Evde Daha Verimli Çalışmak için Tüketeceğiniz Zinde Tutan Besinler

Koronavirüs sebebiyle birçok iş yeri uzaktan çalışma dönemini başlattı, şimdiye dek sabah erkenden kalkıp ofise gitmeye alışık olanlar için bu sürece adapte olmak zaman zaman zorlayıcı bir hal aldı.

Çalışma saatleri içinde evde olmanın verdiği rehavete kapılmamak için destek alabileceğiniz besinlerden söz edeceğiz bugün size. Güne başlarken, ara öğünlerde, öğle yemeğinde, hatta çayınızın-kahvenizin yanında neler yiyebileceğinizi anlatacağız.

Siz de evden çalışma sürecinde verimliliğiniz düşmesin istiyorsanız, işlerinizi aksatmadan, zinde bir şekilde tamamlamak niyetindeyseniz buyurun hemen böyle. Evinizde olan malzemelere göre neler yiyebilir, kendinizi nasıl daha enerjik, daha verimli bir hale getirebilirsiniz anlatmaya başlayalım. Karşınızda zinde tutan besinler!

Yoğurt ve müsli

Sabah kahvaltılarınızda midenizi çok yormayacak ama vücudunuza iyi gelecek besinleri tercih ederek güne başlamalısınız. Evde de tıpkı iş yerinde olduğu gibi çok erken saatlerde mesaiye başlıyorsanız ve uzun uzun kahvaltı hazırlayacak vakit bulamıyorsanız buzdolabında sizi bekleyen yoğurt imdadınıza yetişmeye hazır.

Yoğurdu lezzetlendirmek, daha doyurucu ve besleyici bir hale getirmek içinse evde varsa müsliden destek alabilirsiniz. Yoksa yulaf ezmesi ve kuru ya da taze meyveleri de değerlendirebilirsiniz. Meyveler içindeki vitaminlerin de etkisiyle enerjinizi artıracak, yulaf ya da müsli ise hafızanızın güçlenmesine destek olacak. Yoğurt derseniz, ondan da güne başlarken ihtiyacınız olacak proteini bol miktarda alacak, sindirim sisteminize de iyilik yapmış olacaksınız.

Tam tahıllı ekmek, beyaz peynir ve yumurta

Kahvaltı hazırlamaya, en azından yumurta haşlamaya vakit bulabiliyorsanız ve evde de varsa yoğurt ve müsli yerine haşlanmış yumurta, beyaz peynir ve 1-2 dilim tam tahıllı ekmek yiyebilirsiniz. Tahıllı ekmek de tıpkı yulaf gibi hafızanızın güçlenmesine destek olacak, aynı zamanda uzun süre tok kalmanızı sağlayacaktır. Haşlanmış yumurta ve peynir ise yoğurdun açığını kapatacak ve yine vücudunuza bolca protein girmesini sağlayacak.

Eğer evinizde beyaz peynir bittiyse yoğurdunuzdan destek alarak kendi ev yapımı peynirinizi hazırlayabilir ve evden çıkmanıza hiç gerek kalmadan peynir yemeye devam edebilirsiniz. 

Yeşil çay

Gün içinde bardak bardak kahve içiyor ama yine de kendinizi hiç zinde hissetmiyorsanız bir de yeşil çayı deneyin. İçinde bolca kafein bulunan yeşil çay, vücudunuza sadece enerji vermeke kalmayacak, aynı zamanda sindirim sisteminizden tutun da bağışıklık sisteminize kadar, vücudunuzu tepeden tırnağa güçlendirecek. Yeşil çay, güçlü antioksidan özellikler gösterdiğinden vücudu yabancı maddelerden arındırma konusunda da oldukça etkili doğal besinlerden biri, aklınızda bulunsun.

Kuru üzümGün boyu evden çalışırken eliniz sık sık atıştırmalıklara gidiyorsa bu atıştırmalıkları sağlıklı olanlardan seçmeye özen göstermelisiniz. Paketlenmiş çikolatalı atıştırmalıklar yerine kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı gibi doğal meyvelerin kurutulmuş halini seçmeniz sağlığınız için çok daha iyi bir seçenek olacak, aynı zamanda yiyeceğiniz abur cuburlardan alamayacağınız kadar çok enerji almanızı sağlayacaktır. Ancak kuru meyvelerin içinde de bolca şeker bulunduğunu unutmamalı ve onları tüketirken de aşırıya kaçmamalısınız.

Pekmez

Eğer düzenli uyumanıza ve sağlıklı beslenmenize rağmen kendinizi yorgun ve verimsiz hissediyorsanız vücudunuzun demire daha çok ihtiyacı olabilir. Bu noktada da devreye çocukluğumuzdan beri “kan yapar” diye bildiğimiz pekmezi sokabilirsiniz. Günde 1 yemek kaşığı kadar pekmez yediğinizde kendinizi kısa sürede daha enerjik hissedersiniz.

Cevizİşinizi yaparken bir yandan bir şeyler atıştırmaya ihtiyaç duyarsanız kuru meyveler gibi ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişleri de değerlendirebilirsiniz. Cevizin içinde bolca demir, çinko ve kalsiyum bulunduğu için biz ceviz dedik ama siz, evinizde olan diğer kuruyemişleri de tercih edebilirsiniz. 1 avuçtan fazla yememeye özen göstermeniz yeterli.

Tavuk eti ya da baklagil ve bol yeşillikli salataÖğle ve akşam yemeği tercihlerinizde ise yine proteini ihmal etmemeli, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri ise bol yeşillikli ve bol limonlu salatalarla alabilirsiniz. İçinde bolca protein olduğunu bildiğimiz tavuk göğsü başta olmak üzere evinizde olan her türlü beyaz ve kırmızı eti değerlendirebileceğiniz gibi bu süreçte bitkisel protein alabileceğiniz baklagilleri de bol bol kullanabilirsiniz. Salatalar için de elinizde varsa koyu yeşil yapraklı olanları seçebilirsiniz.

Limonlu suGün içinde kendinizi çok enerjisiz hissettiğinizde sürekli eliniz kahveye gidiyorsa, evde de yeşil çay yoksa ya da yeşil çayın tadını sevmiyorsanız içine limon suyu ilave ettiğiniz oda sıcaklığında içme suyunu tüketebilirsiniz. Limon, vücudunuza bolca C vitamini sağlayacak, antioksidan etkisi sayesinde vücudunuzu zararlı maddelerden arındıracak ve kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Aynı zamanda sindirim sisteminizin sağlıkla çalışmasına da destek olur, aklınızda bulunsun.

Bal

Tıpkı pekmez gibi bal da içindeki tüm faydalı maddelerle bu süreçte yanınızda. Onu midenizden gurultular yükselmeye başladığında da değerlendirebilirsiniz, limonlu suyunuzun içine ilave ederek de. Yine pekmez gibi vücudunuza enerji vermesi için balı da günde 1 yemek kaşığı kadar yemeniz yeterli.

HavuçKolay kolay bozulmadığı için şu sıralar evlerde kendine bolca yer bulan sebzelerden havuç da günlük beslenme programınıza dahil edebileceğiniz besinlerden. İçinde magnezyum, A vitamini ve folik asit gibi birçok yararlı madde olan havuç, bağışıklık sisteminizi güçlendirme konusunda destek olmaya hazır. Bunun yanısıra taze taze soyup yediğinizde uzun süre tok tutar, yoğurdun içine rendeleyerek yediğinizde ise çok besleyici bir ara öğüne dönüşebilir.

Hatırlatma: Biliyoruz siz zaten yapıyorsunuz ama yine de hatırlatmış olalım, acil ihtiyaçlar dışında mümkün olduğunca evde kalın ve #EvdeKal mesajını çevrenizdeki herkesle paylaşın.

#evdekal #solukal

#evdekal #sağlıklıyaşa

Virüse karşı sabun mu kolonya mı? Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Açıkladı

Topyekun bir savaş durumundayız. Düşman belli: Corona virus! Her savaş gibi bu da stres dozu yüksek bir süreç. Düşman sinsi. Ne zaman ne yapacağı belirsiz olsa da biz daha güçlüyüz. Kısacası… Yağma yok, akıl ve bilim var… Panik yok!! Tedbir var… Tevatür yok! Bilgi var. Dikkatsizlik yok! ilgi var… Vurdumduymazlık yok! Akıll, hassas, özenli ve temiz olmak var…

Ev yoğurdunu neden tüketmeliyiz

Zengin mineral ve vitamin içeriği olan yoğurt sağlığa faydaları ile ön plana çıkıyor.

Yoğurt, sütün laktik asit fermantasyonu sonucu elde edilmektedir. Streptococcus thermophilus”ve “Lactobacillus delbrueckiisubsp. Bulgaricus” bakterileri bu fermantasyonu yani mayalanmayı sağlamaktadır.  Süte göre laktoz oranı düşük olmakla beraber kalsiyum, protein ve kuru madde oranı yüksektir.

Yoğurt içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için önemlidir. Sindirim sistemi ve bağırsak florası için yoğurtta bulunan probiyotikler çok faydalıdır. Bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur ve bağırsakları güçlü olması bağışıklık sisteminin de güçlü olması demektir. Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bağırsak florasını düzenlediği için kolon kanseri riskini düşürmekte, bağışıklığı güçlendirdiği için alerjik hastalıklara karşı direnci arttırmaktadır. 100 gram yoğurtta 4,5 gram protein bulunmaktadır. Yoğurt gibi proteini yüksek besinler, kasların gelişimini desteklerken düşük  proteinli gıdalara göre her zaman daha doyurucudur.

Yoğurt zengin kalsiyum içeriyle de ön plana çıkmaktadır. Kalsiyum kemiklerin dişlerin güçlü olmasını sağlayan mineraldir.100 gram yoğurt kalsiyum ihtiyacının %15’ini karşılayabilmektedir. Yoğurttan alınan kalsiyum yağ yakımını da hızlandırmaktadır. Yoğurt ayrıca potasyum,  fosfor, riboflavin, iyot, çinko, A, E ve B vitaminleri  içermektedir. Bu da yoğurdu gastrointestinel bozukluklara, hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp-damar hastalıklarına karşı güçlü bir koruyucu haline getirmektedir. Yoğurt başta olmak üzere fermente süt ürünleri tüketimi sonucunda meme kanseri riskinin azaldığı belirlenmiştir.

Yoğurdun suyunu dökmeyin!

Yoğurdun suyu kesinlikle dökülmemeli, zengin bir vitamin kaynağı olan bu su, çorbalara karıştırılabilir veya ayran gibi içilebilir. Ara öğünlerde ise nane, salatalık, birkaç kaşık yoğurt ve suyu cacık yapılarak tüketilebilir. Yoğurt suyunun süzülmesiyle bu suyun içerdiği yüksek miktardaki riboflavin de kaybedilir. Oysa riboflavin, büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir. Bir diğer önemli nokta ise, kolesterol hastaları yoğurdun kaymağını tüketmemeli ve az yağlı olan süt ve süt ürünlerini tercih etmelidirler.

 

 

Yuvalama nasıl yapılır? En güzel yuvalama tarifi…

Yuvalama nasıl yapılır? En güzel yuvalama tarifi…

Yuvalama çorbası, besin değeri ve kalorisi yüksek olan nohut kullanılarak yapılmaktadır. Birçok içerisinde birçok vitamin ve protein barındıran yuvalama çorbası sağlık açısından çok faydalıdır. Vücut direncini arttıran özelliği sayesinde özellikle kış aylarında tercih edilen yuvalama çorbası nasıl yapılır? İşte çorbanın tarifi…

Yuvalama çorbasının yararları nelerdir?

– Vücudu kuvvetlendirici özelliği vardır
– Zihinsel yorgunluğu yok eder
– İştahınızı açar
– Mideyi güçlendirir
– Anne sütünü arttırır
– Vücutta fazla su toplanmasını önler

Yuvalama çorbası için malzemeler

Minik top köfteler için;

– 200 gr az yağlı kıyma

– 1 su bardağı kırık pirinç

– Yarım su bardağı un

– 2 çorba kaşığı irmik

 

Çorbası için;

– 500 gr incik

– 1 su bardağı nohut

– 1 adet kuru soğan

– 1,5 litre su

– Tane karabiber

– Tuz

Yoğurt sos için;

-300 gr yoğurt(kese yoğurdu)

-1 adet yumurta

-1 yemek kaşığı un

-4 su bardağı su

-Tereyağ ve kuru nane üzeri için pul biber

Yuvalama çorbası yapılışı:

Bir gece önceden ıslattığımız nohutu, soğan (tüm olarak) incikle beraber karabiber ve tuz ekleyerek düdüklü tencerede haşlayın (15 dk kadar). Etlerinizi soğutup kemiklerinden ayırın ve küçük küçük doğrayın.

Top köfteler için pirinci sıcak suyla ıslatın(20 dk kadar).

İrmiği(2-3 kaşık su ile ıslatın şişsin) ve unu yoğurma kabına alın. Kıyma ve pirinci birlikte robotdan geçirin, un ve irmikle karıştırın ve özdeşleşene kadar yoğurun, 30 dk kadar buzdolabında dinlendirirseniz daha kolay yuvarlarsınız.

Köfte harcını 2 eşit parcaya bölün (çorbamızı yarısından yapacağız, kalan diğer yarıyı yuvarlayıp derin dondurucuya kaldırabilirsiniz). Bir kase içine aldığınız az sıvı yağa elinizi batırarak harcınızı nohut büyüklüğünde toplar haline getirin.

Çorba için etlerinizi süzerek tencerinize alın, kaynadığında köftelerinizi atın, 2-3 dk kadar haşlayın, köfteleriniz haşlanırken yoğurt sos için yoğurdunuzu soğuk suyla ezin, yumurta ve unu da ekleyerek iyice karıştırın, yoğurt sosu yavaşça akıtarak ve karıştırarak çorbanıza ekleyin.

En son nohut ve etleriniz ekleyin. Hafif kızdırdığınız tereyağ ve nane karşımı da ekleyin(bir süre kaynatın).Ocaktan çorbanızı alın.Yağlı naneyi arzuya göre servis esnasında porsiyonlara ekleyin.

Bon Appetit 😀

Anadolu’nun Geleneksel Çorbası Enfes Lezzetiyle Yayla Çorbası…

Sevgili okurlarım yayla çorbasının tadına varmak için yaz ya da kış fark etmez! Anadolu’nun geleneksel çorbalarından biri olan bu lezzet size de nane ferahlığını çağrıştırmıyor mu?

Kahvaltıdan akşam yemeğine günün her saati tüketebileceğiniz bu pratik ve besleyici çorba tarifini püf noktalarına dikkat ederek birlikte hazırlayalım.

Ayrıca en güzel çorba tariflerinden biri olan yayla çorbası tarifinde bulunan yoğurt sayesinde bir vitamin kaynağıdır. Hatta bu yüzden yoğurt çorbası olarak bile anılır.

Pirinçli, yoğurtlu bu yayla çorbasının tarifi hem videolu hem de adım adım resimli olarak tüm püf noktalarıyla karşınızda!

Malzemeler

  • 2 su bardağı yoğurt
  • 1,5 yemek kaşığı (tepeleme)un
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı limonun suyu
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 6 su bardağı su
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı kuru nane

 Yapılışı;

Çorbayı pişireceğiniz tencereye 2 su bardağı yoğurt, 1,5 yemek kaşığı un, 2 çay kaşığı tuz ve 2 yemek kaşığı limon suyu ekleyip pürüzsüz bir kıvama gelene kadar karıştırın.1 yumurta sarısını da karışımın üzerine ekledikten sonra tekrar karıştırın.6 su bardağı soğuk suyu da ilave edip orta ateşte kaynamaya bırakın.Çorba kaynamaya başlayınca yıkayıp süzdüğünüz 1 çay bardağı pirinci ekleyin ve tekrar kaynamaya bırakın.Bu sırada ayrı bir tavada 2’şer yemek kaşığı zeytinyağı ve tereyağını kızdırın.1 yemek kaşığı kuru naneyi de üzerine ekleyip karıştırın ve ocaktan alın.Hazırladığınız yağı kaynamakta olan çorbanın üzerine dökün.Güzelce karıştırıp ocağın altını kapatın.Yayla çorbanız hazır, afiyet olsun!

Servis Önerisi;

Çorbayı, üzerine kırmızı toz biber serperek de servis edebilirsiniz.

Püf Noktası;

Terbiye karışımında kullanacağınız yoğurdun süzme olması ideal kıvama ulaşmanızı sağlayacaktır.

Pirinçli Yoğurt Çorbası Tarifi Nasıl Yapılır?

Sevgili okurlarım mevsim farketmeden afiyetle içilecek bir çorba varsa o da tartışmasız pirinçli yoğurt çorbasıdır. Yemek tarifleri arasında özel bir yeri olan bu çorba o her daim tüketilecek kadar güzel lezzetini yoğurda borçlu. Üstelik hazırlaması da öyle pratik ki! Terbiyesi kesilmeyen, tadı damağınızda kalacak bu nefis lezzeti hazırlamak isteyenler için adım adım resimli anlatımla tarifimizi sizler için hazırladık.

Yayla çorbasına benzerliğiyle dikkat çeken, yoğurtlu çorbaların en güzellerinden pirinçli yoğurt çorbasını hazırlarken dikkat etmeniz gereken nokta terbiyesinin kesilmemesi için ısınan suyla ılıtmak ve tencereye eklerken muhakkak karıştırarak ve yavaş yavaş eklemek. Haydi bu nefis yoğurt çorbasını denemek isteyenler, hemen mutfağa!

Malzemeler;

  • 2 litre su
  • 5-6 yemek kaşığı pirinç
  • 1 yemek kaşığı (tepeleme)un
  • 1 adet yumurta
  • 1,5 su bardağı yoğurt
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane

Üzeri için:

  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 çay kaşığı kuru nane

Yapılışı;

Orta boy bir tencerenin içerisine suyu dökün. İçine pirinçleri ekleyin. Kısık ateşte pirinçler yumuşayana kadar pişirin.Bir kabın içerisine yoğurt, yumurta ve unu aktarın.Güzelce çırpın ve içerisinde unun topaklanmamasına özen gösterin.Ocağın üzerinde pişen pirinçlerin suyundan bir kepçe alıp güzelce yoğurtlu karışıma yedirin. Ardından bu işlemi birkaç kepçe daha ilave ederek gerçekleştirilir.Ocakta pişmekte olan pirinçlerin üzerine yoğurtlu karışımı çok dikkatli bir şekilde, incecik bir ip halinde dökerek bir yandandan da karıştırın.Bu şekilde tüm yoğurdu ilave ettikten sonra kaynayana kadar güzelce karıştırın. Kuru naneyi ve tuzunu da ilave edin.Kaynamaya bırakın. Bu aşamada kıvamı çok yoğunlaşırsa su ilave edebilirsiniz.Ayrı bir tavanın içerisinde tereyağını eritin ve üzerine kuru naneyi ekleyerek hafifçe yakın. Servis etmeden önce çorbanızın üzerine gezdirin.Ardından çorbanızı servis edin. Afiyetler olsun!

Püf Noktası;

Çorbayı hazırlarken yoğurtlu karışıma pirinçlerin suyundan ilave etmek ve ardından bu karışımı ocakta pişmekte olan pirinçlerin üzerine azar azar etmek oldukça önemli. Aksi takdirde çorbanızın kıvamında kesilmeler yaşayabilirsiniz. Bu süreçler boyunca çorbanızı sürekli olarak karıştırmayı da ihmal etmeyin. Kıvamı çok yoğun gelirse su ilave edebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Ev Yapımı Kaşar Peyniri Tarifi Nasıl Yapılır?

Sevgili okurlarım konumuz hiç şüphesiz kahvaltılarımızın, yemeklerimizin aranan lezzeti kaşar peyniri.Yakışmadığı, içine girdiği her yiyeceği kat ve kat güzelleştirmediği çok az şey var. Yedikçe yediren, yaşadığımız en nefis bağımlılıklardan da biri. Uzuyor, eriyor. O şekil değiştirdikçe bizim de hayranlığımız ve açlığımız katlanıyor. Marketlerden, bakkallardan artık hemen hemen her çeşidini bulabiliyoruz. Ama bir de bu işin ev yapımı boyutu var.

Yiyip yiyebileceğiniz en güzel kaşar peynirinin tarifi kaliteli, tazecik, tam yağlı bir çiğ sütten geçiyor. Kaşar peyniri kesinlikle çiğ sütten yapılması gereken, pastörize edilmiş hazır sütlerle kıvamı dahi tutturamayacağınız bir peynir. Şirden mayanız varsa çok şanslısınız. Bu tarif şirden mayasıyla lezzetini ikiye katlıyor. Olmayanlar için tarifimizde tam ayarında bir öneri daha var. O halde başlıyoruz.Ama şimdiden uyaralım. Kendisi fena halde lezzet içeriyor.

Malzemeler;

  • 4 kg.çiğ süt
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 1/2 su bardağı peynir mayası(ya da şirden mayası)

Yapılışı;

Sütünüzü derin bir tencerenin içine alın. Pastörize etmek için ocağın altını kısık ateşte açın.70 dereceye gelene kadar yaklaşık kaynatın.Ardından ocaktan alın ve içi yarısına kadar soğuk su dolu bir tencerenin içine oturtup hızlıca soğutun.Parmağınızı içine soktuğunuzda elinizi yakmayan, ılık bir kıvama geldiğinde yoğurdu ilave edip güzelce karıştırın.Hemen ardından da peynir ya da şirden mayasını ilave edin. Karıştırın.Oda sıcaklığında üzeri kapalı bir biçimde yaklaşık 1,5-2 saat kadar mayalanmaya bırakın.Mayalanan sütü yeniden ocağa alın ve peynirler minik minik topaklar oluşturana kadar tel çırpıcı ile çırparak karıştırın.Tüm taneler elastik bir yapıya ulaşacaktır. Tencerenin kenarında azar azar toparlayın.Topladığınız peynirleri süzgecin üzerine alın ve tahta kaşık yardımıyla sıkıştırarak toplayın.Tülbetin üzerine alın, fazla suyunu süzdürün. Tülbentin içinde üzeri kapalı bir biçimde peyniri bekletin.Kalıplaşan ve dinlenen peynirinizi ertesi gün rondodan geçirin.Yeniden minik taneler elde edin.Ilık su dolu bir tencerenin içerisine aktarın ve kaynatmaya başlayın.Su kaynamaya başladığında peynirleriniz erimeye başlayacaktır. Yeniden toparlayın.Toparladığınız peyniri tezgahın üzerine alın ve birkaç kez katlayıp şekil verin. Tuzunu ilave edin.Şekil verdikten sonra tekrar suyun içine atın bir dakika kadar pişirin.Ardından çıkarıp tezgahın üzerinde soğumaya bırakın.Soğuduktan sonra dolaba kaldırıp 1 gün dinlendirin.Peyniriniz dinlendikten sonra afiyetle yenmeye hazır. Afiyet olsun.

 Püf Noktası;

Kaşar peyniri hazırlarken mutlaka tam yağlı ve çiğ bir süt kullanın. Sütü kaynattıktan sonra hızlıca ısısını düşürmeye özen gösterin. Şirden mayası, bulamıyorsanız aynı oranda peynir mayası kullanarak kaşar peynirizi hazırlayın. Streç filme sarılı ve hava almayacak şekilde 1 hafta taze bir biçimde saklayabilirsiniz.

Spordan Sonra Yemek Yenir Mi? Ne Yemeli?

Sevgili okurlarım kilo vermek için türlü türlü diyetlerin yapıldığı son günlerde, zayıflamak isteyenlerin gözden kaçırdığı bir konuya bu yazımızda değiniyoruz. Spor yapan kişilerin enerji kaybettiği bilinir. O an ki açlıkla, önünde koca bir tabak dolusu yemek olsa ne de güzel yenir. Sizlere bu noktada bir dur diyeceğiz ve spordan önce ve sonra ne yenmeli konusuna parmak basacağız.

Diyet, irade ve spor bir araya geldiğinde elbette kilo verilecektir. Yalnız zayıflamak isteyen kişinin hangi besinlerle beslendiği de oldukça önemlidir. Yazımızı okuyanlar satır sonuna geldiğinde, kilo vermek için spordan sonra ne yenir konusunda sır gibi saklanan bilgilere sahip olacak. Spor sonrası ne yiyebilirim diyenler için; işte merak edilen bilgiler!

Spordan Sonra Ne Zaman Yemek Yenir?

Spor sonrası büyük oranda enerji harcandığı için bir halsizlik hissedilebilir. Bu durumda kişinin protein ağırlıklı beslenmesi gereklidir. Protein ve karbonhidrat içerikli beslenildiğinde vücut kaybettiği enerjiyi yenilemektedir. Egzersiz yapıldıktan 45 dakika içinde vücudunuza sağlıklı besinler almalısınız. Eğer tüketeceğiniz besinler 45 dakikalık süre içinde hazırlanamıyorsa ve buna da vaktiniz yoksa bu süreyi 2 saate kadar uzatabilirsiniz.

Yiyeceklerin yanında bol sıvı tüketerek, kaybettiğiniz sıvıyı da yenilemiş olursunuz. Spor sonrasında terinizi silip üzerinizi değişene kadar zaten bir süre geçer. Bu süre geçtikten sonra birazdan sizlere sunacağımız besinleri tüketebilirsiniz.

Spordan Sonra Ne Yenir, Ne İçilir?

1) Yumurta

Spordan sonra yumurta yenir mi?

Yumurtanın nefis bir protein kaynağı olduğunu belirtmek isteriz. Spor sonrasında yiyeceğiniz haşlanmış yumurta, vücudunuza anında protein olarak dönecektir. Sabah saatlerinde yapılan spordan sonra ise tuzsuz yağsız tüketilen bir omlet, size gün boyu tokluk hissi verebilir.

2) Yoğurt

Spordan sonra tatlı yenir mi sorusunun en masum cevabı ise yoğurt. Çünkü canınız tatlı istediğinde bir kase yoğurt ile en sağlıklı tatlıyı hazırlayabilirsiniz. Dilerseniz mevsim meyvelerini doğrayıp karıştırın dilerseniz bir miktar kuru yemiş ve bal ilave edip tüketin. Bundan daha sağlıklı bir tatlı kaçamağı olabilir mi? Ayrıca yoğurt ile salatalar hazırlayıp öğünlerinizi dolu dolu geçirebilirsiniz. Damak zevkinize göre yoğurdu süsleyebilirsiniz. Tabii yoğurt ev yapımı olmalı .

3) Kinoa

Spor sonrasında canınız pilav istiyorsa, kinoa ile en hafif pilavı yapabilirsiniz. Haşlayın ve sebzelerle karıştırın. Yüksek lif içerdiğinden dolayı metabolizmanızın dostu olacak. Ayrıca tokluk hissi vereceği için de spor ve diyet yapanların en iyi yol arkadaşı!

4) Ton Balığı

Spor esnasında kaybettiğiniz enerji, bir miktar ton balığı ile yerine geliyor. Hatta ekmeği bir türlü bırakamayanlar için tam buğday ekmeğinde ton balıklı sandviç öneriyoruz. Bol yeşillikler ile hazırlayacağınız, tam buğday ekmeğindeki ton balıklı sandviç size açlığınızı unutturacak lezzette.

5) Muz

Spordan sonra muz yenir mi?

Tempolu spor sonrasında kan şekerinizde bir düşüş meydana gelebilir. Endişe etmeyin bu düşüşü bir adet muz ile ortadan kaldırabilirsiniz. Bu nedenle isterseniz çantanızda, spor sonrasında yemek için bir adet muz taşıyın. Ya da kepekli bir lavaş arasında muzu ezip atıştırmalık olarak tüketin. Muz size enerji verdiği gibi kan şekerinizi de dengeleyecektir.

6) Salata

Sporunuzu yaptınız, yorgun argın eve gittiniz ve yemek yapmaya mecaliniz kalmadı değil mi? İşte tam da bu noktada sizlere salata yemenizi öneriyoruz. Bol yeşillikli ve limonlu bir kase salata tam ağzınıza layık! Metabolizmayı canlandıran, kilo aldırmayan salata ile günü sonlandırabilirsiniz.

7) Ananas

Yağ yakımını hızlandıran ananas, spor sonrası yenilecek besinler listenizde yerini alıyor. Spor yaptıktan sonra tüketeceğiniz 2 dilim ananas size tokluk hissi verecektir. Ayrıca yağ yakımını hızlandıracağı için kilo kaybı isteyenler için harika bir tercih. Tatlı krizlerinde de ananası tüketebileceğinizi unutmayın!

8) Izgara Et Yemekleri

Spor sonrasında kendinizi güzel bir masa ile ödüllendirmek isterseniz, etlerinizi mutlaka ızgarada pişmiş olarak tercih etmelisiniz. Izgarada pişen köfte, tavuk ve kırmızı etler daha sağlıklı seçim olmaktadır. Izgara yemeklerinin yanında yoğurt veya salata da dengeli beslenmek için iyi bir fikir olacaktır.

9) Süt

Spordan sonra süt içilir mi?

Özellikle de sabah sporlarından sonra içeceğiniz bir bardak dolusu süt, hem bağırsaklarınızı rahatlatacak hem de metabolizmanızı uzun süre çalıştıracaktır. Sütü sade sevmeyenler için bir çay kaşığı tarçın eklemek lezzetli bir fikir olabilir. Sütün yanında bir miktar kuru yemiş de sizi gün boyu mutfaktan uzak tutacaktır. Yarım yağlı veya diyet sütler tercihiniz olabilir.

10) Yulaf Ezmesi

Spordan sonra yulaf ezmesi yenir mi diye merak edenler varmış. İmdadınıza yetiştik. Yulaf ezmesi, diyet ve spor yapanların sıkça tercih ettiği bir besindir. Süt veya yoğurtla tüketildiğinde adeta sağlık dostu. Aynı kasede buluşan yulaf ezmesi, meyve ve yoğurt sizi uzun süre tok tutacak özellikte!

Havuçlu Kabak Mücveri

Her masaya, her etkinliğe ve sofraya yakışan lezzetlerden birisi de mücver olsa gerek. Mevsimine göre farklı sebzelerle hazırlayabileceğiniz, ister fırında ister kızartma olarak sunabileceğiniz bu nefis lezzeti bu kez en sevilen haliyle hazırlamaya karar verdik ve havuçla kabağı bulşturduk. Tavada çok az yağ ile kızarttığımız bu mücveri, pişirdikten sonra buzlukta saklamak da mümkün.

Yanına yoğurtlu bir sosla, atıştırmalık olarak veya büyük porsiyonlar halinde pratik bir ana yemek olarak rahatlıkla tüketebilirsiniz. Suyunu salmayan mücver yapmanın püf noktalarından birisi, kabağı rendeledikten sonra suyunu sıkmak ve tuzu mücver harcına değil, piştikten sonra üzerine serpiştirmek. Bu şekilde hazırlayacağınız havuçlu kabak mücveri en sevdiğiniz hafif ve pratik lezzetlerden birisi olacak, şimdiden afiyetler olsun!

 Malzemeler

Mücver için:

  • 1 adet kabak
  • 2 adet havuç
  • 1 kase ayıklanmış dereotu
  • 1 adet yumurta
  • 3/4 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı  kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı  karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı  zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı  tuz

Yapılışı

  1. Kabağı rendeleyin. Rendelenmiş kabakları avucunuza alarak iyice sıkın ve suyunun çıkmasını sağlayın. Eğer hala suyunu salıyorsa havlu peçete veya müslin bezle suyunu alın ve ardından geniş bir kase içerisine yerleştirin.
  2. Havuçları soyun ve rendelenmiş kabaklara ekleyin. Ayıklanmış dereotunu da kaseye alın.
  3. Yumurtayı harca ekleyip karıştırın. Ardından un, kabartma tozu ve karabiberi ekleyin ve tüm malzemeler birleşinceye dek karıştırın.
  4. Tercihen yapışmaz bir tavaya zeytinyağını ekleyin ve ısıtın. Tava ısındıktan sonra mücver harcından tepeleme yemek kaşığı alarak tavaya dökün ve pişirmeye başlayın.
  5. Her iki tarafı da hafifçe kızarana dek toplamda 6-7 dakika kadar pişirin. Mücver harcınız bitene dek işlemi tekrar edin. Sıcakken üzerine tuzunu serpiştirin ve ardından servis edin.

Püf Noktası

Mücver yaparken muhakkak kabağın suyunu sıkmalı ve tuzunu pişerken veya piştikten hemen sonra koymalısınız. Bu şekilde harcınız sulanmaz ve daha toplu bir mücver harcı elde etmiş olursunuz. Eğer buzdolabında bekletecekseniz harç sulanacaktır, pişirmeden un takviyesi yaparak harcı toparlayabilirsiniz.

 Pişirme Önerisi

Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisinde porsiyonladığınız mücverleri 180 derece 15-20 dakika kadar pişirebilirsiniz.

Doğal Yöntemlerle Damak Şişmesi Nasıl Geçer?

Sevgili okurlarım tat alma duyularından biri olan damak, ağız boşluğunun tavan kısmıdır. Zaman zaman bazı kişilerde damak hastalıkları meydana gelebilir. Diş etini tamamlayan damak, kişisel bakıma önem verildiğinde bakterilerden uzak kalır.

Ağız bakımına önem verilmediğinde, çeşitli bakteriler damağa yerleşir ve iltihaplanma meydana gelir. Bu gibi durumları son zamanlarda yaşıyorsanız, sizlere şifa olacak bilgiler ile geldik.

Bu yazıda sizlere damakta oluşan sorunlardan birini tanıtacağız. Damak şişmesi adı verilen iltihaplanmanın nedenlerine ve çözümlerine değineceğiz. Bu satırları okuduktan sonra, diş damak şişmesi problemini ortadan kaldırabilirsiniz.

Damak Şişmesi Nedir?

  • Gün içinde pek çok farklı malzemelerden oluşan yemekler tüketirsiniz. Bu yiyeceklerin damakların üzerindeki dokuyu etkilediğini yemek esnasında anlayamayabilirsiniz.
  • Damak üzerine çok hassas dokular bulunur. Çok sıcak ve soğuk yiyecekler tüketildiğinde, zaman zaman sıcak ve soğuk içildiğinde damaktaki hassas dokular zarar görebilir.
  • Damak yüzeyindeki dokunun aşınması, bir süre sonra minik iltihaplara neden olur ve “damak şişmesi” adı verilen bir rahatsızlık meydana gelir.
  • Damak şişmesi hemen hemen pek çok kişide görülebilir. Yutkunmayı ve yemek yemeyi zorlaştıran bu durum tedavi edilebilir bir hastalıktır.
  • Damak şişmesi yaşayan kişilerin, geç kalmadan doktora görünmesi tavsiye edilir.

Damak Şişmesine Ne İyi Gelir? Evde 7 Bitkisel Tedavi

1) Limon

  • Damak şişmesi ne iyi gelir diyenler için her evde kolayca denenen bir yöntem öneriyoruz.
  • Limon, antibakteriyel bir besindir ve mikropları kırma konusunda çok başarılıdır.
  • Damak şişmesinden şikayetçi olanlar, 1 fincan limonlu suyla düzenli olarak gargara yaparak bu sorunu çözebilir.

 

2) Sirke

  • Üst damak şişmesi tedavisi için sirkeli suyun kullanımı yaygındır.
  • 1 fincan sirkeli su karışımı hazırlayın ve her akşam ağzınızı bu suyla çalkalayın.
  • Sirkede bulunan antioksidan maddeler, damak dokusunda oluşan iltihapları temizleme görevine sahiptir.
  • Düzenli kullanım önerilir.

elma sirkesi

3) Yoğurt

  • Yoğurt, yaraları iyileştirmektedir. Damak yüzeyinde oluşan minik iltihapları temizleyerek damak şişmesini önlemektedir.
  • Diş eti damak şişmesi gibi rahatsız edici durumlarda, düzenli şekilde doğal ev yoğurdu tüketilmesi önerilir.
  • Ev yoğurdunda bulunan faydalı bakteriler, damak iltihabını ve şişliğini iyileştirmektedir.

yoğurt

4) Karbonat

  • Damak şişmesi nasıl geçer evde ne yapabilirim diyenler için 5 günlük bir kür önereceğiz.
  • 1 bardak suyun içine 1 çay kaşığı karbonat atın ve iyice karıştırın.
  • Her akşam bu suyu tüketmeye çalışın. 5 günlük tüketim sonrasında damak şişkinliğinin yok olduğunu göreceksiniz.

5) Aloe Vera Jeli

  • Aloe veranın iyileştirici etkisini, bu defa damak şişmesi durumunda görebilirsiniz.
  • Yarım su bardağı suyun içine 2 yemek kaşığı aloe vera jeli ekleyin ve karıştırın.
  • Aloe vera jelinin tüketime uygun olmasına özen göstermelisiniz. Hazırladığınız bu karışımı 5 gün süreyle tüketin ve damak şişmesinden kısa zamanda kurtulun.

aloe vera

6) Tuzlu Su

  • Genellikle gargara yapılması için önerilen tuzlu suyun, ağız bakımındaki faydası yıllardır aynı kalitede.
  • Tuzlu su, ağız içinde oluşan bakterileri temizler ve damak şişmesine engel olur. Son günlerde damak dokusunda ufak iltihaplanmalar oluyorsa; düzenli aralıklarla tuzlu su ile gargara yapabilirsiniz.
  • Tuzlu su, diş çürümesini ve diş eti iltihaplanmasını engellediği gibi damak şişmesine de çare olmaktadır.

tuz

7) Sumak Suyu

  • Damak yaraları ve hastalıkları için sumak bitkisel yöntemler arasındadır.
  • Eğer damak şişmesi nedeniyle yemek yemekte ve konuşmakta zorlanıyorsanız; 1 bardak ılık suyun içine 1 çay kaşığı sumak ekleyin.
  • Sumağın ılık suda biraz açılmasını sağlayın ve ardından gargara yaparak suyu tükürün. Düzenli kullandığınızda, damak sağlığını korumuş olacaksınız.