Seyahat Sağlık Sigortası Nedir?

Uçak bileti, araba kiralama, otel seçimi, valiz hazırlama… Seyahatiniz için yapmanız gereken her şeyi yaptınız, yani yolculuk öncesinde ve esnasında ihtiyacınız olabilecek her şeyi planladınız. Peki, yolculuğunuzun olası aksiliklerden etkilenmemesi ve seyahatinizde kendinizi güvence altına alabilmeniz için ne yapmanız gerektiğini düşündünüz mü? Size etkili bir tavsiyemiz var: Seyahat sağlık sigortası yaptırın ve problemsiz bir yolculuğun keyfini sürün.

Seyahat Sağlık Sigortası Nedir?

Seyahat sağlık sigortası denildiği zaman akla, genellikle yurt dışı vize başvurusu öncesinde yaptırılması zorunlu olan sigorta türü geliyor. Aslında seyahat sigortası yaptırmak sadece bir yasal mecburiyet değil, seyahat sırasında sigortalı bireyleri güvence altına alan değerli bir sigorta çeşididir. “Seyahat sigortası ne demek?” sorusunun cevabı tam olarak burada gizli! Seyahat sigortası, hastalık ya da kaza sebebi ile meydana gelen acil sağlık problemlerini teminat altına alan bir sigortadır.

Anılar biriktirmek için heyecanlandığınız günlerde, hayatın gerçeklerinden olan acil sağlık problemleri ile karşılaşma ihtimali aklınıza gelmeyebilir. Elbette yolculuğa hep en eğlenceli anları tatma isteği ile çıkılır. Ancak maalesef tam da o en keyifli yolculuk diliminde bir sağlık sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumda yani tedavi ihtiyacınız doğunca seyahat sağlık sigortası sahibi olarak yapmanız gereken tek şey iyileşmek için bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve bütçeniz etkilenmeden sağlığınıza kavuşmanın rahatlığını yaşamak olur. Ayrıca sadece yurt dışı seyahatinizde değil, yurt içi yolculuklarda da faydalanabilirsiniz. Seyahat sigortası genel şartları ve teminatları ise sigorta türüne göre belirlenir.

Seyahat sigortası teminatlarını, seyahatinize bağlı olarak seçeceğiniz sigorta türü belirler. Yolculuğunuz yurt içine mi yurt dışına mı olacak ya da yolculuk amacınız nedir gibi soruların cevapları sizi ihtiyacınız olan seyahat sigortası türüne götürebilir.

Seyahat Sağlık Sigortası Ne Kadar?

Seyahat sağlık sigortası fiyatları; seyahat edeceğiniz bölge (yurt içi, Schengen Bölgesi ya da tüm dünya), poliçenizin geçerli olacağı gün sayısı ve poliçenizde belirtilen teminatlar, limitler dâhilinde belirlenir.

Seyahat Sigortası Nasıl Yapılır?

Seyahat sigortasının ne kadar olduğu ise seçeceğiniz sigorta türünün limitlerine bağlı olarak değişir. İhtiyacınız olan sigorta türünü seçtikten sonra profesyonel acentelerimiz size fiyat bilgisini iletmekten memnuniyet duyacaktır. Sağlıklı ve güvenli yolculuklar dileriz!

Bosanki jezik

Šta je putno zdravstveno osiguranje? Putno osiguranje je osiguranje koje osigurava hitne zdravstvene probleme uzrokovane bolešću ili nezgodom. Putovanje je uvijek sa željom da se dožive najzabavniji trenuci. Nažalost, na tom najprijatnijem putovanju možda ćete naići na zdravstveni problem. U takvoj situaciji, kada se pojave vaše potrebe za liječenjem, sve što morate učiniti kao nosiocu putnog zdravstvenog osiguranja je zatražiti zdravstvenu ustanovu kako biste se oporavili bez utjecaja na vaš budžet. Takođe možete imati koristi ne samo kada putujete u inostranstvo, već i na putovanja u vlastitoj zemlji. Možete imati privatno putno osiguranje za sve vrste putovanja. Svoje putno zdravstveno osiguranje možete zaključiti posjetom ovlaštenim zastupnicima osiguranja. Iznos putnog osiguranja varira ovisno o vrsti osiguranja koje odaberete. 

Sokağa Çıkma Yasağı Mı Geliyor?

Bakan Koca’dan BÜYÜK çıkış: İstanbul’u evde tutamıyoruz, sokağa çıkma yasağı mı getirelim?

Ölümcül koronavirüs salgını ile mücadelede evde kalmanın önemine defalarca vurgu yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da bu çağrıların dikkate alınmadığını belirterek “İlla devletin yasak mı getirmesi gerekiyor?” diye belirtti.

Koronavirüs salgını nedeniyle her yerde yapılan ‘evde kal’ çağrılarına Anadolu’da büyük ölçüde uyulduğunu ancak İstanbul’da uyulmadığını belirten Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Devletin illa yasak mı getirmesi gerekiyor?” dedi.

Bazı açıklamalarda bulunan Bakan Koca, “Evdeki bireylerin de birbiriyle teması kesmesi gerekiyor. İlişkinin minimize edilmesi şarttır. Kullanılan malzemenin paylaşılmaması gerekiyor, üç-beş adımlık mesafede kalmaları gerekiyor. Yaşlıların daha fazla etkilendiğini biliyoruz ama gençler ve orta yaşlılarda etkisi yok anlamına da gelmez bu. Gençler taşıyıcı olabiliyor” ifadelerini kullandı

“İSTANBUL’U TUTAMIYORUZ”

  • Sokağa çıkma yasağı bir çözüm olamaz mı?” sorusuna da yanıt veren Bakan Koca, “Anadolu’da büyük ölçüde sağlanıyor ama İstanbul’u tutamıyoruz. İstanbul’u sizde görüyorsunuz. Herkesin evinde izole olması gerekiyor. Bunun sağlanması lazım. Bunun ciddiye alınması gerek. En sert tedbir yasaklama olabilir ama ille de devletin böyle bir yasak getirmesi mi gerekir? Hepimiz bu izolasyonu sağlayabiliriz ve bunun sağlanması için çağrılarımız devam edecek. Daha sert ve keskin çağrılar da yapacağız. İki-üç hafta evimize kapanarak bu dönemi atlatabiliriz” şeklinde konuştu.

İlber Ortaylı’dan Altın Değerinde Tavsiyeler

 

İlber Ortaylı… Türk Tarihinin değerli tarihçilerinden olmasının yanı sıra; Akademisyen,yazar ve Türk Tarih Kurumu şeref üyesidir.Biz de bu yazımızda Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabından alıntılar yaparak sizlere altın değerinde tecrübelerinden ve özellikle gençlere verdiği tavsiyelerinden bahsedeceğiz.

Not:Kitaptan çok kısa alıntılar yaparak bahsedeceğimizden kitabın ayrıca okunmasını şiddetle tavsiye ederiz. 🙂

İlber Ortaylı:Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

Düşünmek …

“İnsan en güzel trende düşünür”  Kafanızı fazlaca kurcalayan konular varsa;karar vermekte zorlanıyorsanız;bir trene atlayıp yolculuk yapmamak için hiçbir sebebiniz yok demektir 🙂

Ve iyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir… Yanlız düşünmek yaratıcılığınızı arttıracaktır.

En Önemlisi Eğitim ve Dil

İlber Ortaylı çocuklarımızın 15 yaşına gelmeden aslında dil problemini çözmesi gerektiğini düşünüyor ve ekliyor;25 Yaşından sonra eğitim olmaz, artık eser vermeye geçmek gerekir. Bu durumda şöyle bir soru geliyor akıllara.İmkansızlıktan okuyamamış; Belli yaştan sonra okuma imkanı elde etmiş insanlar okumasın mı? Tabiki hayır.25 yaşından sonrada okunur ve öğrenilir fakat 25 yaşından önce öğrendiklerimiz gibi etkili ve kalıcı olmayabilir ve daha yavaş öğrenirsiniz malesef…

İlber Ortaylı ekliyor;25 yaşına kadar öğrendikleriniz esastır. O yaşa dek ne okuduysanız, ne dinlediyseniz ,ne gördüyseniz ,geri kalan hayatınızda temel olarak onları kullanacaksınız.

  • Kimi çocuğun tarihe,hukuka kabiliyeti vardır.Kimi çocuğun marangozluğa..Önemli olan işinin ehli olarak yetiştirmek...Bu Ülkenin hukuk bilene de marangozdan anlayan insana da ihtiyacı vardır.
  • Ezber ve tekrar öğretimin temelidir .Lisan da matematik de coğrafya da ezberleyerek öğrenilir. Bu bakımdan ezberimizi geliştirmek öğrenmemizi kolaylaştıracaktır.

  • Bir dil sadece gramer kitaplarıyla öğrenilmez.Farklı kaynaklardan yararlanmayı da bilmemiz gerektiğini söylüyor İlber Ortaylı. Örneğin Batı dillerini öğrenmek için İncil faydalıdır.O dili konuşan çocuklar için yazılmış tarih kitaplarıyla, birtakım hatıratlar da çok işe yarar.
  • En az 2-3 dil bilmelisiniz. Dil dünyanızı rahatlıkla değiştirir.İçinde bulunduğunuz çevreyi,öğrendiğiniz dil sayesinde değiştireceksiniz.Ama asla tek dil yeterli değildir bunun için.

Gezi – Film -Kitap Önerileri

  • Bir şehri gezmek emek ister. Öyle taksiden indim otele gittim olmaz. Sokaklarına gireceksiniz. Çarşılarında dolanacaksınız ancak bu şekilde bir şehri gezdim diyebilirsiniz.
  • Türkiye’den çıkınca ilk görülmesi gereken yer İran’dır. Bunun nedeni çok basittir. İran’ı anlamadan Türkiye’yi anlayamazsınız.
  • Semerkand’ı,Floransa’yı,Buhara’yı,Roma’yı ve Kudüs’ü görmeden ölmeyin.
  • Seyahatinize yakın çevreden başlamakta önemli bu konuda.Türkiye’yi anlamadan dışarıyı anlayamazsınız. Türkiye’nin yeni kültür başkenti adayı:Bozkırın Eskişehiri…Konser,tiyatro,opera.. Sırf bunlar için Eskişehir’e gitmelisiniz.
  • Memlekette ihmal ettiğimiz bir çok yer var. Örneğin Konya Ereğli’sini ne kadar biliyorsunuz? Peki ya Safranbolu ? Buraları görmeyen Anadolu coğrafyasını tanıdığını söyleyemez.
  • Sinemada İtalyanlar en yükseğe çıkmıştır.Konusuna hakim,entelektüel tarihi filmler izlemek istiyorsanız evvela İtalyan sinemasına müracaat edeceksiniz.
  • Kitaplara gelecek olursak… Tolstoy,Dostoyevski okumadan roman okunmuş olmaz.Suç ve Ceza ile Karamazov Kardeşler‘i okumadan roman okuduğunuzu söylemeyin..

Özel Hayat Tavsiyelerine Gelecek Olursak..

  • İşinizi doğru seçin.Daha en başından aşık olduğunuz işi yapmazsanız,ne kadar çalışkan olsanız da hayattaki gayenizi kaybedersiniz;zihniniz uyuşur.
  • Cesur Olun.Hareket etmekten korkmayın.Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışına çıktığınızda bir eşiği atlamış olursunuz.
  • Bunca yıldan,bunca tavsiyeden çıkardığım kanaat şudur:Özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz! Anneniz ve babanız dahil… “Kendi yolunuzu kendiniz çizmeye çalışın”. Kulaklarınızı tıkamayın daima açık olsunlar fakat kendi yolunuzu kendiniz çizmelisiniz.

Çocuklarımızı Geliştirirken

  • Çocuğumuzu olduğu gibi sevmeliyiz.Bizdeki büyük yanılgılardan biri, insanlarımızın kendi başaramadıkları şeyleri çocuklarından beklemesidir. Bunu yapmayın, çocuklarınıza kendi yükünüzü yüklemeyin.
  • Çocuğunuzu ne fazla övün ne de fazla yerin.Bir çocuğu sürekli övmek iyi bir şey değildir.İnsanın çocuğundan dahi diye bahsetmesi,devamlı yermek,küçümsemek kadar tehlikelidir.Onun yanında olmasını bilin,yeterlidir.
  • Çocuklarımızın beslenmesine de ayrıca dikkat edilmeli.Türk mutfağı çocuklarımız için oldukça zengindir.Çocuk neyi isterse onu hemen yedirmek bu konuda büyük bir yanlış.
  • Çocuklarımıza hayatın zorluklarına realist bir şekilde hazırlamalıyız.En küçük güçlükte tökezlemeye meyilli çocuklar yetiştirmemeliyiz.
  • Çocuklarımızın yokluğu ve mahrumiyeti de bilmesi lazım.Bunu çocuklarımıza bizler öğretebiliriz okul değil….
  • En az 1 enstrüman çalmayı öğretmek gerekir.Önemli olan onu iyi çalmak değil,müziği dinlemeyi de öğrenmek.Aynı şekilde dans öğrenmesi de kendini yetiştirmesi açısından önemlidir.

 

Okadar çok altın değerinde tavsiyeleri var kii…Fakat hepsini burdan anlatabilmemiz mümkün değil.. İlber Ortaylı’nın Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabı mutlaka kitaplığınızda bulunması gereken kitaplardan…Kitapta uzun uzun gezilmesi görülmesi gereken yerler,dinlenmesi gereken müzikler ,okunması tavsiye edilen kitapların  top 25 listeleri var. Ayrıca bakılmasını tavsiye ederiz.

Ve diğer okunmasını tavsiye ettiğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabına da buradan ulaşabilirsiniz.

İyi Okumalar 🙂 Yorumlarınızı bekliyoruz.

 

 

 

 

İşte Çok Merak Edilen Wuhan Şehri

Corona Virüsünün Çıkış Merkezi Wuhan Kentinin Virüs Öncesi Muhteşem Görüntüleri.

İşte Corona Virüsüyle Adını Dünyaya Duyuran Kent Wuhan,

Çin’in Hubei eyaletinin yönetim merkezi ve en büyük şehridir. Şehir Yangtze ve Han nehirlerinin kavşağında yer almaktadır. Şehrin nüfusu 2010 yılı itibarı ile 8,821,658 ve toplam nüfusu ise 2015 yılı itibarı ile 10.6 milyon olup Orta Çin’in en büyük şehridir.

Wuchang, Hankou ve Hanyang adlı üç kentin birleşmesinden ortaya çıkan Vuhan, “Jiusheng Tongqu (dokuz vilayetin önde gelen iş merkezi)” olarak bilinmektedir. Vuhan şehirden geçen ve diğer büyük şehirleri birbirine bağlayan onlarca demiryolu, yol ve otoyol ile önemli bir ulaşım merkezidir ve Orta Çin’in siyasi, ekonomik, mali, kültürel, eğitim ve ulaşım merkezi olarak tanınmaktadır.

Wuhan kenti akıllarda salgın nedeniyle kötü yer edinse de, kentteki  mimari güzellikler dikkat çekiyor.

Corona Virüs Kısa Belgeseli

Wuhan: The Long Night (Wuhan: Uzun Gece) isimli kısa bir belgesel, aslında şehirde yaşanan durumu 4 dakika içinde çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

İlk olarak Çin sosyal medya platformu Weibo’da yayınlanan kısa film, şehrin tüm dünyadan nasıl izole edildiğine dair etkili bir bakış sunuyor. Şehir 14 milyonluk bir nüfusa sahip olmasına rağmen Lan ve ekibi tarafından çekilen cep telefonu görüntüleri adeta bir hayalet kasabayı andırıyor. Dışarıda sadece birkaç insanın gözüktüğü ve halkının neredeyse tamamının maskeyle dolaştığı, boş sokak ve caddelerin gözüktüğü kısa filmin belki de en çarpıcı kısmı; bir adamın penceresinden boş bir sokağa doğru eğilerek My Motherland and Me (Anavatanım ve Ben) şarkısını söylemesi oluyor.

Koronavirüs Nedeniyle Tatilleriniz İptal Oldu Peki Ne Yapmalısınız

Koronavirüs salgını tüm dünyada seyahat planlarını alt üst etti. Biz de iptal olan seyahatleriniz için neler yapmanız gerektiğini ve alternatif seyahat planlarınızı nasıl oluşturabileceğiniz hakkında bilgilendirmek istedik.

Sağlıklı kalmaya özen gösterdiğimiz bugünlerde  hayatımızdaki birçok alışkanlığımızdan vazgeçmek durumunda kaldık. Bu vazgeçtiklerimizden biri de seyahat planlarımız. Henüz kimse bu salgının ne kadar süreceğini, salgının etkilerinin ne kadar zamanda kontrol altına alınacağını tam olarak kestiremiyor. Bu belirsizlik ortamında da seyahat planlarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Peki yakın zamandaki  ya da yaz için planladığımız tatillerimiz için nasıl bir yol izlemeliyiz?

Paranızı Geri Alın

Tatilinizi iptal ettiğinizde düşünmeniz gereken ilk şey, paranızı nasıl geri alacağınız olmalı. Tatiliniz için ayarladığınız seyahat acentesi, otel ya da havayolu şirketi esnek bir iptal politikasına sahipse bir sorun yok. Ancak iptal işlemleriniz için ceza ödemeniz gerekiyorsa, bu şirketlerin güncel iptal politikalarını incelemenizde fayda var. Dünya üstünde birçok online seyahat acentesi ve havayolu firması koronavirüs salgını nedeniyle oldukça esnek iptal politikaları uygulamaya başladı. Bu politikaların koşullarını inceleyebilir ve bu sayede para kaybınızı minimuma indirebilirsiniz. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü hava yolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair değişiklik yaptı. Değişikliğe göre, koronavirüs nedeniyle uçuşların yapılamaması durumunda biletler açığa alınacak ve değişiklik yapılabilecek. Açığa alma ve değişiklik yapmak istemeyen yolcu bilet ücretini iade alabileceği Milli Gazete’de yayınlandı inceleyebilirsiniz.

Sanal Tatiller Yapın

Tüm sene boyunca tatil yapma hayali kuranların hayallerini suya düşürdü maalesef ki salgın. Şu dönemde “Evde Kal” çağrısı varken dışarı çıkmak çokta mantıklı değil. Evimizde kalıp salgının yayılması ve enfekte olabilecek insan sayısını ne kadar minimum seviyeye indirgersek tatil planlarımızın gerçekleşme ihtimalide daha fazla artar. Bu evde geçirilen süreyi sanal turlar ile değerlendirebilirsiniz. Gerçek bir ziyaretin yerini tutmayacaktır ancak günlük yaşantınızdan biraz uzaklaşmak ve yeni bir şeyler öğrenebilirsiniz. Sanal turlar için sayfamızdaki haberimizi inceleyebilirsiniz buraya tıklayarak.

 

Amerikanın Başkenti Washigton DC’de Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler!!

Federal devletin yönetim merkezi olan ve özerk statüye sahip Kolumbiya Bölgesi (District of Columbia) olarak kabul edilen Washington kenti, Amerikan tarihinin en iyi öğrenilebileceği tatil yerlerinin başında geliyor. Küçük yüz ölçümüne nazire yaparcasına Washington DC gezilecek yerler bakımından oldukça zengin bir şehir. Kent kültürel değere sahip tarihi idari binaların yanı sıra çok sayıda müzeyi ve anıtı barındırıyor.

Washington DC Gezilecek Yerler Listesi

Düzenin şehri Washington DC‘nin turistik önem taşıyan yerlerinin büyük kısmı National Mall ve çevresinde yer alıyor. Bu yüzden metro veya otobüs seferleri ile gezilecek yerlere kolayca ulaşabilirsiniz. Şehirdeki müzeler ve anıtlar, güvenlik sebebiyle kapalı değilse, yılın her günü açık ve ücretsiz. Dilediğiniz takdirde bisiklet ve scooter kiralayarak ulaşım sağlamanız da mümkün ve oldukça uygun fiyatlı.

 

1. Beyaz Saray (The White House)

George Washington’un çizdirdiği planlar dâhilinde inşaasına 1792 yılında başlanan Beyaz Saray (The White House) 8 yıl içerisinde tamamlanarak 1800 yılında kullanıma açılmış.

John Adams döneminden beri Amerika Birleşik Devletleri başkanlarının resmi ikametgâhı olan yapı 1814’te İngilizler tarafından yakılmasından sonra günümüzdeki haliyle yeniden inşa edilmiş.

Yılın belirli dönemlerinde, 6 ay öncesinden rezervasyon yaptırmak şartıyla, ziyarete açılan binanın tur içeriği Beyaz Saray’daki resmi programa göre değişiklik gösterebiliyor.

2. Amerikan Kongre Binası (United States Capitol)

Capitol Hill Bölgesi’nde yer alan Amerikan Kongre Binası‘nın (United States Capitol) 1793 yılında başlayan inşasında büyük oranda mimar William Thornton’un projesine bağlı kalınmıştır.

1800 yılında yapımı tamamlanan kuzey kanadında ilk kongre oturumunun gerçekleştirildiği binayı gezmek için resmi İnternet sitesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Rezervasynu ücretsiz bir şekilde gerçekleştirdikten sonra verilen gün ve saate göre toplu halde düzenlenen turla beraber Temsilciler Meclisi başta olmak üzere toplantı salonlarını ve odalarını ziyaret ediyorsunuz

.

3. National Mall and Memorial Park

Kongre binası, Reflecting Pool, Lincoln ve Washington Anıtı gibi şehrin simgelerine ev sahipliği yapması nedeniyle tatilcilerin Washington DC gezilecek yerler listelerinde mutlaka yer verdikleri milli parkın (National Mall and Memorial Park) geçmişi 1790 yılına kadar uzanır.

1965’te Ulusal Park Hizmetleri’nin yönetimine geçmesiyle şu anki adını alan park sessiz ve huzurlu ortamı ile yürüyüşler yapabileceğiniz, spor aktivitelerine katılabileceğiniz çok amaçlı bir yapıya kavuşmuş durumda.

4. Washington Anıtı (Washington Monument)

Washington Anıtı (Washington Monument), 1840’lı yılların başında mimar Robert Mills tarafından tasarlanmış.

Mısır obeliskine benzer yapıdaki anıtın yapımına 1848 yılında başlanmasına rağmen ancak 1885 yılında tamamlanabilmiş. Uzunluğu 169 metrenin biraz üzerinde olan yapıda Osmanlı Devleti tarafından hediye edilen ve üzerinde Ziver Efendi’nin bir beytinin bulunduğu Osmanlıca kitabe yer alıyor.

5. Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial)

Amerika’nın 16. başkanı Abraham Lincoln’e adanan Lincoln Anıtı‘nın (Lincoln Memorial) inşasına 1914 yılında başlanmış ve 1922 yılında tamamlanmış.

Anıtın en önemli unsuru olan Daniel Chester French’in tasarımı 5,80 m yüksekliğindeki heykel ise beyaz Georgia mermerinden işlenmiş. National Mall içerisindeki anıtın güney duvarında Lincoln’ün Gettyburg Söylevi, kuzey duvarı ikinci kez seçildikten sonra yaptığı konuşma yer alıyor.

6. Jefferson Memorial

 

National Mall içerisindeki bir diğer önemli yapı olan Jefferson Memorial Amerika Birleşik Devletleri’nin kurucularından ve 3.başkanı Thomas Jefferson anısına inşa edilmiş.

Neo-klasik tarzdaki anıtın inşası 1939 yılında başlamış ve 1943 yılında tamamlanmıştır. Mimar John Russell Pope tarafından tasarlanan yapıya Jefferson’un bronz heykeli ise 1947 yılında eklenmiş.

7. Ulusal Hava ve Uzay Müzesi

 

Havacılık ve uzay meraklılarının Washington DC gezilecek yerler listelerine ekledikleri Ulusal Hava ve Uzay Müzesi (National Air and Space Museum), Smithsonian Enstitüsü’ne bağlı olarak 1946 yılında kurulmuştur.

1976 yılında National Mall içerisindeki binasında ziyaretçi kabul etmeye başlayan müzenin en büyük özelliği sergilenen hava taşıtlarının hemen hemen hepsinin orijinal olması. Müze olarak bilinmesinin yanı sıra yapı içerisinde gezegen bilimi, jeoloji ve jeofizik alanlarında araştırmalar yapılıyor.

8. Washington Ulusal Katedrali

 

Dünyanın en büyük 10 katedralinden birisi olan, neo-gotik tarzdaki Washington Ulusal Katedrali‘nin (Washington National Cathedral) yapımına 1907 yılında başlanmış ve inşasının tamamlanması tam 83 yıl sürmüş.

İnşa süreci içerisinde kullanıma açılan katedral 59 dönümlük oldukça bakımlı bir Orta Çağ bahçesi içerisinde yer alıyor. Kentin kuzeybatısında bulunan binada dini aktivitelerin dışında müzikal organizasyonlar düzenleniyor.

9. Georgetown

Potomac Nehri kıyısındaki Georgetown üniversitenin varlığı sayesinde genç nüfusun yoğun olduğu bir bölge. Tatlı, patates ve hamburgerden oluşan klasik menüleriyle ünlü pek çok kafenin ve restoranın bulunduğu semtte tek katlı tarihi yapılar oldukça otantik bir görünüm sağlıyor.

Kentin en işlek ve renkli bölgesinde dünyaca ünlü markaların mağazaları alışveriş tutkunlarını bekliyor.

10. Smithsonian Enstitüsü

Smithsonian Enstitüsü’nün idari ofislerine ve ziyaretçi merkezine ev sahipliği yapan bina (Smithsonian Institution Building) 1849-1855 yılları arasında inşa edilmiş.

National Mall’ın yanında yer alan yapı Norman stili mimarisi nedeniyle şato olarak da adlandırılıyor. 8.30-17.30 saatleri arasında ziyaret edebileceğiniz Smithsonian Binası’nda enstitü tarihi hakkında bilgiler öğrenebileceğiniz turlara ücretsiz katılabilirsiniz. Bahçesinde göreceğiniz eşsiz bitkilerin verdiği huzurlu bir ortamda kitabınızı okuyabilir kahvenizi içebilirsiniz.

11. II. Dünya Savaşı Ulusal Anıtı

 

Dünya Savaşı’na merak duyan tarihsever gezginlerin Washington DC gezilecek yerler listelerine eklemeleri gereken II. Dünya Savaşı Ulusal Anıtı (National World War II Memorial), savaşa katılan askerler anısına 2004 yılında açılmış.

Yapı A.B.D eyaletlerini, federal bölgeleri ve Columbia Bölgesi’ni temsilen fıskiyeli bir havuz çevresine yerleştirilmiş, her biri 5,2 metre yüksekliğindeki, 56 granit sütundan oluşuyor.

12. Amerikan Ulusal Tarih Müzesi

Smithsonian Enstitüsü’nün bir parçası olan Amerikan Ulusal Tarih Müzesi (National Museum of American History) National Mall Bölgesi’ndeki 14. Cadde üzerinde yer alıyor. Tesis ilk olarak Amerikan tarihinin zenginliği hakkında ayrıntılı bilgileri yerli ve yabancı turistlere aktarmak için 1964 yılında Tarih ve Teknoloji Müzesi adıyla kurulmuş.

1980’de şu anki ismine kavuşan müzede Bağımsızlık Savaşı’ndan günümüze Amerikan kültürünü ve tarihini anlatan eserler sergileniyor.

13. National Zoological Park

 

Kentin kuzeybatısında bulunan National Zoological Parkı Rock Creek Park içerisindeki hayvanat bahçesi hayvan bakımı, bilimi, eğitimi alanlarında halkı bilinçlendirmek için 1889 yılında kurulmuş.

Özellikle çocuklu ailelerin ve hayvan severlerin keyifli vakit geçireceği pek çok etkinliğe ev sahipliği yapan parkta 300 farklı türden 1.800 hayvan bulunuyor.

14. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi

Şehirde kurulan ilk Smithsonian binalarından birinde hizmet veren Amerikan Doğal Tarihi Müzesi (National Museum of Natural History) 1910 yılında açılmış. 18 futbol sahası büyüklüğündeki binasında 200’e yakın bilim insanının doğal hayatla ilgili araştırmalarına devam ettiği doğa tarihi müzesinde, 126 milyondan fazla doğa bilimleri örneği ve kültürel eser sergileniyor.

Mobil uygulaması sayesinde sergileri ve binası hakkında ayrıntılı bilgi edinebileceğiniz kültürel yapının içerisinde yemek alanları ve hediyelik eşya dükkânları yer alıyor.

15. United States Botanic Garden

Gezi planlamanızı kolaylaştırmak için oluşturduğum Washington DC gezilecek yerler listesinin son sırasındaki botanik bahçesi (United States Botanic Garden) ziyaretçilerine estetik, kültürel, ekonomik, iyileştirici ve ekolojik özelliklerini aktarmayı amaçlıyor.

Amerika’nın en eski botanik bahçesi unvanını taşıyan tesis kongre binasının alanı içerisinde yer alıyor. 1820’de kurulan; ancak resmi açılışı 1850 yılında gerçekleştirilen bahçede dünya üzerinde var olan bitki ve ağaç türlerinin büyük çoğunluğunu görmek mümkün.

Washington DC’de Gezilecek Diğer Yerler

Vakti olan gezginler şu gezi noktalarını da ekleyebilirsiniz;

  • Vietnam Şehitleri Anıtı (Vietnam Veterans Memorial)
  • International Spy Museum
  • Kongre Kütüphanesi (Library Of Congress)
  • Newseum
  • Arlington Ulusal Mezarlığı (Arlington National Cemetery)
  • Kore Savaşı Gazileri Anıtı (Korean War Veterans Memorial)
  • Martin Luther King Anıtı
  • National Portrait Gallery
  • Ulusal Sanat Galerisi (National Gallery Of Art)
  • Çin Mahallesi (Chinatown)
  • FBI Binası

Gölyazı Köyü Gezisi – Bursa

Gölyazı Köyü Bursa’nın Nilüfer İlçesine bağlı Uluabat gölü kıyısında yer alan küçük bir balıkçı köyü. Manzarası, çevre yapısı ile Türkiye’de böyle bir yer mi varmış? dedirten bir güzelliği olmasına karşın pek çok kişinin buranın varlığından haberi yok. Hatta Bursa’nın belirli kesimleri bile bu yerin bursa’da olduğunu bile bilmiyor. Bursa’da olan buralarda bulunan yazarlarımız ile fikir alış-verişi yaparak size bu köyü daha yakından tanıtmak istedik.

Gölyazı Köyü Gezimizden En Güzel Kareler

Yerel halk genelde hafta sonları olmak üzere yediden yetmişe balık tutmayı çok seviyor. Zaten başta belirttiğimiz gibi burası küçük bir balıkçı köyü. Bu köyde kadınlar da erkekler de balıkçılık yapıyor, sokakta oturup balık ağı ören kadınlara rastlayabilirsiniz. Ve özellikle belirtmek isterim ki köy halkı güler yüzlü, oldukça da sıcak kanlı ve misafir perver.

 

Gölyazı Gezilecek Yerler

Aslında gezilecek yer bu köyün ta kendisi. Köyün doğal manzarası haricinde eski Rum evlerini gezebilir, köy içerisindeki tarihi yerlerine göz atabilirsiniz. Daha içerilere girdikçe İç ve Dış Kale surlarını göreceksiniz. Sadece üç duvarı ayakta kalabilmiş maalesef.

Dipnot geçmeliyim ki özellikle Rum evlerin bir kısmı korunmuş, Türkiye şartlarında bunu sevindirici bir haber olarak verebiliriz. Göl ve köy çevresi tamamen sit alanı olarak belirlenmiş.

Gölyazı köyüne bazı Turizm şirketleri belirli aralıklarla eğitim amaçlı geziler de düzenlemektedir.

Ağlayan Çınar

Gölyazı Köyü ‘nün sembolü desek yeridir. Neden ağlayan çınar diye soranlara da hemen açıklayalım. Yüzyıllar içinde gittikçe yan yatan ağacın gövdesinin bir bölümünden zamanla doğal kaynak suyunun yüzeye çıktığı bir oluk oluşması, o oluktan akan suyun da ağacın altında minik bir havuz oluşturması bu ağaca ağlayan çınar denmesine neden olmuştur.

Aziz Panteleimon Kilisesi

1903 yılında yapımı tamamlanan yaklaşık 115 yıllık kilise Gölyazı’nın tarihi yapılarından birisidir.

Apollon Tapınağı

Roma dönemine ait Apollon Tapınağı görmek isterseniz bu tapınakta Kızadasındadır. Adaya ulaşım sadece tekne ile yapılmaktadır.

Ulubat Gölü, göçmen kuşlar için doğal bir kuş cenneti. Yavrulama döneminde Manyas Gölü’nde konaklayan kuşlar, balıkların bolluğu nedeniyle beslenmek için Gölyazı’na gelir.

Bu doğal kuş cennetinin yanı sıra Ulubat Gölü özel kuş cenneti var. Gölyazı tabelasını İzmir’e doğru 5 km. geçtikten sonra sola dönülünce 1 km sonra özel kuş cennetine varılıyor.

Burada bir doğasever tavuskulu, sülün, ördek, taklacı güvercin yetiştiriyor. Girişte kuşlar için bir yem parası ödeniyor.

Gölyazı’da Neler Yapılmalı?

Fotoğrafçılık: Özellikle gün doğumu ve batımını fotoğraflamak için buraya gelen fotoğraf tutkunları var. Sizin de fotoğraf merakınız varsa burayı fotoğraflamak için listenize ekleyin.

Balıkçılık: Olta ile balık tutmak oldukça keyifli. Hele ki tatil zamanları yapılıyorsa ayrı bir keyif. Gölyazı’ya günübirlik gelmeyenlerdenseniz Ulubatlı Gölü’nde balık avlamanın keyfini kesinlikle çıkarmalısınız.

Göl Manzaralı Kahvaltı: Pazar kahvaltıları pek çoğumuz için büyük bir eğlence. Bu kahvaltı eşsiz doğa güzelliği ve göl manzaralı olursa hiç şüphesiz bütün haftanın yorgunluğunu o kahvaltıda atabilir.

Ada’da Turlayın: Amacınız sadece turlamak gezip bakınmak değilse taş çatlasın 30 dakika da turlayabilirsiniz. Ama yok gezip bakınalım diyenlerdenseniz 2 saatte tamamen adayı gezebilirsiniz.

Sandal Keyfi: Buralara kadar gelmişken sandala binip göl gezintisi yapmadan olmaz elbette. Adayı bir de göl üzerinden izleyin.

Zambak Tepe’ye Çıkın: Tüm adayı tam tepeden görebileceğiniz eşsiz bir yer. Harika manzarası ile güneşi buradan batırmak ve güne nokta koymak başka bir keyif.

Gölyazı Köyü Nerede, Nasıl Gidilir?

Araç ile: Bursa’dan İzmir istikametine giderken Ulubat Gölünü gördükten 5 km. kadar sonra Gölyazı tabelası görülür. Bu tabelayı gördükten sonra sola dönerek zeytin ağaçlarıyla çevrili güzel bir yoldan 5 km. gidildiğinde Gölyazı köyü’nün girişine ulaşılır.   İzmir tarafından Bursa istikametine gidenlerin ise gölü gördükten 20 – 30km. sonra tabelaları takip ederek sağa girmeleri gerekir.
Otobüs ile: Bursa’nın ulaşım firması olan Burulaş’ın sitesinden 5-G hattının seferlerine bakabilir, sizin için hangi saatlerin uygun olduğunu karar verdikten sonra Bursa merkezde bulunan Küçük Sanayii istasyonuna gelip buradan da 5-G hattı ile 1 saatlik bir yolculuk ile Gölyazı merkeze kadar ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın.

 

Evinizden Dünyalara Açılan Gezi Rehberi

Dünyanın tüm güzelliklerini canlı kanlı gözlerimizle görmenin vereceği haz tabiki de bambaşka. Lakin hepimizin evde kaldığı bu süreyi farklı geçirebiliriz. Evimizin konforunda dünyada ilginç yerlere, dünyaca ünlü müzelere ya da mimari başyapıtlara sanal turla ulaşmaya ne dersiniz?

1)

Bu sanal turlar tamamen ücretsiz. Başlamadan önce küçük bir not, bilgisayar ya da tabletten denerseniz çözünürlük daha net olur.

2)

Dünyanın ilginç lokasyonlarına online gezi fırsatı 

Dünyanın farklı destinasyonlarına 360 derece görüntülü sanal turlar sunan AirPano’yu mutlaka deneyin. Antarktika’nın buzullarından, aktif volkanların zirvelerine sonra da Küba’da mercan kayalıklarına dalabilirsiniz. Hatta, Corona Virüsü’nün ilk çıktığı ülke Çin’e gidip Çin Seddi’ni gezmek isterseniz, o da mümkün. Milyonlar izlemiş, siz de mutlaka izleyin. Link: www.airpano.com/360photo_list_top.php

3)

NASA Uzay Araştırma Merkezine ve Hatta Marsa bile sanal tur var

NASA Uzay Araştırma Merkezi’ne ve Hatta Mars’a bile sanal tur var

Sanal tur deyip geçmeyin, gitmiş kadar olacağınız muhteşem bir tur bu: NASA uzay araştırma merkezi… Tüm kampüsü harita üzerinde tıklayarak gezebiliyorsunuz. İlginç bir deneyim… Link: oh.larc.nasa.gov/oh/

4)

Üstelik hiç akla gelmeyecek dünya ötesi bir yolculuğa da çıkmak mümkün sanal turlarla. Mars’a ayak basmak nasıl bir deneyim olurdu merak edenler bu fırsatı kaçırmayın. Link: accessmars.withgoogle.com

5)

Müze turları

Müze turları

Teknolojinin sunduğu imkanlar sonsuz. Google Arts & Culture sanal turlar ve çevrimiçi sergiler sunmak için dünyanın dört bir yanından 500’un üzerinde müze ve galeri ile ortaklık kurmuş. Mutlaka inceleyin, dünyanın dört bir yanından en iyi sanat eserlerine ulaşmak mümkün.

6)

 

Sönmüş lavların arasındaki antik güzellik: Adala Kanyonu

Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Adala Mahallesi’nde yer alan, 12 bin yıl önce yanardağ patlaması sonucunda oluştuğu tahmin edilen Adala (Hermos) Kanyonu, görenleri etkiliyor. Gediz Ovası, Demirköprü Barajı, Marmara Gölü ve antik çağda “Katakekaumene” olarak adlandırılan “Yanık Ülke”nin ortasında yer alan Adala Kanyonu, sönmüş lav akıntılarının arasında doğal güzelliklerinin yanı sıra Gediz Nehri’ne de yarenlik yapıyor. Kanyon ve çevresinde çok sayıda kuş türü barınıyor.

Son yıllarda özellikle doğa yürüyüşçülerinin, fotoğrafçıların ve bisikletseverlerin sayesinde tanınırlığı artan Adala Kanyonu, yerli ve yabancı on binlerce ziyaretçi ağırladı.

adala kanyonu ile ilgili görsel sonucu

adala kanyonu ile ilgili görsel sonucu

adala kanyonu ile ilgili görsel sonucu

Tarihi Kent Safranbolu Şimdi Issız

UNESCO Dünya Mirası Listesi`nde yer alan  Karabük`ün Safranbolu ilçesi, Covid-19 Salgını yüzünden bomboş kaldı.

Osmanlı mimarisi, şehir hayatı ve kültürünü yansıtması dolayısıyla “Osmanlı`nın parmak izi” olarak adlandırılıyordu. Korona virüs tedbirlerinden dolayı vatandaşlar dışarı çıkmazken, tarihi sokaklar boş kaldı.

Yılda yaklaşık 1,3 milyon yerli ve yabancı turist ağırlayan tarihi ilçede bazı esnaf ise dükkanlarını açmaya devam ediyor.

Kültür turizminin önemli yerlerinden birisi olan Safranbolu, geçen yıl Çin`den 40 bin 610, Tayvan`dan 34 bin 636 turist ağırlarken, bu ülkeleri Tayland ile Japonya takip etti.

Osmanlı döneminden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesi gibi kent. Yaklaşık iki aydır az sayıda yabancı turist gelirken, Türkiye`de de virüsün görülmesinin ardından sokaklar tamamen boş kaldı.

50 yıldır ilçede esnaflık yapan Mehmet Değerli, müşterilerinin ağırlıklı olarak Uzakdoğu`dan Çin, Tayvan, Güney Kore ve Japonya`dan geldiğini söyledi.

Kolonya, sabun gibi hijyen ürünleri sattıklarını, insanların kolonya gibi ürünlere zam mı yapıldı diye sitem ettiğini ifade eden Değerli, “Kendini bilen esnaf zaten bunu yapmaz. Biz ne badireler atlattık, bu sıkıntı da geçecektir. Şu anda Türkiye’de önlemler gayet başarılı” dedi.

Ülkemizde ki ve dünyamızda ki bu salgının en kısa sürede sona ermesini ve turizm yeniden canlanmasını dileriz.