Kirpikleri Uzatan Bitkisel Çözümler

Uzun ve hacimli kirpiklere sahip olmak her kadının arzusu. Bu isteğinizin gerçekleşmesini sağlayacak, kirpikleri kolayca uzatan 6 bitkisel çözüm.

Birçoğumuz uzun kirpiklere sahip olmak istese de maalesef hepimiz bu konuda şanslı değiliz. Kirpiklerin yeterince uzun olmaması kadınları doğal çözüm arayışlarına itiyor. Gerçekten de bazı bitkisel yağlar düzenli olarak kullanıldığında kirpiklerin uzamasına katkı sağlıyor. İşte kirpiklerinizi hızlıca uzatacak 6 bitkisel yağ!

Badem yağı

Badem yağı, kirpiklerin güneşten ve çevresel toksinlerden korunmasına yardımcı olan, yüksek antioksidan etkilere sahip A, B ve E vitaminlerini yüksek miktarda içeriyor. Böylelikle badem yağı kirpiklerini besler ve sağlıklı büyümeyi teşvik etmeye yardımcı olur ve onları kalın ve güzel tutar.

Pamuk topunu badem yağıyla nemlendirin ve kirpiklerinize uygulayın. Durulamadan gece boyunca bekletin. Yatmadan önce bu şekilde her gece kullanın.

Jojoba yağı

Jojoba yağı, doğal kirpik büyümesini artırmanın en iyi yollarından birini sunuyor. Aşırı saç dökülmesini önleyen ve saç tellerini güçlendiren temel yağ asidi olan seramidler bakımından da zengin bir kaynaktır.

Jojoba yağı içine bir pamuk topunu ya da maskara fırçasını batırın ve kirpiklerinize kökten uçlara uygulayın. En iyi sonuç için bunu yatmadan önce her gece tekrarlayın. İsterseniz jojoba yağını, zeytinyağı veya hindistancevizi yağı ile eşit miktarda bir araya getirebilirsiniz.

Zeytinyağı

Daha kalın, daha güçlü ve güzel kirpikler istiyorsanız ihtiyacınız olan tek şey natürel zeytinyağıdır.

Az miktarda zeytinyağı ısıtın. Güvenli bir sıcaklığa geldiğine emin olun ve kirpiklerinize uygulayın. Gece bırakın ve haftada en az üç kez tekrar edin.

Hindistan cevizi yağı 

Organik Hindistan cevizi yağı, güzellik rutininizde her türlü yolla kullanabileceğiniz bitkisel bir üründür. Orta zincirli yağ asitleri, antioksidanlar ve gerekli minerallerle birlikte kirpiklerinizi güçlendirir ve kirpiklerinizin hacmini artırır.

Biraz Hindistan cevizi yağı alın ve kirpiklerinize uygulayın. Durulamadan bırakın ve her gece kullanın. İsterseniz, onu makyaj temizleyicisi olarak da kullanabilirsiniz.

Hint yağı

Hint yağı yüzlerce yıldır alternatif kozmetikte kullanılan yağlardandır. Topikal olarak uygulandığında saç ve cildin görünümünü iyileştiren yağ asitleri ve vitaminler barındırır.

Hint yağını kirpiklerinizin üzerine uygulayın ve gece boyunca bekletin. Dilerseniz biraz zeytinyağı ile de karıştırabilirsiniz.

Kuşburnu yağı

Kuşburnu yağı nemlendirme ve iyileştirme özellikleri nedeniyle kozmetik endüstrisinde popüler hale geldi. Bununla birlikte, kirpiklerinizi güçlendirmek ve saç dökülmesini önlemek için de mükemmel bir yağdır.

Makyajınızı çıkardıktan sonra her gece biraz kuşburnu yağı ile kirpiklerinizi nemlendirin. Parmak uçlarınızla ya da bir maskara fırçasıyla uygulayabilirsiniz.

Doyurucu Sebzeli Tavuklu Mini Ekmek Sandviç…

Sevgili okurlarım sizlere çok basit rahatlıkla yapabileceğimiz doyurucu ve çok kolay olduğu kadar sağlıklı da olan tavuklu sebzeli mini ekmek sandviçi tarifini paylaşmak istedi.Umarım sizlerde beğenirsiniz…

Malzemeler;

  • 2 mini somun ekmek veya sandviç ekmeği
  • 200 g kuşbaşı tavuk eti (Tercihen kalça şiş)
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı soya sosu
  • Karabiber
  • 3 yaprak ıspanak
  • 2 dilim çedar peyniri
  • 1 adet kapya biber

YapılıŞI;

Kuşbaşı tavuk etini çok küçük doğrayın. Zeytinyağı, soya sosu, karabiber ve süt ekleyip karıştırdıktan sonra buzdolabında yarım saat kadar bekletin. Tavayı ocağın üzerine alın. Tava iyice ısınınca terbiyeli tavuk etini ekleyip kavurun. Elinizle doğradığınız ıspanakları ve jülyen doğradığınız kapya biberi ekleyip birkaç dakika daha kavurun. Tavuklu karışımı ocaktan alın, küçük doğranmış çedar peynirini ilave edip hızlıca karıştırın. Ekmeğin içini alın. Tavuklu karışımı paylaştırın. Bekletmeden servis yapın.

Servis önerisi
Yanına naneli ayran ve kırmızı elma iyi gider.

Detoks Etkili Zayıflatan Çorba

Su ihtiyacımıza destek olmasının yanı sıra iştah kontrolü ve doygunluk hissi oluşturması ile de kilo kontrolü sağlayan çorbalar, vitamini bol-kalorisi az bir öğün için yaz/kış soframızda yer almalı.

Düşük glisemik indeksli zayıflatan çorba tarifinde yer alan tarhun otu; antioksidan, mineral ve vitamin bakımından oldukça zengindir. Safra üretimini teşvik eder ve mide kramplarını azaltır. Detoks etkili ve antibakteriyeldir.

Malzemeler:

  • 3 adet orta boy kabak
  • 500 gram doğranmış beyaz lahana
  • 6 adet orta boy yeşil sivri biber
  • 1/2 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1/4 kase tarhun otu
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 800 ml. su

Yapılışı:

    1. Bol suda yıkayıp uç kısımlarını kestiğiniz kabakları, kabuklarını soymadan iri parçalar halinde doğrayın.
    2. Ortadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkardığınız yeşil sivri biberleri iri parçalar halinde doğrayın.
    3. Bol suda yıkayıp kuruttuğunuz doğranmış beyaz lahanaları tencereye alın.
    4. Tarhun otu, haşlanmış nohut, doğranmış yeşil sivri biber ve kabakları tencereye alın.
    5. Üzerlerine az miktarda zeytinyağı gezdirin, kimyon serpiştirin.
    6. Suyunu eklediğiniz çorbayı, kapağı kapalı tencerede ve kısık ateşte sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
    7. Son olarak mutfak robotundan geçirdiğiniz püre çorbayı, sıcak olarak sevdiklerinizle paylaşın.

     Pişirme Önerisi

    Çorbaya karnabahar da ekleyebilirsiniz.

    Püf Noktası

    Sebzeleri bol suda yıkayıp, kuruladıktan sonra çorba yapımında kullanın.

     Servis Önerisi

    Çorbayı incecik kıyılmış maydanoz ilavesiyle servis edebilirsiniz.

Virüse karşı sabun mu kolonya mı? Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Açıkladı

Topyekun bir savaş durumundayız. Düşman belli: Corona virus! Her savaş gibi bu da stres dozu yüksek bir süreç. Düşman sinsi. Ne zaman ne yapacağı belirsiz olsa da biz daha güçlüyüz. Kısacası… Yağma yok, akıl ve bilim var… Panik yok!! Tedbir var… Tevatür yok! Bilgi var. Dikkatsizlik yok! ilgi var… Vurdumduymazlık yok! Akıll, hassas, özenli ve temiz olmak var…

Renk Cümbüşü Brokoli Salatası…

Küçük yeşil ağaçlara benzeyen kış mevsiminin en güzellerinden olan brokoliyi sevmeyen varsa eğer bu tarifle, ,iddia ediyoruz ki bayılacak. İçindeki her malzemesi ayrı güzel olan bu enfes salatayı, ana yemek niyetine bile yiyebilirsiniz. En sevdiğiniz yemeklere yancı olacak, en güzel misafirleriniz ona bayılacaklar. Çok lezzetli, çok taze, çok ferah bir salata bu turşu tadında brokoli salatası. Size bir salatadan istediğiniz ne varsa hepsini bir tabakta sunan,ayrıca saymakla bitmeyen faydası olan enfes renk cümbüşü ile iştah açan ve tadına doyum olmayan bir güzellik. Hadi şimdiden ellerinize sağlık olsun. Afiyetler olsun.

Malzemeler;

  • 500 gram brokoli
  • 4 adet salatalık turşusu
  • 1 adet mısır konservesi(küçük boy)
  • 2 adet közlenmiş kırmızı biber
  • 3 diş sarımsak
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet limon suyu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı balzamik sirke

Yapılışı;

Brokolileri çiçeklerine ayırın, güzelce yıkayın ve kaynar suda 4 dakika kadar haşlayın.Süzün ve soğuk sudan geçirdikten sonra bir kenarda soğumaya bırakın.Biberleri közleyin, kabuklarını soyun ve dilimleyip bir derin kaseye alın.Üstüne soğumuş brokolileri, mısırı, doğranmış turşuyu ve rendelenmiş sarımsağı ekleyip karıştırın.Yağ, balzamik ve limon suyunu da ekledikten sonra güzelce harmanlayın ve servis edin. Afiyetler olsun!

Enfes Etsiz Çiğ Köfte Tarifi…

Sevgili okurlarım çiğ köfte tarifini biz hep uzun uzun yoğrulan, maharet isteyen, herkesin kolaylıkla yapamayacağı bir tarif olarak biliyoruz. Urfa başta olmak üzere Güney Doğu’nun en sevilen tariflerinden biri olan çiğ köfte orijinalinde etli çiğ köfte olarak yapılıp sunulan bir tarif. Ancak evde daha ekonomik bir şekilde yapılmak istendiğinde elimiz hep etsiz çiğ köfte tarifine gidiyor. Onun da yoğrulması bir hayli zaman alıyor. Gelin, şu işi daha kolaylaştıralım. Karşınızda, en kolay ve lezzetlisinden: Etsiz çiğ köfte tarifi!

Bu çiğ köfte tarifi yoğrulmadan, robotta tüm malzemelerin çekilmesiyle hazırlanıyor. Bu şekilde hem zamanda kazanılıyor hem de yoğurmadan en enfes çiğ köfte hazırlanmış oluyor. Hadi o zaman şimdiden ellerinize sağlık diyor, bu pratik meze tariflerinden biri olan etsiz çiğ köfte tarifine buyur ediyoruz sizleri. ”Çiğ köfte nasıl yapılır?” sorunuzun cevabı tarifimizde saklı!

Malzemeler;

  • 2,5 su bardağı ince bulgur
  • 1,5 su bardağı sıcak su
  • 1 çay bardağı isot
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 3 yemek kaşığı acı toz kırmızı biber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı biber salçası
  • 4 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 adet rendelenmiş soğan
  • 1 adet limon suyu

 Yapılışı;

Bulguru bir kaba alın ve üzerine sıcak su dökerek suyunu çekip şişene kadar bekletin.Rendelenmiş soğanı bir tülbentin üzerine alın fazla suyu sıkın.Mutfak robotunuzun içerisine tüm çiğ köfte malzemelerini koyun ve azar azar çekmeye başlayın. Arada bir açıp spatulayla yapışan malzemeleri içe doğru iterek daha hızlı çalışmasına yardımcı olun.Tüm malzemeler güzelce harmanladığından harcı bir kabın içerisine aktarın. Çiğ köfte harcınızdan elinizle ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekillendirin.Ardından yeşilliklerle servis edin. Afiyetler olsun!

 Püf Noktası;

Robottan geçirirken tüm malzemelerin birbiriyle harmanlanması için robotunuzu ara ara durdurup bıçaklara yapışan malzemeleri temizleyerek çalıştırmaya devam edin. Kıvamı çok koyu olursa zeytinyağı ilave edebilirsiniz. Acılık ve ekşilik seviyesini de damak zevkine göre ayarlayabilirsiniz. İçine koyacağınız soğanın suyu mutlaka öncesinde sıkın.

Servis Önerisi;

Yanında marul, maydanoz gibi yeşillikler, söğüş salatalık, domates, turşu ile servis edebilirsiniz.;

Spor Sonrası Tükettiğinizde Vücudun Kas Gelişimine Yardımcı Olan Müthiş Yiyecekler

Spor öncesi tüketmemiz gereken yiyeceklerin önemi kadar, spor sonrası tüketmemiz gereken yiyecekler de bir o kadar önemlidir. Hatta belki daha fazla. Kaybedilen su miktarını dengelemek için sıvı tüketimi oldukça önemli bunun haricinde spor sonrasında da protein ağırlıklı beslenmekte fayda var.

Spor sonrası uzmanların önerisi ve uyarısı şu yönde: Spor yaptıktan sonra yediğimiz yemekler konusunda dikkatli olmazsak tüketeceğimiz besinler kaslarımızı tamir etmek ve tekrar enerji kazanmamız yerine, vücudumuzda yağ olarak depolanabilir.

Bu nedenle yaktığımız kalorileri de göz önünde bulundurarak, spor sonrası o kalorinin yarısı kadar kalori tüketmemiz gerekiyor. Aksi halde vücut kilo almaya daha müsait olacaktır. Ki bu detay oldukça önemli arkadaşlar.

Hafif mi hafif: Izgara tavuk ve sebzeler

Yorucu bir spor rutininden sonraki en iyi arkadaşınızla tanıştıralım sizi. Izgara tavuk, yanına da mutlaka ama mutlaka sotelenmiş yada ızgaralanmış sebzeler. Vitamini bol, kalorisi düşük, lezzeti şahane. Üstelik spor sonrası oluşan protein ihtiyacınıza da hızır gibi yetişiyor. Daha ne yapsın?

Denizden babam çıksa diyenlere: Somon

Denizden çıkan mucizelerden biri de somon. Faydası dokunmadığı şey yok neredeyse. Hele spor sonrası kasların yeniden yapılanmasına, inanılmaz katkısı göz yaşartıyor. Sadece protein değil, Omega 3 oranıyla da kıymetlimiz olur kendisi.

Şaşıracaksınız ama: Çikolatalı süt

Paket paket tüketmekten bahsetmiyoruz tabii. Yemek.com dedi diye sakın öyle bir hataya düşmeyin. Spor sonrası eğer tüketiyorsanız protein tozlarınız ile birlikte 1 bardak kadar çikolatalı süt size nefis gelecektir. Hem ödül niteliğinde, hem karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı keyifli bir biçimde karşılıyor. İyi ki varsın çikolatalı süt!

Rengarenk: Sebzeli omlet

Spor yapıyorsanız, yumurta ve her türlü protein içeren yiyecek başınızın tacı olmuş demektir. Hele bir de spor sonrası yumurtanın faydalarını yazsak, roman olur. Siz en iyisi, sebzeli omlet için hemen kolları sıvayın.

Bulgur ayrı bu ayrı: Kinoa

Hayatımıza hızlı girdi, bir de benimsetti kendini sormayın. Gün geçmiyor ki kinoanın yeni bir faydasını daha görmeyelim. Bu kez spor sonrasına kinoaya sarılıyoruz. Kahverengi pirincin ve bulgurun tahtını sallayan kinoa, karbonhidrat, protein yönünden tüm puanları topluyor.

Zeytinyağı ve Avokado

Sevgili metobalizma, yavaşladın mı? Enerjiye ve B vitaminine mi ihtiyacın var? Hemen bir avokado yiyin. Spor sonrası durgunluğunuzu üzerinizden atmak, enerjinizi yeniden toparlamak, yararlı bir biçimde yağ almak isterseniz, avokadonun tek kelimeyle üzerine tanımıyoruz. Haydi, avokadolu nefis bir tarif de bizden olsun. Tarif de sürpriz olsun. 

Evet lıkır lıkır: Vişne suyu

Öyle içinde katkı maddeleri olan, bol şekerli vişne suyu değil konumuz. Mevsiminde sıkılıp, bugünlere gelmiş nefis mi nefis vişne sularından bahsediyoruz. Antioksidan içeren vişne suyu, vücudunuzun spor sonrası toksinlerden arınmasına yardımcı oluyor. Kas ağrılarınızı minimum düzeye indirmenize destek çıkıyor.

Tek başına kahraman: Muz

“Bir insan spor yapıyorsa, kilo kilo muz yiyordur” algısının haklı sebepleri var. Bir bitki düşünün, içinde glikojen olsun, proteine doyursun. Tatlı krizinin en büyük savaşçısı olsun. Hücrelerinizi yeniden yapılandırsın. Hepsi muzda. Ee spor yapan her bireyin onu bu kadar sevmesi normal değil mi?

İçimizden biri: Humus

İçki sofralarından humusu kurtarma zamanı gelmişti. Sıradan bir meze değil çünkü kendisi. İster içine nohut, ister fasulye koyun. Ama spor sonrası humusu eksik etmeyin. Enerjiden uçuruyor, protein ile kaslarınıza desteğe geliyor. Yanında hızlı yakılan tam tahıllı kraker tükettiğiniz zaman nefis bir öğün oluşturuyor.

Tam olmuşlarından: Kivi

Aramızda ismini duyunca bile ağzı buruş buruş olanlar, kaşınmaya başlayanlar var. Gelin biz size kivinin nasıl güzel bir meyve olduğunu anlatalım. Düşük kalorili bir kere. O kadar düşük ki kalorisi, dozunu kaçırmadan çerez niyetine bile yenir. C vitamini açısından narenciyelere bile kafa tutuyor. Böylelikle spor sonrası zayıflayan bağışıklık sisteminizi kısa sürede toparlıyor. Kas ağrılarınızı dindiriyor ve tıpkı vişne suyu gibi harika bir antioksidan kaynağı oluyor.

Anadolu’nun Geleneksel Çorbası Enfes Lezzetiyle Yayla Çorbası…

Sevgili okurlarım yayla çorbasının tadına varmak için yaz ya da kış fark etmez! Anadolu’nun geleneksel çorbalarından biri olan bu lezzet size de nane ferahlığını çağrıştırmıyor mu?

Kahvaltıdan akşam yemeğine günün her saati tüketebileceğiniz bu pratik ve besleyici çorba tarifini püf noktalarına dikkat ederek birlikte hazırlayalım.

Ayrıca en güzel çorba tariflerinden biri olan yayla çorbası tarifinde bulunan yoğurt sayesinde bir vitamin kaynağıdır. Hatta bu yüzden yoğurt çorbası olarak bile anılır.

Pirinçli, yoğurtlu bu yayla çorbasının tarifi hem videolu hem de adım adım resimli olarak tüm püf noktalarıyla karşınızda!

Malzemeler

  • 2 su bardağı yoğurt
  • 1,5 yemek kaşığı (tepeleme)un
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı limonun suyu
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 6 su bardağı su
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı kuru nane

 Yapılışı;

Çorbayı pişireceğiniz tencereye 2 su bardağı yoğurt, 1,5 yemek kaşığı un, 2 çay kaşığı tuz ve 2 yemek kaşığı limon suyu ekleyip pürüzsüz bir kıvama gelene kadar karıştırın.1 yumurta sarısını da karışımın üzerine ekledikten sonra tekrar karıştırın.6 su bardağı soğuk suyu da ilave edip orta ateşte kaynamaya bırakın.Çorba kaynamaya başlayınca yıkayıp süzdüğünüz 1 çay bardağı pirinci ekleyin ve tekrar kaynamaya bırakın.Bu sırada ayrı bir tavada 2’şer yemek kaşığı zeytinyağı ve tereyağını kızdırın.1 yemek kaşığı kuru naneyi de üzerine ekleyip karıştırın ve ocaktan alın.Hazırladığınız yağı kaynamakta olan çorbanın üzerine dökün.Güzelce karıştırıp ocağın altını kapatın.Yayla çorbanız hazır, afiyet olsun!

Servis Önerisi;

Çorbayı, üzerine kırmızı toz biber serperek de servis edebilirsiniz.

Püf Noktası;

Terbiye karışımında kullanacağınız yoğurdun süzme olması ideal kıvama ulaşmanızı sağlayacaktır.

Lezzetli ve Pratik Havuç Salatası…

Sevgili okurlarım tatlı, tuzlu tüm yemek ve tatlılarda kullanılabilen, içindeki şeker miktarıyla yemeklere nefis bir tat veren havucun faydalarını saymakla bitmez! Güçlü bir A vitamini kaynağı olan havucun gözlere iyi geldiğini hepimiz duymuşuzdur. Gözlere iyi gelmesinin yanı sıra dişlere de çok iyi gelmektedir. Aynı zamanda güçlü bir antioksidandır.Ee bu kadar faydalı bir sebzeden faydalanmak için ne duruyoruz? Hemen mutfağa geçiyoruz ve akşama havuçlu yoğurtlu nefis bir salata yapıyoruz. Bol limonlu, sarımsaklı yoğurtlu ve dereotlu oldukça sağlıklı bu salatayı çok seveceksiniz. Karşınızda yemelere doyamayacağınız havuç salatası tarifi!

Sadece 10 dakikanızı alacak havuç salatasının tadını çıkardığınız sofralarınız bol olsun. Havuçlu salatayı hazırlamak için mutfaktan bekleniyorsunuz!

Malzemeler;

  • 4 adet havuç(rendelenmiş)
  • 4 yemek kaşığı ceviz içi (iri parçalanmış)
  • 4 yemek kaşığı süzme yoğurt
  • 1/4 demet dereotu(kıyılmış)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 diş sarımsak(ezilmiş)
  • 1 adet limon suyu
  • 1 çay kaşığı tuz

Yapılışı;

Rendelenmiş havuçları bir kasede ceviz, limon ve tuz ile birlikte iyice harmanlayın.Ayrı bir kasede yoğurt, ezilmiş sarımsak ve kıyılmış dereotunu karıştırın.Porsiyonluk veya ortaya servis edeceğiniz salata kaselerine havuç ve cevizli salatayı yerleştirin.Havucun üzerine sarımsaklı, dereotlu yoğurdu ekleyin.Üzerine dereotu ve iri parçalı ceviz serpiştirerek servis edin.

Lezzetine Doyum Olmayan Hasanpaşa Köftesi Tarifi…

Sevgili okurlarım bugüne kadar aynı servis tabağına kondurduğunuz kızarmış köfte, patates püresi ve salçalı sosuyla göz alan garnitür karışımının birlik olup aynı yemekte toplandığını düşünün. Hasanpaşa köftesi tarifi böylesine özel ve güzel bir ana yemek.

Derin yağda kızarmayan köfteler, fırın tepsisine yerleşip ayrıca hazırlanan patates püresini sırtlanıyorlar. Haşlanmış bezelye ve havuç, domates sosuyla birlikte eşlik ediyor bu lezzete. Aslına bakarsanız garnitür karışımı da şart değil, o tamamen köfteyi şımartmak için aramıza katıldı. İyi de etti. Yüksek ısıda için için pişen köfteler, üzeri hafif kızaran patates püresi, tadını çıkara çıkara yenildi. Yemeğin hakkı verildi.

Fırında köfte patatesin tahtını sallar bu tarif demedi demeyin.

Malzemeler;

Domates sosu için:

  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 su bardağı sıcak su

Garnitürü için:

  • 1 su bardağı bezelye
  • 2 adet orta boy havuç(küp doğranmış)

Köfte harcı için:

  • 500 gram orta yağlı kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan(rendelenmiş)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 su bardağı ufalanmış bayat ekmek kırıntısı
  • 1 adet yumurta
  • 1 tutam maydanoz

Patates püresi için:

  • 4 adet orta boy haşlanmış patates
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 çay kaşığı tuz

Üzeri İçin:

  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hasanpaşa Köftesi Tarifinin Pişirme Önerisi

Havuç-bezelye (garnitür) karışımı eklemeden de Hasanpaşa köfte hazırlayabilirsiniz. Köftelerin orta kısımlarını krema torbasına aldığınız patates püresiyle doldurabilir, arzu ettiğiniz büyüklükte porsiyonluk olarak da pişirebilirsiniz.

Yapılışı;

Patates püresini hazırlamak için; kabuklarıyla birlikte haşladığınız patateslerin kabuklarını sıcağı sıcağına soyun. Haşlanmış patatesleri bir aparat ya da çatal yardımıyla ezerek püre haline getirin.Bir tencereye aldığınız haşlanmış patatesleri oda sıcaklığında beklettiğiniz süt ve tereyağı ilavesiyle kıvamlı bir püre haline getirene kadar kısık ateşte pişirin. Tuz ilavesiyle tatlandırın.Arzuya göre ekleyeceğiniz ve köfteye tat verecek olan garnitür karışımı için; kabuğunu soyduğunuz havuçları minik küpler halinde kesin. Kaynar suda havuçları ve bezelyeleri haşlayıp soğuk ve buzlu suda şoklayın.Köfte harcı için; bir kapta kıyma, soğan, tuz, kimyon, pul biber, ekmek kırıntıları, yumurta ve bir tutam maydanozu kıvama gelene kadar yoğurun. Yoğurduktan sonra üzerini streçleyip 2 dakika kadar buzdolabında dinlendirin.Kıvam alıp özleşen köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar kopartın. Avuç içinizde yuvarlayın ve limon sıkacağı yardımıyla kase şekline getirin. Hazırladığınız köfteleri aralıklı olarak fırın tepsisine yerleştirin. Orta kısımlarına parmağınızla bastırıp küçük çukurlar açın.Domates sosu için; su, salça ve zeytinyağını karıştırın.Fırın tepsisindeki köftelerin üzerine bezelye ve havuçları birer kaşık koyun.Üzerine patates püresini sıkarak doldurun. 200 dereceye ayarlanmış fırında 25 dakika kadar pişirin.Fırından çıkarıp üzerilerine rendelenmiş kaşar peynirini yerleştirin. Salçalı sosu da üzerilerine gezdirdikten sonra fırın ısısını 180 dereceye düşürün ve kaşarlar eriyip, hafif kızarana kadar, yaklaşık 8-10 dakika kadar daha pişirin. Fırından çıkarıp, sıcak olarak servis edin, sevdiklerinizle afiyetle tüketin.