Koronavirüs efsaneleri ve gerçekler

Koronavirüsün belirtileri ve nasıl bulaştığıyla ilgili pekçok bilgi paylaşılıyor. Bu süreçte çok fazla spekülasyon ve yanlış bilgi de hayatımıza girdi. Türk Eczacıları Birliği (TEB) yanlış bilginin halk sağlığına tehdit oluşturabileceğinden yola çıkarak “Koronavirüs Efsaneleri” dosyası hazırladı. İşte koronavirüsle ilgili o efsaneler…

 

Yanlış: Koronavirüsü
 sıcak ve nemli iklimi olan yerlerde bulaşır.
Doğru: Araştırmalara göre koronavirüsünün bulaşmadığı bir alan daha tespit edilemedi.

Yanlış: Soğuk hava ya da kar koronavirüsün yaşamasına müsait değil.
Doğru: Soğuk havanın yeni koronavirüsü ya da diğer hastalıkları önleyebileceğini kanıtlayan herhangi bir bulgu mevcut değildir.


Yanlış:
Sıcak suyla banyosu virüsten korunmayı sağlar.
Doğru: Sıcak suyla banyo yapmak koronavirüsten uzak tutamıyor. Aşırı sıcak su sizi yakabileceği için zarar da verebilir.

 

Yanlış: El kurutma makineleri yeni koronavirüsü öldürmede etkilidir.
Doğru: Maalesef el kurutma makinelerinin koronavirüsü öldürmede etkinliği yok. Kendinizi korumanız için ellerinizi alkol-bazlı temizleyicilerle ovarak ya da su ve sabunla yıkayarak sıklıkla temizlemelisiniz. Ellerinizi temizledikten sonra kağıt havlu ya da sıcak hava üfleyen kurutucular ile iyice kurulamalısınız.

 

Yanlış: Ultraviyole (morötesi) dezenfeksiyon lambası koronavirüsü öldürebilir
Doğru: UV radyasyonu cilt tahrişine yol açabilir. Bu yüzden ellerin ya da cildin diğer bölgelerinin sterilizasyonunda kullanılması tehlikelidir.

Yanlış: Termal tarayıcılar koronavirüs taşıyan herkesi tespit eder.
Doğru: Termal tarayıcılar ateşi yüksek kişileri tespit eder. Ancak virüs bulaşmış fakat ateşi çıkacak kadar hastalanmamış kişileri tespit edemezler.

 

Yanlış: Bütün vücudunuza alkol ya da klor sürmek koronavirüsü öldürür.
Doğru: Bu maddeleri sürmek, gözlerinize ve ağzınıza zarar da verebilir.

 

Yanlış: Burnunuzu düzenli olarak tuzlu su ile yıkamak önlemede yardımcı olur.
Doğru: Hayır. Düzenli olarak burun yıkamanın solunum enfeksiyonlarına engel olduğu kanıtlanmamıştır.

 

Yanlış: Sarımsak koronavirüsü önlemede yardımcı olabilir.
Doğru: Sarımsak bazı antimikrobiyal özelliklere sahip olabilecek sağlıklı bir besindir. Ancak sarımsak yemenin koronavirüse karşı insanları koruduğu kanıtlanmamıştır.

Yanlış: Bu virüs sadece yaşlılara bulaşır.

Doğru: Her yaştan insan virüs kapabilir. Yaşlılar ile kanser, astım, diyabet, kalp hastalıkları gibi tıbbi hastalık geçmişi olanlar, virüsün yol açacağı ağır hastalıklarla daha zor mücadele etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü her yaş grubunun risk altında olduğunu açıkladı.

Görüntüsüyle İştahınızın Artacağı Enfes Tarif: Peynirli Yaprak Patates

Her evde bulunan, çocuktan tutun yaşlısına kadar hem çok sevilen hem de çok fazla tüketilen bir sebze patates. Akla gelen her çeşit yemeği de yapabilir üstelik. Bugün de masamıza peynirli yaprak patates tarifinde misafir oluyor. Haydi sizi bu enfes tarifi için mutfağa alalım!

 Malzemeler

  • 2 adet patates
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • 10 ince dilim kaşar peyniri
  • 4-5 dal maydanoz(veya frenk soğanı)

Yapılışı:

  1. Patatesleri iyice yıkayınız. Daha sonra çok derine inmeden sık aralıklarla ince ince kesiniz ve tuzla ovunuz.
  2. Bir cezvede tereyağını eritip içerisine sarımsak, tuz ve karabiberi ekleyip karıştırınız ve karışımı patateslerin üzerine, dilimlerin arasına sürünüz.
  3. Önceden ısıtılmış 230 derecelik fırında alüminyum folyoya sarılı patatesleri 35 dakika kontrol ederek pişiriniz.
  4. Pişen patateslerin arasına ve üzerine kaşar peynirini ekleyip eriyene denk fırında tutunuz.
  5. Hazır olan patatesleri fırından çıkartıp servis tabağına alınız. Üzerine ister maydanoz ister Frenk soğanı ekleyerek servis ediniz. Afiyet olsun.

Püf Noktası

Peynir olarak cheddar, mozzarella, çeçil de kullanabilirsiniz.

 

Hastalıklara Karşı Bağışıklığınızı Çelik Kadar Dayanıklı Hale Getirecek Besinler

Bizi sağlıklı kılan, çoğu hastalığa karşı koruyan, vücudun savunma sistemi olan bağışıklık sistemimizi güçlendirmenin yolu vitamin ve minaral deposu yiyeceklerden geçiyor.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için mutfağımızdaki bu sebze, meyve ve baharatları tüketmenin faydası büyük. Vücudumuzu dirençli hale getirecek ve bizi hastalıklara karşı koruyacak bu besinleri tanımanın şimdi tam zamanı.

Kağıdı kalemi hazırlayalım, başlıyoruz.

Not: Bu besinlerden bir ya da birkaçına karşı hassasiyetiniz varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyin deriz.

1. ZencefilBağışıklık sistemini korumaya yardımcı olan zencefili balla ya da pekmezle karıştırarak tüketebilir ya da zencefil çayı, zencefil şurubu yaparak hastalıklardan korunabilirsiniz.

Şu içeriğimiz de size detaylı olarak yardımcı olacaktır.

2. Zerdeçal

Zencefile benzer şekilde zerdeçal da bağışıklık sistemimizin en güçlü koruyucularından. Tıpkı zencefil gibi zerdeçalı da balla karıştırarak tüketebilirsiniz. Hatta 1 tatlı kaşığı bal, 1 çay kaşığı zerdeçal ve 1 çay kaşığı zencefil karıştırarak hazırladığınız doğal reçete sizi hastalıklardan bir kahraman gibi koruyacaktır.

Dilerseniz evde zerdeçal çayı da yapabilirsiniz. Bu içeriğimiz size adım adım yardımcı olacaktır.

3. BrokoliTam bir C vitamini deposu olan brokoli bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmıyor vücudun ihtiyacı olan ve hastalıkla savaşırken ona gerekli olan C vitamini de fazlasıyla sağlıyor. Brokoliyi haşlayarak, salatada çiğ olarak kullanarak tüketebilirsiniz.

Ayrıca lahana, karnabahar, turp ve ıspanak da bağışıklık sistemi dostu diğer sebzeler.

4. MantarProtein, lif, B ve C vitamini içeren kültür mantarlarını da bu dönemde sık sık tüketebilirsiniz. Vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan beyaz kan hücrelerinin üretimini artıran mantar bağışıklık sisteminizi de güçlendirecektir.

5. Maydanoz

Yeşilliklerin en faydalılarından maydanoz da bağışıklığınız için evde hep bulunması gereken besinlerden. Bir bardak suyun içinde 10 gram maydanozu kaynatıp beklettikten sonra içine limon ve bal koyarak bu karışımı günde 1 kez içebilirsiniz.

6. Soğan – Sarımsak

Doğal antibiyotik dediğimiz sarımsak ve soğanı belki de en sık tüketmemiz gereken zaman şu sıralar. Öyle ki 6 diş kavrulmuş sarımsak yediğinizde 4 saat içinde sarımsağın antioksidan özelliği kendini hızlı bir şekilde belli ediyor ve bu sayede vücudunuz, birçok hastalığın oluşmasına neden olan serbest radikallerle savaşmaya başlıyor.

Kalsiyum, demir, folat, magnezyum, fosfor ve potasyum minareller barındıran soğansa aynı şekilde bağışıklık sisteminin en büyük destekçilerinden.

7. Portakal, muz, greyfurt

C vitamini açısından zengin olan tüm meyveleri bu dönemde evinizden eksik etmeyin. Bu meyvelerin başlıcaları ise portakal, greyfurt, mandalina ve nar. Ne kadar organiklerse o kadar iyi.

Not: Düzenli ilaç tüketiyorsanız greyfurt tüketmek ciddi sonuçlar doğurabilir. Konuyla ilgili şu içeriğimizde daha fazla detay bulabilirsiniz.

8. Yaban mersini

Yaban mersinini diğer meyvelerden ayırdık çünkü diğerlerine göre antioksidan kapasitesi daha yüksek, şeker oranı ise daha az. Antibakteriyel özellikleri de çok güçlü olan yaban mersini bağışıklık sistemini ciddi derecede güçlendirdiği biliniyor.

9. Elma sirkesiAntibiyotik ve antiseptik özellikler taşıyan elma sirkesiyle gargara yapmak bile boğazınızdaki mikropları temizlemek için yeterli. Dilerseniz içine bal ve limon da ekleyebilirsiniz. Bu yöntemi günde 2-3 kez tekrarlamanızda bir sıkıntı yok.

10. Keten tohumuYağlı tohumlar da bağışıklığı güçlendirmede çok etkili. Onların içinde en güçlüsü ise Omega-3 zengini olan keten tohumu. Serbest radikallerin sebep olduğu zararları azaltarak bağışıklığını güçlendiren keten tohumu solunum yolları hastalıklarına da çok iyi geliyor.

Keten tohumu haricinde badem, fındık ve ceviz gibi kuru yemişlerden de destek alabilirsiniz.

Tüm bu besinlerin haricinde evde kolayca hazırlayabileceğiniz doğal çaylar da size bu yolda ciddi destek verecektir. Onları yakından tanımak için şu içeriğimizi inceleyebilirsiniz:

Veganlara Özel !! Vegan Burger Tarifi

Vegan beslenme tipine özgü, lezzetten ödün verilmemiş, ağız sulandıran, sağlıklı hamburgerler hazırlamak çok da zor değil.

Hamburger köftesine asıl lezzetini veren baharatlar sayesinde gerçek köfteye siz de güle güle diyebilirsiniz.

 Malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet büyük boy kuru soğan
  • 4 diş sarımsak
  • 2 adet havuç
  • 1 adet kabak
  • 1,5 su bardağı konserve meksika fasulyesi
  • 1,5 yemek kaşığı kimyon
  • 1,5 yemek kaşığı kişniş
  • 3 yemek kaşığı yer fıstığı ezmesi
  • 1/2 çay bardağı ay çekirdeği içi
  • 1/4 demet taze kişniş
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay kaşığı karabiber

Servisi için:

  • 8 adet hamburger ekmeği
  • 2 adet domates
  • 1 adet küçük boy kıvırcık marul

Yapılışı:

  1. Kabuğunu soyduğunuz kabak ve havuçları rendenin kalın tarafıyla rendeleyin. Kuru soğanı arzuya göre piyazlık ya da küçük küpler halinde doğrayın. Sarımsakları rendeleyin. Taze kişnişi incecik kıyın.
  2. Zeytinyağını bir tavada kızdırın. Doğradığınız soğanları renk alana kadar soteleyin. Rendelenmiş sarımsak ve sebzeleri de ekledikten sonra soteleme işlemini sürdürün.
  3. Ocaktan aldığınız harcı ılınması için bir kenarda bekletin. Vegan burgerin kıvam almasını sağlayacak konserve Meksika fasulyesini suyunu süzdükten sonra çok fazla ezmeden püre haline getirin.
  4. Ilınan sote sebzeleri ve iri taneli fasulye püresini karıştırma kabına alın. İnce kıyılmış taze kişniş, ay çekirdeği içi, kimyon, kişniş, yer fıstığı ezmesi, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın.
  5. Yuvarlak çelik kalıplar kullanarak mide dostu hamburger köftesi harcına, bir yağlı kağıt üzerinde şekil verin. Kızgın tavada arkalı, önlü renk alana kadar kızartın.
  6. Domatesleri halka halka dilimleyin. Kıvırcık marul yapraklarını bol suda yıkadıktan sonra kurulayın. Orta kısımlarını açtığınız hamburger ekmeklerinin tabanına marul yapraklarını yerleştirin. Domates dilimlerini ekleyin.
  7. Minik burger ekmeklerini kapatacak kadar büyük ve kalın bir şekilde hazırladığınız vegan köfteleri de ekledikten sonra ekmekleri kapatın. Bekletmeden servis edin, sevdiklerinizle paylaşın.

Püf Noktası

Hazırladığınız harcı buzdolabında 15 dakika kadar bekletirseniz köftelere kalıp ya da su ile ıslattığınız elinizde kolaylıkla şekil verebilirsiniz.

Pişirme Önerisi

Hamburger ekmeklerini fırında ya da temiz bir tavada ısıttıktan sonra kullanabilirsiniz.Meksika fasulyesi yerine haşlanmış kuru fasulye tercih edebilirsiniz.

 

 Servis Önerisi

Karabuğday unu ya da kepek unundan evde hazırladığınız hamburger ekmeklerini kullanarak tarifin lif ve posa miktarını dahada arttırabilirsiniz.Hamburger ekmeklerinin her iki tarafına da arzuya göre hazırladığınız domates sosu ya da fıstık ezmesi sürebilirsiniz.

Faydaları Saymakla Bitmeyen Şifa Kaynağı Kemik Suyuna Çorba

Özellikle çocukların ve ergenlik dönemindeki gençlerin bağışıklık sistemlerini güçlendiriyor, kemik gelişimine destek oluyor. Kemik erimesi gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini en aza indiriyor. Sindirim sistemini düzenliyor, hafızayı güçlendiriyor, ciddi kaza ve yaralanmaların daha hızlı bir şekilde iyileşmesine destek oluyor… Bunlar kemik suyunun ve kemik suyuna çorbanın faydalarından sadece birkaçı. Sağlığımız üzerine güzel etkileri bir kase kemik suyuna çorba ile alalım öyleyse. Karşınızda kemik suyuna çorba tarifi!

İçerisine dilerseniz sebze ilave edebilirsiniz, tel şehriye koyarak doyuruculuğunu arttırabilirsiniz. Farklı baharatlarla lezzetine lezzet katabilir, dilerseniz kavanozlayarak buzdolabında ya da buzluk saklama kaplarına koyarak dondurucuda da saklayabilirsiniz. Şimdiden ellerinize sağlık diyor ve enfes kemik suyuna çorba tarifimize buyur ediyoruz.

Malzemeler:

  • 4 adet orta boy dana kemiği(ya da kuzu)
  • 1 adet soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 1,5 – 2 litre su
  • 1 adet defne yaprağı
  • 4-5 adet tane karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı tel şehriye(isteğe bağlı)

Yapılışı:

  1. Kemikleri derin bir tencerenin içerisine alın. Üzerine soyulmuş soğan ve sarımsakları, defne yaprağı ve tane karabiberleri ekleyin.
  2. Suyu da ilave ederek orta ateşte ortalama 1 saat kadar pişirin. Kemiklerin tüm lezzeti suya geçinceye ve kemikler hafif yumuşayana kadar bu işleme devam edin. Varsa üzerindeki etlerin de yumuşamasını sağlayın.
  3. Kemikler lezzetini ve vitaminini tamamen suya geçirince içerisinden kemikleri, soğan, sarımsak, defne yaprağı ve tane karabiberleri alın.
  4. İsteğe bağlı içerisine tel şehriye ilave edin. Tel şehriyeler yumuşayınca içerisine tuz da ekleyin, damak zevkinize bağlı baharatlar da ilave edebilirsiniz. Ocaktan alıp servis edin. Afiyetler olsun.

 Püf Noktası

Kemiklerinizi ortalama 1 saat kadar kaynatmaya özen gösterin. İçerisine su ilave etmeniz gereken durumlar olduğunda mutlaka sıcak su ilavesinde bulunun.

 Pişirme Önerisi

Farklı baharatlar ilave edebilir, dilerseniz kök sebzeler ilave ederek de pişirebilirsiniz. Düdüklü tencerede yapacaksanız yaklaşık 30 dakika pişirmeniz yeterli olacaktır.

Sarımsakla Tırnak Uzar mı Demeyin!

Bu tırnak uzatma yöntemini ilk kez duymuş olabilirsiniz..

Tırnaklarınızı uzatmak istediniz ve  birçok yol denediniz ve başarılı olamadıysanız bir de bu formülü deneyin! Şeffaf ojenin içine koyacağınız sarımsak ciddinizde mucizeler yaratıyor. Tırnaklarınızın uzamamasının birçok nedeni olabilir. Öncelikle bu sorunun kaynağını bulmalısınız. Kansızlık, bağışıklık sisteminin zayıf olması, yetersiz beslenme gibi nedenlerden dolayı tırnaklarınız uzamıyor olabilir.

sarımsak ve oje ile ilgili görsel sonucu

Genellikle çoğumuzun gözden kaçırdığı bir başka detay var. Tırnak mantarı! Kabus gibi gelse de ve sizde olmadığını düşünseniz bile bundan emin olmayın. Neden mi? Tırnak mantarları ellerinizi ne kadar yıkasanız da tırnağın altında yaşamaya devam edebilirler. Müdahale edilmedikleri sürece bölgedeki canlı hücrelerin sağlıklı bir şekilde yaşamasına izin vermezler. Dolayısıyla güçlü bir antiseptiğe ihtiyacınız var. Bu noktada bilinen en güçlü antiseptiklerden biri olan sarımsak devreye giriyor. Ve yine sarımsağın gücünden faydalanıyoruz. Ne varsa doğada var!

sarımsak ve oje ile ilgili görsel sonucu

Sarımsaklı tırnak cilası nasıl hazırlanır?

Birkaç diş sarımsağı ezin.

– Tırnak cilanızın içine kestiğiniz sarımsakları koyun.

– Sarımsakları koyduğunuz ojeyi karanlık, oda sıcaklığında bir yerde 7-8 gün bekletin. Her gün şişeyi çalkalamayı ihmal etmeyin.

– Günler geçtikten sonra ojeniz kullanıma hazır. Her zaman kullandığınız gibi ojeyi kullanabilirsiniz.

 

* Ojenin kapağını açtığınızda sarımsak kokusunu alacaksınız. Merak etmeyin sürdüğünüzde sarımsak kokusu kalmayacak.

sarımsak ve oje ile ilgili görsel sonucu

 

Kuru Fasulyeden Pirince, Bakliyatlar Nasıl Saklanır?

Barbunyadan mercimeğe, kuru fasulyeden pirince, bulgura… Çeşitlerini saymakla bitiremeyeceğimiz bakliyatları nasıl saklayacağımızı ne kadar biliyoruz dersiniz?

Kabul, belki onları plastik poşetlerin içinde saklamıyor, alır almaz cam kavanozlara aktarıyorsunuz ama… Bu kadarı yeterli ya da doğru mu dersiniz? Malumunuz, bakliyatlar doğru şekilde saklanmadığında ortamın sıcaklığından, neminden zarar görüyor, hatta böcekleniyor ya da güveleniyor. Peki bunun bir çözümü yok mu?

Uzun süre sapasağlam kalmaları, evde hep bulunmaları için bugün bakliyatlar nasıl saklanır, nasıl saklanmalı anlatıyoruz, toplanın!

