“NARLAR KENTİ” SİDE ANTİK KENTİ

Read Time:1 Minute, 39 Second

 

Herkese merhaba bugün size bir başka Likya şehrinden Side’den bahsedeceğim. Tarihte “Narlar Kenti” olarak bilinen Side, geçmişten günümüze sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bir kent.  Buram buram tarih kokan bu antik kentin tarihi tiyatrosu,  meşhur Apollon tapınağı, agorası, görkemli kent kapısı, hamamları ve evleri sizi alıp çok eskilere götürecek.

Side MÖ VII. yüzyılda bir yerleşim merkezi olmuştur. MÖ VI. yüzyılda tüm Pamfilya ile birlikte Lidya Krallığı’nın egemenliğine girmiş, Lidya Krallığı’nın 547/46’da yıkılışından sonra Perslerin hâkimiyeti altına girmiştir. Bu devirde özgürlüğünü bir ölçüde koruyan kent, kendi adına sikke basmıştır.


Side’ye ulaştıktan sonra arabamızı ücretsiz otoparka park ediyoruz ve giriş kısmında biraz turlayıp yine ücretsiz ringlere binip asıl antik kentin olduğu kısma ulaşıyoruz. Sizi antik tiyatronun oraya bırakıyor ama biz önce alışveriş dükkanlarının olduğu sokaklara daldık ve sahile kadar yürüdük.


Ticaret ve liman kenti olarak tanınan Side Antik Kenti kalıntıları üzerinde XX. yüzyıl başlarında Giritli göçmenler tarafından Selimiye Köyü kurulmuştur. Bir yarımada üzerine kurulmuş olan Side, diğer Pamfilya kentlerinde olduğu gibi şehrin ana kapısından başlayan bir anıtsal cadde boyunca uzanmaktadır. Kuzeydoğudaki “Büyük Kapı”dan başlayan ana cadde, Tiyatro önündeki kavis dışında hemen hemen düz bir çizgi şeklinde yarımada boyunca ilerleyerek tapınaklar yakınında büyük bir meydanla sona erer.


Side Antik Kenti’nde günümüze ulaşan görebileceğiniz kalıntılar ise şehir surları, şehir kapısı, Nymphaeum, su yolu, sütunlu caddeler, evler, Ticaret Agorası, Antik Tiyatro, Agora Hamamı (Side Müzesi), Vespasian Çeşmesi ve Anıtsal Kapı, Zafer Takı, Dionysos Tapınağı, bazilka, liman hamamı, Apollon Tapınağı, Athena Tapınağı, Güney Bazilkası, Büyük Hamam, Devlet Agorası, Vaftizhane, Piskoposluk Sarayı ve Bazilkası, Philippus Attius Suru’dur.


Uzun ve heybetli sütunlu yapılarıyla sizi büyüleyen Athena Tapınağı gerçekten harika. Sonrasında ise ara sokaklardan devam edip sahil kısmına geliyoruz. Belirtmeliyim ki Side’nin denizi gerçekten çok güzel ve sahili kumdan mayolarımız keşke yanımızda olsaydı çünkü görünce dayanmakta zorluk çekiyorsunuz.


Yolun sonunda antik tiyatroya geliyoruz ve burada bir kaç kare fotoğraf çekip günü bitiriyoruz. Antik tiyatro ise durumu bir Aspendos olmasa da genel anlamda korunmuş durumda. Yolunuz bu taraflara düşerse bu antik kente mutlaka uğrayın.

1 0

About Post Author

Gülsüm Baysal

Selçuk Üniversitesi Ebelik bölümü mezunuyum. 2013'den beri mesleğimi devam ettirmekteyim. Seyahat ve kitap konularına ilgiliyim.
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir