GEZİ & SEYAHAT

İstanbul’da Semt Keşifleri: Arnavutköy Gezisi

 

İstanbul Avrupa yakasında biri ilçe ve biri de semt olan iki Arnavutköy bulunuyor. Yazımızda bahsedeceğimiz Arnavutköy, semt olanı… Pencerelerini boğazın deniz kokusuna ve maviliğine açan, martılarla hareketlenen ve “Ah İstanbul!” denildiğinde kulakları çınlayacak olan Arnavutköy…

 

 

Kuruçeşme ile Bebek arasında kalan Arnavutköy, güzel manzarası ile İstanbul’un meşhur küçük sahil semtlerinden. Boğazın en güzel yerlerinden birinde konumlanan bu semt, tarihsel dokusu ile de dikkat çekiyor.  Arnavutköy’de keşif gezisi yapmak  uzun sürmez, ancak kısa ama dolu dolu bir tarih turu yapabilir, birbirinden şirin kafelerinde çay, kahve keyfi yapabilir, sanata ilginiz varsa galerileri gezebilirsiniz.

 

 

Arnavutköy Kırmızı Yalı: 1820’de inşa edilen Kırmızı Yalı, renginden hemen fark edilir. Arkeolog Halet Çambel, bu yalıyı Boğaziçi Üniversitesi‘ne bağışlamış. Yalıyı yaptırıp içinde ilk oturan II. Mahmut’un Ermeni bir bahçıvanıymış. Bahçıvan, 1930’da Fransa’ya göçer ve yalıyı dönemin Berlin Büyükelçisi’ne, İsmail Hakkı Paşa’ya satar. Sonrasında, Halet Çambel’e miras kalmış. Arnavutköy’de pek çok yalı bulunuyor, bu yalıyı farklı kılan ise tek bahçesi olan yalı olması.

 

 

Arnavutköy Robert Koleji: Mazisi çok eski olan Robert Koleji, çıtası oldukça yüksek bir eğitim kurumu.  1871 yılında Amerikan Kız Koleji olarak açılan okulun meşhur öğrencilerinden biri de herkesin tanıdığı Halide Edip Adıvar. Arnavutköy sokaklarından tepelere doğru çıkıldığında okul binası kendini gösterir.

 

 

Arnavutköy Aya Strati Taksiarhi Rum Ortodoks Kilisesi: Ana caddenin paralelindeki bir sokakta bulunan bu yapı, Arnavutköy mahallesinin muhtarlığına komşu olarak konumlanıyor. Kiliseye ait tarih görüntüsüne bakılarak tahmin edildiğinden çok daha gerilere gidiyor. İlk olarak Bizans zamanında yapıldığı, 1899 yılında Osmanlı zamanında ise restore edilerek bu görünüme kavuştuğu söylenenlerden. Bu kilise, kubbesi ile tarihi kiliseler içinde öne çıkıyor, çünkü İstanbul’daki kiliselerde kubbeli kiliselere çok rastlanmıyor.

 

Arnavutköy İlias Rum Ortodoks Kilisesi ve Ayazması: Arnavutköy’de tepelere doğru tırmanırken görülecek diğer tarihi yapı da bu kilisedir. İşlevsel değildir, genellikle kapalı olur.

 

 

Arnavutköy Tevfikiye Camii: Sahilde konumlanan cami, 1832yılında II. Mahmut tarafından oğlu Şehzade Tevfik adına yaptırılmış. Ahşap çatısı, geniş avlusu ve tek minaresi olan cami o dönemden kalan en dayanıklı eserlerden biri. Caminin altında bir sosyal tesis ve onun yanında da eskiden kalma karakollardan biri bulunuyor.

 

Arnavutköy Karakolu: Süslü Karakol adıyla da bilinen Arnavutköy Karakolu, 1843’de inşa edilmiş. İki kattan oluşan binanın mermer giriş kapısında bulunan Sultan Abdülmecid’in tuğrası, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

 

 

Karşı yakasında bulunan Kanlıca ile çok hoş şehir silüetine ortak olan Arnavutköy Burnu, boğazdaki en çok akıntı olan yerdir. Bu nedenle adı eski yüzyıllarda bir Rum köyü olduğu zamanlarda, büyük akıntı anlamına gelen Mega Revma” imiş.

 

Kazıklı Yol denilen sahili, sahil boyunca tarihi eski Rum evleri ve deniz kokusuyla dolu semt sokakları  Arnavutköy’ün nostaljik havasını koruyor.

 

 

Semt sokaklarında gezinirken Osmanlı evleri cephelerindeki parlak renklerden tanınabilir. Gayrimüslimlere ait evler ise Rum evleri kurşuni ve kırmızı, Yahudilerin evleri ise siyah renkleri ile birbirinden ayrışıyor.

 

 

Benzer İçeriklerimiz

Pamukkale ”Beyaz Cennet” Koronavirüs Sonrası Misafirlerini Ağırlamaya Hazırlanıyor…

Meryem ACAR

Garipçe Köyü ve Resim

Fatih Akgün

Bodrum’da ‘sessiz bölge’ uygulaması!

Fatih Akgün

Yorum Yapmak İster Misiniz