı oluşmasına veya takıntıların artmasına zemin hazırlayacaktır” dedi.

İNSAN HER DURUMA ADAPTE OLABİLİR

Bu dönemi en dengeli şekilde geçirmek için önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Öncelikli olarak vurgulamak istediğim, şu dönemde belli bir düzeyde endişe yaşamamız normaldir ve hatta gereklidir. Şu andaki temizlik alışkanlıklarımız, sosyal hayatımız ve iş yaşantımız olağan zamanlarımızdan oldukça farklılık göstermektedir. Doğal olarak bizler de her zamanki gibi hissetmeyeceğiz. Ancak insanın psikolojik ve fiziksel adaptasyon konusunda oldukça iyi olduğu bir sır değildir. Herkes kişisel olarak hayatına baktığına birçok badireyle karşılaştığını ve yine de hayatına devam edebildiğini hatırlayacaktır. Hiç zorluk çekmeden, sıkıntı duymadan bu süreci geçirmeyeceğimizi kabul edersek eğer, bu psikolojik hale de olağan olmayan gündelik yaşamımıza da çok daha hızlı adapte olur ve sürecin sonlanmasını da sabırla bekleyebiliriz” dedi.

BU TAVSİYELERE KULAK VERİLMELİ

Sera Elbaşoğlu, bu dönemin daha dengeli şekilde geçirilmesi için yapılabilecekleri de şöyle sıraladı: “Evlerde sosyal mesafe kuralına uyarak zamanımızı geçiriyor olmamız sosyalleşmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Aile ve arkadaşlarla sadece COVID-19 haberleri odaklı olmayan internet/telefon görüşmeleri yaparak sosyal hayatı sürdürmek, sınırlanan fiziksel aktivite düzeyini egzersiz, yoga, meditasyon gibi ayrıca zihinsel olarak dinginleşmeye yardımcı olan aktivitelerle arttırmak, film/dizi izlemek, kitap/dergi okumak, internette hali hazırda açık olan müzeleri gezmek gibi evde yapılabilecek bir sürü aktiviteyi yapmak iyi gelecektir” diye konuştu.

SUMAK BAHARATININ İNANILMAZ FAYDALARI !

Kokuyu azaltan ve sağlık için çeşitli faydaları bulunan sumak, ekşisiyle de gıdaların daha uzun süre korunmasına yardımcı oluyor. Peki, tam olarak sumak nedir, faydaları nelerdir?

Sumak bitkisinin meyvesinin kurutulup, öğütülmesinin ardından sumak baharatı elde ediliyor.

Sumak özellikle salatalarda ve çeşitli yemeklerde sıklıkla kullanılan baharatlar arasında yer alıyor. Sumak bitkisinin meyvesinin kurutulup öğütülmesiyle elde edilen baharat ekşi olarak da kullanılabiliyor. İşte sumak bitkisinin faydalarıyla ilgili bazı detaylar…

SUMAK NEDİR?

Sumak Türk mutfağının çok kullanılan bir baharat çeşidi olarak biliniyor. Yemeklere ve salatalarda tatlı ekşi tat vermesi için kullanılan sumak Türk mutfağının vazgeçilmez baharatları arasında yer alıyor.

Hemen hemen her toprakta yetişen bu otun toplamda 150 türü bulunmaktadır. Yalnızca iki çeşidi zehirsizdir. Ekşi tada sahip sumak, limonun olmadığı zamanlarda alternatif olarak kullanılır.

SUMAK BAHARATININ FAYDALARI NELERDİR?

Yapılan araştırmalarda limon gibi sumağın da antioksidan özelliği olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda uzmanlar üst solunum yolu hastalıklarında ilaç kullanmadan sumak suyu ile tedavi olunabileceğini vurguluyor.

– Kandaki insülin oranını dengeler. Bu özelliği sayesinde diyabet ve yüksek tansiyon hastalarının tüketmesi gereken besinler arasındadır.
– Antioksidan etkisi sayesinde üst solunum yolları hastalıklarında aniden meydana gelen yüksek ateşi düşürerek beyin sağlığını korur.

Sumak ekşisi gıdaları uzun süre koruyor

– Hafta da bir bardak tüketilen sumak suyu, sinir sisteminde deforme olmuş hücrelerin sayısını azaltarak sağlıklı hücrelerin artmasına yardımcı olur. Yorgunluk, stres ve depresyon gibi rahatsızlıkların yaşanma riskini de azaltır.
-Gıda zehirlenmesi esnasında sumak baharatını kaynatıp bir bardak içmeniz faydalı olacaktır. Hem midenizi hemde bağırsaklarınızı temizleyerek idrar ve dışkılamayla zehirlenmeye neden olan zararlı bakterileri vücuttan atar.

– Sumak suyu, sindirimi düzenlediği için zayıflamak içinde kullanabilirsiniz.
– Aynı zamanda gün içerisinde yarım çay bardağı tükettiğiniz sumak suyu hazımsızlık ve şişkinliği de önler.
İştahsızlık problemi yaşayan çocuğunuza sumak suyundan ayda bir kere içirmeniz de fayda vardır. Hem çocuğunuzun vücut direncini artırır hem de iştahını açarak daha sağlıklı beslenmesine yardımcı olur.

 

Detoks Etkili Zayıflatan Çorba

Su ihtiyacımıza destek olmasının yanı sıra iştah kontrolü ve doygunluk hissi oluşturması ile de kilo kontrolü sağlayan çorbalar, vitamini bol-kalorisi az bir öğün için yaz/kış soframızda yer almalı.

Düşük glisemik indeksli zayıflatan çorba tarifinde yer alan tarhun otu; antioksidan, mineral ve vitamin bakımından oldukça zengindir. Safra üretimini teşvik eder ve mide kramplarını azaltır. Detoks etkili ve antibakteriyeldir.

Malzemeler:

  • 3 adet orta boy kabak
  • 500 gram doğranmış beyaz lahana
  • 6 adet orta boy yeşil sivri biber
  • 1/2 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1/4 kase tarhun otu
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 800 ml. su

Yapılışı:

    1. Bol suda yıkayıp uç kısımlarını kestiğiniz kabakları, kabuklarını soymadan iri parçalar halinde doğrayın.
    2. Ortadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkardığınız yeşil sivri biberleri iri parçalar halinde doğrayın.
    3. Bol suda yıkayıp kuruttuğunuz doğranmış beyaz lahanaları tencereye alın.
    4. Tarhun otu, haşlanmış nohut, doğranmış yeşil sivri biber ve kabakları tencereye alın.
    5. Üzerlerine az miktarda zeytinyağı gezdirin, kimyon serpiştirin.
    6. Suyunu eklediğiniz çorbayı, kapağı kapalı tencerede ve kısık ateşte sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
    7. Son olarak mutfak robotundan geçirdiğiniz püre çorbayı, sıcak olarak sevdiklerinizle paylaşın.

     Pişirme Önerisi

    Çorbaya karnabahar da ekleyebilirsiniz.

    Püf Noktası

    Sebzeleri bol suda yıkayıp, kuruladıktan sonra çorba yapımında kullanın.

     Servis Önerisi

    Çorbayı incecik kıyılmış maydanoz ilavesiyle servis edebilirsiniz.

İlkbahar sezonuna uygun cilt bakım rutini

Soğuk havaların ardından gelen güneşli bahar aylarına geçiş hazırlıklarına cilt bakımı ile başlamaya ne dersiniz?

 Cilt bakım rutininizi yenileyin!

Soğuk kış aylarından kalan kuru ve nem ihtiyacı hisseden cildimiz için bahar aylarına uygun,  aydınlatıcı özelliğine sahip ve de yoğunluğu düşük nemlendiriciler kullanarak kışın ağır görüntüsünden kurtulabilirsiniz.

Yüz maskeleri!

Uzun, soğuk bir kıştan sonra, cildiniz ışıltıdan biraz mahrum kalmış olabilir. Kış cildini canlandırmanın en iyi yollarından biri; peeling yapmak ve haftada birkaç kez yüz maskesi kullanmaktır.

Ağır kremlerden kurtulun!

Ağır kreminizi su bazlı bir nemlendirici ile değiştirin. sert esen rüzgarlar ve sürekli düşen sıcaklıklar daha ağır bir nemlendirici kullanmanızı gerektirse de bahar ayları, bu rutin için uygun değildir. Bu nedenle, yeni sezon için yeni bir nemlendirici seçme zamanı geldiğinde, su bazlı kremler tercih etmelisiniz.

Cilt temizleyicinizi değiştirin!

yaz kış ayrımı yapmadan cildinizi her gün temizlemek her zaman için iyidir. Hareket halindeyken kullanabileceğiniz bir yüz temizleyici arıyorsanız; misel sulardan yararlanabilirsiniz. Micellar su; kiri, yağı ve makyajı deriden uzaklaştırıp uzaklaştırmak için bir mıknatıs görevi gören küçük yağ molekülleri ile güçlendirilmiş, durulama gerektirmeyen güzel bir temizleme seçeneğidir.

Güneş kremleri, SPF’li ürünler!

Geniş spektrumlu SPF kullanmak, yağmurlu, karlı ya da sıcak bahar günleri de dahil olmak üzere yıl boyunca kullanmanız gereken bir cilt bakımı uygulamasıdır. Güneş kremi, cilt bakım rutininizdeki – temizlik ve nemlendirmeden sonra – son adım olmalıdır, ancak zaman kazanmak için SPF’li bir nemlendiriciyi tercih edebilirsiniz.

Bakan Ziya Selçuk: “Okulların Açılması Sağlık Koşullarına Bağlı”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 23-27 Mart’ta gerçekleştirilecek uzaktan eğitimin ardından okulların açılıp açılmayacağına ilişkin, “Bu tümüyle sağlık koşullarına bağlı. Sağlık Bakanı ile bu hafta itibarıyla tekrar görüşmemiz olacak. Bu görüşme sonucu sonraki süreçle ilgili toplumu bilgilendirme imkânımız olacak” dedi.

ziya selçuk ile ilgili görsel sonucu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,  gündemle ilgili soruları yanıtladı.

23-27 Mart’ta gerçekleştirilecek uzaktan eğitimin ardından okulların açılıp açılmayacağına ilişkin soru üzerine Selçuk, bu konuda bilimsel veriler doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi. Okulların açılmasıyla ilgili eğitimsel açıdan eksik bulunmadığını belirten Selçuk, şöyle konuştu:
“Biz yarın denirse, şartlar uygun olursa yarın başlarız. Ama bu konu tümüyle sağlık koşullarına bağlı. Buna bağlı olarak bu konuda yapılacak istişareler sonucunda birlikte karar veririz. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile bu hafta itibarıyla tekrar görüşmemiz olacak. Bu görüşme sonucu sonraki süreçle ilgili toplumu bilgilendirme imkânımız olacak. Bakanlık olarak her türlü senaryoya hazırız. Gerekirse öğrencilere telafi eğitimleri yapacağız. Bununla ilgili de bir paket hazırlandı. Prensip olarak hedefimiz Liselere Giriş Sınavı’nı ertelememek. Koşullar uygun olduğunda sınavı ertelemenin doğru olduğunu düşünmüyoruz ama zaruri bir durum olursa, zorunlu bir durum olursa ertelenebilir. Ertelenmesi halinde tedbirlerimizi almakla yükümlüyüz. Biz bu tedbirleri de aldık. Aldığımız tedbirleri anlatmak için ‘ertelenirse eğer diye…’ konuşuyoruz yoksa ertelemek gibi bir amacımız yok.”

Dikkat! Sertifikasız Kozmetik Ürünler Sağlığınızı Tehdit Ediyor

Güzel görünmek isterken sağlığınızdan olmamak için kullandığınız ürünlerin sertifikalı olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Neden mi? İşte sebepleri…

 

Haber: Merdiven altı kozmetik ürünler sağlığınızı tehdit ediyor

Döviz kurundaki ve ithal kozmetik ürünlerine gelen vergilerdeki artış nedeniyle ucuz makyaj ürünlerine yöneliş artmaktadır. Alım gücü düşük kozmetik kullanıcıları sahte ürünleri tercih ederek sağlıklarını tehlikeye atıyor. Bu ürünlerin hem fiziksel hem de psikolojik zarar verdiği biliniyor. Merdiven altı olarak tanımlanan, sağlıksız koşullarda üretilen kişisel bakım ve kozmetik malzemeleri, insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu‘nun verilerine göre, 2019 yılında kurumun Kozmetik Denetim Dairesi Başkanlığı tarafından 1328 ürün denetlendi. 489 ürünün ‘teknik düzenlemeye uygun’ onayı aldığı çalışmada, ‘801 ürün teknik düzenlemeye aykırı’ bulundu. Her 3 ayda bir yapılan teknik incelemeye göre 38 ürün ise güvensiz ürün olarak belirlendi.

Bu ürünler ya ünlü markaların sahtesi ya da bilinmedik markalar olarak tüketicilere sunuluyor. Piyasaya sunulan bu ürünler insan sağlığını tehdit eden kimyevi maddeler içerebiliyor.

Uzmanlar; sağlıksız üretim alanlarında imal edilerek piyasaya sürülen kişisel bakım ve kozmetik malzemelerinin zararlarına her fırsatta dikkat çekiyor. Bu maddelerin alerjik yan etkileri de olabiliyor. Ayrıca kanserojen madde de içerebilir. Vücudun en hassas bölgelerinde kullanılan bu ürünler birçok cilt hastalığına sebep olmaktadır. Başta egzama olmak üzere deri döküntüsü gibi deri hastalıklarına yol açıyor.

Göz ve çevresine sürülen ürünler de görme kaybına yol açabilir. Bu tarz problem yaşayan kişilerde ayrıca psikolojik travmalarda oluşmaktadır.

Medyada sıklıkla yer alan uzman görüşlerini derleyen, Medya Takip Merkezi’nin verilerine göre merdiven altı kozmetik ürünler, alerji, tahriş, hormonal bozukluk gibi rahatsızlıklara yol açıyor. Ayrıca bir diğer yan etkisi olarak akne karşımıza çıkıyor. Cildin fazla yağ üretmesi ve gözeneklerin içine dolarak tıkanmasına neden olan sağlıksız ürünler, akne ve sivilce oluşumuna davetiye çıkarıyor. İleri yaşlarda kansere de sebep olan bu ürünlerin kullanılmamasına dikkat edilmelidir.

Tüm bu sorunları yaşamamak için kişisel bakım ve kozmetik ürünü alırken güvenilir, kendini ispatlamış markaları tercih etmek en doğru seçim olacaktır.

KİLO VERMENİN EĞLENCELİ HALİ “ZUMBA”

Kilo vermek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!

Eğlenceli sporlardan zumba dansı, Amerika’da yılın fitness trendi seçildi.  Zumba dansı sayesinde 1 saatte 500 kalori yakabilir, aynı zamanda da çok eğlenebilirsiniz!

Zumba nedir?

Eğlenerek kilo vermek için zumba dansı ile tanışmanız kaçınılmaz. Zumba nedir, herkesin sıklıkla sorduğu bir soru. Latin Amerika danslarının çeşitli stillerinden ilham alan ve Latin Amerika’nın dans müzikleri eşliğinde yapılan hareketleri içeren aerobik bir fitness-dans türüdür.

Jennifer Lopez, Victoria Beckham ve Shakira gibi starların fitness hocalığını yapan Beto Perez’in yarattığı ‘zumba dansı’, son günlerin en trendy kilo verme yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Latin müzikleriyle dans ederken bir yandan kalori yakıyor, bir yandan kaslarınızı çalıştırıyor ve vücudunuzu esnetiyorsunuz. Kalp ve akciğer sağlığına da iyi gelen zumba dansı, 35 ülkede 3 milyondan fazla insanı spor bağımlısı haline getirdi. Bu özelliğiyle de ‘faydalı bir bağımlılık’ yarattığı gerçeğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Kilo almamızın sebebi sadece ‘çok yemek yemek’ değil; onun kadar can sıkıcı bir gerçek daha var ki, en zoru da bu sorunu çözebilmek: stres! Araştırmalara göre, insanların kilo almasının ardında yatan en önemli sebeplerden biri bu… Klasik diyet reçeteleri yalnızca açlığınızı kontrol altına alarak kilo vermeye yönelikken; ‘zumba dansı’ işin derinine iniyor ve problemi kökten çözmeyi hedef alıyor ve kilo verdirici sporların başında geliyor.

Daha sakin bir kilo verdirici spor arıyorsanız, pilatesi de deneyin.

Pilates nedir?

Pilates, 19. yüzyıl sonlarında Joseph Pilates tarafından geliştirilen ve daha sonra kendi adıyla anılmaya başlanan bir fitness sistemidir. Pilates yöntemine “Contrology” adını verdi. Ülkemizde de yaygın olarak uygulanan pilates, özellikle Avustralya, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi Batı ülkelerinde sıklıkla tercih edilmektedir.

Hem görsel olarak hem de teoride Pilates, bale tarzında, güç ve esnekliğin uygulandığı bir spordur. Pilates yapan bir dansçı da zarif bir akışkanlıkla hareket edebilir. Pilates, kasların kontrollü kullanımına odaklanmış bir rehberdir. Zumba yapmayı planlıyorsanız, fitness programınıza pilates de ekleyebilirsiniz. Bu sizi hem zumbada daha başarılı kılar, hem de esnekliğinizi artırır.

Pilates nasıl yapılır?

Pilates ya hafif bir antrenman programı ya da zorlu bir antrenman sağlayacak şekilde kişiselleştirilebildiği için, çoğu insanın bu egzersiz şekliyle bir sorunu olmuyor. Hem yeni başlayanlar hem de zaten düzenli egzersiz yapan kişiler için uygun. Size uygun bir YouTube videosu açarak hareketleri takip edebilirsiniz. Pilates için başlangıçta sadece bir mat işinizi görür. Daha sonra pilates topu ya da çekme bantları alarak daha ileri gidebilirsiniz.

Vücutta mutluluk hormonu salgılanmasını artıran ve stres düzeyini ciddi oranda düşüren zumba dansı sayesinde, hem daha çok enerji harcıyor, hem de zararlı stres hormonlarından kurtulabiliyorsunuz. Şunu da unutmayın: Dans ederek salgılanan mutluluk hormonu, kişilerin depresyondan çıkmasına da yardımcı olan etkenlerden biri.

Zumbanın en önemli özelliği, egzersizlerin çok kolay uygulanıyor oluşu. Herkesin yapabileceği bu spor sayesinde vücut şekilleniyor, fit görünüm sağlanıyor. Sadece kalça ve karın değil tüm kaslar çalışıyor, yağlar eriyor, kan basıncı düzene giriyor.

Tıpkı bir kardiyo egzersizi gibi nabzı yükselterek çok kalori yakmanızı ve yağ yakımını hızlandırmanızı sağlıyor. Örneğin 68 kilo biri, 1 saat boyunca zumba yaparak 500 civarı kalori yakabiliyor.