Bergama’da Bir Cennet Belde: Kozalak Yaylası

Kozak Yaylası

Bergama denildiğinde öncelikle akıllara tarihi zenginliği gelir. İzmir’in en kuzey kesiminde konumlanan bu ilçe, geçmiş dönemlerde Pergamon Krallığı‘na başkentlik yaptı. Bugün ise, yok olma tehlikesindeki Kozak Yaylası‘na ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin eşsiz doğa güzelliklerinden biri olan Kozak Yaylası, dillere destan  güzelliğiyle ziyaretçini kendine hayran bırakıyor.

 

 

Kozak Yaylası’na Nasıl Gidilir?

Kent yaşamının yorucu havasından  günübirlik de olsa sıyrılmak için Kozak Yaylası biçilmiş kaftan.  Yaylanın büyük bir kısmı İzmir’de Bergama ilçesi sınırları içerisinde, tek bir köyü ise Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bulunuyor.  Madra Dağı’nın eteklerinde yayılan bu bölgeye Bergama ya da Ayvalık yönlerinden  kendi aracınız ile rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

Alternatif yollarla Kozak Yaylası’na gitmek istediğinizde,  İzmir ve Balıkesir’den hareket eden tur gezilerine katılabilirsiniz. Diğer bir alternatif de toplu ulaşım İzmir otogarından kalkan Bergama otobüslerine binmelerini önerebilirim. İlçeye ulaştığınızda, taksiye ya da minibüslere binip yaylaya gidebilirsiniz. Ayrıca, bisiklet ve motosiklet tutkunları için de yayla yolu oldukça keyifli.

 

Kozak Yaylası’na Ne Zaman Gidilmelidir?

Kozak Yaylası’na gitmek için en uygun zaman, kasım ve mart ayları arasındaki dönemdir. Çünkü belirtilen bu dönemde yaylada fıstık hasadı başlar ve hasat döneminde fotoğraf çekmek için harika fırsatlar ortaya çıkar. Ayrıca, üreticisinden fıstık alarak bavulunuzda eve fıstık poşetleriyle dönmek de hoşunuza gidebilir.

 

Kozak Yaylası’nda Neler Yapılır?

Kozak Yaylası, ziyaretçilerine yılın her mevsiminde farklı manzaralar sunacak zenginlikte nefis bir coğrafyaya sahip. Sessiz ve sakinlikten keyif alanlar,  nüfusun azaldığı kış aylarında yaylaya gitmeyi tercih edebilir ve şansları varsa  kar eşliğinde  yaylayı en zarif haliyle tanıma imkânına kavuşabilirler. Yaz aylarında gezmeyi sevenler ise Kozak’ta kamp yapabilir.  Gündüzleri yaylanın köylerine giderek yerel halk ile etkileşebilir ve çevre hakkında daha detaylı yerel bilgiler edinme imkânı bulabilir. Ayrıca, gezintilerde Demircidere Köyü’ne uğrayanlar olursa bölge halkının kendi imkanlarıyla kurduğu etnografya müzesini ziyaret edebilirler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir