Bağışıklık sisteminizin güçlü olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Korona ile boğuştuğumuz şu günlerde belki de en önemli konuların başında bağışıklık sistemi geliyor. Koronavirüse karşı en etkili silahımız bağışıklık sistemimiz. Ayrıca sağlıklı ve uzun ömürlü olmak için de güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacımız var. Acaba bağışıklık sisteminiz yeterince güçlü mü ?

Maalesef yetersiz beslenmekten stres altında kalmaya, sigara tüketmekten kalitesiz uykuya, hareketsizlikten uzun süreli ilaç kullanmaya kadar pek çok etken nedeniyle bağışıklık sistemimiz güçsüz düşebiliyor. Bağışıklık sisteminin alarm verdiği durumları erkenden farkettiğimiz takdirde önlem alarak hastalıklara karşı direncimizi koruyabilmemiz mümkün. Peki nedir bunlar ?

1- Yorgunluk

Gün içinde enerji harcadığımız için yorgun olmamız çok olağan. Yalnız harcadığımız enerjiden fazla yorgunluk hissediyorsak bu bir alarm olabilir. Uyanınca yorgun oluyorsanız, dinlendiğiniz halde enerjiniz yerine gelmiyorsa, eskiye nazaran çabuk yoruluyorsanız bir doktora danışmanızda fayda var.

 

 

2- Uçuk

Ağız çevresi ve dudaklarda görülen ve içinde sıvı olan yara kabarcıkları şeklinde kendini gösteren uçuk da dikkat etmemiz gereken bir husus. Yılda 4 defadan fazla uçuk çıkarıyorsak bağışıklık sistemimizin zayıf olduğunun sinyali olabilir.

3- Enfeksiyonların tekrarlanması

Kişi kolay kolay hasta olmuyorsa bağışıklık sistemi güçlü olmasından ötürüdür. Bağışıklığı sağlayan beyaz kan hücreleri yeterli seviyede çalışamıyor ise enfeksiyonlara daha kolay yakalanırız. Ayrıca hastalıklarız da daha zor iyileşir. Çabuk hastalanıyorsanız bunu göz önünde bulundurmakta fayda var. Ayrıca tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal, idrar yolu veya genital bölge enfeksiyonları ve mantar enfeksiyonları önemli bir uyarıcı olabiliyor. Bu yüzden “nasıl olsa geçer” diyerek hastalığı önemsememek ve gelişigüzel ilaç kullanmak yerine bağışıklık sistemimizi kontrol ettirmek gerekiyor.

4- Vücutta nedensiz açılan yaralar

Vücutta sebepsiz yara oluşması veya var olan yaraların geç iyileşmesi, mantar enfeksiyonlarının kendini tekrarlaması bağışıklık sisteminin alarmlarından oluyor. Önemsemediğimiz sivilceler, ayaklardaki mantarlar, kasık bölgesindeki kızarıklıklar, saçlı derinin pullanarak dökülmesi, zayıflayan bağışıklık sisteminin habercisi olabiliyor. Yaraların geç kapanması, mutlaka doktora gidilmesini ve bağışıklık sistemi kontrolü yapılmasını gerekli kılıyor. Unutmayalım cildimiz aslında vücudumuzun içindeki sorunların aynası gibidir.

5- Aft ve pamukçuk

Ağız içi ve dil üzerinde, ağrılı, ortası beyaz lezyonlar şeklinde oluşan aftlar yılda 4 den fazla oluşuyorsa bu da bağışıklık sisteminizin zayıflama alarmı olabilir. Pamukçuk oluşumu da aynı şekilde dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur. Pamukçuk adı verilen kandida cinsi mantar ağız kanalından yemek borusuna, mideden bağırsaklara kadar her yerde kendini gösterebiliyor. Bağışıklık zayıfladığında vücuda yerleşen bu mantar aynı zamanda bağışıklığı kendisi de baskılayıp hastalığın ilerlemesine yol açabiliyor. Hatta son yıllarda kanser gelişimine katkısının olup olmadığı araştırılıyor.

Pekala bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendireceğiz ?

  • Düzenli ve dengeli beslenmeye dikkat. Özellikle A, B, C, E, D vitaminleriyle çeşitli mineralleri içeren besinleri almaya özen göstermeliyiz.
  • Kaliteli ve düzenli uyku çok önemli. En az 6-8 saat uyumaya, uyku saatlerinin düzenli olmasına dikkat edilmeli.
  • Stres ve kaygı düzeyinin asgariye indirilmesi şart.
  • Temiz havada düzenli olarak spor yapmak hem zihinsel hem de fiziksel açıdan kendimizi daha iyi hissetmenizi sağlar, ayrıca bağışıklık sisteminizi de güçlendirir.
  • Probiyotik tüketimi ve sindirim sisteminin düzenli çalışması da güçlü bir bağışıklık sisteminde son derece etkili oluyor. Ev yapımı yoğurt, kefir, ev yapımı sirke, ev yapımı turşu, boza ile şalgam suyu probiyotik açısından zengin besin öğeleri arasında yer alıyor.
  • Su tüketiminin arttırılması. Yarıdan fazlası su olan vücudumuzun hücrelerinin hem daha iyi çalışabilmeleri hem de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için günde en az 2-2,5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir