KEKOVA BATIK ŞEHİR VE KALEKÖY (SİMENA)

Read Time:1 Minute, 45 Second

Herkese merhaba bugün size Kekova tekne turundan ve Kaleköy’den bahsedeceğim. Biz Demre’den konakladığımız kamp yeri aracılığı ile bir tekne ile anlaştık fiyatı 100 TL idi. Sabah 08:30’da başlayan tekne turu önce sizi Kekova’ya götürüyor Kekova’dan bahsedece olursak.


Kekova Adası’nda Antik Dönem’e ait iki yerleşim vardır. Biri; 3-4 kata varan, teras biçiminde Roma ve Bizans yapılarının yer aldığı 700 metre uzunluğundaki Batık Kent’tir. Kekova Adası’ndaki ikinci yerleşim ise, Tersane Koyu’nda yer alan Dolichiste Antik Kenti’dir. Tersane Koyu’nun antik dönemde tekne yapım yeri olduğu tahmin edilmektedir. Dolichiste Antik Kenti’nde Helenistik Dönem’e ait bir kule, liman ve liman yapıları bulunur. Antik kentte üç büyük kilise ve iki şapel de tespit edilmiştir. Adada Sualtı Arkeologları tarafından kazılar devam etmektedir.


Daha sonra ise Kaleköy’e geçiyoruz ve hayran kalıyoruz. Kaleköy’de bulunan Simena antik kentinin adı ilk kez Pilinius (M.S.1.yy) tarafından anılmıştır. Likya yazısıyla yazılmış kitabe ve bulunan gümüş sikkelerden anlaşıldığı üzere, tarihi M.Ö.4.yüzyıla kadar gitmektedir. Kaleköy, M.Ö. 4. yüzyıldan günümüze kadar iskân görmüş, Kekova Adası’nın tam karşısında, stratejik bir noktada yarım ada üzerine konumlanmış küçük bir Likya kıyı kenti.


Yöre halkı domates ve zeytin yetiştiriciliği yapmaktadır. Yetiştirilen meyvelerin başında ise nar, portakal ve limon geliyor. Sardunyalar, Begonviller ve Japon Gülleri içindeki ada adeta canlı bir yağlı boya tablosunu andırır. Kaleköy’de birçok balık çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan bazıları grida, mercan, mendik (dalyan), çipura, sokar ve Giritlilerin çorbasını yaptığı meşhur siyah orfozdur.


Kaleköy’de kale kısmına çıkmanız için biraz tırmanmanız gerekiyor ama yukarı çıkınca gördüğünüz manzara size her şeyi unutturuyor. Burada bir de Dünya’nın en küçük antik tiyatrosu bulunuyor. Kaleden iniş yolunda ise çok sayıda ev yapımı dondurma satan dükkanlardan birine oturup soluklanıyoruz. Dondurmaları gerçekten harika buraya gelirseniz denemeden dönmeyin.


Rengarenk olan Kaleköy’den ayrıldıktan sonra sırasıyla koyları gezmeye başlıyoruz ama öncesinde Esmeralda Koyu’nda yemek molası veriyoruz. Tekne’de köfte, balık, zeytinyağlı gibi çeşitleri mevcuttu ve fena değildi. Daha sonra ise Burç Koyu, Gökkaya Koyu, Korsan Mağarası ve Karemlik koylarına gidiyoruz. Denizi gerçekten çok güzeldi o yüzden tekne turunu mutlaka yapmalısınız. Saat 17:00 gibi sizi Demre’ye bırakıyor. Biz gerçekten çok sevdik.

0 0

About Post Author

Gülsüm Baysal

Selçuk Üniversitesi Ebelik bölümü mezunuyum. 2013'den beri mesleğimi devam ettirmekteyim. Seyahat ve kitap konularına ilgiliyim.
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir