Bebelere Köfte ve Patates Püresinden Kardan Adam…

Sevgili okurlarım genelde anneler çocuklarına yemek yedirme konusunda sorun yaşarlar.Aslında bu tarifim tamda onlar için hem göze hemde mideye hitap edecek köfte ve patates püresinden kardan adam yapımı çocukların severek yiyebileceği bir yemek tarifidir.Sizlerle bu tarifi paylaşmak istedim. Eminim ki çocuklarınız da isteyerek yiyeceklerdir.

 Malzemeler;

  • 500 gr dana kıyma (az yağlı)
  • Yarım su bardağı su
  • 1 paket köfte harcı
  • 50 gr ince doğranmış maydanoz
  • 30 gr margarin
  • 2 paket patates püresi harcı
  • 3 su bardağı yağsız süt
  • 20 gr margarin

Süslemek için

  • Biberiye
  • Havuç
  • Karanfil
  • Tane kırmızıbiber

Yapılışı;

Az yağlı kıyma, köfte harcı, su ve kıyılmış maydanozu bir kaseye alıp yoğurun. Cupcake kalıplarının içerisine spatula yardımıyla yarısını dolduracak şekilde köfte harcı yayın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20 dakika pişirin. Süt, margarin ve patates püresini tencereye alın. Püre haline gelene kadar karıştırarak 5 dakika pişirin. Ilıması için bekletin. Köfteleri kalıplardan çıkarın. Patates püresinden servis yapacağınız tabağa kar zemini oluşturacak gibi yayın. Üzerine köfteyi ekleyin. Kalan püreden kardan adam şekli olacak şekilde gövde ve kafa yuvarlakları elde edin. Büyük olan yuvarlağı gövde şeklinde köftenin üzerine yerleştirin. Küçük yuvarlağı da kafayı oluşturacak biçimde dikkatlice yerleştirin. Karanfil taneleriyle göz, kırmızı tane biberle düğme, havuçla da burun yaparak kardan adamınızı süsleyin. Biberiyeyle kollarını ve süpürgesini yaparak servis yapın.

Evde Daha Verimli Çalışmak için Tüketeceğiniz Zinde Tutan Besinler

Koronavirüs sebebiyle birçok iş yeri uzaktan çalışma dönemini başlattı, şimdiye dek sabah erkenden kalkıp ofise gitmeye alışık olanlar için bu sürece adapte olmak zaman zaman zorlayıcı bir hal aldı.

Çalışma saatleri içinde evde olmanın verdiği rehavete kapılmamak için destek alabileceğiniz besinlerden söz edeceğiz bugün size. Güne başlarken, ara öğünlerde, öğle yemeğinde, hatta çayınızın-kahvenizin yanında neler yiyebileceğinizi anlatacağız.

Siz de evden çalışma sürecinde verimliliğiniz düşmesin istiyorsanız, işlerinizi aksatmadan, zinde bir şekilde tamamlamak niyetindeyseniz buyurun hemen böyle. Evinizde olan malzemelere göre neler yiyebilir, kendinizi nasıl daha enerjik, daha verimli bir hale getirebilirsiniz anlatmaya başlayalım. Karşınızda zinde tutan besinler!

Yoğurt ve müsli

Sabah kahvaltılarınızda midenizi çok yormayacak ama vücudunuza iyi gelecek besinleri tercih ederek güne başlamalısınız. Evde de tıpkı iş yerinde olduğu gibi çok erken saatlerde mesaiye başlıyorsanız ve uzun uzun kahvaltı hazırlayacak vakit bulamıyorsanız buzdolabında sizi bekleyen yoğurt imdadınıza yetişmeye hazır.

Yoğurdu lezzetlendirmek, daha doyurucu ve besleyici bir hale getirmek içinse evde varsa müsliden destek alabilirsiniz. Yoksa yulaf ezmesi ve kuru ya da taze meyveleri de değerlendirebilirsiniz. Meyveler içindeki vitaminlerin de etkisiyle enerjinizi artıracak, yulaf ya da müsli ise hafızanızın güçlenmesine destek olacak. Yoğurt derseniz, ondan da güne başlarken ihtiyacınız olacak proteini bol miktarda alacak, sindirim sisteminize de iyilik yapmış olacaksınız.

Tam tahıllı ekmek, beyaz peynir ve yumurta

Kahvaltı hazırlamaya, en azından yumurta haşlamaya vakit bulabiliyorsanız ve evde de varsa yoğurt ve müsli yerine haşlanmış yumurta, beyaz peynir ve 1-2 dilim tam tahıllı ekmek yiyebilirsiniz. Tahıllı ekmek de tıpkı yulaf gibi hafızanızın güçlenmesine destek olacak, aynı zamanda uzun süre tok kalmanızı sağlayacaktır. Haşlanmış yumurta ve peynir ise yoğurdun açığını kapatacak ve yine vücudunuza bolca protein girmesini sağlayacak.

Eğer evinizde beyaz peynir bittiyse yoğurdunuzdan destek alarak kendi ev yapımı peynirinizi hazırlayabilir ve evden çıkmanıza hiç gerek kalmadan peynir yemeye devam edebilirsiniz. 

Yeşil çay

Gün içinde bardak bardak kahve içiyor ama yine de kendinizi hiç zinde hissetmiyorsanız bir de yeşil çayı deneyin. İçinde bolca kafein bulunan yeşil çay, vücudunuza sadece enerji vermeke kalmayacak, aynı zamanda sindirim sisteminizden tutun da bağışıklık sisteminize kadar, vücudunuzu tepeden tırnağa güçlendirecek. Yeşil çay, güçlü antioksidan özellikler gösterdiğinden vücudu yabancı maddelerden arındırma konusunda da oldukça etkili doğal besinlerden biri, aklınızda bulunsun.

Kuru üzümGün boyu evden çalışırken eliniz sık sık atıştırmalıklara gidiyorsa bu atıştırmalıkları sağlıklı olanlardan seçmeye özen göstermelisiniz. Paketlenmiş çikolatalı atıştırmalıklar yerine kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı gibi doğal meyvelerin kurutulmuş halini seçmeniz sağlığınız için çok daha iyi bir seçenek olacak, aynı zamanda yiyeceğiniz abur cuburlardan alamayacağınız kadar çok enerji almanızı sağlayacaktır. Ancak kuru meyvelerin içinde de bolca şeker bulunduğunu unutmamalı ve onları tüketirken de aşırıya kaçmamalısınız.

Pekmez

Eğer düzenli uyumanıza ve sağlıklı beslenmenize rağmen kendinizi yorgun ve verimsiz hissediyorsanız vücudunuzun demire daha çok ihtiyacı olabilir. Bu noktada da devreye çocukluğumuzdan beri “kan yapar” diye bildiğimiz pekmezi sokabilirsiniz. Günde 1 yemek kaşığı kadar pekmez yediğinizde kendinizi kısa sürede daha enerjik hissedersiniz.

Cevizİşinizi yaparken bir yandan bir şeyler atıştırmaya ihtiyaç duyarsanız kuru meyveler gibi ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişleri de değerlendirebilirsiniz. Cevizin içinde bolca demir, çinko ve kalsiyum bulunduğu için biz ceviz dedik ama siz, evinizde olan diğer kuruyemişleri de tercih edebilirsiniz. 1 avuçtan fazla yememeye özen göstermeniz yeterli.

Tavuk eti ya da baklagil ve bol yeşillikli salataÖğle ve akşam yemeği tercihlerinizde ise yine proteini ihmal etmemeli, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri ise bol yeşillikli ve bol limonlu salatalarla alabilirsiniz. İçinde bolca protein olduğunu bildiğimiz tavuk göğsü başta olmak üzere evinizde olan her türlü beyaz ve kırmızı eti değerlendirebileceğiniz gibi bu süreçte bitkisel protein alabileceğiniz baklagilleri de bol bol kullanabilirsiniz. Salatalar için de elinizde varsa koyu yeşil yapraklı olanları seçebilirsiniz.

Limonlu suGün içinde kendinizi çok enerjisiz hissettiğinizde sürekli eliniz kahveye gidiyorsa, evde de yeşil çay yoksa ya da yeşil çayın tadını sevmiyorsanız içine limon suyu ilave ettiğiniz oda sıcaklığında içme suyunu tüketebilirsiniz. Limon, vücudunuza bolca C vitamini sağlayacak, antioksidan etkisi sayesinde vücudunuzu zararlı maddelerden arındıracak ve kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Aynı zamanda sindirim sisteminizin sağlıkla çalışmasına da destek olur, aklınızda bulunsun.

Bal

Tıpkı pekmez gibi bal da içindeki tüm faydalı maddelerle bu süreçte yanınızda. Onu midenizden gurultular yükselmeye başladığında da değerlendirebilirsiniz, limonlu suyunuzun içine ilave ederek de. Yine pekmez gibi vücudunuza enerji vermesi için balı da günde 1 yemek kaşığı kadar yemeniz yeterli.

HavuçKolay kolay bozulmadığı için şu sıralar evlerde kendine bolca yer bulan sebzelerden havuç da günlük beslenme programınıza dahil edebileceğiniz besinlerden. İçinde magnezyum, A vitamini ve folik asit gibi birçok yararlı madde olan havuç, bağışıklık sisteminizi güçlendirme konusunda destek olmaya hazır. Bunun yanısıra taze taze soyup yediğinizde uzun süre tok tutar, yoğurdun içine rendeleyerek yediğinizde ise çok besleyici bir ara öğüne dönüşebilir.

Hatırlatma: Biliyoruz siz zaten yapıyorsunuz ama yine de hatırlatmış olalım, acil ihtiyaçlar dışında mümkün olduğunca evde kalın ve #EvdeKal mesajını çevrenizdeki herkesle paylaşın.

#evdekal #solukal

#evdekal #sağlıklıyaşa

Veganlara Özel !! Vegan Burger Tarifi

Vegan beslenme tipine özgü, lezzetten ödün verilmemiş, ağız sulandıran, sağlıklı hamburgerler hazırlamak çok da zor değil.

Hamburger köftesine asıl lezzetini veren baharatlar sayesinde gerçek köfteye siz de güle güle diyebilirsiniz.

 Malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet büyük boy kuru soğan
  • 4 diş sarımsak
  • 2 adet havuç
  • 1 adet kabak
  • 1,5 su bardağı konserve meksika fasulyesi
  • 1,5 yemek kaşığı kimyon
  • 1,5 yemek kaşığı kişniş
  • 3 yemek kaşığı yer fıstığı ezmesi
  • 1/2 çay bardağı ay çekirdeği içi
  • 1/4 demet taze kişniş
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay kaşığı karabiber

Servisi için:

  • 8 adet hamburger ekmeği
  • 2 adet domates
  • 1 adet küçük boy kıvırcık marul

Yapılışı:

  1. Kabuğunu soyduğunuz kabak ve havuçları rendenin kalın tarafıyla rendeleyin. Kuru soğanı arzuya göre piyazlık ya da küçük küpler halinde doğrayın. Sarımsakları rendeleyin. Taze kişnişi incecik kıyın.
  2. Zeytinyağını bir tavada kızdırın. Doğradığınız soğanları renk alana kadar soteleyin. Rendelenmiş sarımsak ve sebzeleri de ekledikten sonra soteleme işlemini sürdürün.
  3. Ocaktan aldığınız harcı ılınması için bir kenarda bekletin. Vegan burgerin kıvam almasını sağlayacak konserve Meksika fasulyesini suyunu süzdükten sonra çok fazla ezmeden püre haline getirin.
  4. Ilınan sote sebzeleri ve iri taneli fasulye püresini karıştırma kabına alın. İnce kıyılmış taze kişniş, ay çekirdeği içi, kimyon, kişniş, yer fıstığı ezmesi, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın.
  5. Yuvarlak çelik kalıplar kullanarak mide dostu hamburger köftesi harcına, bir yağlı kağıt üzerinde şekil verin. Kızgın tavada arkalı, önlü renk alana kadar kızartın.
  6. Domatesleri halka halka dilimleyin. Kıvırcık marul yapraklarını bol suda yıkadıktan sonra kurulayın. Orta kısımlarını açtığınız hamburger ekmeklerinin tabanına marul yapraklarını yerleştirin. Domates dilimlerini ekleyin.
  7. Minik burger ekmeklerini kapatacak kadar büyük ve kalın bir şekilde hazırladığınız vegan köfteleri de ekledikten sonra ekmekleri kapatın. Bekletmeden servis edin, sevdiklerinizle paylaşın.

Püf Noktası

Hazırladığınız harcı buzdolabında 15 dakika kadar bekletirseniz köftelere kalıp ya da su ile ıslattığınız elinizde kolaylıkla şekil verebilirsiniz.

Pişirme Önerisi

Hamburger ekmeklerini fırında ya da temiz bir tavada ısıttıktan sonra kullanabilirsiniz.Meksika fasulyesi yerine haşlanmış kuru fasulye tercih edebilirsiniz.

 

 Servis Önerisi

Karabuğday unu ya da kepek unundan evde hazırladığınız hamburger ekmeklerini kullanarak tarifin lif ve posa miktarını dahada arttırabilirsiniz.Hamburger ekmeklerinin her iki tarafına da arzuya göre hazırladığınız domates sosu ya da fıstık ezmesi sürebilirsiniz.

Lezzetine Doyum Olmayan Hasanpaşa Köftesi Tarifi…

Sevgili okurlarım bugüne kadar aynı servis tabağına kondurduğunuz kızarmış köfte, patates püresi ve salçalı sosuyla göz alan garnitür karışımının birlik olup aynı yemekte toplandığını düşünün. Hasanpaşa köftesi tarifi böylesine özel ve güzel bir ana yemek.

Derin yağda kızarmayan köfteler, fırın tepsisine yerleşip ayrıca hazırlanan patates püresini sırtlanıyorlar. Haşlanmış bezelye ve havuç, domates sosuyla birlikte eşlik ediyor bu lezzete. Aslına bakarsanız garnitür karışımı da şart değil, o tamamen köfteyi şımartmak için aramıza katıldı. İyi de etti. Yüksek ısıda için için pişen köfteler, üzeri hafif kızaran patates püresi, tadını çıkara çıkara yenildi. Yemeğin hakkı verildi.

Fırında köfte patatesin tahtını sallar bu tarif demedi demeyin.

Malzemeler;

Domates sosu için:

  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 su bardağı sıcak su

Garnitürü için:

  • 1 su bardağı bezelye
  • 2 adet orta boy havuç(küp doğranmış)

Köfte harcı için:

  • 500 gram orta yağlı kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan(rendelenmiş)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 su bardağı ufalanmış bayat ekmek kırıntısı
  • 1 adet yumurta
  • 1 tutam maydanoz

Patates püresi için:

  • 4 adet orta boy haşlanmış patates
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1/2 çay kaşığı tuz

Üzeri İçin:

  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hasanpaşa Köftesi Tarifinin Pişirme Önerisi

Havuç-bezelye (garnitür) karışımı eklemeden de Hasanpaşa köfte hazırlayabilirsiniz. Köftelerin orta kısımlarını krema torbasına aldığınız patates püresiyle doldurabilir, arzu ettiğiniz büyüklükte porsiyonluk olarak da pişirebilirsiniz.

Yapılışı;

Patates püresini hazırlamak için; kabuklarıyla birlikte haşladığınız patateslerin kabuklarını sıcağı sıcağına soyun. Haşlanmış patatesleri bir aparat ya da çatal yardımıyla ezerek püre haline getirin.Bir tencereye aldığınız haşlanmış patatesleri oda sıcaklığında beklettiğiniz süt ve tereyağı ilavesiyle kıvamlı bir püre haline getirene kadar kısık ateşte pişirin. Tuz ilavesiyle tatlandırın.Arzuya göre ekleyeceğiniz ve köfteye tat verecek olan garnitür karışımı için; kabuğunu soyduğunuz havuçları minik küpler halinde kesin. Kaynar suda havuçları ve bezelyeleri haşlayıp soğuk ve buzlu suda şoklayın.Köfte harcı için; bir kapta kıyma, soğan, tuz, kimyon, pul biber, ekmek kırıntıları, yumurta ve bir tutam maydanozu kıvama gelene kadar yoğurun. Yoğurduktan sonra üzerini streçleyip 2 dakika kadar buzdolabında dinlendirin.Kıvam alıp özleşen köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar kopartın. Avuç içinizde yuvarlayın ve limon sıkacağı yardımıyla kase şekline getirin. Hazırladığınız köfteleri aralıklı olarak fırın tepsisine yerleştirin. Orta kısımlarına parmağınızla bastırıp küçük çukurlar açın.Domates sosu için; su, salça ve zeytinyağını karıştırın.Fırın tepsisindeki köftelerin üzerine bezelye ve havuçları birer kaşık koyun.Üzerine patates püresini sıkarak doldurun. 200 dereceye ayarlanmış fırında 25 dakika kadar pişirin.Fırından çıkarıp üzerilerine rendelenmiş kaşar peynirini yerleştirin. Salçalı sosu da üzerilerine gezdirdikten sonra fırın ısısını 180 dereceye düşürün ve kaşarlar eriyip, hafif kızarana kadar, yaklaşık 8-10 dakika kadar daha pişirin. Fırından çıkarıp, sıcak olarak servis edin, sevdiklerinizle afiyetle tüketin.

Vitamin Deposu Zencefilli Havuç Çorbası

Soğanla kavrulan havuç ve patatese, sarımsakla beraber ezilince özünü çıkarttığımız taze zencefili ilave ediyoruz. Nefis oluyor. Ayrıca biz su kullandık ama dilerseniz tavuk suyuyla bu tarifi lezzetlendirebilir ve şifa hanesine bir puan daha ekleyebilirsiniz.

Yapımı çok basit bu zencefilli havuç çorbası tarifini çok seveceksiniz. 

 Malzemeler

  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 adet soğan
  • 5 adet havuç
  • 1 adet patates
  • 1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil
  • 3 diş sarımsak
  • 200 mililitresu(6 su bardağı)
  • 1 çay tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı zerdeçal

Yapılışı:

  1. Soğanı yemeklik doğrayın.
  2. Patates ve havucu da aynı büyüklükte garnitürlük boyutunda olacak şekilde doğrayın.
  3. Zeytinyağını derin bir tencerede kızdırın. Soğanları kavurun.
  4. Patates ve havucu da soğanlarla beraber kavurmaya devam edin.
  5. Sarımsak ve zencefili aynı havanda döverek ezin.
  6. Soğan, patates ve havuca zencefili ilave edin. Tuz ve karabiberi de ekleyip karıştırın.
  7. Zerdeçalı ekleyin ve karıştırın. Ardından suyu ekleyip kaynamaya bırakın.
  8. Havuç ve patates iyice yumuşayınca el blenderı yardımıyla çorbayı pürüzsüz bir kıvama gelinceye kadar çekin.
  9. 5-6 dakika daha kaynamaya bırakın. Afiyet olsun.
Pişirme Önerisi
Dilerseniz patates ve havucu haşlayarak karışıma ekleyebilir ve böylece kullanılan yağ miktarını azaltabilirsiniz.

Hamsinin Yanında Lezzeti Katlayan Tarifler…

Sevgilin okurlarım kışın gelmesiyle balık sezonu açıldı, hamsiler tezgahlardaki yerini aldı. Omega 3, folik asit, fosfor ve potasyum açısından oldukça faydalı bir yiyecek olan hamsi adeta bir protein deposudur. Özellikle beyin gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir ve uzmanlar tarafından haftada en az 2 kez tüketilmesi önerilir.

Ülkemiz denizlerinde bolca bulunması ve diğer balık çeşitlerine oranla nispeten daha ekonomik olması sebebiyle özellikle sonbahar ve kış mevsiminde birçok eve hamsi alınıyor. Bu hamsiler ızgara, buğulama şeklinde ya da fırında pişiriliyor. Kimi mutfaklarda ise çorbası, pilavı ve köftesi yapılıyor. Menü hazırlanırken ise akıllardan en çok geçen soru “hamsinin yanına ne gider” oluyor.

Sizler için hamsinizin lezzetini iki katlayacak 10 tarifi derledik. Her biri özel olarak denenmiş bu tarifler sayesinde “hamsinin yanında ne yapılır” sorusu aklınızı kurcalamayacak.

1) İçinizi Isıtacak Vitaminli Brokoli Çorbası

  • Bu çorba hamsinin yanında ne yenir diyenler için nefis bir başlangıç olacak.
  • Tam anlamıyla “sağlıklı menü” hazırlamak istiyorsanız brokoli çorbasını mutlaka menünüze eklemelisiniz.
  • Lif açısından zengin bir besin olan brokoli bağırsak dostu bir besindir. Kansere karşı koruyucu görevi üstlenen bu besinin sağlığa birçok olumlu faydası bulunuyor.
  • Patates, havuç, soğan ve sarımsak ile hazırlanan brokoli çorbası süt veya sıvı krema ile muhteşem bir tada sahip oluyor.
  • Sofranızdan eksik etmemeniz gereken bu çorba hamsinizin lezzetini iki katına çıkaracak. Bizden söylemesi!

2) Sadece 15 Dakikada Lokanta Usulü Mercimek Çorbası

  • Dışarıda marifetli ve usta aşçıların ellerinden çıkan yemekleri evde yapmanın zor olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak yanıldığınızı söylemek zorundayız!
  • Özellikle lokantalarda yenilen mercimek çorbasının lezzeti bambaşkadır. Herkesten tam not alan bu çorba sizin mutfağınızda da her zaman olabilir.
  • Tüm ailenin keyifle tüketeceği, misafirlerinizin sırrı öğrenmek için ısrar edeceği lokanta usulü mercimek çorbasını mutlaka denemelisiniz.

3) Besleyici ve Doyurucu Erişte Çorbası Nasıl Yapılır?

  • Hamsinin yanında hangi çorba gider diye düşünenler için bir seçenek daha sunuyoruz.
  • Eğer mutfağınızda erişte ve mercimek varsa, hiç düşünmeden hamsinin yanına erişteli mercimek çorbası yapabilirsiniz.
  • Lezzetli olduğu kadar besleyici ve doyurucu olan bu çorbanın yapımı oldukça kolay. Hem aileniz hem de konuklarınız için gönül rahatlığıyla denemenizi öneririz.

4) Balık Sofralarının Olmazsa Olmazı Roka Salatası

  • “Hamsinin yanina hangi salata gider” sorusuna verilebilecek ilk cevap roka salatasıdır.
  • 7’den 70’e herkes hamsi ile roka salatasını adeta özleştirmiştir.
  • Hamsinin yanına yapacağınız roka salatası ile tüm balık severlerin gönlünü ve beğenisini kazanabilirsiniz.

5) Yedikçe İştahınızı Açacak Sumaklı Soğan Piyazı

  • Hamsinin ve diğer tüm balık çeşitlerinin yanına yakışan bir salatayla karşınızdayız!
  • Kimilerinin salata kimilerinin ise meze sınıfına dahil ettiği soğan piyazı balık sofrasının olmazsa olmaz lezzetlerinden biridir.
  • Mutfağınızda her daim bulunan malzemeler ile kısa sürede hazırlayabileceğiniz soğan piyazı sayesinde sofranız çok daha özel olacak.

6) Turşu Tadında Mor Lahana Salatası Nasıl Yapılır?

  • Lokanta lezzetlerini evinize taşımaya devam ediyoruz. Sirke ve nar ekşisi ile harika bir tada bürünen mor lahana salatasını evde de kolaylıkla yapabilirsiniz.
  • Hazırladığınız bu salatayı dilerseniz buzdolabında bir haftaya kadar saklayabilir ve canınız her istediğinde tüketebilirsiniz.
  • Davet masalarını aratmayacak bir sofra hazırlamak istiyorsanız mor lahana salatasını mutlaka menünüze dahil etmenizi öneriyoruz.

7) Şipşak Hazırlanan Marul Salatası

  • Hemen her öğünde en sevdiğimiz, en sağlıklı ve en kolay hazırlanan salata çeşidi elbette ki marul salatası.
  • Adeta bir klasiğe dönen marul salatası hamsinin yanına çok yakışıyor.
  • İlk kez deneyeceğiz tariflerle risk almak istemiyorsanız ya da özel bir tarif hazırlamak için vaktiniz yoksa marul salatası ile sofranızı tamamlayabilirsiniz.

8) Bu Lezzete Kimse Hayır Diyemez: Fırında Kremalı Patates

  • Patates hem ekonomik olması hem de besleyici içeriğiyle Türk mutfağının olmazsa olmaz yiyeceklerinden biri. Üstelik hamsi de dahil olmak üzere hemen her yemeğin yanına çok yakışıyor.
  • Çeşitli baharatlar, patates ve kremanın bir araya gelmesiyle oluşan fırında kremalı patates yemeği ise yedikçe yedirten cinsten.
  • Fırından çıkarıp dumanı üzerindeyken servis edebileceğiniz bu yemek tam da kalabalık misafir sofralarına göre.

9) Ana Yemeğin Klasikleşen Tamamlayıcısı: Garnitürlü Pirinç Pilavı

  • Türk mutfağının en sevilen, ana yemeklerin artık klasikleşen tamamlayıcısı garnitürlü pirinç pilavı hamsinin de yanına çok yakışıyor.
  • Pirinç pilavının dahil olmadığı bir menüyü eksik buluyorsanız garnitür ile zenginleşen bu tarifi mutlaka denemelisiniz.
  • Eğer hamsi tava yapacaksanız ve hamsi tavanın yanında ne yenir sorusu aklınıza takılıyorsa, hiç düşünmeden garnitürlü pirinç pilavı yapabilirsiniz.

10) Karadeniz Mutfağının İncisi: Orijinal Mısır Ekmeği

  • Hamsi deyince Karadeniz, Karadeniz deyince ise mısır ekmeği akla gelir.
  • Bize sorarsanız, mısır ekmeği hamsinin yanına en çok yakışan ekmek çeşididir.
  • Rengi ve kokusuyla iştah kabartan mısır ekmeğini evinizin konforlu ortamında kolaylıkla hazırlayabilirsiniz.

Sıcacık Tatlı Bonusu: Fırında Helva Suflesi

  • Balık yemeği sonrası helva olmazsa olmazdır.
  • Balık sonrası ağızları tatlandıran helva aynı zamanda muhabbetin de tatlı bir şekilde sonlanmasını sağlar.
  • Balık restoranlarındaki tatlıları aratmayan fırında helva suflesi özellikle özel gün masalarınıza çok yakışacak.

Kış Aylarının Vazgeçilmezi Mercimek Çorbası

Havalar soğumaya başladığında ya da sofralarımızda hafif bir başlangıç görmek istediğimizde elimizin ilk olarak gittiği tariflerden birisidir mercimek çorbası. Çorba tariflerinin de en birincisidir. Onun lezzetini ve doyuruculuğunu arttırmak için ihtiyacımız olan şeyler ise birkaç malzemeden ibaret. Kıvamı da mükemmel oluyor. Karşınızda sofralarınıza lezzet ve tat katacak nefis mi nefis mercimek çorbası tarifi!

Malzemeler

  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1,5 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1,5 su bardağı kırmızı mercimek
  • 2,5 su bardağı içme suyu
  • 2 su bardağı tavuk suyu
  • 1 adet havuç
  • 1 adet patates
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

  1. Havuçları ve patatesleri ince ince doğrayın. Bir tencereye yağları ve havuçları alıp hafiften kavurmaya başlayın. Ardından üzerine yıkanmış süzdürülmüş mercimekleri ilave edin.
  2. Mercimekleri de birkaç dakika kavurduktan sonra salçayı da ekleyerek 1 dakika kadar kavurun. Ardından patatesleri ve tavuk suyu ve suyu ekleyerek kaynamaya bırakın.
  3. Patates ve mercimek iyice yumuşadığında tuz ve baharatlarını ilave edin, ardından ocaktan alıp blenderdan geçirin.
  4. Kıvamı çok koyu olursa su ilave ederek, sıvı olursa da hiçbir şey ilave etmeden yeniden ocağın üzerine alın ve birkaç taşım daha kaynatın. Kaynadıktan sonra sıcak sıcak servis edin. 

Püf Noktası

Dilerseniz çorbayı sadece tavuk suyu ya da sadece et suyu kullanarak da hazırlayabilirsiniz.

Lezzetli mi Lezzetli Havuç Tarator Yapılışı…

Sevgili okurlarım kış mevsiminin gelmesiyle az malzeme ile büyük lezzet işte buna denir! Basit bir malzemeden çok lezzetli tarifler yaratabilmek mümkün. Çok güzel bir yemek bol malzemeden oluşan demek değildir. Her yemekte bu kimya tutmayabilir. Bu yüzden tadarak, yemeği yaparken her aşamasını anlayarak yapmak lezzetli bir yemeğe giden yoldur.

Havuç tarator da az malzemeli, basit ama akılda kalıcı, övgü yağdırma gibi özelliklere sahip bir meze. Annelerimiz misafir gelmeden hemen önce sofrada çeşitli aperatifler bulunsun diye hemen karıştırıverir havuç taratoru. Ama o öyle bir lezzetli olur ki masadaki her şeyden önce biter .Sizin de kurduğunuz masalara bu gizli favori mezenin konuk olmasını istiyorsanız işte tarifi;

Malzemeler;

  • 6 adet havuç(rendelenmiş)
  • 2 diş sarımsak
  • 1,5 su bardağı süzme yoğurt
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı tuz

 

Havuç Tarator Tarifinin Pişirme Önerisi

Arzuya göre havuç taratorun içeriğini zenginleştirmek isterseniz, tarife ek olarak 2 çay kaşığı köri tozu ve dövülmüş ceviz içi ekleyebilirsiniz.

 

Yapılışı;

Önceden ısıtılmış bir tavada, rendelenmiş havuçları, 3 yemek kaşığı sıvı yağ ile yumuşayana kadar pişirin ve ocaktan alıp, soğutun.Dövülmüş sarımsak ve süzme yoğurdu, tuz ile birlikte iyice çırpın.Soğuyan havuçları, çırpılmış yoğurdun içerisine aktarın ve karıştırın.Servis edene kadar buzdolabında üzeri kapalı bir şekilde bekletin.Servis etmeden önce üzerine zeytinyağı gezdirebilir, ceviz veya zeytin ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun !

Göz Sağlığına İyi Gelen Mucizevi Besinler…

Sevgili okurlarım göz sağlığı için çok önemli olan lutein vücutta üretilmiyor. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz luteini besinlerden almalıyız. Lutein aynı zamanda hem birçok kanser türünü hem de kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını önlüyor. Selahattin Dönmez bugünkü yazısında göz sağlığına iyi gelen luteini hangi besinler alabileceğimizi yazdı. İşte o besinler…

Göz sağlığı için çok önemli olan lutein vücutta üretilmiyor. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz luteini besinlerden almalıyız. Lutein aynı zamanda hem birçok kanser türünü hem de kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını önlüyor. Selahattin Dönmez bugünkü yazısında göz sağlığına iyi gelen luteini hangi besinler alabileceğimizi yazdı. İşte o besinler…

Göz sağlığı beslenmeyle doğrudan ilgilidir. Gözle ilgili problemler yetersiz beslenme sonucunda hızla kendini gösterir. Yaşla birlikte görmede azalma, göz kuruluğu, katarakt, sarı nokta hasarı ile oluşan makula dejenerasyonu doğru beslenmediğimizde karşımıza çıkacak en önemli problemlerdir.

Göz sağlığını koruyan, süper antioksidan nitelikteki besin öğelerinden zengin beslenerek tüm bu problemlere karşı korunmak çok kolay. Son zamanlarda ön plana çıkan, bir diğer gözü koruyan bileşen lutein adeta son dönemlerin parlayan yıldızı.

ÇEVRESEL ETMENLER

Katarakt, glokom, diyabet kaynaklı göz retina hasarı, makula tabakası hasarı gibi birçok hastalık hem hayat kalitesini olumsuz etkiler hem de hastalığın ilerlemesi görme kaybı için risk teşkil eder. Sağlıklı bir görme işleminde, göz lensi ışığı toplar ve beynin işleyebileceği bir görüntü oluşturarak retinaya odaklar.

Göz sağlığına iyi gelen mucizevi besinler
Genetik faktörler veya oksidatif stres, aşırı ışık maruz kalmak, yetersiz beslenme, sigara içme gibi çevresel bileşenler lensi ve retinanın merkezi bölümünde yer alan makula tabakasına hasar vermesi görme sorunlarına neden olabilir.

LUTEİN NEDİR?

Lutein antioksidan özellikteki karotenoid sınıfında yer alır. Yağda çözünen bir moleküldür, sarıyla kahverengi arası bir renge sahiptir. Yeşil yapraklı ve sarı-turuncu sebze ve meyvelerde yüksek miktarda bulunur. Lutein göz sağlığında görevli diğer bir molekül olan zeaksantin ile birlikte gözün retina tabakasında yer alır.

Bu iki molekül retinadaki mavi ışığın yüzde 90’ını emer, görme yeteneğini geliştirir, göz tabakalarına zarar veren serbest radikallerin aktivitesini engeller, göze gelen zararlı ışınların etkisinden gözü korur, göz hastalıklarını önler ve görme keskinliğini artırır.

Bilimsel araştırmalar luteinin zeakstantin ile birlikte yaşa bağlı gelişen maküler dejenerasyon ve kataraktta etkili olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte bazı çalışmalar luteinin diyabet tedavisinde, bilişsel durumun iyileştirilmesinde, servikal, meme, özofagus, prostat, akciğer ve kolon kanserlerinin önlenmesinde ve kalp damar sağlığını geliştirmede de yararlı olabileceğini gösteriyor.

KALBİ VE CİLDİ DE KORUYOR

Lutein vücudumuzdaki diğer bir antioksidan olan glutatyonun geri dönüşümüne yardımcı olduğundan, hücre hasarı oluşturan oksidanlara karşı iki kat güçlü bir moleküldür. Bu etkileri kanser hücrelerinin çoğalma yeteneklerini baskılayabilmekte, LDL kolesterolü azaltarak damarlarda plak birikimini önleyici ve kalp hastalıkları riskini azaltıcı etki oluşturabilir.

BESİNLERDEN SAĞLAYIN

Vücutta lutein üretilmez bu nedenle luteini besinlerden sağlarız. Ebegümeci, kuşkonmaz, kereviz, maydanoz, ıspanak, ısırgan otu, lahana, kabak, rezene, pazı, dereotu, nane, tere, semizotu, roka, havuç, çarliston biber, yumurta, avokado, ahududu, incir, üzüm, Antep fıstığı gibi pek çok besin kaynağında bulunur.

Lutein için önerilen resmi bir tüketim miktarı yoktur. Ancak bilimsel araştırmalar gözü koruyucu ve sağlığı geliştirici etki için günde en az 6 miligram tüketimin fayda sağladığını gösteriyor.

Lutein yağ varlığında vücutta daha kolay emildiğinden lutein içeren bu sebzeleri özellikle zeytinyağı ile pişirmenizi, salatalarınıza zeytinyağı, avokado ve çiğ kuru yemişleri ekleyerek tüketmenizi öneririm. Yumurta luteinin yanında zeaksantin içeriğine de sahip olduğundan göz sağlığı için en önemli besindir.

BESİN TAKVİYESİ

Ulusal Göz Enstitüsü besinlerle yeterli alımın sağlanamaması durumunda besin takviyesi olarak lutein kullanılmasının göz sağlığını olumlu etkilediğini söylüyor.

Yani eğer siz sebze, meyveleri ve kuruyemişleri yeterli miktarda içeren bir beslenmeye sahip değilseniz luteini takviye etmenizi öneririm. Genellikle lutein için önerilen takviye doz 6-10 miligram olmakla birlikte çalışmalar günde 15 miligram takviye lutein almanın güvenli olduğu gösterilmiştir.