Bakliyatları saklamadan önce hepsine göz atmalı, bozuk taneleri ayıklamalısınız

Evinize bol bol bakliyat alıyor ve uzun süre nem almadan, böceklenmeden, sağlıkla kalsın istiyorsanız onları doğruca cam kavanozlara doldurmanız aslında pek de doğru bir çözüm değil. İlk adım olarak saklayacağınız bakliyatın tamamını genişçe bir tepsiye döküp hepsine şöylece bir göz atmanız gerekiyor.

İçlerinden çıkabilecek minik taşları ve yabancı maddeleri ayıklamanız, bakliyat taneleri içinde formu ya da rengi bozulmuş olanları da çıkarmanız gerekiyor. Aksi halde içindeki bu bozuk taneler ya da yabancı maddeler tüm bakliyatlarınızın daha hızlı bir şekilde bozulmasına neden olabiliyor, aklınızda bulunsun.

Bakliyatları bez torbalarda saklamalı, bez torbanız yoksa cam kavanozları tercih etmelisiniz

Başında da söylediğimiz gibi aslında birçoğumuz zaten bakliyatları cam kavanozlara koyuveriyoruz. Ama bundan daha doğru olan aslında bakliyatları pamuklu bez torbalarda saklamak. Çünkü bez torbalar hem onların ışık almamasını sağlıyor hem de oluşabilecek nem sorununun dengelenmesine yardımcı oluyor.

Ancak elinizde yeterince bez torba yoksa elbette onları ağzı vakumlu kapaklarla kapanan cam kavanozlarda saklayabilirsiniz. Bu, plastik poşetlerin ya da kapların içinde saklamaktan çok daha doğru bir tercih olacaktır.

Bakliyatları saklarken içine kurutulmuş defne yaprağı ya da sarımsak koymalısınız

Bakliyatları saklarken en çok karşılaşılan sorunlardan olan böceklenme, güvelenme ya da kurtlanma problemlerini yaşamamak adına bakliyatları sakladığınız torba ya da kavanozun içine kurutulmuş defne yaprağı veya kabuklu halde sarımsak koyabilirsiniz. Yaklaşık 1 kilogram bakliyat için 1-2 adet defne yaprağı ya da birkaç diş sarımsak koymanız yeterli olacaktır. Sarımsakları soymadan, kabuklarıyla birlikte koymalısınız, aman diyelim.

Bakliyatları nemden korumak adına üstlerine bir miktar uz ilave etmelisiniz

Bakliyatların nemlenmesini önlemek ve daha uzun süre sağlıkla kalmalarını sağlamak için tuzdan destek almayı da ihmal etmemelisiniz. 1 kilogram kadar bakliyatın içine ekleyeceğiniz 1 yemek kaşığı tuz size yardımcı olacaktır. Eğer sofra tuzu kullanmak istemezseniz daha iri taneli kaya tuzunu da tercih edebilirsiniz.

Bakliyatları serin ve karanlık ortamlarda saklamalısınız

Bakliyatları korumanın ve bozulmamalarını sağlamanın en önemli yolu tabii ki onları uygun sıcaklık ve nem şartlarında, yani serin ve karanlık ortamlarda tutmaktan geçiyor. Anlayacağınız onları kavanozlara koyup renk renk, adeta bir mutfak dekoru olarak kullanmak hiç de iyi bir fikir değil aslında.

Bakliyatlarla dolu o kavanozları ya da bez torbaları mümkünse sıcaklığı 0 ila 5 derece arasında, bu mümkün değilse en fazla 15-18 derece arasında olan ortamlarda ve karanlıkta, güneş ışığından uzak alanlarda saklamalısınız. Rutubetsiz bir dolap, bunun için uygun olacaktır.

Tüm bu adımları uyguladığınızda bakliyatlarınızın 1, hatta 2 yıla kadar dayanabildiğini göreceksiniz. Şimdiden emeklerinize sağlık.

Şifa Niyetine Kelle Paça Çorbası

Sevgili okurlarım, genelde çorbacılarda, işkembecilerde, lokantalarda içtiğimiz kelle çorbası, paça çorbası isimleriyle de anılan kelle paça çorbası çoğunlukla Kurban Bayramı’nda evlerde de yapılıyor. Bu tam kıvamında, lokanta usulü kelle paça çorbası tarifiyle siz de artık onu evinizde kolayca yapabileceksiniz.

Çocuklarınız, aileniz ya da kendiniz çok sık mı hastalanıyorsunuz? Kemikleriniz, eklemleriniz mi ağrıyor? Bağışıklık sisteminize biraz destek mi lazım? O zaman çare kelle paçada!

Tarihçesi oldukça eskilere dayanan bu çorbanın faydaları saymakla bitmiyor ancak yapımı da bir o kadar meşakkatli ve titizlik gerektiriyor. Bu besleyici çorbaya sarımsakla sirke de öyle bir yakışıyor ki sormayın gitsin.

 Malzemeler

  • 1 adet kelle(dana, koyun veya dana)
  • 4 adet ayak(dana, koyun veya dana)
  • 1 adet işkembe
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
  • 1 çay kaşığı tuz (azaltıp arttırılabilir)

Servis İçin:

  • 3 diş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı sirke
  • 1 çay kaşığı toz kırmızı biber

 Yapılışı:

  1. Kelleyi iyice temizlemek için bir gece boyunca aralıklarla suyunu değiştirerek suda bekletin. Ardından süzün ve bir düdüklü tencereye alıp, üstünü geçecek kadar su doldurun. Kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 30 dakika boyunca pişmeye bırakın.
  2. Bu sürenin sonunda kelleyi tencereden alın ve etlerini didikleyip, didiklediğinizi etleri bir kenara alın. Kelleyi haşladığınız suyu da süzerek ayrı bir kaba alın.
  3. İşkembeyi güzelce yıkayıp, temizleyin. Ardından ayakları da güzelce temizleyin ve gerekirse tütsüleyin. İşkembeyi ve paçaları düdüklü tencereye alın, üstlerini geçecek kadar su ilavesi ile, kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 30 dakika kadar pişmeye bırakın.
  4. Bu sürenin sonunda işkembeyi küçük küçük doğrayıp bir kaba alın. Ayakları da güzelce didikleyip, didiklediğiniz etleri bir kenara alın.
  5. İşkembe ve ayakları pişirdiğiniz suyu da süzerek bir kenara ayırın.
  6. Derince bir başka tencereye yağı ve unu alın ve unun kokusu çıkana dek unu kavurun. Sonra süzmüş olduğunuz kellenin suyunu ve işkembenin suyunu ekleyin.
  7. Un tamamen eriyene dek karıştırın. Ardından didiklediğiniz kelleleri, küçük küçük doğradığınız işkembeyi ve didiklediğiniz ayak etlerini ekleyin.
  8. Çorbanız kaynayana dek karıştırın. Kaynamaya başladıktan sonra tuzunu ilave edin ve ayrı bir tavada kırmızı biberi tereyağında kızdırıp çorbaya ilave edin.
  9. Güzelce karıştırın ve servis kasesine alın.
  10. Servis ederken üstüne rendelenip ezilmiş sarımsakları ve sirkeyi gezdirin. Toz kırmızı biberle de süsleyerek, sıcak sıcak servis edin.

 Püf Noktası

Alacağınız kelledeki beyni bu çorbada kullanmıyorsunuz. Kelleyi beyinsiz olarak da alabilirsiniz. Arzuya göre kellenin dilini de, zarını soyup ince ince doğradıktan sonra kullanabilirsiniz. İşkembe, ayaklar ve kellenin çok iyi temizlendiğinden emin olun. Gerekirse ayakların üstündeki kılları gidermek için ocakta tütsüleyebilirsiniz. Kelleyi tamamen arındırmak için bir gece boyunca, 2-3 saat aralıklarla suyunu değiştirerek, suda bekletmeniz daha iyi olacaktır ve 10 kişiliktir.

 

Virüslere Karşı Korunmanızı Sağlayacak Besinler

Corona virüsüne karşı alınacak önlemlerin arasında beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler de yer alıyor. İspanya’da yayın yapan La Vanguardia gazetesi, bağışıklık sistemini destekleyen ve güçlendiren besinlerin bir listesini yayınladı.

Corona virüsü salgını haberleri hepimize virüslere karşı alınacak önlemlerin aslında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Elleri yıkamaktan, ortamların temizlenmesine kadar birçok önlem corona virüsünün yayılmasını engelleyecektir. 

Temizlik yönünde alınacak önlemlerin yanı sıra insanların bağışıklık sistemlerini kuvvetli tutmaları da başta corona virüsü olmak üzere tüm virüslere karşı vücudun vereceği mücadelenin zaferle sonuçlanmasına neden olacaktır. Bu nedenle bağışıklık sistemini destekleyecek ve güçlendirecek besinlerin tüketilmesi elzem hale geliyor. İspanya’da yayın yapan La Vanguardia gazetesinin yayınladığı bağışık sisteminin çalışmasını destekleyecek besinler listesi, bu yönden önemli bir liste olarak görülebilir. 

Sarımsak yemek, salgın boyunca bir kat daha önemli

Virüslere Karşı Korunmanızı Sağlayacak Besinler Açıklandı ile ilgili görsel sonucu

Yayınlanan listenin ilk sırasında doğal bir antibakteriyel, antiviral ve antifungal olarak bilinen sarımsak yer alıyor. Sarımsağın arkasındanda ise E vitamini yönünden zengin olan badem geliyor.

Sarımsak ve bademin yanında mukus önleyici özelliği nedeniyle tavuk ve hindi suyu doktorlar tarafından öneriliyor. Aynı zamanda beta-karoten bakımından zengin patates ve brokoli de virüslere karşı vücut direncinin artırılması için uzmanlar tarafından öneriliyor. 

La Vanguardia’nın bağışıklık sistemini destekleyici besinler listesinin devamında mantar, bitter çikolata, nar, kivi gibi besinler bulunuyor. Baharatlar kısmında zencefil ve zerdeçal bulunurken, vücut direncini artıracak içecekler listesinin ilk iki sırasında ise yeşil çay ve kefir bulunuyor. 

Renk Cümbüşü Brokoli Salatası…

Küçük yeşil ağaçlara benzeyen kış mevsiminin en güzellerinden olan brokoliyi sevmeyen varsa eğer bu tarifle, ,iddia ediyoruz ki bayılacak. İçindeki her malzemesi ayrı güzel olan bu enfes salatayı, ana yemek niyetine bile yiyebilirsiniz. En sevdiğiniz yemeklere yancı olacak, en güzel misafirleriniz ona bayılacaklar. Çok lezzetli, çok taze, çok ferah bir salata bu turşu tadında brokoli salatası. Size bir salatadan istediğiniz ne varsa hepsini bir tabakta sunan,ayrıca saymakla bitmeyen faydası olan enfes renk cümbüşü ile iştah açan ve tadına doyum olmayan bir güzellik. Hadi şimdiden ellerinize sağlık olsun. Afiyetler olsun.

Malzemeler;

  • 500 gram brokoli
  • 4 adet salatalık turşusu
  • 1 adet mısır konservesi(küçük boy)
  • 2 adet közlenmiş kırmızı biber
  • 3 diş sarımsak
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet limon suyu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı balzamik sirke

Yapılışı;

Brokolileri çiçeklerine ayırın, güzelce yıkayın ve kaynar suda 4 dakika kadar haşlayın.Süzün ve soğuk sudan geçirdikten sonra bir kenarda soğumaya bırakın.Biberleri közleyin, kabuklarını soyun ve dilimleyip bir derin kaseye alın.Üstüne soğumuş brokolileri, mısırı, doğranmış turşuyu ve rendelenmiş sarımsağı ekleyip karıştırın.Yağ, balzamik ve limon suyunu da ekledikten sonra güzelce harmanlayın ve servis edin. Afiyetler olsun!