Sanatta Farklı Bir Akım:Optik Sanat (Op Art) Nedir?

Read Time:3 Minute, 10 Second

Optik sanat, 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da geç resimsel soyutlama akımına karşı ortaya çıkan ve optik yanılsamaya dayalı anlatım biçimidir.

Optik Sanat ya da kısa adıyla Op-Art; 1960’larda ortaya çıkan bir sanat akımıdır. Bu akımdaki eserler; geometrik şekiller ve çizgiler kullanılarak göz yanılsamaları yaratır. Eserler genelde soyuttur ve siyah-beyaz renkler daha sık kullanılır.

Lekecilik ve hareket resmine karşı gelişen bu sanat akımı, sanat yapıtını bilimsel temellere göre şekillendirmiştir. Eserlerinin temelinde geometri ve fizik yatan Op-art, bu özelliği ile bilimi adeta ayrılmaz bir parçası haline getirmiş ve süreç içerisinde tamamen bilime endeksli bir yapıya bürünmüştür. Akımın temsilcilerinin hareket noktası, görsel sanatta bir sanat eserinin “gözle görülme” esasıdır. İnsan doğasının en temeline inen bu anlayış, görsel bir sanat eserinin anlaşılması, beğenilmesi ve sair her şeyden önce “görülmesi” gerektiği düşüncesiyle yola çıkmıştır.

İnsan doğası gereği, insanın evrendeki bir cismi “görebilmesi” için gözüne bir uyarıcının, yani ışığın ulaşması gerekir. Göze ulaşan ışığın belli bir ahenk arz etmesi ve zıt tonlar içermemesi de gözün bu uyarana karşı uyumlu bir tepkime geliştirmesine olanak sağlar. Akımın sanatçıları da bu noktadan hareketle, ışıkta oluşturacakları dengesizliğin gözde uyumsuz tepkimelere yol açacağını bilerek optik sanat akımını başlatmışlardır.

Akımın ilk hareketleri, bazı sanatçıların Dadaizm akımının canlandırılmasını önlemek ve informelin ötesine geçmek adına ileri sürdüğü önerilerle başlamıştır. Optik sanat, 1965’te New York Modern Sanatlar Müzesinde düzenlenen “The Responsive Eye (Yanıtlayıcı Göz)” adlı sergiyle izleyicinin karşısına çıkan, görsel algıda ikiliğe olanak veren, soyut geometrik kompozisyonları içeren yapıtlarla tanınmıştır.

Optik sanat öncelikle gözde oluşan etkiyle ilgilenmektedir. Görsel mekanizmayı harekete geçirmeyi ve uyarmayı amaçlamaktadır. Resimde üçüncü boyut etkisi verebilmek için renk ve çizgileri yan yana kullanarak optik etkiler elde edilmektedir. Optik sanatta eş zamanlı ya da art arda gelen kontrastlardan, rengin gittikçe açılması veya koyulaştırılmasından yararlanılır. Renk ile çizgi, daire, kare vb. geometrik ögeler arasında kurulan ilişkilerle de betimleyici anlatıma yer verilmez. Ritmik olarak düzenlenen geometrik biçimlerle gözde hareket ve titreşim yaratılmaktadır. Optik sanatta görme ve algıda aldatmalar yaratmak için bilimsel yöntemlere başvurulmaktadır.

Optik sanatçıların büyük bölümü doğrudan ya da dolaylı biçimde soyut geometrik sanattan, konstrüktivizmden ve De Stijl’den yararlanmıştır.

Optik sanat çalışmaları yapan Victor Vasarely (1908-1997), 1950’li yıllarda optik yanılsamaya dayalı soyut yapıtlar üretmiştir. Çalışmalarını matematik keskinliğe dayandıran sanatçı, en etkili eserlerini 1960’larda vermiştir.

Vasarely, optik yöntemlerle hareket yanılgıları ya da izlenimler yaratan “Zebralar, Satranç Tahtaları” adlı çalışmalarında gözde titreşim yanılsaması uyandırmıştır. Vasarely’nin kullandığı geometrik şekiller, gittikçe kabarıyormuş, dışarı fırlayacakmış ya da geri plana çekiliyormuş izlenimi uyan dırmaktadır. Vasarely, canlı renkleri, geometrik şekilleri, çizgileri ve değişik biçimleri üst üste bindirerek veya renkli yüzeyleri yan yana getirerek oluşturduğu çalışmalarıyla dikkat çekmiştir.

Bridget Riley (1931-…), optik sanatın diğer önemli bir temsilcisidir. Riley’nin eserlerinde, George Seurat’nın noktacı anlayışına dayalı, optik etkiler ve duygusal izlenimler uyandırma çabası görülmektedir. Riley’nin sanat yaşamı; 1950’li yıllarda, “siyah-beyaz dönem” ve 1967’den sonra “renkli dönem” olmak üzere iki aşamada incelenmektedir. 1979-1980’de Mısır’a giden sanatçı, Nil Vadisi’ndeki mabet resimlerinde kullanılan renklerden etkilenmiştir. Sanatçı, bundan sonra sade formlara ve renkli anlatımlara yönelmiştir. 1980’li yıllardaki çalışmalarında renkleri, çizgisel formlar oluşturacak şekilde yerleştirmiş ve ışığın etkisini artırmıştır. Daha sonraki çalışmalarında ise yatay, diyagonal ve birbirini kesen çizgiler kullanmıştır.

Fransa’da Yvaral (İvaral) ve Jean Pierre Vasarely, İspanya’da Grup 57, İtalya’da Grup N. sanatçıları bireysel olarak optik sanat çalışmaları yapmıştır. Ayrıca Jesus (Hesus) Rafael Soto, François Morellet ve Josef Albers de optik sanat yapıtı olarak kabul edilebilecek eserler üretmiştir.

Op-Art‘ın mantık temelinde yükselen popülaritesi, bu akımın soyut bir sanat alanı olmaktan sıyrılarak gündelik hayatımızda da yer edinmesini sağlamıştır ve özellikle tasarım alanında sıklıkla kullanılmaktadır. Örneğin sokakta yürürken, op-art tasarımlarıyla bezenmiş bir güneş gözlüğünü görmeniz işten bile değildir. Günümüzde artık duvar süslemelerihalılarküçük ev eşyaları veya sanata yer verilmek istenen sair pek çok üründe de yine optik sanat izlerinin görülmesi son derece olağan bir durumdur.

 

1 0

About Post Author

Yasemin ACAR

İ.Ü. Okul Öncesi Öğretmeni Bilgisayar Eğitmenliği sertifikasına sahibim. Bir yıldır Laflaf.net ve Teknolojixhaber.com da yazarlık yapmaktayım. İnsanların faydalanacağı bilgileri araştırıp kendi bilgilerimi de katarak yorumlayıp sizlerle paylaşan bir yazarım. Veee bunları yapmaktan çoook keyif alıyorum... Beni takip edip yazılarımı okumaya devam edin lütfennn:)))
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
100 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir