Neil deGrasse Tyson Neil:Her Çocuk Bir Bilim İnsanıdır!

 

Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson Neil tarafından kaleme alınan bu yazı, çocuklarının bilimi sevmesini isteyen ve bu konuda öneriler isteyen ailelere kısa bir uyarı niteliğinde…

 

İnsanın doğasına “bilimsel deneyler yapmak”tan daha uygun bir başka iş düşünemiyorum.

Nitekim öteden beri biz insanların yaptığı da budur.

Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'dan Zihinleri Aydınlatan 12 ...

Elbette o görevi sonra yapıyoruz.

Tüm bunların öncesinde ise, her çocuk bir bilim insanıdır. Bir düşünün; çocuklar neler yaparlar?

Henüz zar zor yürüyebilen çocuklar, küçük çocuklar neler yaparlar?

Eğer bir çocuksanız, etrafınızdaki yetişkinlerin yaşamlarında düzensizlikler yaratma pahasına;

WISC-R Testi Hakkında Detaylı Bilgi

çevrenize karşı merak duyar, taşları altüst eder, ağaçların ve çiçeklerin yapraklarını evire çevire incelersiniz.

Peki yetişkinler ne yaparlar?

“Çiçeklerin yapraklarını koparma, onlara para verdik! derler. Her şeye bir “Yapma” vardır.

Aileler bana sık sık, çocuklarının bilime ilgi duyması için neler yapmaları gerektiğini sorarlar.

Ve ben de onlara yalnızca küçük bir tavsiyede bulunurum:

Onlara engel olmayın, yollarından çekilin! Çocuklar zaten doğuştan meraklıdırlar, nokta.

Çocuklar doğduktan sonraki ilk yılı onlara konuşmayı ve yürümeyi öğretmekle geçirir; yaşamlarının geri kalan tüm kısmında ise “susmalarını” ve “oturmalarını” söyler dururuz.

Varlığını Sadece Sahip Olanların Anlayabileceği 9 Zeka Türünün ...

Bu yüzden, onların önlerinden çekilin!

Eşyaları onların erişebilecekleri yere bırakın ve keşfetmelerine olanak sağlayın.

Keşfetmelerine yardım edin.

Neden bir dürbün alıp, bir gün öylece yere bırakmıyorsunuz?

Ve onların bu dürbünü ellerine alıp, etrafa bakmalarını izlemiyorsunuz?

Onunla her şeyi yapacaklardır.

Mesela ben 11 yaşımdayken, bir dürbünüm vardı.

Ay’a doğru baktığımda, onu yalnızca daha büyük bir biçimde değil, daha iyi de görebiliyordum.

Üzerindeki dağlar, vadiler, kraterler ve gölgelerle bana yaşam dolu gibi gelmişti.

Bir dürbünü elime alıp, onun yardımıyla gökyüzüne bakmak benim değişmemi sağladı.

Ve ne zaman bilim üzerine kafa yorsam, onun tam anlamıyla insana özgü bir iş olduğunu düşünürüm.

Yapacağınız en iyi şey, bunu destekleyecek düzgün eğitim katmanları oluşturmaktır.

Bana göre toplum içindeki en olağanüstü insanlar, bir başka insana benzemeyenler, kendileri olanlardır.

İnsanların yaşamda en başarılı oldukları alanla ilgisiz işlerde çalışmaları ise en büyük trajedidir.

 

Çocuğunuza Bağırmaktan Alıkoyacak Taktikler!

Karşı karşıya olduğunuz durum ne olursa olsun, kendinizi kaybedip bağırmaya başlamadan önce uygulayabileceğiniz basit taktiklerden biri işinize yarayabilir.

Ara vermeyin
Ara verin önerisine alternatif, ikiniz de sakinleşene ve sorunu çözene kadar çocuğunuzu bırakmamaktır.

Sinema ve Dijital Medya bölümü Diloy Gülün'ü ağırladı | İzmir ...

Gülün
Çocuğunuzun tuhaflıkları sizi ya güldürecek ya da deli edecektir. Gülmeyi tercih edin, daha uzun yaşarsınız.

Uzaklaşın
Bazen en iyi eylem planı, proaktif bir şekilde kötü davranış ile başa çıkabilecek duruma gelene kadar, uzaklaşmaktır.

Öfkesini kontrol edemeyen çocukların anne ve babalarına pratik ve ...

Ona kadar sayın
Kulağa saçma gelebilir ama kalp atışını yavaşlattığı ve daha sağlıklı düşünmeye yaradığı ispatlanmıştır.

Egzersiz yapın
Koşmaya gidin, yoga sınıfına kaydolun ya da bir egzersiz videosu açıp karşısına geçin. Hareket etmek endorfin salgılamanıza yardımcı olur.

Çocuklara bağırmamak için pozitif yaklaşımlar

Dinleyin
Cezalandırmadan önce, hikayeyi bir de onun tarafından dinlemeyi ihmal etmeyin. Söyleyecekleri sizi yumuşatabilir.

Sağlıklı bir yaşam için burnunuzdan nefes alın - Sayfa 2 - Sağlık ...

Nefes alın
Ciğerlerinizi oksijenle doldurun ve derin derin soluyun. Beyne giden oksijen daha sakin ve net düşünmenizi sağlayacaktır.

Pas geçin
Sakinleşene kadar durumu eşinize ya da bakıcıya havale edin.

Sorun
Çocuğunuza rahatsız olduğunuz davranışı ile ilgili sorular sorun. Gelecekte daha uygun davranması için bir yol olup olmadığını sorgulayın.

Evinize temizlikçi çağırmadan önce yapmanız gerekenler! | Elmaelma

Temizlik yapın
Yerleri süpürmek, camları silmek, çamaşır yıkamak size kötü bir günde başarı hissi verebilir.

Dışarı çıkın
Temiz hava size de çocuğunuza da iyi gelir. Tempolu bir yürüyüş kötü bir günü güzel kılabilir.

Uzman Psikolog Hilal Çercel çocuklarda empati becerisinin ...

Kendinizi çocuğunuzun yerine koyun
Empati sahibi olun ve olayları çocuğunuzun bakış açısından görmeye çalışın. O da kötü bir anında olabilir.

Bağ kurun

Aile bireylerinin hepsinin aynı anda hoşuna gidebilecek aktivitelerde bulunun.

Sorumlu olanın kim olduğunu unutmayın
Siz ebeveynsiniz ve sorumluluk sizde. Çocuğunuzun davranışlarının bunu etkilemesine izin vermemeli, kendinize hakim olmalısınız.

Çocuğunuzu Ona Bağırmadan da Eğitebilirsiniz www.normalisgood.net ...

Bir arkadaşınızı arayın
Bazen ebeveynlik dışında bir şey yapmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir arkadaşınızı arayın ve plan yapın.

Beyin fırtınası çözümler
Aynı konularda savaş verip durmayın. Tekrarlayan problemler için çözümler bulmaya odaklanın.

Bağırmayan Anne Baba Olmak Mümkün | İyi Hisset

 

 

 

 

 

Elon Musk’ın Annesi Ebeveynlik Tecrübelerini Paylaşıyor..

Gümüş rengi saçları, düzgün fiziği ve yaşına göre oldukça gergin duran cildi ile dikkatleri üzerine çeken 69 yaşındaki Maye Musk, SpaceX’in kurucusu ve Tesla’nın CEO’su Elon Musk’ın annesi.

Kadınların her yaşta güzel olduğunu vurgulayan 3 çocuk annesi. Diyetetik ve beslenme alanında iki yüksek lisans derecesi olan Maye, yıllar boyunca beslenme uzmanı olarak çalışmış.

Yenilikçi girişimleri ile dünyayı kendine hayran bırakan Tesla ve SpaceX’in kurucusu Elon Musk’ın hayatı, bu anlamda hiç kuşkusuz tam bir başarı hikayesi.

Ve bu başarının en önemli sebeplerinden biri, Elon Musk’ı ve bugün kendilerine ait şirketleri olan iki kardeşini yetiştiren Maye Musk.

Maye Musk'tan Kişisel Markaşlaşmanın İpuçları!

 Çocuklarını bekar ve çalışan bir anne olarak büyüten Maye Musk, A Woman Makes a Plan (Plan Yapan Bir Kadın) isimli yeni kitabında çalışarak bu kadar başarılı çocuklar yetiştirmeyi nasıl başardığını anlatıyor.

Model Maye Musk Discusses New Book of Life Lessons, 'A Woman Makes ...

Kitapta Elon, Kimbal ve Tosca Musk’ı yetiştirirken en çok nelerden faydalandığını anlatan Maye Musk, tam zamanlı çalışan bir anne olmaktan asla vicdan azabı duymadığını da söylüyor.

“Başka seçeceğim yoktu. Çocuklarıma bakmak en büyük önceliğimdi. Başımızın üzerinde bir çatımız ve soframızda yemek olsun diye çok çalışmak zorundaydım.”

Elon Musk'ın annesi Maye Musk, tatil için Bodrum'da

Maye Musk kitabında disiplin konusuna da değiniyor. Cezanın hiç verimli bir yöntem olmadığını söyleyen Maye, alternatif yollara başvurduğunu anlatıyor.

Maye, çocuklarını asla azarlamadığını ya da onlara birer bebek gibi davranmadığını aksine kendi kararlarını kendilerinin almalarına izin verdiğini ve çocuklarına güvenilebilir birer yetişkin gibi davrandığını dile getiriyor.

Bu da, bugün birer yetişkin olan çocuklarının nasıl bu kadar bağımsız düşünebilen bireyler olduğunu açıklıyor muhtemelen.

Küçük yaşlardan itibaren çocuklarına ekstra sorumluluklar veren ve kararlarını kendilerinin almalarını sağlayan Maye, çocuklarına kendilerine bakabilen insanlar olabilmeyi öğretttiğini anlatıyor.

Maye Musk kimdir? - HTHayat

“Çocukları sorumluluk alma gerçeğinden korumamıza gerek yok. Çocuklarım yaşamak için çok çalışmak zorunda olduğumu görmekten büyük fayda gördüler.”

Maye Musk’a göre başarılı çocuklar yetiştirmenin anahtarı özgüven. Ona göre özgüven kazanmak ise doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak ve kararlarının sorumluluğunu almaktan geçiyor.

 

Kitap okumak mı televizyon seyretmek mi?

Çoğunluk kitap okumanın daha önemli olduğunu savunur, bir kısım ise bunu gereksiz bulur. Peki okumak ve izlemek beynimizi nasıl etkiliyor? İşte yanıtı…

Kitap Okumak ve Televizyon İzlemek Beynimizi Farklı Şekillerde Nasıl Etkiliyor?

Kitap Okumak Vs. Televizyon İzlemek - İlkokul Yayınları | Akıl ve ...

Kitap okumanın iyi, televizyon izlemenin ise kötü olduğu algısı mevcut. Gününüzü kıvrılıp kitap okuyarak geçirdiğinizde entelektüel kabul edilirsiniz, ancak tüm gün en sevdiğiniz diziyi izlerseniz miskin oluverirsiniz.

Şeker yemenin dişinizi çürütmesi veya güneşlenmenin cildinize zarar vermesi gibi, kitap okumanın iyi bir şey olduğu gerçeği de herkes tarafından bilinir. Kitaplar bilgimizi artırır ve düşünmemizi sağlar. Öte yandan, televizyon izlemek beyin hücrelerini öldürür.

Türkiye'de Günde 1 Dakika Kitap Okunuyor

Ama neden? Televizyon izlemek neden kitap okumak kadar eğitici olamıyor? Örneğin, Game of Thrones dizisini izlemek “zekanızı düşürürken” serinin kitaplarını okumak tam tersi etkiyi nasıl yapıyor?  

Sonuçta, her türden kitap mevcut. Bazıları iyi, bazılarıysa kötü yazılmış. Bu durum diziler için de geçerli. Kitapları iyi, televizyonu kötü olarak sınıflandırmak bu kadar kolay mı?

Kitap Konulu Karikatürler (#1)

Kitaplar ve televizyon hakkında araştırmalar ne diyor?

2013 yılında Japonya’daki Tohoku Üniversitesi’nde bir araştırma yapıldı. Hiraki Takeuchi önderliğindeki çalışma ekibi, televizyonun 276 çocuğun beyinleri üzerindeki etkileri ile televizyon izleyerek geçen süreyi ve bunun sahip olduğu uzun vadeli etkileri inceledi.

Araştırmacı Takeuchi, çocuklar ne kadar çok televizyon izlerlerse beyinlerinin aşırı uyarılma ve saldırganlıkla ilgili bölümlerinin de o kadar kalınlaştığını keşfetti. Ayrıca, frontal lobun kalınlaştığı da görüldü ki bunun sözel akıl yürütme becerisine zarar verdiği biliniyor.

 

Çocukların televizyon izleme süreleri  arttıkça sözel testlerinin sonuçları da aynı oranda düştü. Beyindeki bu negatif etkiler çocuğun yaşı, cinsiyeti ve ekonomik durumundan bağımsız olarak gerçekleşti.

Caner Taslaman Hakkındaki Düşünceleriniz | Storia

Aynı yıl başka bir çalışmada roman okumanın beyin üzerindeki etkileri araştırıldı. Emory Üniversitesi’nden Gregory Burns ve meslektaşları manyetik rezonans (MR) sonuçlarına dayanarak okumanın etkilerini öncesi ve sonrası olarak görmek istediler.

Üniversite öğrencilerinden, Robert Harris’in İtalya’daki Vezüv Yanardağı patlaması konulu gerilim romanı Pompei‘i okumaları istendi. Bu kitabın seçilmesinin sebebi güçlü bir anlatıma sahip olması ve gerçek olaylara dayanan etkileyici bir konuyu işlemesiydi.

Romanı okuduktan sonra, öğrencilerin beyinlerinde dil ile ilgili bölümlerdeki bağlantılar arttı. Beynin duyusal motor bölgesinde de hareketlenme meydana geldi, bu da okuyucuların kitaptaki karakterlere benzer hisler yaşadığını gösteriyordu.

Bunların yanı sıra kitap okumanın uzun vadeli etkileri de mevcut. Okumak, beyninizi uyarır ve yaşlı insanlarda bilişsel zayıflamayı erteler. Araştırmalar, televizyon izlemenin Alzheimer için bir risk faktörü oluşturmasına karşın düzenli kitap okuyan yaşlı kişilerde Alzheimer görülme ihtimalinin iki buçuk kat azaldığını buldu.

Sussex Üniversitesi araştırmacılarına göre altı dakika kitap okumak stres seviyelerini yüzde 68 oranında azaltabilir. Okumak bu konuda, müzik dinlemek (yüzde 61), çay ya da kahve içmek (yüzde 54) ve yürüyüş yapmak (yüzde 42) gibi diğer tüm rahatlatıcı aktiviteleri geride bırakıyor.

Çocukluğumuzun En Meşhur İddiası Bir Yalandı! Yakından Televizyon ...

Bu aktivitelerin üzerimizde farklı etkilere sahip olmasının sebebi ne?

Bu bilgilerden yola çıkarak, televizyona kıyasla kitap okumanın oldukça iyi bir aktivite gibi göründüğünü söyleyebiliriz. Sinirleri yatıştırdığını, dil ve akıl yürütme becerilerini geliştirdiğini ve hatta biz yaşlandıkça beynimizi uyarmaya devam ettiğini görüyoruz. Öte yandan televizyon tam tersi etkilere sahip.

Ancak durumun neden böyle olduğundan hala bahsetmedik.

İlk olarak, yeni yürümeye başlayan ve okul öncesi çocukların iki farklı durumda anneleriyle nasıl etkileşime geçtiklerini inceleyen bir araştırmayla başlayalım. Birinde beraber kitap okurken diğerinde televizyon izlediler.

Sonuçlar, televizyon izlemenin anne ile çocuk arasında düşük oranda ve kalitede iletişime yol açtığını gösteriyor. Eğitici bir televizyon programı sırasında anneler çocuklarına yalnızca birkaç yorum yaptılar ve bu yorumlar da çocukların söyledikleriyle alakasızdı.

Diğer yandan, beraber kitap okumak iletişim seviyesini ve kalitesini artırdı. Annelerin çocuklarına soru sorma, onların fikirlerine ve sorularına cevap verme ve kavramları daha detaylıca açıklama ihtimalleri daha yüksekti.

Anne ve çocuk arasındaki iletişimden de öte, sorun kitabın ya da televizyon programının ne kadar kaliteli olduğu değil. Görünen o ki, aradaki farklılığa sebep olan şey bu aktivitelerin doğaları.

Televizyon, sizin pasif olacağınız bir şekilde tasarlanmıştır. İstediğiniz programı açtıktan sonra geriye yaslanabilir ve hiç çaba sarf etmeden olayların gelişimini izleyebilirsiniz. Bu şekilde, olup bitenler üzerine düşünme ihtimaliniz azalır.

Televizyon ayrıca, fikirleri ve karakterleri yüzeysel bir şekilde sunar. Dizilerin olayları ayrıntılı olarak betimleme ve açıklama lüksü yoktur, çünkü seyirciyi görsel olarak eğlendirmekle yükümlüdürler. Televizyon programları, insanlar kanalı değiştirmesin diye hızlı olmak zorundadır.  

Öte yandan kitaplar, eğlencenin ve öğrenmenin daha proaktif bir türüdür. Okuyucunun söylenenler üzerine yoğunlaşması ve kitaptaki fikirler üzerine düşünmesi gerekir. Okurken, boşlukları doldurmak için hayal gücümüzü kullanmaya zorlanırız.

Kitaplar aynı zamanda, her şeyi daha detaylıca açıklayabilme avantajına sahip. Televizyon programları çoğunlukla karakterler arası diyaloglardan oluşurken, kitaplar, okuyucuları sahnelerin ve karakterlerin düşüncelerinin içine sokabilir ve okuyucunun yorum yapmasına olanak sağlar.

Kitap okumanın faydalarını incelediğimize göre, okumanın hayatımızın bir parçası haline gelmesini nasıl sağlarız?

Kitap Okuma Köşesi Dekorasyonu Nasıl Yapılır? 2020 - DEKORCENNETİ.COM

 

Ortamınızı değiştirin

Eğer televizyona “yapışık” bir halde yaşıyorsanız, bunun büyük bir sorumlusu içinde bulunduğunuz ortamdır. Çevrenizi televizyon hakkında konuşan insanlarla doldurursanız, televizyon izleme ihtimaliniz de artar. Kumanda sürekli yakınınızda duruyorsa televizyon izlemek daha kolay hale gelir. Eve girer girmez televizyonu açarsınız bu bir alışkanlığa dönüşür.

Peki televizyon izlemekten, kendinizi geliştirmeye yardımcı olacak bir kitap okumaya nasıl geçiş yaparsınız?

Bu alışkanlığınızdan kurtulmak için yapmanız gereken ilk şey ortamınızı değiştirmek. Uzun süre aynı ortamda bulunmak sizi sürekli aynı şeyleri yapmaya teşvik eder. Ancak, yepyeni bir ortama girdiğinizde alışkanlıklarınızı da bir kenara bırakabilirsiniz.

Örneğin, farklı bir yere seyahat ettiğinizde oraya uyum sağlamanız ve farklı alışkanlıklar edinmeniz gerekir. Çünkü, başka bir yaşam tarzına maruz kalmış olursunuz ve günlük aktiviteleriniz de büyük ölçüde değişir. Yeni bir çevredeyken, televizyon izleme alışkanlığınız günde beş saatten sıfıra inebilir kolayca.

Yeni bir yere taşınmak mümkün olmasa da, rutininize kısa bir süreliğine ara verebilirsiniz. Mola vermek ve seyahat etmek günlük hayata dair farklı bir bakış açısına sahip olmanızı sağlar ve sizi yeni rutinler geliştirmeye zorlar. Böylece, eve döndüğünüzde taze bir başlangıç yapabilirsiniz.

Ortamınızdan uzaklaşmayı, mevcut alanınızı yeniden düzenleyerek de gerçekleştirebilirsiniz. Ofis ve eğlence ortamınızı, verimli aktivitelerle uğraşmanızı daha kolay hale getirecek şekilde düzenlemenizi öneririm.

Doğru Kitap Seçimi - Ebeveyn Rehberi | Gökkuşağı Koleji

 

Doğru kitaplar seçin

Yapabileceğiniz bir sonraki şey, zamanınıza en çok değeceğini düşündüğünüz kitapları seçmek. E-kitap ile basılı kitap arasında seçim yapmanız gerekiyorsa, ikincisini seçin.

İşte, basılı kitapların daha iyi olmasının birkaç sebebi:

  1. Basılı kitap okuyucularının okudukları içeriği hatırlamaları e-kitap okuyucularına oranla daha kolay. Geleneksel kitaplar, sayfaları çevirdikçe okuyuculara ilerleme duygusu vermekle birlikte bilgiyi öğrenmenin anahtarı olan konsantrasyonu da sağlıyor.
  2. Basılı kitap daha iyi uyumanıza gerçekten yardım ederken, e-okuyucu ekranlarıdan gelen ışık uyku düzeninizi bozabilir.
  3. E-okuyucular gibi elektronik cihazlar yüksek stres ve depresyon seviyeleri ile bağlantılı. Buna karşın geleneksel kitaplar stresi azaltmaya yardımcı oluyor.

Gün içinde kitap okumaya vakit ayıramayacağınızdan endişeleniyorsanız, bunu sabah ya da akşam yapmayı deneyin. Ben uyumadan önce yarım saatimi kitap okumaya ayırıyorum. Çok uzun bir süre sayılmaz, ama uyumadan önce rahatlamama yardım ediyor. Gün içinde bir şeyi beklemem gerekir ya da boş vaktim olursa diye genelde yanımda kitap taşıyorum. İyi bir kitabı okumanın stresimi azalttığını ve bana kendimi geliştirmek için yeni fikirler verdiğini keşfettim.

Kitaplar size okulda zorunlu olarak kitap okumanız gereken dönemleri hatıratıyorsa, ilginizi çeken konularla ilgili kitaplar seçmeye özen gösterin. Televizyonun, okumanın kişisel gelişiminize yaptığı katkının yerini tutamayacağını göreceksiniz.

Kaynak: www.egitimpedia.com

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır?

Kardeş çatışmaları çoğu zaman normaldir ve yaşanması beklenir. Peki, bu durumu engellemek mümkün mü? En doğru yaklaşım ne olmalı? Anne ve babanın tutumu ne olmalıdır? 

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

 

 

Çocuklar anne babaların en değerli varlıklarıdır. Onları ellerinden gelen en iyi şekilde yetiştirmek isterler. Eğer birden fazla çocuğunuz varsa, çocuklar arası rekabet kaçınılmazdır. Peki bu durumda çocuklarınıza nasıl davranmalısınız?

Çocuk sahibi olmak her ailenin en temel arzularından biridir. Fakat çocuk sayısı birden fazla  yaşamak isteyen ailelerin kafalarını kurcalayan ilk şeylerden biri kardeşler arasındaki rekabettir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Birçok anne baba kendi kardeş ilişkileri üzerinden çocuklarının ilişkileri üzerine fazlaca kafa yorar. Örneğin kendi kardeş ilişkileri kötü olan bir baba çocuklarının arasındaki ilişki iyi olsun diye çocuklarının ilişkilerinin doğasını düşünmeden gelişigüzel müdahalelerde bulunabilir. Bu durum, ilişkiye kalite getirmeyeceği gibi kopuşun da habercisidir.

Kardeş rekabeti birden fazla çocuğun olduğu her yerde vardır. Bu rekabetin dozajı aileden aileye değişir. Sonuçta rekabet edilen şey o kadar değerlidir ki bazen bu değerli şeyi kazanmak için dozaj artabilir. Ve bu artış kontrol dışında gelişebilir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Peki, bu rekabeti önlemek mümkün olur mu?

Tabi ki hayır! Bu onların gelişimi için gereklidir. Aileyi dışarıdaki sosyal hayat için staj yapılan bir şirket gibi düşünün. Çocuk birlikte yaşamayı, istediğini doğru yollarla almayı, mücadele etmeyi, paylaşmayı, kazanmayı, kaybetmeyi evdeki bu ilişki ağında öğrenir ve büyüdükçe sosyal hayatına taşır.

Peki, bu rekabeti önlemek gerekir mi?

Asla! Burada dikkate alacağımız temel ölçü çocuklarınıza “eşit değil adil davranın!” olmalıdır. ‘‘Eşit değil adil davranmak”kavramı ne demek?

Kardeş ilişkilerinde ihtiyaç ve gereksinimler çocukların yaşlarına, çocuk sayısına, çocuklarla geçirilen zamana, çocukların cinsiyetine, yaşanan duruma göre değişebilir. Bu nedenledir ki her şeyi ortadan ikiye bölmek yani eşit davranmak doğru olmayabilir. Bu süreçte hak ve ihtiyaç temelli düşünerek adaleti sağlamak gerekir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

 

Bu durumu bir örnekle açıklarsak; örneğin sevgi ihtiyacı tüm çocukların ortak ihtiyacıdır. Biz anne babalar çocuklarımıza sevgimizi farklı yollarla gösteririz. Bu noktada aynı sevgiyi iki çocuğumuz için aynı şekilde göstermemize rağmen yani eşit davranmamıza rağmen çocuklarımızdan biri bundan memnun olmayabilir. Burada adil davranmak, öncelikle çocuklarınızın sevgi dilini bilmektir. Bir çocuğunuz dokunsaldır ve sarıp sarmalanarak sevildiğini hissederken diğer çocuğunuz ise daha çok doğru sözel ifadelerle sevildiğini hissedebilir.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Bu durumda her şeyi bireyselleştirmek gerekir. Her biri için bireyselleştirilmiş sevgi, disiplin, eleştiri ve övgü yaklaşımına gereksinim vardır.

Çocuklarınızın birbirlerinden farklılıklarını onlara hissettirmeniz gerekir. Bunu yaparken de karşılaştırma ve değerlendirme yapmaksızın doğru yolları kullandığınızda, çocuklar birbirinden farklı bireyler olduğunu anlayacaklardır.

Her bir çocuğunuza ayrı zaman ayırın. Sadece ona özel, onu dinleyebileceğiniz, onu dikkate alabileceğiniz bir zaman dilimi. İhtiyaçları anne ve babası tarafından doğru zamanda, doğru mekânda ve doğru yollarla karşılanmış çocuk, kardeşi ile rekabette her zaman doğru dozajda kalır. Çünkü istediğini aldığından, zarar verici bir mücadeleye ihtiyacı olmaz. Sonraki süreçte birlikte harekete dönük faaliyetler, aile içi ilişkilere kalite kazandırması açısından daha yerinde olur.

Kardeşler Arası İlişkilerde Anne Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır? ile ilgili görsel sonucu

Kardeşler arasında geçekleşen her çatışma, kardeş kıskançlığının ürünü değildir.

Ama birçok anne baba böyle durumları kardeş kıskançlığı olarak niteleyebilmektedir.

Doğal olarak bazen anne babalar kardeş kıskançlığını kendi elleri ile yaratabilir ve adını koyabilir. Çocuklar da anne ve babasının çizdiği bu rolü oynayabilir.

Sonuç olarak, çocuklarınızın potansiyellerinin ve gelişim hızlarının farkında olarak,

yaşına ve özelliklerine göre temel ihtiyaçları olan takdir ve onay, sevgi, değerli hissetme gibi ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamalısınız.

Kardeşler arasındaki rekabeti tamamen bitirmeniz mümkün değildir. Sadece bu rekabeti doğru dozajda tutmalısınız.

Evde Pizza Yapımı

Covid-19 sırasında evdeyken kolaylıkla yapabileceğiniz ve evdeki malzemelerle süsleyebileceğiniz bir pizza tarifi

Hamur için malzemeler:

  • Yarım paket yaş maya
  • 3,5 su bardağı un
  • 3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
  • Ilık su
  • Tuz

Sos için malzemeler:

  • 4 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 3 tane domates
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tutam tatlı karabiber
  • 1 tutam kırmızıbiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 diş sarımsak (İnce kıyılmış)

Üstüne:
Rendelenmiş kaşar peyniri
Sucuk, mantar, zeytin, tane mısır (isteğinize göre her malzeme)

Hamurun Yapılışı

İlk olarak yarım paket yaş mayayı şekerle beraber ılık suda köpürene kadar eritin. Unu kaba alın ve maya karışımını dökün. Un ve maya karışımına tuzu ekleyin. İsteğinize göre tuz miktarıyla oynayabilirsiniz. Daha sonra hamuru yoğurmaya başlayın. Hamur kulak memesi kıvamına geldiğinde istenen kıvamda olduğunu anlarsınız. Kıvamını ayarlamak için ılık su kullanın. Hamur kıvam alınca kabın üzerini bezle kapatıp oda sıcaklığında hamurun kabarması için bekleyin

Sosun Hazırlanışı

3 tane irice domatesi küçük küçük doğrayın ve püre haline getirin. Ocağa aldığınız tavaya domatesi, salçayı, şekeri, yağı ve baharatları ekleyin ve karıştırın. Salçalı sosunuz kaynamaya başladıktan sonra ocağın altını daha da açıp 5 dakika kadar daha kıvam alana kadar sosu pişirin.

Pişirme İşlemi

Pişirme tepsinizi önce yağlayın. Hamuru el yöntemiyle ya da merdane ile İsteğinize göre hamuru kalın ya da ince yapabilirsiniz. Hamuru tepsiye yaydıktan sonra istediğiniz tüm pizza üstü malzemeleri serin. Ardından pizzayı önceden ısıtılmış 180 derecelik fırınınıza yerleştirin. Pizza hamuru ve pizza üstü malzemelerin pişmesine yakın pizzanızın üstüne rendelediğiniz kaşar peynirlerini ekleyin. Üst malzemelerin tam olarak piştiğinden emin olduktan sonra pizzanız hazır olacaktır.

Çocuk Neden Tek Başına Uyumak İstemez!!

Çocuğun uykuya dalamama, yalnız yatmama, kâbus görme sorunlarının gerisinde psikolojik problemlerin bulunabileceğine dikkat çeken Uzmanlar, “Yaşadığı sorunlar uyku kalitesini bozar. Ebeveynleri ile aralarında yeterli iletişim olmayan çocuk yalnız yatmak istemeyebilir. Onlarla doyurucu bir ilişki yakalayamayan çocuk da yatağına gitmek istemez, iletişimi devam ettirme peşindedir” uyarısında bulundu.

çocuk ve uyku ile ilgili görsel sonucu

Çocukta uyku sorununun pek çok nedeni olabiliyor. Bu nedenler, fiziksel ve duygusal kaynaklı olabiliyor. Doğumdan itibaren ilk yıl, bebeğin bedensel gereksinimleri ve şikâyetleri, ortamın ısısı, gürültü, annenin bebek ile kurduğu güven ilişkisi, ihtiyaçlarını karşılama biçimi, annenin psikolojisi, uykuyu etkiler. Bebek, acıkır, gazı vardır, diş çıkartıyordur, reflüsü vardır. Uyku, bebek gelişimi açısından temel gereksinimdir. Her çocuğun uyku alışkanlıkları ve gereksinimi farklılıklar gösterir. Yeni doğan bebekler günde 16-17 saat uyurlar fakat bu, sık aralıklarladır.

çocuk ve uyku ile ilgili görsel sonucu

İkinci yıldan sonra ortaya çıkıyor

Uzmanlar, uyku sorunlarının büyük kısmının ikinci yıldan itibaren ortaya çıktığını ifade etmektedirler. Ve ‘ Uykuya dalma sıklıkla zor olur. Sonraki dönemlerde de korkular, çocuğun anksiyetesinin yüksek olması, uyurgezerlik, diş gıcırdatma görülmeye başlar. Çocuklar davranış diliyle konuşurlar. Eğer bir sorun yaşıyorlarsa bunu, davranış sorunlarıyla ifade ederler. Uykuya dalmada zorluk ve uyku bölünmeleri, uykuda alt ıslatma, genellikle çocukta sorun alanının habercisidir.’ belirtmektedirler.

çocuk ve uyku ile ilgili görsel sonucu

Bebeğin ihtiyaçlarını zamanında karşılayın

Uzmanlar , bebeğin ve çocuğun uyku sorununun aşılmasında ailelere şu önerilerde bulundu:

  • Bebeğin ihtiyaçlarına duyarlı olup, ihtiyaçlarını zamanında karşılayın, bebeği uykudan sık uyandırmayın, fazla uyaran vermeyin.
  • Güvenli ilişki kurun.
  • Çocuğunuzla güven veren bir ilişki kurun. Ona bireyselleşmesi için destek olun, ona güvendiğinizi hissettirin, fazla korumayın, ama ihmal de etmeyin.
  • Uyku öncesi ortamı sakinleştirin. Gürültü, hareketli ve eğlenceli bir ortam varsa, çocuk uyumak istemez.
  • Ona zaman ayırın.
  • Çocuğunuza düzenli zaman ayırın ve onunla kaliteli, keyifli, etkileşim içeren paylaşımlarda bulunun. Oyun oynamak, aktivite yapmak gibi.
  • Çocuğunuzu bu sorundan dolayı yargılamayın, cezalandırmayın, hele ki korkuları ve anksiyetesi nedeniyle uyuyamıyorsa, onu anlamaktan uzak bir yaklaşım, hem ilişkinizi bozacak, hem çocuğun sorunu daha da büyüyecektir.
  • Onu anlamaya çalışın, dinleyin, rahatlatın.
  • Ödül sistemi kurun.
  • Disiplin sorunu var ise davranış, puanlama çalışmaları yaparak, ödül odaklı ve kararlılık içeren bir sistem kullanabilirsiniz.
  • Çocuğun yanında tartışmayın, birbirinizi eleştirmeyin, sürekli her yerde bu sorundan bahsetmeyin.
  • Çocuğun uyumunda, dikkatinde, öğrenmesinde sorunlar varsa, alt ıslatıyorsa, agresif ya da içe kapanımı varsa, mutlaka bir uzman yardımı alın.

 

Çocukların Seçtiği Renkler Ne Anlama Geliyor!!

Çocuklar kullandıkları renkler ve çizimler ile ebeveynlerine psikolojik mesajlar verirler.Kırmızı adam, yeşil bir güneş, mavi bir köpek… Çocuklar meraklıdır ve sınırsız bir hayal dünyasına sahiptirler. Genellikle en sevdiği renkleri, sevdiği insanın resimlerini yaparken kullanırlar.

renkler ve çocuklar ile ilgili görsel sonucu

Çocuklar ve renk ilişkisi

Çocuklar 4-5 yaşlarına geldiklerinde renkleri tanımaya başlarlar. Çizdikleri resimleri boyarken ise renkleri kararlaştırmadan gelişi güzel boyamalar yaparlar. Bu yaşlardan sonra renkleri artık daha bilinçli kullanmaya başlarlar. Çocuğun okul öncesinde kullandığı renklerin gerçekle bir bağlantısı yoktur.

renkler ve çocuklar ile ilgili görsel sonucu

 

Sıcak renkler uyumu, soğuk renkler huzursuzluğu temsil ediyor

Kız çocukları erkek çocuklara göre renk seçimlerine daha çok önem vermektedirler.Genellikle sıcak renkleri seçen çocukların daha ılımlı, sevecen ve uyumlu olduğu soğuk renkleri seçen çocukların ise huzursuz, inatçı, huysuz ve saldırgan tavırlar sergilediği gözlenir. ve bu durum gelişim sürecinde değişkenlik göstererek sıcak renklerden soğuk renklere, soğuk renklerden ise sıcak renklere geçiş gibi değişkenlikler gösterebilir. Çocukların resimlerinde kullandığı renkler ile duygusal tepkileri arasında bir ilişki vardır. Sevdiği resimleri yaptıklarında sıcak renkleri kullanırlarken, istemediği resimleri yaparken soğuk renkleri kullandığını gözlemleyebilirsiniz. Özellikle de kötü karakterleri çizerlerken ağırlıklı olarak siyah renkleri kullanırlar.

renkler ve çocuklar ile ilgili görsel sonucu

Çocuğun duygusal ve fiziksel gelişiminde renklerin etkileri

Sadece duygusal gelişimlerinde değil fiziksel gelişimlerinde de renklerin önemi büyüktür.

Kırmızı: Resimlerde yoğun olarak kırmızı rengin kullanılması; enerjinin, nefretin, şiddetin, yoğunluğun ya da bir hastalığın yansıması olabilir.

Pembe: Kırmızıya göre daha az etkili bir renktir. Sakinliği ve mutluluğu temsil eder.

Turuncu: Endişeli bir tondur. Ve bu rengi ağırlıklı kullanan çocuklar hiperaktif gelişime eğilimlidirler.

Sarı: Bu rengin ağırlıklı olarak kullanılması, çocuğunuzun huzurlu enerjik ve sevdiği şeylere bağlı olduğunu temsil eder.

Mavi: Güven duygusunu temsil eder. Sakin bir ruh halindeki çocuklar daha yoğun olarak resimlerinde bu rengi kullanırlar. Duygularını kontrol etmekte güçlük çekmezler.

Yeşil: Resimlerinde ağırlıklı olarak bu rengi kullanan çocuklar özgüvenli, yaşıtlarına göre daha olgun tavırlar sergileyen ve duygularını kontrol edebilen çocuklar oldukları söylenebilir.

Mor: Sorumluluk duygusu olan, kendinden çok başkaları tarafından kontrol edilmeye eğilimli ve sakin karakterleri temsil eder.

renkler ve çocuklar ile ilgili görsel sonucu

Neden kızlara pembe, erkeklere mavi?

Çocukların cinsiyetine göre renk belirlenmesi çok eskilere dayanır. Yapılan bazı araştırmalara göre; kızların daha sıcak ( kırmızı, pembe, eflatun, turuncu) erkeklerin ise (mavi,yeşil, gri, ve siyah) renkleri daha çok tercih ettiği görülmüştür. Ancak günümüzde cinsiyet kavramının renklerle olan bağı zayıflamıştır. Pembe kız, mavi erkek rengi gibidir bir genellemeden ziyade renklerin cinsiyet rolleri çok daha esnek hale gelmiştir.

renkler ve çocuklar ile ilgili görsel sonucu

Çocukların gözünde renklerin dili…

  • Çocuklar, renkleri hayatlarının her alanında görmekten hoşlanırlar. Bu nedenle giysi seçimlerini birlikte yapmak, oyuncak alırken renk seçimini onlara bırakmak önemlidir.
  • Oda renklerini bebek ilk doğduğunda, sakinlik hissi verecek düzende yapabilirsiniz.Bebek zamanının çoğunu uyuyarak ve annenin göğsünde geçireceği için odada kullanılan renklerin hem bebeğe hem anneye huzur verecek şekilde seçilmesi gerekir.Bebekler yeni doğan döneminde parlak renkleri görebilirler. Kırmızı onların en çok tercih ettikleri, çünkü en çabuk ve en rahat algılayabildikleri bir renktir. Dekorasyonda olmasa da oyuncak seçiminde belirgin ve parlak renkleri tercih edebilirsiniz.
  • Çocuğunuz giysi seçerken, boyama yaparken ya da oyuncak alırken sizinle aynı tercihlerde bulunmayabilir. Onların bu durumunu anlayışla karşılamalısınız.
  • Sizin de anne-baba olarak seçtiğiniz renklerin çeşitliliği, ev düzeninde kullandığınız, kendi giyiminizde tercih ettiğiniz renkler de çocuğun tercihlerini etkiler. Çocuk en başta ne kadar çok renk seçeneği ile bir arada olursa, kendi seçimlerini yapabilmesi o
    kadar zevkli olacaktır.

 

Korona virüsünü çocuklara nasıl anlatmalıyız ?

Evlere kapandığınız şu günlerde olaylara biraz farklı açılardan bakmanızda fayda var. Mesela belki evde ailenizle hiç olamadığı kadar vakit geçirme fırsatı buldunuz. Belki ailenizi düşünmeye, birlikteliğinizi farklı açılardan gözlemlemeye fırsat bulabilirsiniz. Önümüzdeki süreç nelere gebe bilemiyoruz. Ancak bu süreçte olumlu ve etkili adımlar atabilirseniz yaşayacağınız stresi asgariye çekip minik yavrularınızın da bu kargaşa ortamına kolaylıkla alışmalarını sağlayabilirsiniz.

Nerden başlamalısınız ?

Yaşanan bu süreç dramatize edilmeden yaşına uygun, korkutulmadan, felaket senaryosu algısı oluşturulmadan açıklanmalı.

Anaokulu seviyesindeki yavrulara Bir süre dışarıya sık çıkamayacağınızı, fakat bu sürede evde beraber bir sürü etkinlik yapacağınızı” söyleyebilirsiniz. Buna ikna ettikten sonra ‘corona virüsünden bahsedip, coronanın en çok sevdiği şeyin insanları hasta etmek olduğunu açıklayabilirsiniz. Hatta olayı daha sevimli hale getirmek için coronanın resmini veya maskesini yapabilirsiniz.

Coronanın insanları hasta etmek için elleri ve tükürük taneciklerini seçtiğini (öksürme, hapşırma vb) anlatın. “Bu virüs temiz elleri, öksürürken dirseğin içiyle kapatılan ağzı ve temizlik kurallarını hiç sevmezmiş. Sebebini biliyor musun?” diyerek korunacakları yöntemleri açıklayabilirsiniz.

Elini 20 saniye boyunca sabunla yıkaması gerektiği kuralını anlatabilmek için 20’e kadar saydırma veya sevdiği bir şarkıyı baştan sona söyleme yöntemini kullanabilirsiniz.

Sevginizi sarılarak belli etmek yerine farklı yöntemler de kullanabileceğinizi anlatarak yeni yöntemler keşfetmesini isteyebilirsiniz.

Coronayı başkalarına bulaştırmamak için özellikle yaşlılar ile bir süre görüşemeyeceğinizi ifade edin.

Gün içindeki rutinimiz değiştiyse bunu güzel bir programlama ile verimli geçirelim

Bu aynı zamanda çocuğun panik olmasını engeller. Ayrıca kuralları rahat kavramasın zemin hazırlar.

Evden çalışacaksanız çocuğunuza bunu söyleyin ve ona çalıştığınız anda neler yapması gerektiğini açıklayın.

Çocuğunuzun öğretmeninin verdiği ödevleri yapması konusunda yönlendirin; gerekirse konu tekrarı ek soru çözmesi gibi ek planlar hazırlayın.

Gün içinde internet ve tv ortamında geçirdiği süreleri kısıtlayın.

Ev ile ilgili yapabileceği sorumluluklar verin.

bu programı belirlerken çocuğunuzun fikrini almanız onun gelişimine çok olumlu katkı sağlayacaktır. Ayrıca kimse kendi koyduğu kuralı kolay kolay çiğneyemez. Bizden söylemesi 🙂

 

Çocuğunuz ‘Sıkıldım’ Dediğinde Evde Yapabileceğiniz Alternatif Etkinlikler

‘Sıkıldım.’ Çocuklar bunu söylemeyi çok seviyor; ebeveynler duymaktan nefret ediyor. Bu  eğlenceli çocuk etkinlikleri ile sonsuza kadar bu sıkıntıdan kurtulun.

Corona virüsü sebebiyle evde kalmak zorunda olduğumuz bu dönemde; Çocuklar sıkıldıklarında, anne babalar ve çocuk bakıcılarının yapması gereken en iyi şey eğlenebileceği yolları belirlemelerine yardımcı olmaktır. Dikkat çeken ve doğru zorluk derecesinde olan etkinlikler önerin. Boyama kitabı, aksiyon figürleri ve bulmacalarla dolu bir “sıkıldım kutusu” oluşturun ve bir çocuk sıkıldığını söylediğinde bu kutudakilerle oynamaya teşvik edin. Bunu birkaç ayda bir yeni etkinliklerle kutuyu güncelleyin.

Aktif Çocuklar İçin;

  • Kapalı ortamda bir engelli koşu parkuru oluşturun.
  • Youtube’da bir çocuk yogası eğitimi bulun ve birlikte takip edin.
  • Çocuğunuzun yatak odalarını yeniden düzenlemelerine yardımcı olun.
  • Oyun odası ya da oturma odasında stratejik olarak yerleştirilmiş küçük kilim ve havlularla zambak sıçrayışını oynayın.
  • Müzik açın ve kendinize dans partisi verin.
  • Kendi bowling şeridinizi oluşturun. (Şişeleri boyayarak bowling pimleri olarak kullanın ve bowling topu olarak top kullanın.)
  • “Simon Says” oyununa başlayın; bu klasik oyun asla yaşlanmayacaktır.

Yaratıcı Çocuklar İçin;

  • Çocuğunuzun en sevdiği kitabı canlandırın.
  • Sağlıklı bir tatlıya eğlenceli bir farklılık ekleyin ve bunu meyve salatasına ya da meyve pizzasına çevirin!
  • Arkadaşlarınıza ve ailenize eğlenceli hediyeler yapmak için örgü anahtarlıklar yapın.
  • Tava ve tencereleri çıkarın ve davul olarak kullanın.
  • Kanepeler ve bazı çarşaflarla kapalı bir çadır veya kale inşa edin.
  • LEGO’lardan yeni yapılar ve nesneler oluşturun (talimatları kullanmadan).
  • Bir şiir yazın.
  • Ev yapımı renkli kumla güzel kum sanat eserleri yaratın.
  • İsim şehir oynayın.
  • Kendi gizli dilinizi oluşturun ve sadece sizin bildiğiniz bir selamlaşma oluşturun.
  • Ünlü bir tabloyu taklit etmeye çalışarak boyama becerilerini geliştirin.
  • Herkesin katıldığı bir suluboya gecesine ev sahipliği yapın.
  • Origami nasıl yapılacağını öğrenin.
  • Arkadaşlık bileklikleri yapın.
  • Bir film gecesi düzenleyin. (Bilet çizerek, patlamış mısır yaparak ve odayı sinema salonu gibi düzenleyin.)
  • Bir gazete yayınlayın.
  • Kostüm kutusunu çıkarın, komik kıyafetler giyin ve fotoğraf çektirin.
  • En sevdiğiniz aile tatilini hatırlayın ve yaptığınız her şeyin resimlerini çizerek bir kitap oluşturun.
  • Askerlere mektubunuzu gönderin – düşünceli bir not günlerini aydınlatacaktır!
  • Bir yastık dikin. (Biraz kumaş, makas, elyaf vb.)
  • Çorap kuklaları yapmak için bazı eski çorapları kullanın ve onlara yüz çizin – sonra bir şov yapın!
  • Ev yapımı oyun hamuru yapın.
  • Özel birine mektup yazın (örn., Büyükanne, Noel Baba, Diş Perisi, çocuğunuzun en sevdiği atlet vb.) Posta ile onlara yardım edin.

Oyun Sırasında Nelere Dikkat Edilmesi Gerekiyor?

Oyun, çocuk için eğlence aracıdır; anne ve baba için ise, çocuğu eğitme modelidir. Bu nedenle oyunla ilgili bilinmesi arz eden birtakım hususların farkına varılması lazımdır. Böylece, oyun vaktinin çocuğun gelişimi açısından çok daha iyi değerlendirilebilmesi mümkündür. Çocukları yönlendirici, eğitici ve disipline edici oyun modelleri sayesinde zeka, beden ve ruh dünyalarına katkı sağlanılabilir. Bu açıdan şunlara dikkat edilmesinde büyük faydalar mülahaza ediliyor.

  1. Tercih edilen oyunun amacı ve gayesi bulunmalıdır. Belirlenen sınırlar ve hedefler çerçevesinde oyuna iştirak edilmesi ve asla sınırların veya kuralların çiğnenmemesi gerektiğinin algılanması lazımdır.
  2. Oyun ile ilgili prosedürlerin belirlenmesi oyun öncesine bırakılmalıdır. Oyun esnasında ve sürecinde kural değişikliği veya prosedür belirlenmemelidir.
  3. Oyunun sıkıcı olmaması halinde çocuğun iştiraki sağlanılabilir ve oyundan elde edilmek istenilen eğitimle ilgili gayeye ulaşılabilir. Oyunun sıkıcı olmamasının yanı sıra, oyun için tercih edilen mekanın ferahlığı ve çocuk için uygunluğuna da dikkat edilmesi lazımdır. Çocuğun kendisi rahat, güvende ve mutlu hissedeceği mekanda oyun faslı yapılmalıdır.
  4. Oyunda çocuğun özgüven kazanmasını sağlamak önemli bir hedeftir. Dolayısıyla, oyunun çocuk yeteneklerini aşan bir model olmamasına dikkat edilmelidir. Oyunu, beceremeyen ve kavramayan çocuğun hayal kırıklığına kapılması ve özgüven zedelenmesi yaşaması muhtemeldir. Yeteneğine uygun, başarabilen ve başarınca da takdir edileceği bir format izlenmelidir. Böylece çocuk için başarı, somut bir değer haline gelmeye başlayabilir.
  5. Oyun esnasında anne ve babanın ufak hile oyunlarına asla başvurmaması lazımdır. Anne ve babasını örnek alma eğilimi içerisindeki çocuğun hileyi meşru görme riski söz konusu olabilir. Oyunun gidişatı ne olursa olsun müdahale etmemek ve belirlenen kurallar manzumesi içerisinde sürdürmek en doğru seçimdir.
  6. Annelik ve babalık duygusu gereğince çocuğun kaybetmesine izin verilmez. Bu kaybedişin çocuk üzerinde olumsuz etki yaratacağı düşünülebilir. Ancak çocuğun anne ve babasının bilerek oyunu kaybettiği algısına kapılması daha olumsuz bir durum yaratabilir. Dolayısıyla, çocuğun normal şartlar altında kaybetmesinden asla korkulmamalıdır. Kaybetmenin de öğrenilmesi lazımdır.
  7. Oyun bir eğitim modelidir. Bu nedenle anne ve babanın oldukça hassas davranması gerekiyor. Oyun içerisinde çocuğa önemli sorumluluk verilmesi, mesuliyet duygusunun pekişmesi için gereklidir. Aldığı vazifeyi yerine getirme azmi, dikkati ve iştahı hayatındaki sorumluluklar için de benzeri bir çabanın gösterilmesini sağlayabilir.
  8. Oyun bir eğitim modeli olduğu kadar eğlence aracıdır. Dolayısıyla işi eğitim atmosferi içerisinde fazla resmiyete dökmek asla doğru değildir. Eğlenmek, gülmek ve şakalaşmak oyuna olan ilgiyi artırabilir.
  9. Oyun süresinin çok uzun veya çok kısa olmaması gerekiyor. İlgi çeken bir oyunun müddeti, en fazla, 45 dakika olmalıdır. Çocuğun oyundan çok zevk alması ve ikinci kez oynamayı istemesi halinde birinci oyundan daha kısa bir süre içerisinde oyun tekrarlanabilir.
  10. Oyun süreci içerisinde belli bir hız limiti vardır. Bu limit, anne ve babaya göre belirlenmemelidir. Çocuğa göre belirlenmesi lazımdır. Anne ve babanın hız limitine karar vermesi çocuğu sabırsız yapabilir ve oyundan kopmasına neden olabilir.
  11. Oyun seçimine beraber karar verilmesi lazımdır. Grupça oynanacak bir oyun modeline karar verildiyse, gruplar arasındaki denge ve eşitliğe dikkat edilmesi önemlidir. Gruplar arasındaki dengenin aşırı tezatlık içermesi, bir grubun oyundan düşmesine ve dolayısıyla oyunun eğlence aracı olmaktan çıkmasına neden olabilir.
  12. Oyun esnasında bazı zorlukları aşma konusunda çocuklara yardımcı olunabilir. Çocuğun, anne ve babasına danışmasının yolu açılabilir. Ancak bu yardımlaşma modeline de dikkat edilmesi lazımdır. Koruyucu bir ebeveynlik profili çizmek yerine, yönlendirici ve fikir verici bir model izlenmelidir. Çocuğun fikirleri alıp, işlemesi ve pratiğe dökmesi beklenmelidir. Burada da bir tıkanma söz konusu olursa, doğrudan bir müdahale edilebilir.

Bu hususlara dikkat edilerek hem eğlenceli hem de eğitici bir oyun modeli geliştirilebilir. Eğlenirken, öğrenmek daha etkilidir. Anne ve babaların oyun fasılları düzenlemesi, bu oyunların geliştirici ve eğitici olması çocuğun gelecek hayatındaki başarılar adına elzemdir. Anne ve babayla kurulan iletişim ve sevginin gelişmesi adına da önemli bir süreçtir.