MANASTIR ASKERİ İDADİSİ VE BALKANLARIN CENNETİ OHRİD

Read Time:1 Minute, 47 Second

Meteora’dan sabah erken saatlerde ilk durağımız olan Bitola’ya (Manastır) doğru yola çıktık. 3 saat süren yolculuk sonrası Mustafa Kemal’in okuduğu Manastır Askeri İdadisine ulaştık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli rol oynayan çok sayıda önemli şahsiyeti yetiştirmiş Manastır Askerî İdadisi, şimdilerde Manastır Kültür Müzesi olarak hizmet veriyor. Müzede bu bölgeye ait arkeolojik eserler sergileniyor. Makedon kültürüne dair pek çok kalıntı, fotoğraf, kıyafet gibi şeyleri görmek mümkün.İçeriye girdiğimizde Atatürk için üst katında özel bir bölüm vardı ve ayaklarımız bizi direk oraya doğru götürdü. İçeride Atatürk’ten kalma kıyafet, balmumu heykeli ve daha bir çok ögenin bulunduğu müzeyi gezerken gerçekten çok duygulandık.


Sonrasında St. Naum’a doğru devam ettik. 2 saat süren virajlı yolları geçip harika bir doğaya doğru keşfe çıktık. Manastır ve çevresindeki yerleşim faaliyetleri 900’lü yıllara kadar inmesine rağmen esas canlılık 16 yy ’da St Naum Manastırının yapılmasıyla başlıyormuş.Manastır girişinin sol tarafında hediyelik eşya dükkânları, sağ tarafta ise göle girebileceğiniz küçük plajlar sizleri karşılıyor. Bilgilerden en ilginç olanı ise gölün sıcaklığının yaz ve kış 10 derece olması, harika değil mi ? Burada gölde sandal turları da yapılabiliyor ve bu doğa harikasını daha keyifli hale getirebiliyorsunuz.


Büyülenerek devam ettiğimiz yolda yer alan Galioica Doğal Milli Park’ın harika bir güzelliği bulunuyor. Yemyeşil bir doğa harikası gerçekten bayılacaksınız. Sırayla kiliseleri ve etrafında ki yapıları gezmeye başlıyoruz hatta 1-2 tanesini ararken kayboluyoruz. Gerçekten çok büyük bir alana yayılmış olduğu için kaybolmanızda çok normal aslında. Bu arada biz Eylül ortasında gittiğimiz halde hava inanılmaz sıcaktı , yazları nasıl olur hayal bile edemiyorum.

GULSUM-OHRİD3
Bu masal diyarını bırakıp Ohrid’in merkezine doğru devam ediyoruz . Şehir Milattan önce 4. yüzyıldan beri bilinen bir şehir ve o zaman ki ismi “Işık şehri” anlamı taşıyan Lychnidos. Ohrid ismi ise daha sonra verilmiş. Bu adın, kabaca, “Tepede” anlamına gelen Vo Hrid kelimesinden geldiği sanılıyor. Biz de bu arada gün bitmeden eski şehri gezmeye çabalıyoruz . Ohrid sokakları o kadar güzel ki görülecek yerleri hızlıca bitirmeye çalışıyoruz. Sv. Bogorodica Perivlepta Kilisesi ve St Sophia Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz.

Gün batımına doğru ise şehrin en tepesinde Aziz Yuhanna Kilisesine ulaşıp burada gün batımını izleyip. Şehrin üst taraflarında Ohri gölü manzaralı harika bir cafe buluyoruz ve göle karşı yorgunluk kahvelerimizi içip günü bitiriyoruz.

1 0

About Post Author

Gülsüm Baysal

Selçuk Üniversitesi Ebelik bölümü mezunuyum. 2013'den beri mesleğimi devam ettirmekteyim. Seyahat ve kitap konularına ilgiliyim.
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir