KANSERDEN KORUNMAK İÇİN NASIL BESLENMEK GEREKİR?

Read Time:5 Minute, 21 Second

Dünyada her yıl 14 milyon kişinin kansere yakalandığı rapor ediliyor. 2030 yılında ise bu rakamın ikiye katlanacağı tahmin ediliyor. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde kanserin kalp hastalıklarını sollayarak dünyada önde gelen ölüm nedeni olması beklenmekte. Ve her ne kadar kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi gibi modern tedavi yöntemleriyle birçok kanser hastası yaşamına devam edebilse de kanser yükünden kurtulmamız için
tedavideki ilerlemeler yeterli değil. Oysa kansere neden olan çevresel faktörleri kontrol ederek
kanser vakalarının en az yarısını önleyebiliriz. Bu nedenle kanser yükünü azaltmak için gerekli önlemleri almak,
kansere karşı tam bir savunma geliştirmek şart. Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü ve Dünya Kanser Araştırma
Fonu kanseri önleme noktasında yayınladığı kapsamlı uzman raporundaki en kıymetli bilgileri ve kanserden korunmak için beslenme önerilerini sizinle paylaşıyoruz.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER ÖNEMLİ ETKİYE SAHİP

Kanser oluşumu birçok nedene bağlıdır. Genetik faktörler kadar sigara içmek, obezite, hatalı beslenme alışkanlıkları, alkol, enfeksiyonlar, radyasyon maruziyeti, düzensiz yaşam gibi çevresel faktörler de kansere yol açan nedenler arasında yer almaktadır. Yapılan çalışmalara göre kanser vakalarının %20 – 40’ının ve kanserden ölümlerin
yarısının sigarayı bırakmak, alkollü içeceklerden kaçınmak, beden kütle indeksini ideal aralıkta (18.5 – 27.5) tutmak, fiziksel aktivite yapmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebileceğini bildirmiştir. Ayrıca rahim ağzı kanseri ve melanomalar gibi genetik mutasyonların çoğunun çevresel kaynaklı olduğu vakaların %85-100’ünün önlenebileceğini bildirmişlerdir.

OBEZITE VE KÖTÜ BESLENME KANSER NEDENI

Özellikle aşırı yağlı, taze sebze ve meyvelerden yetersiz, lif içeriği düşük, işlenmiş besinlerin sık tercih edildiği kötü
beslenme tarzının kanser oluşumuna % 25 – 30 oranında katkı sağladığı bilinmektedir.  Yapılan çalışmalar
sonucunda obezite artışının ağız-yutak- gırtlak kanserleri, özofagus, mide, pankreas, safra kesesi, karaciğer, kolorektal, menapozdan sonra oluşan meme kanseri, yumurtalık, rahim, prostat ve
böbrek kanserinin oluşumunu tetiklediğine dair güçlü kanıtlar elde edilmiştir.

DİYET, BESLENME, FİZİKSEL AKTİVİTE VE KANSER: KÜRESEL BİR BAKIŞ AÇISI

Güncel raporlardaki veritabanından en güncel veriler toplanarak besinlerin ve fiziksel aktivitenin kansere neden olma veya kanserden korunma noktasında önemi vurgulanmıştır. Raporda 2007’den itibaren kanser önleme
tavsiyelerine bağlılığın etkisini değerlendiren çalışmalar; kanseri önleme önerilerine uyumun artmasının belli kanserlere yakalanma riskini ve kanserden kaynaklanan ölümleri azaltmada etkin
olduğu gösterilmiştir.

İDEAL KILONUZU KORUYUN VE KILO ALMAKTAN KAÇININ:

Obezite birçok kanser için risk oluşturmaktadır. Kanserden korunmak için ideal vücut ağırlığına
sahip olmak ve vücut yağ kütlesinin artmasını önlemek temeldir.

ORTA VE YÜKSEK YOĞUNLUKTA EGZERSIZ YAPIN:

Fiziksel aktivitenin kolon, meme ve endometriyum kanserlerine karşı direk koruyucu olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Bunun yanında fiziksel aktivite ağırlık kazanımını önler ve obeziteden dolayısıyla obezitenin neden olduğu kanserlerden de koruyucu rol oynar. Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için haftada en az 150 dakika yürüyüş,
bisiklet, yüzme, dans gibi orta yoğunlukta aktiviteleri veya 75 dakika koşma, tempolu bisiklet, aerobik ve takım sporları gibi yüksek yoğunluktaki aktivitelerin yapılmasını önermektedir.

TAM TAHIL, SEBZE, MEYVE VE KURU BAKLAGIL TÜKETIMINIZI ARTIRIN:

Diyet lifinden ve özellikle tam tahıllardan zengin bir diyetin kolorektal kanserden koruyucu etkisi güçlü kanıtlarla desteklenmektedir. Ayrıca yüksek diyet lifi obeziteyi de önleyerek obezite kaynaklı diğer kanser riskini de azaltır. Kolorektal kanserden korunmak için günde 30 gram diyet lifi tüketimi önerilir. Beslenmenize her gün
bulgur, tam buğday ekmeği, kepekli pirinç, integral makarna gibi tam tahılları, haftada en az iki kez kuru baklagilleri ve günde en az 400 gram çeşitli sebze, meyveleri beslenmeye mutlaka ekleyerek kolorektal kanser riskini azaltmak mümkündür. Turunçgiller ise mide kanserini önlemede etkindir.

İŞLENMIŞ BESINLERI HAYATINIZDAN ÇIKARIN:

Yağ, şeker ve enerji içeriği yüksek hamburger, kızarmış tavuk, patates kızartması, cips gibi fast food tarzı besinler ve gofret, çikolata, kraker, kurabiye gibi paketli ürünler obeziteyi tetikleyerek çeşitli
kanserlerin görülme riskini artırır. Ayrıca çalışmalar kan şekerini hızlı yükselten bu tarz besinlerin endometriyal kansere neden olduğuna dair güçlü kanıtlar sunmaktadır.

KIRMIZI ET VE İŞLENMİŞ ET ÜRÜNLERİNİ SINIRLAYIN:

Fazla miktarda tüketilen kırmızı et ve jambon, salam, sosis, sucuk, pastırma gibi işlenmiş etler kolorektal kanser için ciddi risk faktörüdür. Kolorektal kanserden korunmak için kırmızı et tüketiminin haftada 3 porsiyonu (3 porsiyon yaklaşık 350-500 grama eşdeğer) geçmemesi ve işlenmiş etlerin de mümkün olduğunca
sınırlanması gerekmektedir.

ŞEKERLI İÇECEKLERDEN KAÇININ:

Sıklıkla ve fazla miktarda tüketilen şekerli içecekler vücutta yağ birikimine neden olarak obeziteye ve obezitenin neden olduğu kanserlere davetiye çıkarır. Bu nedenle kola, gazoz, şeker içeren meyveli maden suyu, meyve suyu, hazır limonata gibi içecekler tüketilmemelidir. Vücudun su dengesi için su haricinde tercih edilebilecek
sağlıklı içecekler ise şekersiz çay, kahve ve maden suyudur.

ÇAY VE KAHVE ILE KANSERE KARŞI KORUNUN:

Kahvenin içerisindeki kafein, klorojenik asit ve polifenolik bileşikler sayesinde karaciğer ve endometriyal kansere karşı koruyucu olduğuna dair güçlü kanıtlar; ağız, gırtlak, yutak ve cilt kanserlerini önlediğine dair ise sınırlı sayıda kanıt bulunmaktadır. Bununla birlikte yine içerdiği antioksidanlar sayesinde çay mesane kanserinden koruyucu
etki sağlamaktadır. Ancak çay ve kahvenin çok sıcak tüketiminden
kaçınılmalıdır. Çok sıcak içecekler özofagus kanseri ile ilişkilendirilmektedir.

ALKOLÜ KISITLAYIN:

Alkollü içeceklerle ağız, gırtlak, yutak, özofagus, karaciğer, mide, kolorektum ve meme kanseri riskinin
artışı arasında güçlü bir ilişki vardır. Tam tersi rapordaalkollü içeceklerin böbrek kanserinden korunmada yardımcı
olabileceğine dair de güçlü kanıtlar bildirilmiştir. Ancak raporda
alkolün diğer birçok kanseri tetiklemesinin daha ağır bastığı ve kanserden korunmak için alkolün mutlaka kısıtlanması önerisi yapılmıştır. Ayrıca biradan şaraba likörden cine tüm alkollü içecek türlerinin kanser riski üzerinde aynı etkiyi gösterdiğinin üzerine basılmaktadır.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİ TÜKETİN:

İyi bir protein, kalsiyum, B 2 vitamini kaynağı süt ürünlerinde bulunan kalsiyum kazeinat safra asitlerini azaltır. Süt ürünleri kolorektal kanser ve menapoz öncesi dönemde meme kanserinden koruyucudur. Günlük beslenme içerisinde mutlaka süt ve süt ürünlerine yer verilmelidir.

BESİNLERİ SAĞLIKLI PİŞİRİN:

Besinlerin pişirme yöntemlerine dikkatedilmelidir. Kavurma, kızartma tarzı yüksek sıcaklıkta pişirme polisiklik aromatik hidrokarbonlar, heterosiklik aminler gibi kanserojen bileşikler oluşumuna neden olur. Bu nedenle; kızartma, kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemlerinin yerine haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

Besinlerin Uygun Ortamda Depolayın:

Depolanan tahıl, fındık, fıstık, ceviz, peynir, salça, turşu gibi besinler üzerinde nem etkisi ile bir küf toksini olan aflatoksini meydana getirir. Bu nedenle besinlerin uygun koşullarda depolanmasına dikkat edilmesi önemlidir.

AŞIRI TUZ TÜKETİMİNDEN KAÇININ:

Salamura, turşu gibi tuz içeriği yüksek besinlerin aşırı miktarda tüketimi mide kanserine neden olabilmektedir. Günlük ihtiyaç duyulan sodyum bir çay kaşığı kadar tuz ile karşılanabilir. Yemeklere ekstra tuz eklenmemelidir.

EMZİRMEK HEM ANNEYİ HEMDE BEBEĞİ KANSERDEN KORUR:

Bebeğin sağlıklı gelişimindeki en önemli faktörlerden biri olan anne sütünün hem kısa hem de uzun dönemde yararları saymakla bitmez. Bebeğin bağışıklık sistemini geliştirir ve bebeklik döneminde karşılaşılabilecek tüm enfeksiyonlardan korur. Çocukluk ve yetişkinlik döneminde astım ve tip 2 diyabet riskini azaltır. Anne sütü annede meme kanserinin azalmasını sağlarken bunun yanında bebeği ileride fazla kilolu ve obez olmaktan koruyarak obezitenin beraberinde getireceği kanserleri önler. Annelerin bebeklerine ilk 6 ay tek başına anne sütü vermeleri, sonrasında da 2 yaşına kadar ek besinlerle birlikte emzirmeye devam etmeleri önerilmektedir.

 

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir