Nefes Terapisi

Young woman with eyes closed enjoying the air and sea on a sunny day

Read Time:4 Minute, 42 Second

 

Holoterapi,Kişiyi günlük yaşamın dışına çıkararak hayatı farklı bakış açılarıyla gözlemleyebilme fırsatı verir.Kişilerin derin bilinçaltı derinliklerini keşfetmelerini sağlayan,bilincin hızlı solunum ve belirli afirmasyonlarla çalışmalarıdır.

Bilim adamları hızlı solunum sonucu olan hiperventilasyon sendromunun iyileştirici gücünün farkına vardıktan sonra geleneksel Hint,Tibet,Aborjin,Şaman ve Sufi uygulamalarıyla modern bilimin ortaya çıkardığı araştırma sonuçlarını harmanlayarak Holoterapi Nefes çalışmasını geliştirdiler.Farklı nefes alma teknikleriyle binlerce kişi üzerinde bilimsel deneyler ve gözlemler yaparak inanılmaz iyileşmelerin sağlandığı ortak sonuçlara ulaştılar.Nefes almanın beyniniz üzerindeki etkileri, dikkatiniz ve duyusal verileri nasıl işlediğinizle ilgili alanlarda prefrontal korteksinizde gözlenir.

HOLOTERAPİNİN ETKİN OLDUĞU ALANLAR

Bilinçaltı çöplerinin temizlenmesi

Beyin hafızasının boşaltılması ve genişletilmesi

Her türlü psikolojik rahatsızlıkların iyileştirilmesi

Bilinçaltındaki korku ve endişelerin giderilmesi

Fizik Beden üzerindeki birçok patolojinin iyileştirilmesi

Hormonların aktive edilmesi ve dengelenmesi

Botoks,detoks etkisi

Kurban bilincinden çıkış

Kişilerle ilgili ilişkileri düzeltmek

Bolluk ve bereket oluşturmak

Kaderi iyileştirmek,Karma çözümü

Duyular dışı algının açılması /Obsesyon

Bilinç ve farkındalık gelişimi

Genetiği iyileştirmek/DNA aktivasyonu

DOĞRU NEFES ALMANIN ÖNEMİ

Nefes alış verişlerin en önemli gerekliliği oksijen,karbondioksit değişimini sağlamasıdır.Enerjinin oluşabilmesi için derin nefeslerle yeterli düzeyde oksijenin ciğerlere alınmasına ve karbondioksitin uzunca bir sürede dışarı çıkarılmasına ihtiyaç vardır.Nefes almanın beyniniz üzerindeki etkileri çeşitlidir. Bilinçli solunum, daha fazla hücresel oksijenasyon, doku oksijenasyonu, doku basıncını kontrol ederek ve hücresel yaşamı mümkün kılan Adenozin ,trifosfat (ATP) sentezini uyararak solunum kapasitesini artırabilir.

Peki mutlu,huzurlu,bereketli ve sorunsuz bir yaşamın nefes almakla ne ilgisi var? Dediğinizi duyar gibiyim.Yaşamı hangi açıdan ele alırsanız alın karşınızda belirleyici unsur olarak nefes almanız,yani yeterli oksijenle buluşmamız söz konusu olur. Organ ve hücrelerinizin görevlerini kusursuzca yerine getirmeleri,ihtiyaçları olan enerjinin yani oksijenin temin edilmesi ile ilgilidir. Onlar yeterli oksijenle beslenemediklerinde  bozularak görevlerini eksik,düzensiz ve hatalı yerine getirmeye başlar. Karşımıza entropiye bağlı kanser rahatsızlıkları olarak çıkabilir. Bu durumda en çok oksijene ihtiyaç duyan organ akıl ve ruh sağlığımızdan sorumlu olan beynimizdir. Beyine ve sinir sistemine bağlı olarak duygularımızı yöneten hormonlarımız kandaki oksijen oranına bağlı olarak hormon salgılar. Doğru nefes alma tekniği ile,sempatik ve parasempatik sinir sistemimiz üzerinde oluşturacağınız kontrolle nefes alış verişleriniz normal tempoda seyreder. Kalp ve damar basıncı gibi normal zamanda kontrolü bizde olmayan ritimleri istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.

Nefesinizi,zihniniz ve fizik bedeniniz arasında ara bağlantı veya köprü olarak kullanabilirsiniz .Zihninizin bütün faaliyetlerini kontrol edebilir ve belirleyici olabilirsiniz. Kuantum fiziğinin ortaya koyduğu maddenin olasılık dalgalarının belirleyici unsuru olarak düşüncelerimizin etkisinde olduğunu bildiğinizde, sadece düşünerek kaderinizi belirleyebileceğinizi, belirlenmiş kaderinizi dönüştürebileceğinizi ve zihni kullanmanın önemini anlamış olursunuz. Tabii düşünceyi kontrol eden nefesi kullanabilmenin önemini de…

“Derin nefes derin düşünmeyi, sığ nefes ise sığ düşünmeyi getirir.”

– Elsie Lincoln Benedict

DİYAFRAM NEFESİ

Göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran kasa verilen isimdir. Kas-kiriş karışımı bir organ olan diyafram, göğüs kafesine bağlıdır. Solunumda görev alır ve çalışması beynin iki diyafram siniri aracılığıyla yönlendirilir. Diyafram, üç delikle yemek borusuna, aorta ve alt ana toplardamara açılır

Bir elinizi göğüs, diğer elinizi ise göbek üstüne yerleştirin.
► Önce yavaşça nefes verin ve içinizdeki tüm nefesi boşaltın. Sonra kısa bir an durun. Peşinden midenize odaklanıp yavaş ama derin bir nefes alın. Bu esnada üstteki eli ve omuzları hareket ettirmemeye dikkat edin.
► Nefes alırken göbeğinizin üzerinde olan elinizle, karnınızın yukarı doğru hareketini hissedin. Çünkü karın bölgesi, nefes alırken sadece ileriye (öne) doğru değil, sağ ve sol yana doğru da gevşeyerek şişer.

Egzersizi sabah ve akşam, aç karnına 10-15 dakika boyunca uygulayabilirsiniz. Vücudunuz egzersize alıştıkça nefes alıp verme sürelerinizi uzatabilirsiniz. Diyafram tekniğini düzenli olarak uyguladıkça tüm sinir sisteminiz dengelenmiş olacak ve bağışıklık sisteminiz düzene girecek. Aynı zamanda çok daha iyi konsantre olduğunuzu fark edeceksiniz.

BURUN YERİNE AĞIZDAN NEFES ALMANIN OLUMSUZLUKLARI

Burun yolu kıllar ve yapışkan mukozalar ile kaplıdır.Havanın içinde bulunan istenmeyen gazlar ve radyoaktif ışık partikülleri burun boşluğunda tutulur, nefesi verirken tutulmuş olan tozlar tekrar dışarı taşınarak ciğerlere ulaşması ve ciğerlerin zarar görmesi engellenir.Hava burundan geçerken ciğerlerin istediği uygunlukta nem sağlar.Ağızdan nefes alındığında hava ağız yolu üzerindeki nemi alır götürür koruyucu sistem devre dışı kalır. Bu durumda ağız yolu her türlü enfeksiyona açık hale gelir.Dudaklar çatlar,dişler geriler,dilde kuruluk olur. Horlama,uyku apnesi, reflü, farenjit, bronşit ortaya çıkar.Kişi devamlı yorgun,bitkin,huzursuz,sinirli görülür.Spor sırasında burundan nefes yetmediğinde ağızdan alınan nefes istenmeyen kondisyon kaybı,dalaklanma,glikoz yakımı gibi istenmeyen durumlar oluşturur.  Burundan nefes alıp verildiğinde ciğerlere yeterince hava dolar. Beden huzurlu,mutlu,rahat bir psikolojiye sahip olur.

KIZGINLIĞIN KONTROL ALTINA ALINMASI İÇİN

Her zaman nefes farkındalığı içinde olarak davranışları kontrol altında tutmak gerekir.Gereksiz kızgınlığa yol açacak adrenalin salgısı oluşturmamak için ,sempatik sinir sistemini aktive edecek üst solunumdan kaçınmak, bunun yerine düzenli,yumuşak damak ve diyafram eşleşmesiyle bütünsel nefes almaya ve kanın ph değerini düşük tutacak nefes döngüsü oluşturmaya gayret etmek gerekir.

Kızgınlığın farkına  varıldığında on adet derin nefes arka arkaya alınıp verilmesi kalp ve karın bölgesinde oluşan blokajın dağılmasını ve elektriğin topraklanmasına yarar.Her türlü önlem alınmasına rağmen giderilmeyen opsesif bir görüntü alarak takıntı durumuna geçen kızgınlıklar için değiştirici ve dönüştürücü nefes teknikleri ile beyin sapı ve medulla üzerinde yoğunlaşan elektriği tamamen nötr hale getirmek mümkündür. Nefes teknikleri içerisinde üç kısa bir uzun nefes çalışmaların timus bezini ve bağışıklık sistemini aktive ettiği  için kızgınlığa karşı denge oluşturmak için kullanılması uygundur.Düzensiz ve yetersiz nefes alışverişi bireyselliğin,egonun, kendini değersiz kabul etmenin bilinçliliğidir.

TROİD BEZİ VE NEFES
Troid, besinlerin parçalanıp enerjilerinin açığa çıkmasını sağlayan ve vücut  sisteminin enerji seviyesini düzenleyen bir salgı bezidir.Vücudun enerji üretiminin ayarlar.Ani ihtiyaçlarına cevap verir. Bu amaca uygun olarak trioksin adındaki hormonu dolaşım sistemimize bırakır. Trioksin hormonu hücrelerdeki metabolizmaların yanmasını sağlar.Az salgılandığında vücuttaki enerji azalır ve kendimizi yorgun hissederiz. Trioksin fazla salgılandığında enerji fazlası oluşur ve biz bu fazlalığı hareket ederek tüketemediğimizde enerji aşırı gerginlik,sinirlilik ve aşırı hareketlilik yapar.

“Zihnini evi olan bedenine geri getirmek için derin nefes al..

 

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir